Ülkedeki Kürtçülük İhanetine Karşı “Devlet”in Tavrı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2019, 04:19:21


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ülkedeki Kürtçülük İhanetine Karşı “Devlet”in Tavrı  (Okunma Sayısı 763 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 02 Nisan 2016, 18:37:21 »

Ülkedeki Kürtçülük İhanetine Karşı “Devlet”in Tavrı


Hükûmetin Türkçemizdeki eski adı “Erk”tir. “Erk” güçlü ve kudretli anlamına gelmektedir. Bu demektir ki milletimiz hükûmetin güçlü ve kudretli olmasını isteyen bir bilince sahiptir. Bugün bu hükûmeti görebiliyor muyuz? Terör örgütleri ülkenin başkentinde, metropolünde bomba patlatıyor, toplu olarak mâsum vatandaşlar hayatını kaybediyor. Partiler, üniversiteler, gazeteler, dergiler, dernekler açıkça PKK propagandası yapıyor. Hükûmet bunlara karşı ne yapıyor? Bombalar engellenebiliyor mu? PKK propagandası yapan, binalarında terörist, silah barındıran partiler kapatıldı mı? Kürtçülük propagandasına izin veren rektörler görevden alındı mı? Günlük, haftalık “Özgür Kürdistan!” propagandası yapan gazetelerin, dergilerin yayımı yasaklandı mı? Hayır… Tüm bunlara izin veren devlete, “devlet” denebilir mi? Türkiye, “devlet” olabilme özelliğini Oslo görüşmeleriyle, “Çözüm süreci” adı verilen çözülme süreciyle, Dolmabahçe mutabakatıyla kaybetmiştir. Yâni, terörle pazarlığa oturarak.

Türk milleti, “terör örgütüyle görüşen şerefsizdir” ifadesinin asılsızlığının faturasını ödemeye devam ediyor. İktidar sahipleri Habur sınır kapısında davul-zurnayla karşıladığı PKK’lılara şimdi lanet okuyor, çözüm sürecinde yol arkadaşı olduğu HDP’yi PKK’nın siyasî kanadı olarak değerlendiriyor. Bir an durup kendi kendilerine düşünmüyorlar, “PKK, teröristse onlarla neden Oslo’da masaya oturdum?” “HDP onun siyasî kanadıysa neden Dolmabahçe’de HDP ile ortak bir mutabakatı kamuoyuna duyurdum?”. Düşünemezler. Milletten korkuyorlar. Acı bir şekilde hesap vermekten korkuyorlar.

Ülkemizde son imparatorluk devrinden bu yana sürüp giden zararlı bir akım vardır; Türkiye’nin doğusunda müstakil bir Kürt devleti kurmak davası. Yani ideolojik adıyla Kürtçülük. Bir vatanın bir parçasını veya bütününü koparıp ayrı bir devlet kurmak o millete düşmanlıktan başka hiçbir şey değildir. Buna göre ülkemizde Kürtçülük davası güden herkes bu devlete ve millete düşmandır. Türkiye’mizin herhangi bir parçasını bizden koparmak isteyenlere, onların destekçilerine ve onlarla pazarlığa oturanlara karşı durmak millî vazifemizdir. Ancak, iktidar sahipleri bu millî vazifede bulunan Türk milliyetçilerinin sürekli olarak karşısına dikilmiş, buna karşılık Kürtçülerin hemen her yerde propaganda yapmasına müsaade göstermiştir.

HDP’nin, PKK’nın kravat takmış hâli olduğu zekâsı olan herkesin mâlumu olduğu bir şeydir. Vekilleri, PKK’ya silah taşırken yakalanmıştır. Parti binalarında terör örgütü mensuplarının saklandığı tespit edilmiştir. Hatta bir milletvekili kameralar karşısında “PKK’nın öyle bir gücü var ki sizi tükürüğüyle boğar” deme küstahlığını göstererek açıkça taraflarını belli etmiştir. Vatanın bölünmez bütünlüğüne karşı saldırıya geçenlerin tarafında bulunan bu parti niçin kapatılmıyor? Cevabı basit. Çünkü, Cumhurbaşkanı’nın “şahsınca” parti kapatılması doğru değildir. Devletler, kişilerin şahsî fikrine göre değil, yasaya, hukuka göre yönetilir. Bizim ülkede bu durum tam tersidir.

“Biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almış bir iktidarız” diyen, esasında Türk milliyetçiliğine saldıran iktidar sahipleri, acaba PKK’nın kızıl kıyafete bürünmüş Kürt milliyetçisi bir akım olduğunu görmemişler midir? Ayrı bir devlet kurmak, Kürtlük davası gütmek Kürtçülükten başka nedir? Bunu görmemek için körden öte olmak gerekir. Yıllardır ayaklar altına alınan bu milleti maddî ve mânevî alanlarda en yüksek seviyeye çıkaracak olan Türkçülük oldu. Şu da asla unutulmamalıdır ki bu zamana kadar Türkçüleri söylemlerinden dolayı ceza vererek sindirmeye çalışan devlet, Türkçülerin haklı çıktığına şahit olmuştur. Kürt açılımının devlete daha çok zarar vereceğini, şehitlerin daha çok artacağının uyarısını yapanlar ilk Türk milliyetçileri olmuştur.

Türkçüler olarak devlete kökten çözüm teklif ediyoruz.
Doğu’da terörle mücadele aralıksız devam edilmelidir. Operasyonlarda öldürülen teröristler için cenaze yapılmasına ve taziye çadırlarının kurulmasına izin verilmemelidir. Terörist başı Öcalan’ın dışarıyla irtibatı tamamen kesilmelidir. PKK’yı açıkça destekleyen Meclisteki partiler kapatılmalıdır. Üniversiteleri Kandil’e çeviren Kürtçüler tespit edilip haklarında soruşturma başlatılmalı ve PKK’yı desteklediği kesinleşenlerin eğitim hakkı ellerinden alınmalıdır. Kürdistan(!) propagandası yapan gazete ve dergiler yasaklanmalı, sahipleri hakkında soruşturma başlatılmalıdır. Bunlar olmadan gerçek mânâda terörle mücadele veriliyor denemez.

Türklerin, asırlardır düşmanlarının başlarında patlatıp tamamını çökertmekte muvaffak olduğu demir yumruğunu Kürtçülük denen ihanet yoluna sapanlar unutmamalıdır.

FURKAN KUZU (Ayırgan)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.