Umutsuzluğa Yer Yoktur
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 12:15:59


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Umutsuzluğa Yer Yoktur  (Okunma Sayısı 4943 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 13 Eylül 2010, 12:41:12 »

UMUTSUZLUĞA YER YOKTUR

Halkoylamasında ortaya çıkan %58’lik “evet”  tercihi, evet oyu verenlerde sevinç, hayır oyu verenlerde ise derin bir üzüntü yarattı.
Ben oyumu “hayır”dan yana kullandım. Bunu geçmişe not düşmüş olmak ve gelecekte olabilecek olumsuzluklarsa “evet” demiş olmasına karşın “Ben de hayır demiştim” diyecek düzenbazların suskunluğuna inat yazıyorum.
Baktığınızda 1982 anayasasına %92’lik bir “evet” çıkmasına karşın, bugün hiçbir yüreklinin “Ben o anayasaya evet demiştim” dediğini duyamazsınız.
Bunlar, buhar olup uçmadığına göre sinmişlerdir. Korkak ve zavallılardır.
İleride de kimilerinin “Hayır” oyuna sahip çıkacağını göreceksiniz. Bugün demokrasi çığırtkanlığı yapanların, 12 Eylül darbesinden sonra neler yazdıklarını tarihi vesikaları inceleyerek elde edebilirsiniz.

Halkoylamasından sonra “hayır” oyu verenlerdeki üzüntü, yerini umutsuzluğa bıraktı. Kimileri vatandan ve milletten ümidini kestiğini, kimileri artık ideolojilerini sorgulamaya başladığını söylemeye başladı. “Biz kimin için uğraşıyoruz” türü saçmalıklar geçici bir üzüntünün eseridir. Bu sözlerin devamlılığına kanaat getirmek çok yanlıştır. Bu sözleri hele hele bir Atatürkçü ya da bir Türkçü söylüyorsa bu tamamen üzüntünün eseridir.
Aynı şekilde, evet oyu fazla çıkan illerin tümünü birden vatan hainliğiyle, bir bölgenin insanlarının tümünü balık yemekten ötürü beyni uyuşmakla itham edenler, oradaki taraftarlarını da kaybedeceklerdir. Bizim en fazla yapabileceğimiz “Sen de mi Erzurum?” ya da “Sen de mi Karadeniz?” demektir. Milletin tümünü aşağılamak, evet demiş olsalar bile vatan hainliği ile suçlamak, toplumun yüzde bilmem kaçı aptaldır diyerek bütün evet diyenleri aptal yerine koymak bir milliyetçiye yakışmayan hareketlerdir.
Evet, Türk milleti içinden evet diyenler fazla çıkmış olabilir. Milletler hak ettiği gibi yönetilmeye mahkûmdur. Türkiye bu anayasayı kendi oylarıyla kabul etmiştir. Sonuçlarına da katlanmaya mahkûm olacaktır. Ama bu durum, bizim susup oturmamızı ve olan biteni seyretmemizi gerektirmez.

Milleti suçlamak yerine, milletin bu adamlara neden oy verdiğini, sekiz senedir neden hala Tayyip Erdoğan’a bağlı olduğunu Türkçüler kendi içlerinde sorgulamak zorundadır.
Apolitik bir gençliğin, hayatı birahanede içilen bir bira sananların, “Bunlar Müslüman” diyerek AKP’ye oy veren insanlarımızın var olduğunu unutmamak gerekir.
Öğretmen yetiştirmek konusunda ne kadar kötü bir durumda olduğumuzu, bu uyduruk sınavlardan geçen basiretsiz ve kültürsüz öğretmenlerin öğrencilerinin aynı şekilde yetiştiğini unutmamak gerekir.
Okuma yazma dahi bilmeyenlerin seçmen sayıldığı bir ülkede yaşadığımızı unutmamak gerekir.

