Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRK TARİHİ ve EDEBİYATI => Türkçülerden Öykü ve Makaleler => Konuyu başlatan: K A L K A N üzerinde 11 Aralık 2011, 00:55:27



Konu Başlığı: Türkçülüğün Son Kalesi: ATSIZ
Gönderen: K A L K A N üzerinde 11 Aralık 2011, 00:55:27
Bütün ömrü boyunca,Kızıl Elma nın birer parçası  Acun'a  can veren Ülküdaşlarının  bir araya  tek bayrak altında toplanacağını hayali ile yaşamış , bu hayâlin mutlaka gerçekleşeceğine inanan, Türk Dünyası`nın ünlü fikir adamı büyük Turancı, Türkçülüğün düşünce adamı, Türkçülüğün Son Kalesi Hüseyin Nihâl Atsız’ı uçmağa varışının 36'ncı yıl dönümünde saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Ruhun Şad Olsun Atsız Ata...


                                                                     VEDA

    Hayat ve ölüm... Bunların ikisi de güzeldir. Fakat esas ve ebedi olan ölümdür. Öteki bir rüya kadar geçici ve aldatıcıdır. Büyük ve esrarlı kâinatın sinesinde yatmak... İşte bizim nasibimiz de budur. Bu nasibimizi almadan önceki kısa rüya âleminde kendimizi ölüm kadar ebedi bir fikre vermek ve o fikir uğrunda harcamak gibi yüksek bir ülküye kaptırmaktan şerefli ne olabilir? Bu ölüm bizi gayemize, Tanrı Dağında bekleyen ecdat ruhlarına ve bizzat Tanrıya kavuşturacak şanlı ve güzel bir ölümdür. Bu ölümün güzelliği ile içki ve şehvet içindeki hayatın çirkinliğini düşünmek hakikatı anlamaya da yardım edecektir..

    Ülkü yolunda ölenlerin, ebedi karanlık içinde kaybolurken hafızalarda bir ışık gibi parlamaları güzel, fakat hafızalardan ve gönüllerden de uzakta bulunarak karanlıkla bir olmaları ondan daha güzeldir.

    Yaşamak sadece, kısa bir anı yaşamaktır. Ölüm ise kâinatın ebediliğinde, hatıralarda ve gönüllerde asırlarca yaşamak yahut hatıralardan ve gönüllerden de silindikten sonra sonsuzlukta sonuna kadar yaşamakta devam etmektir.

    Yaşamak hakkından vazgeçmek ne kadar güzel, hatırlanmadan, gönüllerden silinerek, unutularak yaşamak ondan da ne kadar güzeldir. Her fedakârlık muhteşemdir. Fakat eserine imza koymamak, ülkü uğrunda ad bırakmadan silinmek her şeyden daha muhteşemdir.

    (Orkun, 68.sayı, 18 Ocak 1952)

         YOLLARIN SONU

    Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden
    Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.

    Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
    İtler bile gülecek kimsesizliğimize.

    Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların...
    Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda.

    Dün benimle birlikte gelen tanıdıkların
    Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda.

    Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;
    Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına.

    Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
    Değişilir topu da bir sokak kaltağına.

    İster düşün... Kendini ister hayale kaptır...
    Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların.

    Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır
    Sevimli bir hayale açılırken kolların.

    Ey doğunun alnımı serinleten rüzgârı!
    Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!
    Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları,
    Düştüğü yer uzakta "DİLEK" adlı bir saray.

    O sarayda bulunca tanrılaşan erleri
    Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek.
    Hepsi sussa da "Kür Şad" uzatarak elini:
    "Hoş geldin oğlu ATSIZ, kutlu olsun" diyecek.    

  


Konu Başlığı: Ynt: Türkçülüğün Son Kalesi: ATSIZ
Gönderen: açina üzerinde 11 Aralık 2011, 01:09:49
Ne güzel anlatmışın Kalkan Kandaş. Emeğine sağlık. Atsız Atam'ı  saygı ve minnetle anıyorum. Türkçülerin bu ulu yolbaşçısı sonsuza dek Türklerin kalbinde hep olacak.


Konu Başlığı: Ynt: Türkçülüğün Son Kalesi: ATSIZ
Gönderen: Türkçü Kasırga üzerinde 11 Aralık 2011, 05:42:59
Kalemine, emegine, yüregine saglik KALKAN kandasim.


Konu Başlığı: Ynt: Türkçülüğün Son Kalesi: ATSIZ
Gönderen: Kaan ULAŞ üzerinde 08 Kasım 2017, 18:57:40
Türkçülüğün son kalesi: ATSIZ


Konu Başlığı: Ynt: Türkçülüğün Son Kalesi: ATSIZ
Gönderen: Çİ-Çİ üzerinde 08 Kasım 2017, 19:05:37
'Yürüyüşümüz azimli, hesaplı ve disiplinli olacaktır. Her işte hep beraber olacağız ve ülküye doğru hep beraber gideceğiz. Ülkü yolunda yürüyüşümüzün ağırlaştığı günler ve hızlandığı günler olacak, fakat Türkçülüğün aslında ve son hedeflerinde hiçbir zaman değişme olmayacaktır.' Atsız, Türkçülük Değişmez Bir Fikirdir, Basılmamış Makaleler, s: 12 - Orkun, 27 Ekim 1950, Sayı 4