Türk Gençliği Üzerine Düşünceler -3- : Milli Ülkü ve Kişisel Gelişim
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ocak 2020, 12:31:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Gençliği Üzerine Düşünceler -3- : Milli Ülkü ve Kişisel Gelişim  (Okunma Sayısı 1493 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çakın Beğ
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 18



« : 28 Eylül 2011, 22:18:34 »

Türk Gençliği Üzerine Düşünceler -3- : Milli Ülkü ve Kişisel Gelişim

   Kişioğluna Tanrıdan verilmiş yüce bir ihsan vardır ki, insanlık halihazırdaki teknolojik ve ahlaki seviyeye onun sayesinde ulaşabilmiştir. Bu lütuf kimileri tarafından düşünebilme veya sorguyabilme yeteneği kimileri tarafından ise zeka olarak adlandırıla gelmiştir. Bu lütfu adlandırmanın yanlış olacağı görüşündeyim. Çünkü yukarıda belirttiğim kavramlar iyi ve güzel olanı bulmak içindir. Oysa ki bahsettiğim bu armağan ile kişioğlu güzellikler inşa ettiği kadar, zulümler yapmıştır. Zalimlere ruh hastası, mucitlere zeki/dahi denilmektedir. Bu sebeple -en azından insan algısında- zekadan veya düşünme yeteneğinden ayrı birşeydir bahsettiğim armağan. Bu armağan şer veya hayır doğursun insanı teknik ve ahlak olarak bir üste taşıyabilen yetenektir. Romanın ahlaksızlıkta yeniliklere imza atmasında, Türklerin binicilik ve okçulukta sürekli gelişmesinde, bir insanın iyilikte ve kötülükte zamanla bir üst boyuta çıkması, yeni işkence yöntemlerinin geliştirilmesi, arabanın ve uçağın bu yeteneğin eseridir. Bir örnek ile daha net açıklarsam, yürümeyi öğrenen bir insan koşmaya çalışacaktır ama koşmayan kişi yürümekte de gerileyecek ve hareketsiz kalacaktır, sonsuz hareketsizlik ise ölümle sonuçlanacaktır. İşte asıl bu özelliklik yani iyilik ve kötülükte sınır tanımamak insan ile tabiatı ayıran özelliktir.

   Bu sınırsız hedeflere ulaşmak, kişioğluna hedefe nasıl ulaşabileceği sorusunu düşündürmüştür. Milli kültürü hazmetmiş bilgeler/kahramanlar/liderler tarafından hedefler uyruğa gösterilmiş ve yöntemler açıklanmıştır. Böylece ilk ilkel “Milli Ülküler” ortaya çıkmıştır. Milli ülküler için çabayalanlar, bir çiçeğe su vermek misali, ülküleri can ve kanlarıyla sulamış, yeşertmişlerdir. Zaman böylece Milli ülküleri olgunlaştırmıştır. Her nesil atalarının yaptıkları ile ülkücü bir adım ileri götürmeye çalışmış ve ülkülerin eksiklerini kapamışlardır. Nitekim, temelden çürük olan düşüncelere ne kadar destek de sağlasanız bir gün çökeceği muhakkaktır. Temelde sağlam olan ülküler ise, toz ve toprağa bulansa da, üzerinden atlar, tanklar geçsede, yağılar unutulsun diye yeti kat derine gömselerde gerçek sahipleri tarafından bulunur. İşte bu geri dönüş ile ülkücüler, her biri yağız savaşçılar olarak ülküyü hak ettiği yere taşıyacaktır.

