Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRK TARİHİ ve EDEBİYATI => Türkçülerden Öykü ve Makaleler => Konuyu başlatan: Dodurga-Avşar-Eymür üzerinde 15 Ekim 2010, 13:42:24



Konu Başlığı: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Dodurga-Avşar-Eymür üzerinde 15 Ekim 2010, 13:42:24
Günümüzde ülkemizde soyculuğa karşı bir karşı duruş var. Neredeyse bütün medya araçlarında Irkçılık lanetlenmekte, hatta bir çok kimse karşısındakine “barbarca, vahşice davranma” anlamında  “ırkçılık yapma” demektedir. Irkçı olduğunu açıklayanlar ise katil ruhlu, vahşi insan muamelesi görmektedir. Irkçılık, her zaman bize yabancı olmuş barbar bir akım gibi gösterilmektedir.

Peki acaba ırkçılık hakikaten bize her zaman uzak olmuş yabancı bir düşünce midir? Bu düşünceye kapılanlar yabancı özentisi midirler?

Bunu anlayabilmek için bu düşünceyi ortaya koyanların tezlerine bir göz atalım. Bakın günümüzde halkın en çok baş vurduğu internet ansiklopedilerinden birinde Türkçülük maddesi için ne yazıyor? “Rusya'da 1905 Devrimi'nden önceki günlerde Azerbaycan Türkü ve Tataristan Türkleri aydınları tarafından ortaya atılmış, 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Osmanlı İmparatorluğunda geniş yankı bulmuştur.” Buradan Türkçülüğün 1905 yılında bir gurup Azerbaycan ve Tatar Türkü tarafından icad edilmiş (!) bir şey olduğunu öğreniyoruz. Toplumumuzdaki bir çok kişi de malesef bu görüşte. Türkçülüğü Atatürkle başlatan, Nihal Atsızla başlatan, Ziya Gökalp’le başlatanlar da var. Bu kişilerin hizmetleri tartışılmaz ama peki onlardan eskisi yok mu?

Daha eskisi yok mu, anlamak için gelin biraz gerilere, 700lü yıllarda yazılmış Orhun Yazıtlarına dönelim. Bakınız orada ne diyor: “Türk Oğuz beyleri, millet işitin! Üsten gök basmasa alttan yer delinmese, Türk milleti, ilini töreni kim bozabilir?”

Türk milletinin asaletini, gücünü öven bu sözler Türkçü birinden çıkmamıştırda ümmetçi, komünist, hümanist bir kişiden mi çıkmıştır? Sadece bu söze bakmak dahi iddiaların ne denli gülünç olduğunu göstermiyor mu?

Şimdi bir soru daha akıllara gelebilir. Türkçülüğün çok eski bir ideoloji olduğunu kabul edebiliriz fakat bu, bu görüşün halkımızın kalbine nakşolunduğunu geniş kitleler tarafından adı bilinmeden kabul edildiğini gösterir mi? Irkçılık her zaman Tonyukuk, Bilge Kaan gibi yönetici elitler arasında kalmış bir akım olamaz mı?

Dünya üzerinde hakikaten sadece yöneticiler tarafından kabul olunan görüşler vardır. Mesela Suriye’de ve Saddam dönemi Irak’ında halkın mezhebiyle yöneticilerin mezhepleri aynı değildi. Acaba ırkçılık da bu tarz bir görüş olarak kalmış olabilir mi? Şayet öyle ise en başta söylediğimiz Türkçülüğün gerçekten etkin olma tarihinin çok yeni gösterilmesi doğru olabilirdi.

Peki soyculuğun halka inip inmediğini anlamak için ne yapacağız? Bunu anlamanın en doğru yollu toplumun ortak bilinç altı olduğu düşünülen atasözlerimize ve deyimlerimize bakmaktır.

Şu atasözü size tanıdık geldi mi?
“ Ayıdan post moskoftan dost olmaz.”

Ya da şu deyime bir bakalım:
“Ne Şamın şekeri ne arabın yüzü”

Peki biz Türkler, kargaşa içinde olan bir yer için ne deriz?