Bu sorunların çözümü için yapılacak reformlar küçük ama büyük tesirlidir.
İlk yapılacak hareket, okuma yazma bilmeyen kişilerin oy verme hakkının ellerinden alınmasıdır. Bunu okuma yazma bilmeyenleri aşağılamak anlamında söylemiyorum. Televizyondaki yazıyı ya da gazetedeki haberi dahi okuyamayan birinin, ülkenin kaderini etkileyen bir konuda oy verme hakkının olması vatandaşlık eşitliği ile anlatılamaz. Bu durumda aynı eşitliğin neden askerlik görevi yapanlar için kullanılmadığı akla gelir. Öyleyse askerler de vatandaşlarla eşit değildir.
Bu hareket, şüphesiz okuma yazma öğrenimine yönelmeyi kolaylaştıracak ve insanların okumasını ve okuduğunu anlamasını küçük çapta da olsa sağlayacaktır.
İkinci yapılacak hareket de, saçma sınav soruları, cemaat torpili ile alınan öğretmenlerin düzgün bir sınav ve içlerinde düzgün psikologların, kuvvetli hatiplerin ve bizzat Milli Eğitim Bakanı’nın da içinde olduğu bir jürinin önünde mülakat yapılmasıdır. Öğretmen adayı olan kişilerin ne kadar bilgili olursa olsun düzgün konuşamayan biriyse öğretmen olma hakkının elinden alınması gerekmektedir.  Doğaldır ki bu seçim, öğretmen olmak için üniversiteye girileceği sırada yapılmalıdır. Ancak iyi öğretmenler iyi öğrenci yetiştirebilir. Tarih öğretmenini sevmeyen bir öğrencinin tarih dersini sevebilmesi tahayyül edilemez.

Bunlar küçük ama yerinde hareketlerdir. Millete sövmek, milleti aşağı görmek yerine milleti aydınlatmaya çalışmak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Unutulmamalıdır ki, padişahın emriyle Mustafa Kemal’in idam edilmesi için çıkarılan ordu da bu millettendi, onu baş tacı eden de…

Yeter ki umutsuzluğa düşmeyelim.

Kağan Bahadır
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 13 Eylül 2010, 14:09:17 »

      BİLGE KAĞAN: “Türk Milletinin, Türk Devletinin adı,sanı yok olmasın diye çalıştım. Az milleti çok, aç milleti tok kıldım. Yoksul milleti zengin, tutsak milleti efendi kıldım. Bunca yere Türk adını, Türk şanını ulaştırdım… Beyleri doğru olunca millette doğru olur… Bilgisiz kağanlar tahta oturmuş, kötü kağanlar gelmiş, bunların buyruk beyleri de bilgisizmiş. Bu durumdanda düşmanları yararlanmış; kardeşi kardeşe, milleti birbirine düşürmüş. Bu tuzağa düşen Türk milleti; il tuttuğu toprağı elinden çıkarmış, oğulları köle, kızları cariye olmuş. Türk adını bırakıp yabancı, adlar almaya başlamış, düşmana boyun eğmişler, işlerini güçlerini yabancılara vererek onlara hizmet etmişler. Düşmanlar, Türk milletini yok edeyim, soyunu kurutayım diye uğraşıyormuş. Türk milleti yok olmaya gidiyormuş Ancak Tanrı, Türk Milleti yok olmasın, millet olarak kalsın diye… Tanrı güç verdiği için; ilsiz, öndersiz kalmış, töresini yitirmiş milleti… Atalarım töresince yeniden düzenlemiş… Kötü kişi gelip, birliğini bozmasın. Silahlı gelip seni dağıtmasın… Üstte gök çökmedikçe, altta yer varılmadıkça, Türk milleti senin devletini, töreni kim bozabilir? Ey Türk Milleti; titre ve kendine dön…!”
 
