TÜRKÇÜLÜK OLMADAN VATAN SEVGİSİ YETERLİ MİDİR?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 08 Temmuz 2020, 17:55:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRKÇÜLÜK OLMADAN VATAN SEVGİSİ YETERLİ MİDİR?  (Okunma Sayısı 4729 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Karagerey
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.857



« : 30 Ağustos 2011, 14:34:17 »

       İnsanlar birey olarak oturacakları bir yere ihtiyaç oldukları gibi, millet olarak da bir vatana ihtiyaç duyarlar. Vatansız insanların bu dünyada huzur içinde oturmaları mümkün değildir. Vatan, üzerinde doğup büyünen ve yaşanan toprak parçasıdır. Gerekirse uğruna can verilen toprak parçasıdır. Sadece askerlerimize güvenip, ülkeyi yönetenlere güvenip herşeyi boşvermek büyük bir gaflettir.
       Şair ne güzel demiş,
        Dur yolcu, Bilmeden gelip bastığın
        Bu toprak,bir devrin battığı yerdir.
        Eğilde kulak ver. Bu sessiz yığın,
        Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
        Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
        Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda,
        İstikbal uğrunda, namus yolunda
        Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.
     Vatanını sevmeyen insanlara vatan haini denir. Özellikle bu vatan biz Türk'lerin yaşadığı toprak ise her zaman tehlikelerle dolu olmuştur. Her zaman iç ve dış güçler vatanı bölmeye ve Türk bilincini yok etmeye çalışmıştır. Bu oyunda şu anda tüm gücüyle devam etmektedir, ve de çok başarılı olmuştur. Türk'çülük bilinci yok edilmiştir. Vatan sevgisi sadece sözcük olarak raflarda tozlanmaktadır. Vatanını sevmek ülkeyi yönetenlere kayıtsız şartsız teslim olmak değildir. Türk'çülük bilinci olmadan sadece vatan sevgisi olanları sindirmek çok kolay olmuştur.
      Başbuğumuz Atatürk, vatan ve millet sevgisi, Türk ırkının üstünlüğü bilinci ile büyük başarılara imza atmış bir lider ve büyük bir devlet adamıdır. Atatürk'ün bizlere yol göstermek için söylediği sözleri iyi anlamazsak her zaman kaybeden bir ırk olacağız.
      Oysa ki Ata'mız ne demiştir: Ülkeyi  yönetenler gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler. Şahsi menfaatlerini, ülke menfaatlerinin üstünde tutabilirler. İşte bu ahval ve şeriat içinde dahi birinci vazifen TÜRK İSTİKLAL VE CUMHURİYETİNİ KURTARMAKTIR.MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
      Bu şarlar oluşmuş mudur? Oluşmuştur. Ata'mız yıllar öncesinden bu günleri görmüşdür. Bizim Türk dediğimiz insanlar ne yapmaktadır? İstikrar sürsün diye ülkeyi BÖLÜNME VE YOK OLMA ortamına sürüklemektedir.
      MUHTAÇ OLDUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUT İSE  O  KANI HİSSETME ZAMANIMIZ GELMİŞTİR.
         Bu kutsal günde TANRU TÜRKÜ KORUSUN.
      
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
KANIKEY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 605


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2011, 16:10:13 »

Altemur, senin bahsettiğin durumun zerzenişi ATATÜRK'ün ölümünden bu yana süregelmektedir. Kimse bir kaç senede bu kadar yol alamaz, ekonomik anlamda, eğitim anlamında her şey baştan planlandı ve en büyük zaafımız olan din ile hem eğitime hem siyasete çomak sokmaya çalışıldı. Hızlarını alamadılar, mezhepleri bile siyasete bulaştırarak toplum içersinde ikiliklere yar oldular. İnsan haklarından bahsedenler taraflı bir şekilde hüman gözükse de Türk milletine karşı canavar kesildiler, bunun nedeni ise etnik olarak azınlık olan bazı varlıkların, güdümlü olarak öne çıkarılması ve saman altından su yürütmesi olmuştur. Bir milletin insiyatifi, dini inancı menderes zamanından bu yana kullanılmakta ve yapılan  her çalışma ile zamanla vuku bulmaktadır. Astıkları sadece bir insan, fakat onun fikriyatına bürünmüş bazı güruhlar çarşaf çarşaf methiyeler dizerek, belgeseller hazırlayarak haksız taraflarına hakkaniyet altında kılıf biçiyorlar. Başbuğumuz uçma vardığından bu yana politik, ekonomik ve eğitim alanında her alana el atan bu varlıklar, her telden çalarak bukelemun misali renkten renge bürünerek, icraatlarını rahatlıkla hazımsızlık çekmeden yapmışlardır. Yani kısaca bu on senenin değil elli senenin özeti kandaşım. Bu hükümet yeni değil. Solu da sağı da dinlisi de dinsizi de Türkü de Kürdü de oynamayı iyi bildiler ama gerçek yüzlerini gören olmadı. Çünkü çıkarcının, menfaatçinin, p... tun bir yüzü olmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Karagerey
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.857



