Türkan Saylan ve Gerçekler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Aralık 2019, 16:13:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkan Saylan ve Gerçekler  (Okunma Sayısı 13422 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gök Yeleli Asena
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 183


Gök Çeri


« : 29 Kasım 2010, 16:54:27 »

Türkan Saylan ve Gerçekler

13 Aralık 1935 günü İstanbul'da doğup,Cumhuriyet döneminin ilk müteahhitlerinden Fasih Galip Bey ile(evlendikten sonra Leyla adını alan)İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğü olan Türkan Saylan bu günlerde yine birileri tarafından kahramanmış gibi gösterilmeye çalışıyor!

Kahramanlık Türkçüye göre soyu için çalışmak. Hayatın tüm değerlerininin önüne Türk milletinin refahından başka hiç bir şeyi koymamak değil miydi ? Değerli atalarımız bu uğurda asla kutlu davalarından taviz vermemişlerdi. Zaten Atsız atamın da söylediği gibi "Şerefliler taviz vermezdi,Şerefin tavizi yoktu!" Bu bağlamda değerlendirildiğinde Türkan Saylan'ın tam olarak Türk kanı taşımadığınıda en başta belirttiğimize göre. Onun yaşam süresinde yaptığı etkinliklerin hiç birinin Türk ırkının refahı ve geleceği için olmadığını üzerine basa basa söylemek gerekiyor.

"Zührevi Hastalıklar uzmanı" olan Türkan hanımın akademik kariyerine baktığımızda ise; Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı'nı kurup, 1986'da kendisine Hindistan'da "Uluslararası Gandhi Ödülü" verildiğini biliyoruz.

Ayrıca 2006 yılına  kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır. Uluslararası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üyesi ve başkan yardımcıliğini görevini yürüttüğünü, Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi'nin ve Uluslararası Lepra Derneği'nin üyeliği yaptığını görüyoruz.

Yine çalışmaları arasında Dermatopatoloji Laboratuvarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin
kurulması ;1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği'ni yaptıği da var.

1989'da, bir grup Atatürkçü aydın (?!?) tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularındandır ve uzun bir süre Genel Başkanlığını yürütmüştür. Bunun dışında pek çok dernek ve kuruluşda faaliyetleri mevcut.

Yukarıdakiler içerisinde, en çok dikkatimizi çeken Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin çalışmalarıdır. Eğitimsiz çocukların(!)
eksiklerini tamamlamak yönünde faailiyet gösteren bu dernek ve Türkan hanımın diğer faaliyetleri insaniyetperverlik ve misyonerlik dışında hiç bir amaç gütmez. Amacını gerçekleştirirken Atatürk ilke ve inkılaplarını, kutlu başbuğun adını kullanması ise sadece kalkan olma amacı gütmektedir!

Birileri kutlu başbuğumuz Atatürk üzerinden halkların kardeşliği gibi misyonerlik merkezli ucuz ve basit propagandayı yapmak için Türk milletinin vicdanına oynamaktadır!Bu oyun günümüzde Türkan Saylan'ın hakkındaki onca su götürmez gerçeğe rağmen vatan kahramanı gibi gösterilmesi çalışıldığını yok saymamızı  tepki vermememizi asla gerektirmez!

MİT İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören'in 24 Nisan 2001'de Başbakanlık'a gönderdiği raporda, Türkan Saylan'ı ve ÇYDD yi misyonerlik faaliyetlerinin odağındaki isim olarak göstermesi bile görmezden gelinmiştir. Bu raporda ; Hıristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın Türkiye'de yayılması için faaliyet gösteren Dünya Kiliseler Birliği'nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Bord Heyetinin bu faaliyetlerini başta ÇYDD derneği ve Türkan Saylan olmak üzere pek çok insaniyetperver aracılığı ile devam ettirdiği yazmaktadır!!

İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yerleşkesi'nde, 'Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik' konulu toplantıda konuşan Saylan, Türk milletinin tarih boyunca hep yakıp yıktığını öne sürdümüştür boyalı basında çok bahsi geçmeyen o konuşmadan bir kaç alıntı yapmak isterim :

"Türkler hep başkalarının yaptığını yıkmış"

"Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz.
Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."