“Çingen çalıyor, Kürt oynuyor”

Bu sözler bunlarla da sınırlı değil.
“Çingeneye beylik vermişler; önce babasını asmış”
“Kürt’ten olsa evliya sokma avluya” ve daha niceleri.
 
Peki madem soyculuğa bu denli yakınız Türkçülüğe karşı bu düşmanlığın nedeni nedir? Bunu anlamak için ırkçılığa tepkinin geçmişine bakmak yararlı olur. İkinci dünya savaşı yıllarında ırkçılık Avrupa’da tavana vurmuştu. Bir taraftan Führer (Fürer) denilen Hitler bir taraftan Duce (Duçe) denilen Musolini Avrupa’da ırk üstünlüğü teorilerini destekleyen liderlerdi. Daha sonra bunlara Katana Planı ile dünyayı ele geçirmeye çalışan Japonya da katılacaktı. Bu yıllarda ülkemizde de ırkçılığa hoşgörüyle bakılmaktaydı. Azınıklara karşı alınan Varlık Vergisi işte bu tarihlere rastlar.

Savaşın sonucu büyük ırkçı devletlerin aleyhine dönünce; durum tamamen değişti. Belli bir ırkı olmayan Amerika’nın ırkçı düşmanlarını bertaraf etmesiyle soyculuk düşmanlığı para etmeye başladı. Bunun ülkemizdeki etkisi ise Türkçülüğün ayıp bir şey olduğu inancının yaygınlaştırılması ve büyük Türkçülerin tutuklanmasıydı. Daha sonra Amerika’nın yoğun ırkçılık karşıtı kampanyalarıyla bu günlere geldik. Yoksa at yetiştiricisi olduklarından dolayı soy ıslahını iyi bilen Türkler’in geleneksel olarak Türkçülük düşmanı olmasının akılla bağdaşan tarafının olmadığı açıktır.

Dodurga-Avşar-Eymür



Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: KURTKAN üzerinde 15 Ekim 2010, 14:58:27
İslam dininin ırkçılığa karşı çıkıp ümmetçiliği aşılaması ve dahası ırkçılığı günah saymasınında etkisi büyüktür.Oysa ki ümmetçiliğin düpedüz arap milliyetçiliği olduğu bu kadar aşikarken. MHP'ninde milliyetçilik adını taşıyan bir parti olmasına rağmen ümmetçiliği savunmasıda çok ilginçtir. Arabın dilinin bile kutsal sayıldığı bu dönem ne yazıkki yavaş yavaş araplaştırmaktadır toplumumuzu.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Dodurga-Avşar-Eymür üzerinde 15 Ekim 2010, 15:03:30
İslam dininin ırkçılığa karşı çıkıp ümmetçiliği aşılaması ve dahası ırkçılığı günah saymasınında etkisi büyüktür.Oysa ki ümmetçiliğin düpedüz arap milliyetçiliği olduğu bu kadar aşikarken. MHP'ninde milliyetçilik adını taşıyan bir parti olmasına rağmen ümmetçiliği savunmasıda çok ilginçtir. Arabın dilinin bile kutsal sayıldığı bu dönem ne yazıkki yavaş yavaş araplaştırmaktadır toplumumuzu.
Evet, kardeşim. ümmetçilik yapanlar Arap dilini ve adetlerini kutsallaştırarak gizli Arap Milliyetçiliği yapmaktadırlar.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: TürkcüKasirga üzerinde 15 Ekim 2010, 15:18:47
Gecmiste ve günümüzde yasadigimiz bircok olumsuzlugu acikliga kavusturacak nitelikte öneme haiz bir konu, etraflica "nedenleri" tartisilip her yönü ile irdelenmeli.

