Türk Soylu Ülkücüleri Türkçülüğe Davet Ediyorum...
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Ağustos 2020, 15:52:38


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Soylu Ülkücüleri Türkçülüğe Davet Ediyorum...  (Okunma Sayısı 6460 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MoTuN
Ziyaretçi
« : 26 Mayıs 2010, 01:00:24 »

Güzel günler görmek için büyümemiz, büyümemiz içinde sayımızın artması gerekmektedir. Milli ruh, Ülkümüzün bize verdiği azim ve bu azmin bize verdiği kuvvetle bütün engellerden geçeceğiz elbette fakat gerçekçi düşünmektede fayda var...
Bugun kim ne dersin inanmış insanların sayıları değil inandıkları ülkünün büyüklüğü önemlidir fakat inanmış 3 kişiden inanmış 5 kişi kuvvetlidir... Verdiğimiz savaş sadece kanımızda tasıdıgımız asil kanla kazanılacak savas değildir. Bir kere bu konuda gerçekçi düşünmeliyiz. Artık ok, kılıç zamanlarında değil, atom ve uzay çağında yaşamaktayız. Üstünüz Üstünlüğümüzü kanıtlamalıyız. Üstünlük ülkümüzü bu doğrultuda çizmeliyiz. Bu bize hem popülerlik katar hemde dahada perçinler düşüncesindeyim.
Hal böyle olunca kişilerin dikkatini daha çok çekerek kazanabileceğimiz kandaşlarımızı  etkileyeceğizdir mutlaka ve bu etkileyeceğimiz en büyük kitle bugun ülkü ocaklarındaki özellikle yaşı 2O-21 i geçmemiş, Tabikide %1OO Türk soylu kandaşlar gelmektedir...
Ben adım gibi eminim (kendimden biliyorum) birisi dediğim koşullarda bir ülkü ocakları mensubuna TÜRKÇÜLÜK fikrini anlatsa ilgi duyacaktır. Ve bir uyanısla eğer kazanılabilecek bir Türk kan ise mutlaka kendi arastırarak TÜRKÇÜLÜK ülküsünde kandaslarına andalık etmeye başlayacaktır... Ben yıllarını ocaklarda çürütmüş, feyzullaha yıllarca resmen tapmış fakat ümmet fikrini bir türlü benimseyememiş bu yüzdende pek çok kez hor gorulmuş bir Türk kan olduğum için, Ulu Tanrı'm ondan razı gelsin bana Atsız oku diye işkence eden (tabi o zaman işkence gibi geliyordu Gülümseme ) Kuzenim sayesinde Türkçü oldum.. Hiç kitap okuyamamış birisi olarak Ankara otogarında otobus saatımı beklerken rafların alt sırlarında bir kitabın yanını okudum ve ATSIZ yazıyordu... Hiç kitap okuyamamıs Olcay 8 saatlik Aydın yolunun 6 saatini kitap okuyarak geçirmişti... Aydın'a geldiğimde aşırı mhpli olan babama Atsız'ı sordugumda ondan öyle bahsettiki kitabı bitirmek ve 2inci kitaba geçmek için can attım...
Bugun babamla tartışmalarımız genellıkle turkes uzerine oluyor gayet saygılı ve sevgili Dil Çıkart Peynir
Biz ocaktayken dönen sohbetler şu şekilde gelişirdi...

-İstanbulun gayrimesru işleri lazların elinde lazlar delikanlıdır...
-Kuruğu kesilmiş kürtlerden. İyidir İyidir kazanılır...
-Ölmek istiyorsan bir çeçen cocuguna tokat at...
-Çerkezler milliyetçidirler...