« Yanıtla #2 : 30 Ağustos 2011, 16:41:20 »

Menderes dönemi Türkler için  YOK OLUŞUN BAŞLANGIÇIDIR.Ama ben Atatürk'ün uçmağa varmasıyla başlayan İnönü dönemini de bu yok oluşun içine katıyorum.Şu anki hükümet yapılması gerekenleri çok kolay uygulanmıştır.Çünkü onlara herşey hazır olarak teslim edilmiştir.Yazımda da oynanan oyunun şu anda da devam ettiğini belirttim.Dikkat edersek Tayyip'le Menderes aynı tavır ve kişilik içindedir.Asarım, keserim tavırları biribiriyle birebir örtüşüyor.Halkımzda bu tavırlara zaafiyet gösteriyorlar.Yazık ki ne yazık.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 30 Ağustos 2011, 17:27:23 »

Bence kanı Türk olanlar için yeterlidir!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Karagerey
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.857



« Yanıtla #4 : 30 Ağustos 2011, 17:39:05 »

Kanı Türk olanların çoğunluğu topyekün bir savaşta var olurlar.Bunu öğrenen dış ve iç güçler,bir fare misali oradan buradan kemirerek;yani savaş olmadan bizi bitirmeye çalışıyorlar.Bizim Türk dediklerimizde, ya oy vererek  ya da tepki göstermeyerek çanak tutuyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
KANIKEY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 605


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #5 : 30 Ağustos 2011, 17:57:59 »

Bilinçlendirmek ve bireyin kendi yaşamında ki olurlarının yönünü göstermek en önemli unsurdur. Fakat herkeste bu bilinci uyandırmanın etkisi bir olmaz. Nedeni ise herkesin farkındalık eşiği ve çevre şartları bir değil.. Önemli olan bu temel üzerinde ne kadar kişinin olacağından ziyade bu bilinci ne seviyeye kadar özümsetmiş olmasıdır. Kaos ve kargaşayı yaratanlar, her zaman toplumlarda bilinçli insanların eksikliğini fırsat bilenlerdir. Milletin başında ki lider vasıfsız, ikiyüzlü, onursuz ise bilin ki kendi soyunun birlik , beraberlik ve üstünlük bilincinin farkında olmadan, kendi sınırlarını ve değerlerini hiçe sayarak bir kargaşa ortamı yaratabilir, başka ulusların çıkarlarını düşünmeye yönelebilir; bu da bir liderin milleti üzerinde ne kadar etkili olduğunun göstergesidir. Toplumları yaratan millettir ve milletin gücünün toplamıda liderdir.. Sonuç olarak şunu diyebiliriz; Eğitimde ki aksaklıklar, ekonomide ki yetersizlik ve coğrafi konum, devletlerin, siyasi, politik ve ekonomik alanlarda yönlerini tayin eder. Malum üzerinde bulunduğumuz coğrafya binlerce yıldır bir geçiş alanı üzerinde olduğundan yukarıdaki belirttiğim dengeyi sağlamak çok güç olacaktır. Mücadelemiz sadece kendi milli sınırlarımız içersinde değil, tüm dünya ulusları ile zorlu bir denge savaşı veriyoruz. Bilinçlenme, yapılanma konusuna gelince; mutlaka bir çok kandaşımızın yeni fikirleri vardır, bu konuda da gerekeni yapacak toparlayıcı bir unsur etrafında bir olacağımız günü sabırla beklemekteyim.



