Türkçülüğün Sorunları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 28 Mayıs 2020, 01:09:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkçülüğün Sorunları  (Okunma Sayısı 146 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BATURGAN
Kurultay Bozkurdu
Atsızcı
*******
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 624



« : 11 Mayıs 2020, 08:32:08 »

Türkçülüğün Sorunları
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BATURGAN
Kurultay Bozkurdu
Atsızcı
*******
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 624



« Yanıtla #1 : 11 Mayıs 2020, 08:36:56 »

İdeolojik çerçevede Türkçülük bir seçenek olarak ortaya çıkarken savunucuları devletin önde gelen isimleri ve entelektüel kişilerdi. Batmaya yüz tutmuş Osmanlı Devletini çöküşten kurtarmak için ortaya Ümmetçilik ve Osmanlıcılık düşünceleri atılsa da gelişen olaylar bu fikirlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını göstermiş ve yeni bir kurtarıcı fikre ihtiyaç duyulmuştur. Ümmet ve İmparatorluk halklarının birliği bir kenara koyulduğunda elde kalan milletin savunmasını yapacak yegane güç Türkçülük olarak adlandırıldı.

Türk Devletleri binlerce yıldır milliyetçi olarak hareket etmişse de milletimizi yönetenlerin gafleti sonucunda Türk milletinden uzaklaşılmış ve yabancı fikirlerin boyunduruğu altına girilmiştir. Kökü dışarıda olan görüşlerin bize yarar sağlamadığı her dönem birileri tarafından ifade edilmiş hatta kökeni Türk olmayanların bile üzerine çalışmış olduğu projeleri olsa da Türkçülüğün şiddetli biçimde dile getirilmesi ancak Tanzimat döneminde olmuştur.

En çok Namık Kemal tarafından dile getirilen vatan ve millet kavramları istibdata uğramış, adeta yasaklanmıştır. Yasaklar aslında bu kavramların ordu içinde daha çok merak edilmesine yol açtı. Zayıflayan otorite, değişen dünya düzeni ordunun devletin içindeki yerini önemli bir mertebeye getirmiş ve bir çok kanlı olaya sebep oldu. Tüm bunların sonucunda meşrutiyet kabul edildi.

1904 yılında Yusuf Akçura tarafından kaleme alınan Üç Tarz-ı Siyaset kitabında Osmanlıcılık, Ümmetçilik ve Türkçülük hakkında hangisinin doğru olduğu tartışılıyor ve Türkçülük savunuluyordu.

15 Mart 1912'de kurulan Türk Ocağı, Türkçü ve Turancı hareketin asıl odak noktası oldu. 1912 ile 1930 yılları arasında bu örgüt, Türkiye'nin en etkili siyasi/ideolojik düşünce merkezi olarak hizmet verdi. Bu yıllardan sonra İttihat ve Terakki içinde Türkçülük genel olarak siyasi bir görüş olarak kabul gördü.

1914 yılında Enver Paşa'nın Sarıkamış Harekatı'ndan almak istediği sonuçlardan birisi de Orta Asya'ya ulaşmak ve Turan düşüncesini gerçekleştirmekti ancak başarısızlıkla sonuçlanan bu harekat Turan fikrine karşı önyargı oluşturdu. Buna rağmen 1918 yılında Nuri Killigil Paşa tarafından Azerbaycan ve Dağıstan Sovyet işgalinden kurtularak bağımsızlığını ilan etti.
Turan'ı kurmaya yönelik bu girişime de, Osmanlı Devleti'nin diğer cephelerde uğradığı yenilgi nedeniyle, Kasım 1918'de son verildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kurulması ve Meclisin Sovyetlerle sıcak ilişkilere girmesi Turan fikrini önemli ölçüde geri plana itti. Ziya Gökalp tarafından yazılan "Türkçülüğün Esasları" kitabında tüm Türklerin birleşmesinin uzak olduğunu önce Misak-ı Millî sınırlarımıza ulaşmayı ve Oğuz Türkleri'nin kendi arasında birleşmesi gerektiğini yazdı. Bu görüşler büyük destek aldı, Mustafa Kemal bu kitaptan sonra Ziya Gökalp'i Milletvekili Adayı gösterdi.