Türk'üm diyemezsin o muhabbetin içinde Türklük kendi basın yetmez... Yörüğüm demeye kalkarsın neren yörük senin cevabını alırsın... Bunun ezikliğini o zamanlar cevap verme yeteneğim olmadığı için pek çok defa bir çok arkadasımla yasadık... Türkçülük bizim için devrim oldu...
Biz yani arkadaslarımda bu duruma dahil pek çoğumuz bugun ocak tarafından onlarca tasfiye edilmiş kişileriz ve bizim kendi ayrılmamızla gerçekleşen bu tasviye bilmiyorlarki onları güçsüz kıldı... Her lise döneminde bir harıka kusak çıkaran ocak bizden sonraki jenerasyondan bir verim alamadı... Ne mutlu o verimi alamadılarki bizden sonra bir kusak hasar görmedi...
Kullanılmya musait yasta kullanılmaya musait ortamda olan birisi hele birde birseye körü körüne bilmeden inanmışsa hapsız ilaçsız canlı bomba yapılabilir. İnandığı ülkü için ölse içim yanmaz bir uğurda ölmüş sayabilir ülküsüne olmasa bile mucadelesine saygıdan üzülebiliriz fakat bu gençler birilerinin çeki senedi için kosturuluyorsa, o arkalarından sinsi sinsi gelenlerin ilk düşmanları biz olmalıyız... Ve kazanılacak Türk soyluları onların içinden söküp almak için mucadele vermeliyiz...
Türk ırkı hiç birseye muhtac değildirki birşey hariç... Türk Irkı Türkçülüğe muhtaçtır... Türkçülük'te Türk ırkının gençlerine.... Gençler sayesinde yukselecek bu ülkünün savaşçıları en çok Ülküdaşı nereden bulacaksa gözünü oraya kestirmeli, Türkçülüğe elverişli olan Türk soyluları bu savaşa sokmalıdır... Kimse o ummetçi ondan bir hayır gelmez o türkesci ondan bir hayır gelmez palavraları atmasın bu dünyaya kimse TÜRKÇÜ olarak gelmiyor... Yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz bizi Türkçü kılıyor...

Esenlikle...
TTK...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2010, 01:05:31 »

ATSIZ’I TANIMADAN

Hüseyin Nihal Atsız’ı yirmi üç yaşında iken askerde tanıdım. O’nu tanımadan önce, çok iyi derecede Türkeşçi idim. Fakat O camia beni asla sevmedi. Aralarına sokmadılar. Benim o zamanlardaki Türkçü fikirlerim adamlara ters gelirdi. Ara sıra katıldığımız seminerlerde konuşmacılar, benim düşüncelerimin tam tersi; ümmetçivari konuşunca kan beynime sıçrardı. Türkeşçi olmamdaki suç benim mi? Yoksa Nihal Atsız’ın fikirlerini bizlere duyuramayan, böyle yüce bir insanın olduğunu bizlere gösteremeyen o zamanın Türkçülerinde mi?

On iki Eylül öncesi bize: “Siz nasıl ülkücüsünüz? Ne oruç tutar, ne de namaz kılarsınız diye çıkışırdı büyüklerimiz.” . Hiçbir empoze olmadan, içgüdüsel olarak bir şeylere başkaldırı yapıyormuşuz o zamanlar. Bunu daha sonraları anladım. Alparslan Türkeş’i taparcasına sevmemizin nedeni: komünistlerin karşısında başka bir gücün olmaması ve Başbuğ’un bunların karşısında ayakta duran tek lider olmasıydı.

1983 yılında askerde komutanımın bana verdiği “Tanıdığım Atsız” adlı kitabı okuduğum zaman, geçen yirmi üç seneme acıdım. Kahroldum. Benim gibi düşünen insanların varlığını görmek te memnun etti tabii ki bir taraftan. Bir de anamdan doğarken ben Türkçü olarak doğmuş olduğum için gururlandım. Kimileri “Anadan Türkçü doğulmaz” derler ya bence doğulur. Belki de böyle benim gibi milyonlarca insan vardır. İçin için Türkçü olan. Ulaşamadığımız, kendi haline bıraktığımız. İşte bunun için diyorum ki: Çocuklarımıza Atsız Ata’nın öz fikirleriyle dolu şaheser kitaplarını okutturalım. İleride sallantıda kalmamaları için.