     OĞUZ KAĞAN –İSKİT HANI: Size kağan oldum, gökyüzü çadırımız (otağımız), güneş ise tuğumuz olacaktır… Er kişi düşmanlarını ağlatıp dostlarını güldürmeli. Hakan da olsa, kimse Türk’ün töresini değiştiremez”


    MAHMUT KAŞGARLI: “…Tanrının devlet güneşini Türk burçlarında doğurmuş olduğunu ve onların uçsuz bucaksız yurtları üzerinde güneşin hiç batmadığını gördüm. Tanrı dünya milletlerinin idare dizginlerini onlara verdi… onlara Türk adını Tanrı verdi… onları üstün kıldı.…”


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Onbaşı Yamtar
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 446



« Yanıtla #2 : 13 Eylül 2010, 20:10:01 »

Kağan Bahadır Irkdaş,
EVET veren Türk soylulara aptal demeyelim tamam da cahil oldukları, cehlatin de bilerek yada bilmeyerek hainliğe yol açtığı aşikâr.
Bu adamlar neden tayyip'e oy veriyor başkası güven vermediği için mi? Liberal muhafazakâr oldukları için mi? Sivilleşme ve
-son günlerin moda söylemiyle- askeri vesayetin kalkması için mi? Bence hiçbiri değil (gerçekten bunlar için veren olsa bile büyük çoğunluk nazarında konuşuyorum) bunların tayyip'e tek oy verme nedeni onu kendilerine idol olarak gördükleri içindir.

2002 seçimlerini kazandığı zaman şimdi adını hatırlayamadığım bir gazeteci şöyle demişti "Tayyip Erdoğan'ı tüm mitinglerinde, Anadolu'da gittiği her yerde takip ettim. Tayyip Erdoğan siyasetçinin yanında bir "pop ikon" insanlar ona dokunmaya çalışıyor yakın olmaya çalışıyor ve bunu günümüz pop yıldızlarında bile görmedim. Bu denli ilgiyi en son 60lı yıllarda Beatles konserlerinde John Lennon ve Paul Mc Cartney'de görmüştüm" demişti. Bence de kesinlikle doğru bir tespit tayyip denen adam tüm kafası din ve futboldan başka birşeye basmayan geniş halk kitlelerinin  olmak istedikleri adamdır. Kasımpaşa'da yetişmiş, belediyede işçi olarak çalışmış, muhafazakar bir ailenin çocuğu. Sonra Tanrı yürü ya kulum demiş ve şimdi güçlü, sözünü esirgemeyen, istediğinde "ananı da al git" diyebilecek kadar kaba, karısı bir adım gerisinde ama her zaman birlikte, çocuklarını koruyan kollayan güçlü baba... Ve bütün bunların yanında bence en önemlisi onlar gibi konuşuyor, onun yanında ezilmiyorlar cehaletleri ve kültürsüzlükleri yüzlerine vurulmuyor. Diğer tarafa bakıyorlar tayyib'in karşındaki muhalefet kim? Daha çok okumuş, kentli ve sevmedikleri ilgilenmedikleri bir kültürden gelen insanlar. İşyerinde çay götürdükleri adam, masasına evrak bıraktıkları adam, işyerine ona iş buyuran beyaz yakalı, otobüsle geçerken asla oturamayacakları semtlerde gördükleri insanlar. Bunları görüp yaşayınca da tabii ki gidip tayyip'e oy veriyorlar çünkü tayyip ilerde birgün zengin olurlarsa olacakları adam. Tabi tüm yazdıklarım geniş kitle için yoksa iktidarın nimetlerinin kaymağından yaralananları değil.

Biz ne yapabiliriz? Biz bu ülkenin asıl sahipleri, bedeli dedeleri tarafında kanla ödenmiş toprakların sahibi Türk Soylular ne yapabilir. Başbuğumuz Atatürk'ün kurduğu devlet neyse ki hala ayakta kurumlar ele geçirilse bile halen seçme seçilme ve propoganda hakkımız var. Biz Türkçüler çok partili rejime geçtikten sonra bugüne kadar siyasi sahada hiçbir zaman temsil edilmedik yapmamız gerek tek parti çatısı altında toplanıp detaylara takılmadan hep birlikte çalışmak. Dergi de çıkarılsa dernek de açılsa hiçbir etkisi olmuyor kendimiz söyler kendimiz dinleriz.