Atatürk devrimlerini sulandırmak için gün geçtikçe gelişen ve hayli başarılı olan bir hareket apaçık görülmekle birlikte, ona ciddi çepheden karşı çıkışlar olmamıştır ya da olanlar dehal kırılmıştır. Oysa; Cemil Koçak'ın da anlattığı gibi, Atatürk öldüğünde, eski harflerin ve daha nice şeylerin geri döneceğini sanan çocuksu hayalli insanlar varmış. O insanların torunları başka hayallerle şu an karşımızda ve milli birliğimizin sınırlarını zorlarcasına ihanetlerine ve hayinlik etmektedirler. Sanırım aynı şeyi 1950 yılında iktidar değişikliğinde bekleyenler olmuştur. Onları umutlandıran, sulandırma tarzında tavizler verilmiştir ama, iş o kadarla kalmıştır. Yarım yüzyıldır Atatürk devriminin ancak sulandırılabilmesi onun kaçınılmazlığını vurgulayan çok önemli bir olgu sayılmalıdır. Ama hemen soruyu da sormak gerekir: GİTTİKÇE ÇOĞALIP BİRİKEN BU SULANDIRMA İŞLEMİ NEREYE VARACAKTIR? Cevabı tüm kandaşlarımın vere bildiğini biliyorum..
Başbuğ Atatürk Sevres kabusunu ebediyen başımızdan uzak tutmak için çabalamıştır. Atatürk devrimini, devrimlerini önemli ölçüde bu biçimde anlamak gerekmektedir. Başbuğumuz Atatürk 2. Meşrutiyet'te Talat Paşa ya da Enver Paşa'nın yerinde olsaydı ( hatta tek adam olsaydı) Sevresten sonra yapacaklarının onda birini yapa bilir miydi? Atatürk devrimi olmasaydı dönüp dolaşıp Sevres'i uygulamazlar mıydı? Nitekim Lozan'da Lord Curzon, İsmet İnönü'ye :'' KABUL ETMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ CEBİME KOYUYORUM, İLERİDE BİRER BİRER KARŞINIZA ÇIKARACAĞIM'' demiş..
Avrupalılar Serves'i tarihin çöp tenekesine mi attılar, yoksa buzdolabına mı kaldırdılar? Kürt açılımı, ermeni açılımı, alevi açılımı ve nice açılımları buzdolabından yeni çıkmış çözülmeyi bekleyen yemek olarak düşünürsek...

Eski  yazılarımdan alıntıdır.
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 30 Ağustos 2011, 19:24:07 »

''Türkçü olunmadan vatan sevgisi yeterli midir?'' sorusu bırakılmış, ''Türkçü olmayan vatanını sevebilir mi?'' sorusuna talihsiz bir yönelme evresi geçirilmiş. Eğer ilk soruyu ele alıyorsak, bakalım.

Türkçülük -bugün Türkçüler kabul etmek istemese de- halkın doğal alışkanlıklarından kendine kaynak bulduğu halde elit bir uğraştır. Buna bir çok örnek verilebilir, zaman kaybetmemek açısından Atsız Ata'nın çizdiği ''Türkçü'' tiplemesine iyi bakmak gerekir. O, öğretmen ya da subay Türkçülerden bahsediyordu. Böylece halkın ''Türk kılınabileceği'' önermesini sunuyordu. Dikkat ediniz, Türkçü değil. Halkın Türk kılınması. Halkın Tür alışkanlık ve ahlak düzeninde yeniden inşaası. Hoş, şimdi artık Türk Milleti'nin inşaa evresi nihayet bulmuştur, artık terakki evresine geçilmelidir diyenler varsa da burada işaret edilen neticenin kurguladığımızdan çok uzak olduğu açıktır.

Türkçülük olmadan vatan sevgisi gayet yeterlidir. Hatta yalnızca mesleğini iyi icra ederek yüksek Türk olmuş bir kişiden üstünlüklere sahip bir karakter elde edilmiş olur. Düstur yanılgılarına düşülmemelidir!

Türkçülük Türk kılmaktır ki, bu ''Halk''a yönlü bir gayrettir. Vatanını seven ''Halîk'' bir Türkçü kazanımdır.
Daha ilerisinde, entelektüel seviyede Türkçü kılmak uygulanabilir ki bu da tehlikeli bir iştir, farkı fikirlere mani olur. Üniversite'de okuyan Türkçü gençlerin bunu yaptığını umuyorum, gidince göreceğim.

Şayet sorduğumuz ikinci soru ise, iş değişir.

Türkçü olmayan vatanını sevebilir mi, sorusuna yukarıdaki perspektif ile bakmak hata doğurur. Çünkü burada kullanımı ile Türkçü doğrudan Gökalp tanımı ile Türk'ü tutan anlamı kazanmaktadır. Bu bakış ile daha sağlam bir yol olduğuna kanaat getirdiğimiz Atsız Ata'nın tanımlamasına ters düşmüş oluruz. Türk'ü tutmayan vatanı sevemez kaidesi, gayetle nettir.