Bence irkcilik boyutuna varan atasözlerine ragmen, Orkun anitlarinda Türk Milliyetciligi buram buram islenmesine ragmen bugün milletimizin "irkciliga=kavmiyetcilige" kötü gözle bakmasinin nedenini Yunus Emrelerde, Haci Bektasi Velilerde, Mevlanalarda aramak lazimdir. Nitekim; "yaradilani severiz yaradandan ötürü" , "her ne olursan ol yine de gel", "72 bucuk millete ayni gözle bakmayan bizden degildir" gibi söylemlerle asirlardir Türk milletinin milli refleksleri tarumar edilmistir, bilinc altina bunlar naksedilmistir. Yüce irkimiz, yine bizden olan (Mevlana haric) sayip sevdikleri saygin kisiler tarafindan mankurtlastirilmistir. Türklük bilincinden uzaklastirilmistir.  

Devlet eliyle (Osmanli, Selcuklu örnegi) sistematik olarak milli duygular törpülenip yok edilmeye calisilsa da bu bir yere kadar basariya ulasir, fakat milli suur kökünden yok edilemez. Isin icine kendinden bilip saydigi kisiler giriyorsa, birde bu kisilere ulvilik, sayginlik sifati yakistirilmis ise orda durum tehlikeli bir hal almaya baslar.



Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Dodurga-Avşar-Eymür üzerinde 15 Ekim 2010, 16:37:58
Musolini ırkçılığı bizim anladığımız ırkçılığın gerisinde eski romaya duyulan özlemi ön plana çıkaran biraz daha yumuşak bir ırkçılıktır. Almanya'da ise alınan Wannsee Kararları uyarınca Yahudilerin gaz odalarında yok edildiğini biliyoruz.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: İLTERİŞKAĞAN üzerinde 15 Ekim 2010, 21:05:10
Kayseri'de yaşayan biri olarak örnek vereyim: Şehir, dışarıdan nasıl görünüyor az çok bellidir. Özellikle son sekiz yılda ki başarısı(!) düşünüldüğünde.

Ancak yaşadığım mahallede kürtlere ait işyerlerinden alışveriş pek yapılmamaktadır. Kürt enikleri ilkokullarda bile dışlanmaktadır. Kız ailelerinin aradığı temel nokta, karşı ailenin kökenidir.

Bunlar Kayseri çerçevesinde düşünüldüğünde, Türk halkının ırkçı olduğu rahatça söylenebilir. Yter ki bu güzel duyguyu ateşleyecek bir kıvılcım olabilsin.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Börü Kağan üzerinde 15 Ekim 2010, 21:18:02
Balıkesir'de genellikle baskın bir ırkçılık yoktur aslında. Fakat Ege Denizi'ne yaklaştıkça durum değişir. Hepiniz Altınova'da ve Balıkesir'e çok yakın olan Bayramiç'te yaşanan olayları hatırlıyorsunuz. Burada da Kürtler var, ama içten içe bir ırkçılık var onlara karşı. Özellikle kendi okuluma bakmak istiyorum;

Bir Anadolu Lisesi'nde okuyorum. Okulumda oldukça fazla solcu ve Kürt var. Ancak bunlar bize bir şey yapmaya korkuyorlar. Her derste mutlaka onları sinir edecek bir şey yapıyorum. Stalin'in Türkler'e yaptıklarını Demokrasi dersinde anlattım. Öğretmen de bana destek oldu. Burada halk bilinçsizdir ancak bir kavga sırasında Atatürk'e, Türkler'e küfür etti derseniz bir anda olay linçe döner. Ama dediğim gibi, solcu da çok burada. O yüzden önümüzdeki yıllarda Balıkesir-Burhaniye'nin adını öğrenci olaylarıyla, kavgalarla duymaya hazırlanın bence, bu sadece bir gözlem... 