 Dediğiniz gibi umutsuzluk yok daha şevkle daha büyük heycanla çalışma zamanıdır. Başarılı olunamasa bile yarın Tanrı esirgesin devletimiz elimizden gittiğinde ve torunumuz bize o zamanlar sen ne yaptın dediğinde başımız öne eğilmesin...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 14 Eylül 2010, 03:28:45 »

Umutsuzluğa kapılmak, basiretsiz ve beceriksizlerin yapacağı iştir. Türk'ün kitabında umutsuzluk da pes etmek de yazmaz. Bu millet ne kara günlerden çıktı, ne badireler atlattı da bunların mı üstesinden gelemeyecek...

Ne demişti Erlik kardeşimiz; ''Türk milleti sana umutsuzluk haram olsun! Ne güzel demişiz, FERMAN PADİŞAHINSA DAĞLAR BİZİMDİR. Her kurum her yer onların mı oldu? Fethullah gelip yönetime mi yerleşti? Yakarız saraylarını! Sanmasınlar kıl çadırlarımız artık bizde yoktur. Alır pusatı çıkarız yurdun dağlarına. Yeter ki bilinç bitmesin, yeter ki TÜRK gibi kalabilelim. Her yenilgide kenara çekilsek Tarihten silinmiştik.''

Evet, bizlere umutsuzluğa kapılıp, mücadelesiz ölüm yok! Son oynayacağımız bir kozumuz, yapacağımız bir işimiz, atacağımız bir adım her zaman vardır! Bizi biz yapan, Türk'ü de Türk yapan budur!..

Kalemine sağlık kandaşım, güzel yazmışsın.



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #4 : 14 Eylül 2010, 16:52:16 »

Umutsuzluk elinden hiçbir iş gelmeyen sadece çenesi çalışan boş insanların işidir. Çünkü umut çalışkan insanlar ile vardır.

Hasılı, TÜRK varsa umutsuzluk yoktur.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 14 Eylül 2010, 17:58:57 »

Bu sorunların çözümü için yapılacak reformlar küçük ama büyük tesirlidir.
İlk yapılacak hareket, okuma yazma bilmeyen kişilerin oy verme hakkının ellerinden alınmasıdır. Bunu okuma yazma bilmeyenleri aşağılamak anlamında söylemiyorum. Televizyondaki yazıyı ya da gazetedeki haberi dahi okuyamayan birinin, ülkenin kaderini etkileyen bir konuda oy verme hakkının olması vatandaşlık eşitliği ile anlatılamaz. Bu durumda aynı eşitliğin neden askerlik görevi yapanlar için kullanılmadığı akla gelir. Öyleyse askerler de vatandaşlarla eşit değildir.
Bu hareket, şüphesiz okuma yazma öğrenimine yönelmeyi kolaylaştıracak ve insanların okumasını ve okuduğunu anlamasını küçük çapta da olsa sağlayacaktır.
İkinci yapılacak hareket de, saçma sınav soruları, cemaat torpili ile alınan öğretmenlerin düzgün bir sınav ve içlerinde düzgün psikologların, kuvvetli hatiplerin ve bizzat Milli Eğitim Bakanı’nın da içinde olduğu bir jürinin önünde mülakat yapılmasıdır. Öğretmen adayı olan kişilerin ne kadar bilgili olursa olsun düzgün konuşamayan biriyse öğretmen olma hakkının elinden alınması gerekmektedir.  Doğaldır ki bu seçim, öğretmen olmak için üniversiteye girileceği sırada yapılmalıdır. Ancak iyi öğretmenler iyi öğrenci yetiştirebilir. Tarih öğretmenini sevmeyen bir öğrencinin tarih dersini sevebilmesi tahayyül edilemez.

Bunlar küçük ama yerinde hareketlerdir. Millete sövmek, milleti aşağı görmek yerine milleti aydınlatmaya çalışmak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Unutulmamalıdır ki, padişahın emriyle Mustafa Kemal’in idam edilmesi için çıkarılan ordu da bu millettendi, onu baş tacı eden de…

Yeter ki umutsuzluğa düşmeyelim.