                                                                                                     TANRI TÜRKÜ KORUSUN


BUDA BENİM YAZIMDI KANDAŞ MOTUN!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2010, 01:10:56 »

İşte Motun bunun içindirki bu Otağın asli görevi olarak Atsızın fikirlerini Türk soylulara duyurmak olarak seçtik kandaşım.Başarabildiğimiz kadarını elimizden ne kadarı geliyorsa yapmaya çalışacağız,taki son ülkücüyüm diyene ulaşana kadar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Boran
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 26 Mayıs 2010, 01:13:40 »

 Ülkün kutlu olsun kandaşım.
   "Keşke" seninki gibi bir kuzenim olsa idi. Bu kadar geç kalmazdım. 35 yaşımda Atsız Ata'yı öğrendim.Size yetişmeye çalışacağım. Buradaki teşkilatçılığımızı sokaklarda da göstermeye devam edeceğiz. Türk topraklarındaki herkes Türk'ün üstünlüğünü hatırlayacak.
   Ne Mutlu Türk Doğana.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA-01
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 700



« Yanıtla #4 : 26 Mayıs 2010, 01:42:47 »

TÜRKÇÜLÜK fikriyatına bizim çocuklarımız gibi şanslı olmayanların geçişi zaten ancak sizin anlattığınız şekilde olur.Zira Ülkücüler de (Tabii ki yalnızca TÜRK soylu olanlardan bahsediyorum.) Atsız ATA' nın kitaplarını okumuş olanlar olmakla birlikte ruhu yakalayamamıştır.Bunun nedeni ocak kültüründe olan sizin söylediklerinizdir.Benimde babamla yaptığım tartışmalarda ayrılığımız Feyzullah ve ümmetçilik üstünedir.Eskiden ülkücü olduğumu asla inkar etmem ve bundan utanmam.Zira bulunduğum ortam ve çevrem ülkücü idi.Burada TÜRK soylu olmamdan kaynaklı  töremize bağlılık doğuştan ailemden gelen birşeydi.Hiçbir zaman devletime, askerime,polisime düşman değildim.Hep onların yanında idim.Yaptığım milliyetçilik yalnızca TÜRK kanı üzerineydi.Yalnız hep birşeyler eksikti.Söylenenler ile yapılanlar farklıydı.
Bu gün ortak şehitlerimiz olarak saygıyla andığımız,ruhlarının şad olmasını istediğimiz ülkücüler bu izlenen çizgiyi savunmuyordu.Onlar TÜRKÇÜ idi.Ülkü ocaklarının yaptığı şey yalnızca kendi düşüncelerine uygun kaynakları empoze etmektir.
Bugün eleştirdiğiniz AKP yönetim kadrosunu yetiştirenin Necip Fazıl KISAKÜREK olduğundan haberiniz var mı?Size bu kötülüğü yapan birinin kitapları nasıl size mükemmel diye yönlendiriliyor.Yada daha doğru bir ifade ile diğer yönü niye gösterilmiyor.Sizce burada bir sorun yok mu? Hergün ölen TÜRK soylu şehitlerimiz için yaptığınız yalnızca kardeşlik çağrıları olduğunun farkında mısınız? Bu kardeşliğe karşı yalnızca TÜRK' ten gayrı herşey yüceltiliyor.Aynaya baktığınızda eğer sorumlu bir TÜRK iseniz şu an bulunduğumuz durumdan nasıl kurtulacağımızı düşünüyorsunuz?Ne olduğu belirsiz tamamen TÜRKLÜĞÜN dışında herşeye hitap eden uyduruktan siyaset ile mi?Başbuğumuz ATATÜRK sizlerin böyle mi olmasını isterdi?Onun yok ettiği Kürt saitler size hiç mi örnek değil?
 Şu an aklıma gelen ve devam etsem sayfaların yetmeyeceği sorular hakkında verecek hiçbir mantıklı cevabınız yoktur.
 En basit düşünce ile bile şu an içinde bulunduğumuz durumu anlarsınız.Verilmedik hiçbirşeyimiz kalmadı ve bunun tek nedeni ırkımıza;TÜRKLÜĞÜMÜZE yüz çevirmemizdir.Törenize dönmeli,tarihinizi bilmelisiniz.Bizim mücadelemiz sizin peşinizde koştuklarınız değil yalnız TÜRK'lüğümüz üstüne olmalıdır.Bu birkaç cümle ile bile zaten beyninizde sorular oluşmuyorsa; sizin TÜRK' lüğünüz yok olmuş demektir.Bizler bu vatanı devam ettirecekler; sizler ise felaketini hızlandıracaklar olarak tarihte yerinizi alırsınız.Kanınıza layık olmak adına yan yana  olmak dileğiyle.TÜRK TÜRK'Ü KORUSUN!