Yine başka bir konuşmasında :

"Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. İnancın insanların iç dünyasında saklı olmasını istiyoruz."

Demiştir. Görüldüğü gibi Türklüğün tüm değerlerini töresini kökünden yıkmak isteyen batı sevicisi ,konuşmasında sürekli BİZ TÜRKLER demiş sanki kendisi Türkmüş gibi ahkâm kesmiştir.

Ama misyonerliğini yaymak uğrunda sarf ettiği bazı bir kaç söz daha vardır ki Türk kanı taşıyanların kendisine buz gibi bir nefret ile bakmasına sebeptir.


_Bu ülkede hristiyanlığı nasıl yayabiliriz. KÜRDİSTAN'ın temellerini nasıl atabiliriz.
_ ATATÜRK ismini kullanırsak bunu daha rahat yapabiliriz. Hem para toplar hem destek alırız, kampanyalar düzenler, TÜRKLERDEN topladığımız paralarla, KÜRTLERİ daha bilinçli hale getiririz, cahil insanlarla KÜRDİSTAN'ı kuramayız, Hristiyanlığı bu şekilde daha rahat yaymamız da mümkün.


Yukarıda verdiğim bilgilerden sonra oturup ciddi ciddi düşünmek gerekmektedir. Bu gün yardım adı altında yapılan faaliyetlerin, yardım sever gibi gösterilen insanların(!) asıl amaçlarının ne olduğu çok önemlidir. Pek çoklarının zihninde Türkan Saylan'ın Ergenekon soruşturması kapsamında evi aranırken balkonuna çıkıp bakın ben ne kadar mağdurum dercesine verdiği resimle hatırlanmakta bu görsel yine vicdanlara oynanan oyun neticesinde ısıtılıp ısıtılıp önümüze temcit pilavı gibi konmaktadır! Bu günlerde Ergenekon soruşturmasından AK(!)landığı gazetelerde çarşaf çarşaf yazıyor

Birileri yine düğmeye bastı ve bizim çok iyi bildiğimiz oyunu tekrarlamak istiyor! Ama belgeler yalan söylemiyor!!! Tarih sahnesinde Türkan Saylan gibi çokları gelip geçtiler onlardan akıllarda kalan sadece saf nefrettir! Türklük yolunda, Türk Irkı için çabalayan gerçek kahramanlar kalbimizde ölümsüz bir saygı ile yaşıyorlar.

Onların şahsında, Türk'ün varlığına içte ve dışta kast edenlere söylecek tek sözümüz ancak kendilerini kandırabildikleridir! Bu gün bizleri uyutmaya çalıştıkları düzen karşısında uyanık olmak damarında ki kandan aldığı güç ile değerlerine sahip çıkmak her Türk soylunun görevidir!


Gök Yeleli Asena

29/11/2011




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük dün bir kaynaktı, bugün bir çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır. - Türkçülük insanlara hiç bir vaatte bulunmuyor, maddi veya manevi bir şeyvermiyor. Yalnız istiyor... Fedakarlık ve feragat istiyor. ATSIZ
Kırıkhan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 303



« Yanıtla #1 : 29 Kasım 2010, 20:44:17 »

Gök Yeleli Hanım,

Emek verip yazmışsınız ama ne yazık ki henüz okumak nâsib olmadı.

Müsâit bir anımda okuyup fikirlerimi nâçizâne bildireceğim.

Esenlikler.
Saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #2 : 29 Kasım 2010, 20:52:29 »



                Türk olmayan kişiler kim olursa olsun kendi işlerine bakıp Türk'e hiçbir süreçte us veremezler. Bizler ne batıya ne de doğuda bizden olmayan toplumlara benzemeyiz. Bunu bilmeyen uğursuz odaklar heran olacaklardır. Bize düşen dikkat kesilip çözümleme yapmaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #3 : 29 Kasım 2010, 21:41:44 »

Bir keresinde üniversiteye konferans vermeye gelmişti bir paşamız. Öğrencilerden birisi, o sıra gündem olan bu yapılanmayı ve hak ettiği bir biçimde öldüğüne inandığım Saylan'ı sormuştu. Yıllarca o bölgelerce kahramanca mücadele vermiş olan paşa:

-Beni şimdi konuşturmayın konuşursam, o hainlerin hiçbiri sokağa çıkamaz demişti.