Kağan Bahadır
Kağan bahadır; işte umutsuzluğumuz tamda bu noktada başlıyor..Tabiki mücadeleye devam edeceğiz ama, yukarıda söylediklerinin yapılabilmesi için halk oylamasından HAYIR çıkması ve AKPVE FETHULLAHIN iktidardan silinmesi gerekiyordu. Şİmdi yapacakları anayasa değişiklikleri ile bunlar dahada fazla iktidara yapışacaklar. hepimizin dileği olan bu reformları bugün iktidarda olan ve yarında iktidarda olması olası olan bir iktidar mı yapacak??
i
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 28 Eylül 2010, 00:42:17 »

Açina hanım, bu telepleri bir şekilde dillendirelim ki, geçmişe bir imza atmış olalım.
Atsız da eğitim konusunda epey yazı yazmıştı. Yazdıklarını iktidarların gerçekleştirebileceği ihtimalini mi düşünmüştü?

Onbaşı Yamtar, aynı düşünceyi farklı dilde söylüyoruz. Aptal demeden önce aptallığın kısmen cahilliğe bağlı olduğunu düşünmemiz gerekir.
Şayet bir kişiye, Türkçü düşünceyi anlatırsak tek kurtuluş yolunun bu olduğunu söylersek ve kişi hala bildiğini okumaya devam ediyorsa, buna aptal dememe lüksümüz yoktur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
turatbek_aytmatov
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 703


KIRGIZ TÜRK


« Yanıtla #7 : 28 Eylül 2010, 01:21:08 »

Geçenlerde pazarda köylü iki nine gördüm. Referandumdan konuşuyordu bu iki nine. Evet oyu verdiklerini duydum aralarında konuşurlar iken. Dedim "nine neye oy attığınızı biliyormusunuz". "Yok  oğlum nerden bilelim komşuya soruk oda evet verin dedi bizde evet verdik" dedi. Yazık şu memlekete. bence herkes oy kullanmamalı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KIRGIZ TÜRK
KUDAY TÜRKÜ KORGOSUN!!!
LAİKLİK TÜRKÇÜLÜĞÜN DİREĞİDİR!!!
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #8 : 28 Eylül 2010, 17:28:36 »

Geçenlerde pazarda köylü iki nine gördüm. Referandumdan konuşuyordu bu iki nine. Evet oyu verdiklerini duydum aralarında konuşurlar iken. Dedim "nine neye oy attığınızı biliyormusunuz". "Yok  oğlum nerden bilelim komşuya soruk oda evet verin dedi bizde evet verdik" dedi. Yazık şu memlekete. bence herkes oy kullanmamalı.


Herkes oy kullanmamalı görüşü çok yanlış bir görüştür ırktaşım. Bu milleti küçümseyen kendini aydın yerine koyan kansızların bir oyunudur dikkatli olmak gerekir.

Bunun yerine onlara "hayır verin" diyen Türk olmaya çalışılmalıdır. Aralarına girilmeli hatırları sorulmalıdır. Cahil, çoban ve bunların yüzde bilmem kaçı aptaldır görüşü hastalıklı zihniyetlerin teraneleridir ve kolaycılığa kaçmaktır ki bu ırkın evladına yakışmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Alp Temir
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 28 Eylül 2010, 17:44:25 »

    ''Bunun yerine onlara "hayır verin" diyen Türk olmaya çalışılmalıdır. Aralarına girilmeli hatırları sorulmalıdır. Cahil, çoban ve bunların yüzde bilmem kaçı aptaldır görüşü hastalıklı zihniyetlerin teraneleridir ve kolaycılığa kaçmaktır ki bu ırkın evladına yakışmaz.''


    Aynen katılıyorum İLTERİŞKAĞAN kandaşım.
    Seçimden sonra hayır diyenlerden bazıları bir anda komünist ''nesin''ci oldular. Yok efendim Aziz Nesin bu milletin yüzde bilmem kaçına aptaldır demişti! Demişti de herkes kızmıştı. Bakın seçimlerde gördük ki milletin %60'ı aptalmış.
     Bu çok yanlış ve hastalıklı düşüncedir. Toplumlarda sürü psikolojisi vardır ve bu, o toplumun aptal olduğunu göstermez. Bunu lehimize çevirmek bizim elimizde.
 
     Türk Milleti zekidir, çalışkandır, karakteri yüksektir!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.071 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.