.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Uraltu
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 589



« Yanıtla #5 : 29 Mayıs 2010, 20:20:06 »

Hüseyin Nihal Atsız’ı yirmi üç yaşında iken askerde tanıdım. O’nu tanımadan önce, çok iyi derecede Türkeşçi idim. Fakat O camia beni asla sevmedi. Aralarına sokmadılar. Benim o zamanlardaki Türkçü fikirlerim adamlara ters gelirdi.

camia bizleri sevmez kam kürt değiliz ya o yüzden.Namaz kılmakta olan bir Kürde hayran hayran bakmadığımız için ve sersemce bi yüz ifadesi ile alık alık sırıtıp kardeşim benim demediğimiz için.
O camia şimdi iyice nurlandı Kam her yerlerinden nur akıyor kıçlarından bile oluk oluk Tanrı nuru boşalıyor diye inandırmışlar kendilerini boş zamanlarda kabe'den zemzem suyu getirip 10 kilosunu 80 ytl ye satanı bile var buralarda görsen bir kafa atıp ağzını burnunu yere akıtasın gelir tipsiz piçin.O camia varya o camia  gülencilerle çok iyiler benden ve fikriyatımdan tırsıyolar inandırılmış zavallıları bile 20 dakikada uçuşa geçiriyoz ya adamlarınıda benden uzak tutmaya çalışıyorlar.Ama nereye kadar dayanabilirler ki hah!
Saygıda kusur etmiyolar ama içlerinden bileniyor ibneler.malmıyım anlamayım bunu Tamuluk herifler.Cahil ve dalalet beyinli adamlar iyiki biz Türkçüler varız yoksa yazık olacaktı Türklüğe.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
sergede
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 30



« Yanıtla #6 : 14 Haziran 2010, 18:27:41 »

Ülkü ocaklarında niçin ATSIZ ATA tanınmıyor. Bana göre 2 sebebi var. Ülkü ocakları kürt laz cerkez pomak ayrımı yapmaz. Ayrıca bunları Türk soylululardan daha cabuk yükseltir. Bunun sebebini soyle acıklarlar; bunlar kaybedilebilir ama Türk soylular nasılsa devletine milletine zarar vermez. Bu ülkücülerin biraz kafası calıssa, az biraz da tarih bilseler, bunların kazanılmasının olamayacagını gorurler. Sırf o yuzden Türkçüler için ülkü ocakları artık vasfını yitirmiş bir kurumdur. Bir Türk bir etnisiteye asla itaat etmez! Yeter ki Türk oldugunun bilincine varsın. Diger bir sebebi asırı ummetci olmalarından dolayıdır.


İmla kurallarına uyalım. Bu kadar hata yapılmaz!

Türkçe, Türk'çe yazılır!  Şad
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı Türk'e yar olsun Turan eller var olsun(Bozkurt soylu derler bana çetin bakarım!!!)
Börü Kağan
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 507


Ben, Selim Pusat!..


