Töreden ayrılan oba!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 03 Nisan 2020, 19:43:49


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Töreden ayrılan oba!  (Okunma Sayısı 1348 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Darıtay
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 806


Demir gibi sert, Atsız gibi mert!


« : 19 Temmuz 2012, 01:40:07 »

Güneş tepedeydi, Büyük dağların ortasında bulutları yararak düşüyordu obamıza kızgın güneşin sıcağı. İlimizin en bilge Kam'ına ulak yolladık, çağırdık bilgeyi obaya. Bilge ejder çağında geldi yanımıza, ikramlarda bulunduk, aç karnını doyurduk, adını sorduk. Adını demedi, Ak Kam değin bana dedi.

Üç tan ağardıkdan, dört gün battıkdan sonra bunumuzu söyledik;

Ey Kam güneş yakıyor bizi,
Bu yüzden çağırdık sizi.

Kam çözüm sundu, sözlerini sıraladı ardı sıra;

Tanrı size eti bol vermiş,
Bunu bilen kişi oğulları büğü etmiş.
Yurdunuza bu kişiler göz dikmiş,
Göçme çağınız artık gelmiş!
Beni dinlemelisiniz,
Buradan çabuk gitmelisiniz!


Kam karşı tepenin ardında yok oldu. Kim varsa topladık ateşin etrafına, En yaşlımız söz aldı bu kişi ak sakallı idi, dokuz akına katılmış, ikisinde göğün yarısından inmiş idi. Kulak kesildik sözüne;

Erler, katunlar, al yanaklı gül yüzlü kızlar, deli kanlı oğlanlar, bozun çadırları varalım yolumuza, oturalım yeni yurdumuza...

Biri karşı geldi ak sakala, şunları söyledi kalabalığa;

Göçeceksek acunda her yana,
Danışalım bir de Kara Kam'a!

Kimseden ses çıkmadı, Kara Kam demiş idi delinin biri! 

Ulak çağırıldı, pusatlandırıldı, yola salındı. Ulak bozkırda her yana vardı ama Kam bulamadı. Kara kamlar çok yamandı, bulsa bile sağ kalmazdı. Erlik Han'ın elçisiydi Kara kamlar, ulak yaman ise tamuya konacakdı. Bir çağ geçtikden sonra tepenin üstünde bir mağara gördü, daldı içeri ulak. İçeride değişik kokular vardı, daha önce almadığı kokulardı bunlar.

Kara kamı bulmuştu, Olanları anlattı. Obaya doğru yola çıktılar ikisi.

Obaya vardıklarında halkın hasta olduğunu, yaşlıların hastalıkla boğuşup uçtuğunu gördüler. Tören yapılıyordu ölenler için. Obanın ak sakalıda vardı uçanların arasında. Uçanlar gömüldü, tinlerine algış tuttular, göğe uğurladılar. Beş gün yas oldu. Beş günün sonunda kama sordular;

Ey kam, büğü gelmiş üstümüze,
Son verirmisin şu çilemize?

Kam çözüm sundu,

Evet büğü gelmiş obanıza,
Pusatları bırakın, uykuya dalın.
Bozacağım büğünüzü ama,
Bir daha pusatlanmayın!

Kam büğüyü kaldırdım demiş ama bu büğü değilmiş. Bu çağda güneşin yakması doğalmış. Orada halkı kandırmış. Mağarasına varmış.

Bir çağ daha geçmiş, oba halkı töresini bırakmış. Ekin ekmeği azaltmışlar hayvanları kırlara salmışlar, bütün gün yatıp uyumuşlar. Töresi yatmak, uyumak olmuş.

Kara Kam, Çin iline haber salmış, obayı anlatmış. Çin kağanı ordu toplatmış yola koyulup obaya varmış. Ulak Çinlileri görmüş ve Kamın mağarasının neden değişik koktuğunu anlamış. O koku Çinli katunların kokusuymuş! Halkı uyarmak istemiş ama töreyi unutan, pusatı bırakan, yan gelip yatan, uyuyup özünü unutan halk uyanamamış. Soysuz Çinliler obayı dağıtmış, sağ kalanları tutsak almış.

Türk eli hep böyle dağılmış!

Uyumakda inat eden mankurtların Tanrı cezasını versin!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Tarihin olağanüstü ve şahane işi,
Kür Şad'ın, Kül Tegin'in, Çağrı Beğ'in ok çekişi..."

Hüseyin Nihâl Atsız
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.133 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.039s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.