Bunları anımsatan ve anımsattıran değerli yazı için teşekkür ederim. Tanrı Türk'ü korusun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 30 Ağustos 2011, 20:47:03 »

Türkçü olmayan vatanını sevemez.Türkçü olmadan bir vatan savunulamaz. İşte tüm sır bu kelimede gizli. TÜRKÇÜ.Türkçülük, Başbuğumuzun Tanri Dağına doğru boyut değiştirmesinden sonra İsmet İnönü ile birlikte planlı ve kasıtlı olarak, tüm iktidarlar boyunca tehlikeli görülmüş ve beyinlere faşist, ırkçı, katliamcı gibi kelimelerle kazınmıştır.Bugüne değin sağ, sol, devrimci, hümanist, şeriatçı, nurcu, sosyalist, kominist, liberal ne varsa göklere çıkarılmış, bu kavramlar 11 Kasım 1938 den bu yana değişik iktidarlarda hayat bulmuştur. Chp, dsp dönemlerinde sol ve sosyalist, hatta kürtçü akımlar, demokrat ve adalet  ve anap dönemlerinde hem dinci hem amerikancı akımlar, msp ve mhp dönemlerinde aşırı dinci akımlar ve en son akp döneminde ise bunların hepsi birden devletin tüm kadrolarında ve milletin beyinlerinde yer bulmuştur. Dönem dönem solcu, kominist, bazen milliyetçi görünümünde Türk- İslam, bazen nurcu, şeriatçı bazen, Atatürkçü(!) görünümünde kürtçü, sosyalist olan Türkler nedense bir türlü Türkçü olamamışlardır. Çünki 11Kasım 1938 den bu yana bu milletin Türkçü olmaması için Eğitim sistemi bilinçli olarak değiştirilmiş, yazar çizer aydın(!) kadrosu bu yönde tetiklenmiş ve Türk Türkçülüğü sadece faşizan bir olgu olduğunu sanarak bugünlere gelmiştir. Bu gerçekleri gören Nihal Atsız ve yanındaki birkaç kişi de ne yazık ki, mezarında dik durası KÜRDEŞ, İNÖNÜ gibilerince ihanete uğramıştır.
  Türk Eğitim sistemi, basın ve medya değişmedikçe bu böyle sürüp gidecek. Ta ki, Türk damarlarındaki asil kanın farkında oluncaya dek. O güne kadar Tanrı Türk'ü Korusun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 605


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #8 : 30 Ağustos 2011, 20:50:30 »

Türkçü olmayan vatanını sevemez.Türkçü olmadan bir vatan savunulamaz. İşte tüm sır bu kelimede gizli. TÜRKÇÜ.Türkçülük, Başbuğumuzun Tanri Dağına doğru boyut değiştirmesinden sonra İsmet İnönü ile birlikte planlı ve kasıtlı olarak, tüm iktidarlar boyunca tehlikeli görülmüş ve beyinlere faşist, ırkçı, katliamcı gibi kelimelerle kazınmıştır.Bugüne değin sağ, sol, devrimci, hümanist, şeriatçı, nurcu, sosyalist, kominist, liberal ne varsa göklere çıkarılmış, bu kavramlar 11 Kasım 1938 den bu yana değişik iktidarlarda hayat bulmuştur. Chp, dsp dönemlerinde sol ve sosyalist, hatta kürtçü akımlar, demokrat ve adalet  ve anap dönemlerinde hem dinci hem amerikancı akımlar, msp ve mhp dönemlerinde aşırı dinci akımlar ve en son akp döneminde ise bunların hepsi birden devletin tüm kadrolarında ve milletin beyinlerinde yer bulmuştur. Dönem dönem solcu, kominist, bazen milliyetçi görünümünde Türk- İslam, bazen nurcu, şeriatçı bazen, Atatürkçü(!) görünümünde kürtçü, sosyalist olan Türkler nedense bir türlü Türkçü olamamışlardır. Çünki 11Kasım 1938 den bu yana bu milletin Türkçü olmaması için Eğitim sistemi bilinçli olarak değiştirilmiş, yazar çizer aydın(!) kadrosu bu yönde tetiklenmiş ve Türk Türkçülüğü sadece faşizan bir olgu olduğunu sanarak bugünlere gelmiştir. Bu gerçekleri gören Nihal Atsız ve yanındaki birkaç kişi de ne yazık ki, mezarında dik durası KÜRDEŞ, İNÖNÜ gibilerince ihanete uğramıştır.
  Türk Eğitim sistemi, basın ve medya değişmedikçe bu böyle sürüp gidecek. Ta ki, Türk damarlarındaki asil kanın farkında oluncaya dek. O güne kadar Tanrı Türk'ü Korusun.



 Bu işin özeti budur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 605


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #9 : 30 Ağustos 2011, 20:56:06 »

Açina katun ben zaten Türkçü bilinç olmadan hiç bir şey olmaz demek istedim, yani bir insanın lafta yaptıkları ile hiç sahip olmadıkları arasında fark yoktur, kanı Türk olması yeterli değildir. Sorumluluklarına vakıf olabilmesi için.. Ve neyi neden yaptığını bilmesi için Türkçü bir bilince sahip olması gerekmektedir. Fakat güdümlü bir şekilde bizden bu bilinç uzak tutuldu ben bunun nedenlerini irdeledim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.227 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.