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: atilapars üzerinde 15 Ekim 2010, 21:32:57
Konuyu çok güzel özetlemişssiniz.Hepimizin dedeleri , nineleri Türklükleri'nin farkındaydı, saydığınız ata sözleri onlar için birşey ifade etmiyordu, ne olduysa menderes gibi, özal gibi kanıbozuklar çıktıktan sonra oldu, medya kendini ilah zannedip herşeyi idare etme hevesine kapıldıktan sonra bu tarz sözler sanki bizi ifade ediyormuş gibi halkın beynine kazındı.Lakin Atatürk'ün sözündeki gibi genlere yerleşmiş olan kolay çıkmıyor, bazı etkenler bunu tetikliyor ve yine özümüze dönüyoruz.Bu aralar çevremdeki bütün Türkler aynı fikirde gibi, aramızda çok küçük fikir ayrılıkları olsada hepimiz ırkçıyız.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: GökBörü üzerinde 15 Ekim 2010, 22:04:37
Tüm bilinçli Türkler Irkçı ama bunun adını kötüye çıkarılmış gibi düşünüyorlar. Nazi ırkçıydı... Bununla aynı düşünüyorlar...
İnsanların kafasında bilinen ırkçılık çok farklı bilseler ne olduğunu rahatca ifade edecekler... Her ortamda düşüncemi saklamıyorum... Söylemeliyiz ki bilsinler örnek olursak arkamızdan gelirler.

Esenlikler.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: ARPAD üzerinde 15 Ekim 2010, 22:29:29
Fasizm in özünde irkcilik yoktur italyan fasist düzen boyunca hicbir zaman irkci teori gerceklestirilmemistir, yahudi aleyhtarligi da söz konsu degildir fasist doktrin fasizme hizmet edenleri devletin tebasi olarak görüyordu, bu nedenle bir cok yahudi de karagömleklilere üye olmus fasizm in iktidaar gelmesinde destek vermislerdir.Hitler yükselise gecince ve italya üzerinde de baskisi artinca birkac göstermelik antisemitik kanunlar cikarilmistir hepsi bu kadar bu nendenle irkcilik derken fasizm i bu kategoriden ayri düsünmekte fayda var.

Konuya çok gerçekçi yaklaşmışsınız.Mussolini İtalyasında Irkçılıktan ziyade faşizm düşüncesi ile geriye dönük Roma İmparatorluğu gücünde bir atılım düşünülmüş;Hitler özentisi son derece başarısız toprak kazanımı çabaları olmuş ve Arnavutluk haricinde tüm cephelerde kaybetmiş,son derece başarısız bir rejim özentisi olmaktan öteye geçememiş ve savaş sonunda Mussolini çok kötü bir sonla hüsrana uğramıştır..Neticede İtalya faşizmi Irkçılıktan tamamen uzaktır.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Emrah Türkay üzerinde 28 Ekim 2010, 21:16:28
Annem sünni ve nurcu sempatizanıdır . Bana hep Allah hiç bi ırkı lüzümsuz yere yatarmaz ırkçılık yapma günaha girersin der. Ne zaman bir adamı kötülesem de derki o Türk değildir . Ben derim ki ama anne doğulu değil adam iç anadoludan . O da derki gene de Türk değildir çerkes filandır o . :D