Yine burda özel bir dershanede matematik öğretmenliği yapan kanı bozuğun biriside, ilgili derneğin bursu ile okuduğunu bize söylemişti. Yetiştirdiği öğrencilerden sadece bir tanesi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 30 Kasım 2010, 00:11:02 »

"Türkçü Tavır" hareketi için hazırlanmış bir makaledir.
Gök Yeleli Asena Hanım, desteğiniz için teşekkürler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kırıkhan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 303



« Yanıtla #5 : 03 Aralık 2010, 00:56:08 »

  Gök Yeleli Asena Hanım,
  Sonunda okumak nasîb oldu; ilerideki yazılarınızı beklemeye koyulduk.
  Türk Acunu'nun neresinde olursa olsun, herhangi bir Türk yavrusunun eğitimi, bu türden karanlık ve gayritürk kimselerin değil, sizler gibi apak Türk soylu hanım kardeşlerimizin elinde olmalıdır.
 Umarım yazgımız Türkçü bir eğitim vakfının kurularak Türk Acunu'nun dört bir yanından geleceğin Kağan-Aksakallı-ana adaylarını yetiştirildiğini görmeyi nasîb eder.
 Esen kalınız.
 Saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Horasanlı Türkmen
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 205


Batı'da İskender varsa, doğuda Nadir Şah var...


« Yanıtla #6 : 03 Aralık 2010, 01:02:46 »

Alıntı
Yine burda özel bir dershanede matematik öğretmenliği yapan kanı bozuğun biriside, ilgili derneğin bursu ile okuduğunu bize söylemişti. Yetiştirdiği öğrencilerden sadece bir tanesi.

İlgili derneğin fonları güneydoğudaki kıroların piçlerine her ay 100 TL gibi adam başı bir rakamla yönelmiş durumdadır. Kardelenler yetişsin, eğitimli teröristler hukuki yollardan Türk Devleti'ne savaş açsın diye bu İsviçreli kırması karı kahraman ilân edilmiştir. Dünün Hasan Ali Yücel'leri ne ise, bugünün Türkan Saylanları da odur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

" Benim ölümüm benim son silahımdır, bu silah dünyaya mert gelip mert gidenlerin silahıdır."

-Babek Hürremiddin-
Almıla-Ay
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 279


TÜRK KIZI


« Yanıtla #7 : 03 Aralık 2010, 09:50:18 »

Bir keresinde üniversiteye konferans vermeye gelmişti bir paşamız. Öğrencilerden birisi, o sıra gündem olan bu yapılanmayı ve hak ettiği bir biçimde öldüğüne inandığım Saylan'ı sormuştu. Yıllarca o bölgelerce kahramanca mücadele vermiş olan paşa:

-Beni şimdi konuşturmayın konuşursam, o hainlerin hiçbiri sokağa çıkamaz demişti.

Bu insanların ne mal olduğunu biz biliyoruz. Yapılan bütün ihanetleri paşalarımız ne zaman açıklayacak?Bu insanla ne zaman sokağa çıkamayacak? O günler zaten hepimizin özlediği günler değil mi...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Emrah Türkay
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 135



« Yanıtla #8 : 03 Aralık 2010, 15:57:51 »

Türkan Saylan ın annesi isviçrelidir zaten .
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

gene bir kasım günüydü bir hurda yığınında buldular beni senelerdir horozlanan tetikler öldükten sonra vurdular beni
reisini dinlersen,reisini dinlersen yarım kalmamalı hayallerimizin gerçeğe hicreti koy düşmanlar ellerini zillesinler anlatmaktan ötesi düşer sana haluk bırak beni eşkiya bilsinler
Kırıkhan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 303



« Yanıtla #9 : 03 Aralık 2010, 16:03:52 »

Türkan Saylan ın annesi isviçrelidir zaten .

"Yazılan makâleyi okumadım" demenin en edebî yolunu seçmişsiniz.
 Kutlarım. Saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.093 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.039s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.