« Yanıtla #7 : 14 Haziran 2010, 18:46:34 »

İlk baştan düşünürdüm, ulan bu Hitler'e, Mussolini'ye, Japonlar'a bu kadar atıp tutuyorlar ama adamlar durup dururken mi delirmiş diye. Araştırdım, Hitler'den önce Almanlar'ın tüm iş kollarını kaptırdıklarını, İtalyanlar'ın Avrupa'da ciddiye alınmadığını ve dışlandığını, Japonlar'ın ABD'nin uzakdoğu hamleleri yüzünden yaşam alanı bulamadığını gördüm. Sonra geçtim ansiklopedinin T harfi bölümüne, Türkler'e. Türkler'in her zaman bağımsız devletler halinde yaşadığını gördüm, Atatürk'ü, Mete Han'ı, Fatih Sultan'ı, Kutluk Kağan'ı gördüm. Sonra dışarı çıktım, Türkler'in işsiz kaldığını gördüm, PKK'nın her gün kürdistan dedikleri bir yerden Türk ordusunu atmaya çalıştıklarını gördüm, sonra da Osman Pamukoğlu'nu... Düşündüm, bu mihver devletleri bir yere kadar haklılar da, bizim ne onların düşmanlarıyla işimiz var, ne onlarla. Türkler'de böyle bir oluşum yok mu dedim. Sonra MHP ile tanıştım. Milliyetçilerdi ve ben sonunda kendi kimliğimi bulduğumu düşündüm, fakat bir süre sonra derin görüş ayrılıkları oluşmaya başladı. Ben kendi kafamda Tanrı inancını sorgulayabilirken onlar önce Kuran sonra Turan diyorlardı, önderleri Türklük ve İslamiyet'in ayrılmaz bir bütün olduğunu söylüyordu. Ben ise kimsenin inancına karışmama yanlısıydım, yani laiktim. Ben Türklük'ten bahsederken onlar ya allah bismillah diye slogan atıyorlardı. Araştırdım, MHP'nin bir kongresinde bir kişinin, ardında takipçileriyle zorla dışarı çıkarıldığını öğrendim, bu adamı niye dışarı atmışlardı dedim kendi kendime. Sonradan anladım ki  benim gibi düşündüğü için onu dışlamışlardı! Sonra Ziya Gökalp'i de gördüm. Gözlerimi kaldırdım en sonunda, artık dünyaya bir Bozkurt olarak bakıyordum.. Benim hikayem de budur ağabeylerim ve ablalarım. Doğru yola gelmek isteyen araştırırsa mutlaka yolunu bulur bence. Bilgi kaynakları ve tarih herkesin elinin altında artık.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;

Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
AY_hanım
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 14 Haziran 2010, 19:43:16 »

Atsız Beg ile 13 yaşında ortaokul 2. sınfa giderken tanıştım. Türkçe öğretmenimiz herkesin bir kitap okumasını ve onun özetini çıkartmasını istemişti. Kütüphaneye gittiğimde öğretmenimle karşılaştım, neden geldiğimi sorduğunda bir kitap seçip özetini çıkartmamızı istemiştiniz demiştim. O günü hiç unutmuyorum beynime öyle bir kazınmıştırki unutmam mümkün olmaz. Bana bekle dedi ve bir kitap verdi senden bunu okumanı istiyorum, bunu oku ve özetini çıkart dedi. Kitabın ismi "BOZKUTRTLAR DİRİLİYOR" idi. Kitaba önce şöyle bir baktım sonra kendi kendime ne kadar saçma bir kitap verdi bana başka bulamadımı dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Eve gelince önce ders amaçlı okumaya başladığım kitap bir anda gözümde büyüdü, satırları okudukça damarlarımdaki kanın daha hızlı aktığını, içimde bir kıpırdanma olduğunu keşfettim. Ben o kitabı 1 gecede bitirdim. Ertesi gün okula gittiğimde öğretmenime ilk sorduğum bunu neden bana verdiniz sorusu oldu. Oda Türk doğanlar kendilerini her yerde belli eder onun için senin Atsız Beg'le tanışmanı istedim dedi.