   Dünya üzerinde çeşitli milli ülküler vardır. Siyonizm, neo-nazizim, megali-idea bunlardan bir kaçıdır. Ama hiçbir milli ülkü Türk Ülküsü kadar safhane, temiz, haklı olamaz.  Bizim toprağımızı kendine başkent seçen yunanlar haklı bir davaya sahip değildir. Siyonizm, nazizim gibi başka ırkların varlığını kabul etmeye bile tenezzül etmeyen ülküler haklı olamaz. Bütün dünyaya kendi gevşek kültürünü egemen kılmaya çalışan arapların ülküsü çürüktür. İnsanlardan, bitkiler gibi yaşamalarını ve paralarını/petrollerini askerlerine teslim etmelerini rica(!) eden Amerika, bu dava ile insanlığın felaketini hazırlamakta. Peki bu yamyam tüm fikirler arasında Türklük Ülküsü, Türkçülük davası yeterince insani değil midir? Biz kaşar peyniri ve motorlara tapmadık. Hızırlık yapmadık, cinayetler işlemedik, tecavüz etmedik. Yüce Tanrıdan bizi ırkdaşlarımız ile birleştirmesini diledik, bu yolda savaştık.

   Milli ülküler şanlı birer tuğdur. Bu tuğ dünya üzerinde onu yükseltebilecek son kişi ve son kale de düşene kadar cenk edecektir. Türk milleti ülküsüne sahip çıkacak canerlerini yetiştirmek zorundadır. Dünya genelinde sadece bizi değil tüm milletlerin çocuklarını uyuşturma operasyonları vardır. Bu keşmekeş bizim lehimizedir. Koskoca Avrasyada Türkleri bir kenera bırakırsak milleti için varını yoğunu ortaya koyabilecek kaç kişi vardır. Belki hiçe yakındır. Bu demektir ki, profesyönel ordu dağıldığı anda bu devletler çökecektir. Paralı askerleri ise yıldırmak çok kolaydır. Halihazırdaki durum bize “Turan'a, Kızılelmaya git ey Türk milleti demektedir”.  Gençlerimize ülkümüzü, yolumuzu, mücadelemizi haklı sebepleriyle birlikte anlatmalıyız. Çünkü Türkçülük davası basit bir romantizimden doğmuş iç gıdıklanması değildir. Türk ülküsü, coşkunun, heyecanın aksiyon ile birleştiği, arz genelinde birkaç kez gerçekleşmiş olan, haklı sebepleri akla ve kalbe uyan bir tarihi bir görev bir hakikattır.  Bu sebepleri anlatabilecek yetkinlikte aileler yetiştirildiğinde onların çocukları da Türkçü olacaktır.

   Türkçülüğün sorumlulukları ağırdır. Gençler milli ülkü ile büyürken bunun farkına varacaktır. Böylece genç yaşlardan itibaren kendilerini geliştirmeye başlayacak, vakit kaybetmeyecektir. Böylece gençler hem bilgi ve maneviyat olarak hem de beden ve teknoloji olarak gelişecektir. Bu sayede atılgan ve donanımlı çeriler yetiştirmiş olacağız. Unutmamak lazım, Türk milleti yekun olarak bir ordudur. Güvenlik güçleri dahi yenilse, ordumuz siyaseten dağıtılsa, yağı vatanı zapt etmek için mahalle mahalle, semt semt ve hatta sokak sokak dolaşarak her bir Türk'ü öldürmek zorundadır. Yoksa bir gece ansızın bu millet şahlanabilir.

   Türk genci, sen Türkçülük ülküsünün çelik kollu, yıkılmaz iradeli, tükenmez imanlı adsız neferisin. Bu şerefi sana bahşettiği için Tanrıya teşekkür et. Kendini milletinin önünde hakir bir hademe, düşmanların ve hainler karşısında ulu bir savaşçı gör. Bilginle dostlarını doğrult, düşmanlarını yamult. Yağı ülkünü yedi kat yere hapsetse, sen yine bir bozkurtcasına zincirlerini kıracak ve özgürlük tuğunu kaldıracaksın. Benim ve seni sevenlerin ümitlerini boş çıkarma, unutma ki bu ulvi görevi yerine getirmediğinde, millet karşısında hesap vereceksin, o güne iyi hazırlan. Tanrı yardımcın olsun ey Türkoğlu Türk.

Çakın Beğ
28 Dokuzunçay 2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.061 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.