Türkçülüğün kalesi olan Türk Ocağı 1931 yılından CHF'ye devredildi ve Atatürk'ün emriyle kapatıldı.

Bu yıllarda ortaya iyi yetişmiş radikal bir fikir adamı olan Hüseyin Nihal Atsız çıkarak resmen Türkçülüğü yeniden şekillendirmeye başladı. Fikirleri çoğu kişiye aşırı geldiği için fazla kabul görmese de İttihat ve Terakki dönemi kadar destek bulamasa da yine de o elit tabaka Türkçülüğü savunuyor, komünizme karşı duruyordu.

O zamana kadar ki Türkçülük daha çok millet ve kültüre dayalı bir fikirdi. Türkçülüğün önde gelen isimleri ırkçı bir milliyetçiliği reddediyor ve Türkçülüğü İslam'dan ayıramıyorlardı. Ziya Gökalp şunları söylüyordu:

"İnsanlarda ise, ırkın sosyal niteliklere hiç bir etkisi olmadığı için, soy aramak doğru değildir. "

Dr. Rıza Nûr'un fikirlerinden etkilenen Atsız ortaya ırkçı bir Türkçülük fikrini attı. Atsız'a göre Türkçülük ırkçılık demekti. Türk olmayan birisinin Türkçülük yapamayacağını ancak nemalanmaya çalıştığını yazıyordu.

"Bu ırkçılık bir takım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kafa ölçmek, kan tahlil etmek, yedi ata saymakla ilgili değildir. Irkçılık kan ve ırka dayanmakla beraber Türklük şuurunda olmak, yabancı bir ırkın şuuruna sahip çıkmamak davasıdır."

Atsız'ın mecmuaları sürekli olarak kapatılmış, işiyle gücüyle ugraşılmış ve sesi kesilmek istenmiştir.

Atsız kendini Türkçü olarak ifade eden dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na iki tane açık mektup yollamış ve Türkiye'nin içine sızan komünizm virüsünden ve vatan hainlerinden söz etmiştir. Bunun üzerine Sabahattin Ali kendine yönelik sözlere karşı Atsız'a dava açtı. Ancak bu dava sonradan Irkçılık-Turancılık davasına dönüşmüş, Türk ırkının çıkarlarını savunduğu için onlarca Türkçü hapse mahkûm edilmiştir. Duruşmaların olduğu 3 Mayıs 1944'de Ankara Nümayişi yapılmış, Türkçü gençler tarafından komünizm protesto edilmiştir.

Bu yaşanan olay, Türkçülüğü "sakıncalı ve düşman" bir ideoloji olarak zihinlere kazındı. İçeri alınan Türkçüler işkencelere maruz kaldı.

Bunların sebebini elbette ki görüyoruz. Nazilerin savaşı kaybetmesi, Türkiye'nin Amerika'ya yakınlaşması sebebiyle ülkede oluşacak milliyetçi bir hareket yüzünden birilerine hesap veremezdik!

***

Buraya kadar Türkçülüğün tarihi hakkında özet geçtim. Bundan sonraki süreci Türkçülüğün sorunları hakkında yazacağım.

Elimden geldiğince, aklımın yettiğince Türkçülüğün eksiklerini, yaşadığı sorunları yazmak istiyorum. Umuyorum ki bu eksikliklerin giderilmesinde faydalı olur.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.179


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #2 : 12 Mayıs 2020, 11:29:33 »

Çok güzel bir başlık olmuş Baturgan.
Arada bir de olsa bizde bu başlığa konu hakkında ki görüşlerimizi yazabilir miyiz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
BATURGAN
Kurultay Bozkurdu
Atsızcı
*******
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 624



« Yanıtla #3 : 12 Mayıs 2020, 12:38:07 »

Çok güzel bir başlık olmuş Baturgan.
Arada bir de olsa bizde bu başlığa konu hakkında ki görüşlerimizi yazabilir miyiz?
Tabi ki ağabey.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.344



« Yanıtla #4 : 13 Mayıs 2020, 00:43:48 »

Baturgan çok teşekkür ederim böyle bir başlık açtığın için, devamının da muhteşem olacağına inanıyorum.

Bu iletilerimizi silip, başlığına devam edebilirsin kandaşım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.078 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.