Benim Atsız Beg'le tanışmam böyle olmuştur daha sonra sürekli kütüphaneye gidip onun yazdığı kitapları, onun hayatını araştırmaya başladım ve öğretmenimle sürekli tartışmalar içine girdim bilmediklerimi öğrendim, onun sayesinde ülkü ocaklarıyla tanıştım. 14 yaşında ülkü ocağına gitmeye başladığımda kendimi çok başka bir dünya içinde bulmuştum; ama daha sonra ocakların da benim düşüncelerime tam olarak uymadığını anladığım zaman ne yapmam gerektiğinin kararını vermiş oldum. Gülümseme Asenalar yetiştirmeliydim, Atsız Beg'in düşüncelerini öğretmeliydim, Türkçülüğü, Türklüğü, Irklarını, Soylarını, Kanlarının nerden geldiğini öğretmeliydim. Ve bunu yaptımda hemde ülkü ocaklarının içinde, taaa kiiii benim ülkücülükten çok Türkçülüğü aşıladığımı anlayıp beni attıkları güne kadar büyük bir güçle, yılmadan, yorulmadan bir sürü asena yetiştirdim. Bundan da gurur duyuyorum, kesinlikle pişmanlığım olmadı.

Hayatımın daha sonraki yıllarında -ki bu yılların bazılarını hatırlamak istemem- Sürekli Türk Ulusunun, Türk Irkının, Türk Soyunun önemini anlatmakla geçti, halada bunu yapmaya çalışıyorum, araştırmalarım, Anayurda gidip orda gördüğüm Irkdaşlarımın yaşam tarzları, inançları, törelerini anlatmakla, onların da bizimle aynı duyguları paylaştığını, isteklerinin TURAN olduğunu, bunun için de bizimle ortak bir üleşte buluşmayı amaçladıklarını her zaman dile getirmişlikle devam etmekte.

Benim için önemli olan Kanım, Soyum ve Irkdaşlarımdır. Kimileri bu düşüncelerimden dolayı bana faşist, kafatasçı, soycu sıfatlarını yakıştırıyor. Ama bu sıfatlardan asla gocunmadım ve bu saldırılardan da asla yılmadım ve kimsede yıldıramaz.

Cahil, aptal, kardeşçi ve ümmetçi ülkücü olacağıma; kafatasçı, soycu Türkçü olmayı tercih ederim.

Tengri Türkü Korusun... TÜRK zaten YÜCE'dir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
kurtboga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 19


« Yanıtla #9 : 14 Haziran 2010, 21:49:03 »

Ne güzel. Demek ki kader ortağıyız. Ben o zamanlar Harp Okulu'ndaydım. THTF'ye gidip geliyordum. Başkan Ufuk Şehri'yle tanıştım. Kendisi çok muhterem biriydi. Bana Ülkü Ocakları ile ilgilen dedi. Ocak başkanı Nihat Çetinkaya ile tanıştım. Hem U. Şehri hem o, Türkçü Turancı biriydi. Tanıdığım bütün Ülkücüler de Türkçü Turancıydı. O arada Vefa Lisesi'nde okuyan F. Öztoprak'la tanıştım. Eminönü Genç Ülkücüler Teşkilatı'nı kurmuşlardı. Aydın Esi, o gün gelmemişti. N. Atsız, Ülkü Ocakları'ndan gençler istemişti. N. Çetinkaya, Eminönü Genç Ülkücülerin başkanı Abdullah Selçuk'a söylemiş. Aydın Esi, o gün gelmediğinden beni onun yerine dahil ettiler. Atsız Hoca'yı evinde ziyaret ettik. Daha fazlasına giremem.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.183 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.018s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.