Türk Romanında Sadeleştirme Sorunu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Ağustos 2020, 06:59:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Romanında Sadeleştirme Sorunu  (Okunma Sayısı 1860 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 30 Haziran 2012, 19:13:16 »

TÜRK ROMANINDA SADELEŞTİRME SORUNU

Tanzimat’tan bugüne Türk romanı; hem bir bütün olarak ele alınması gereken hem de konularına ve yazıldığı döneme göre ayrı ayrı incelenmesi gereken büyük bir sahadır. İlk roman örneklerinden bugünlere Türk romanı hem büyük gelişmeler gösterdi hem de var olanı tekrar etmekten bir adım öteye gidemedi. Gerçek şu ki, yetmişlerin son yıllarından itibaren klasikleşmeye aday herhangi bir Türk romanı ortaya çıkamadı. Bunda Murat Bardakçı’nın sürekli tekrarladığı gibi 1980 Askeri darbesinin yarattığı kültürsüz ve gayri siyasi neslin büyük bir etkisinin olduğu çok açıktır. Seksenden sonra iyi roman okuyucusu yetişmediği gibi iyi roman yazarı da yetişmedi. Bir iki istisna haricinde çıkar kaygısı gütmeden roman yazan kimse kalmadı.
Bugünün roman yazarları evlerinde televizyonun olmadığını büyük bir marifetmiş gibi anlatıp, üzerine televizyon dizilerinden ürettikleri romanları piyasaya sürünce gülünç duruma düşüyorlar. Popüler dedikodulardan iki duvar arası sözlerden tarihi roman konusu çıkartmayı marifet zannediyorlar. Tarihi romanda gerçeklik oranının azlığı ve çokluğu başlı başına bir sorundur lâkin, bu makalenin konusu Türk edebiyatının klasikleşmiş romanlarının sadeleştirme adına katledilmesidir.
Türk klasikleri, bandrol taşıma zorunluluğunun olmaması yani telif hakkı kalmaması nedeniyle uzman olmayan kişiler elinde “yayına hazırlayan” yahut “sadeleştiren” adıyla katlediliyor. Aynı kitabın farklı cümleler içeren ve neredeyse birbirinden farklı hale gelmiş türlerinin piyasada olması, okuyucunun bu tür romanları alırken ince eleyip sık dokumasını zorunlu hale getiriyor.
Bir iki örnek ile bu iddiamı pekiştirmek isterim:
Elimde bazı romanların iki farklı yayınevinden çıkmış baskıları mevcut… Bu iki yayınevi baskılarının ilk cümlelerini buraya yazarsam aradaki farkları algılamak dala kolay olacaktır.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat – Şemsettin Sami
1-   Aksaray’da ufacık oda. Tantanalı değil, lâkin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn-ü ânın harabeleri nümayan, elli elli beş yaşlarında bir kadın, minder üstünde oturup bir şeyler dikiyor idi.
2-   Aksaray’da gösterişten uzak, küçük fakat pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde alımlı bir güzelliğin göründüğü elli – elli beş yaşlarında bir kadın minder üstüne oturmuş bir şey dikiyordu.

İntibah – Namık Kemal
1-   Bahar zamanı, bu yaşlı dünyanın gençlik devri döneminin sabahıdır. Bahar gelince, toprağın her yeri baştan başa taptaze olur, “Yahtilar-ı bade mevtiha” sırrı ortaya çıkar.”
2-   Bahar günleri bu köhne dünyanın gençliğinin mutluluk sabahıdır ki bahar gelince toprağın her tarafı baştan aşağı tazelenerek “yuhyil arza bade mevtihe” sırrı ortaya çıkar.


Görüldüğü gibi, sanki farklı yazarların elinden çıkmış veya aynı yazar aynı romanı birkaç kere yazmış gibi görünen bu paragraflarda yazarın özgün dilinden eser kalmamış. Günümüz gençliğinin klasik romanları rahatlıkla okuyabilmesinin temel şartı elli kelime ile Türkçe konuşmayı bırakıp, her olguya her duyguya “şey” demekten vazgeçip kelime haznelerini geliştirmeleridir. Elbette bunun için nitelikli edebiyat öğretmenleri gerekiyor.
Ayrıca romanların özgün dili kesinlikle bozulmamalı; günümüzde kullanılmayan sözcüklerin anlamları dipnot şeklinde verilerek hem roman korunmalı hem de genç neslin kelime haznelerine ufak da olsa ekleme yapılmalıdır.

KAĞAN BAHADIR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 01 Temmuz 2012, 22:14:57 »

Kalemine sağlık kandaşım. Bizlere söyleyecek söz bırakmamışsın her zamanki gibi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.193 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.