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Bozkurt58 üzerinde 26 Eylül 2017, 20:16:51
Herkesin içinde bir nebze olsa dahi var. Ama ırkçılık nebzeyle yetinmek değildi. Kaldı ki, bütün milletimizin ırkçı olması bir hayaldir. Irkçılık kişilere bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. Peki o zaman Türkler ne mi yapacak? Herkes kanının farkında olsun, onu bozmasın yeter.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Çiğdem ATSIZALP üzerinde 26 Eylül 2017, 21:06:49
Kişinin kuvveti yahut acizliği kanındadır. Zayıfın yok olması normaldir. Milletimize ırkçı ruhu kazandırmak için mücadele vermemiz gereklidir. Ancak uluslararası zehirleyicileri yok etmeden başarılı olunamaz. Toplumsal yapı içinde ırkın devam ettirilmesi çok mühimdir. Manevi ve yaratıcı kuvvetlerin dağılması yani ırkın saflığını korumaktan vazgeçmeleri eski ruhlarının bütün görünümlerindeki birlikten vazgeçmeleri demektir. Türk milleti eğer ırk hususunun önemini öncelikli olarak görmezse yeniden gelişmesine imkân yoktur. Ateşle dolu bir tek kalp olmadan irade gösterilemez. İrade kuvvettir. Milli bağımsızlık fikri gayeye ulaşılmasına engel olanları yok etmeden mümkün olmaz. Karakteri yaradılış itibarı ile bozuk olan daima engeldir. Çöküşe sebep olanların hesapları sorulmadıkça kıymetsiz bir nesneden ibaret kalınır. Devleti ekonomik yönden sarsan para oligarkları verimsiz hâle gelmiş bir milletin kanını alır mali kontrole tabi tutar. Hiçbir zaman milli ekonominin bağımsız olmasını istemezler. Şahsiyetin ve ırkların harap edilmesini isterler. Kendisinin de içinde bulunduğu o adi ve aşağı tabiat alanına çeker. Böylece milletin uğruna mücadele edeceği son dayanaklarını da yok eder. Elbette ırkı saflığını koruyabilmiş, kanının kuvvetinden haberdar olan bir millet boyun eğmez, eğmeyecektir. Nedir ki, devletin ırkçı olması gerekir. Düşmana karşı aynı ruhu taşıyan, aynı kuvvetli irade ile mücadele eden kazanır. Mühim olan sayıca az olmak değil, gaye olan fikrin bütünü ile benimsenmesidir, yaşamda uygulanmasıdır. En çok disiplinli, en çok itaatli ve en çok dikkatli olanlar kazanır. Bu ilkeler ırkının gayeleri hakkında bir fikir ve gerçekleşmesi özlenen şeyi verecektir. Zira toplumun yıkılması yalnızca en fena unsurların iktidarı ele geçirmesi ile olur. Yükselme dönemi ise, bilinçli kimselerden oluşan (milli şuur bilinci) toplumun gayretli ve olumlu çalışmaları ile mümkün olmuştur.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: TÜRKÇÜGÖKHAN üzerinde 26 Eylül 2017, 23:10:05
Öncelikli amacımız şu olmalıdır:
Devlet kadrolarına Türk ırkçılarının yerleştirilmesi olmalıdır. Devletin kritik noktalarında Türk ırkçılarının olması gerekir. Devlet ırkçı olursa; Millette ırkçı olur, ordu da.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Bergütey üzerinde 27 Eylül 2017, 02:43:54
Çok net, değil. Ara ara aksiyonla ırkçı söylemlerde bulunan ama o aksiyon anı geçtikten sonra eskisine dönen bir toplumuz.

Bundan önemlisi, Türkçü bir iktidar dahi gelse, bütün kadrolar baştan aşağı değişse bu ekonomi düzeninde yine bir şey başarılması imkansız. Tek bir yolu var, gerekirse 15-20 sene beklenip üretim ekonomisi oluşturulmalı ve ne zaman kendi kendine yeten bir ülke oluruz o zaman da yabancı sermaye komple defedilmeli ülkeden. İktisadi bağımsızlığı olmayan bir ülke,millet,ırk hiçbir şeyde söz sahibi olamaz. Küreselleşme ve kapitalizm dünyadaki bütün ulusların, bizatihi bizim daha da bir düşmanımız. Küreselleşmenin dayattığı her şey afyondur. Teknoloji, para, futbol vb. bunların hepsi küreselleşmenin afyonudur. Kimse de attan inip eşeğe binmez kendi iradesiyle. Bu ancak devlet zoruyla gerçekleşebilir eğer gerçekleşirse. 'Türkçü' bir toplum olmanın yolu, Türkçülüğü hakim kılmanın yolu buradan geçiyor. Üretmek, üretmek, üretmek.


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Tan Hu üzerinde 27 Eylül 2017, 20:54:29
Bizler Türkçülüğün hangi temeller üzerinde inşa edileceğini tartışırız, Irkçılığımızı değil!

Türk milletinin yüksek şeref ve menfaatini müdafaa edecek yegane ülkü Türkçülüktür. Bunun dışında yer alacak milli ve manevi hasletleri, yitirilmişlikleri kendimize yamamak en yüksek zavallılık belirtisidir.

Ve bizce de “ırk muhite tabi değil”dir, yani insanların karakteristik özelliklerini içerisine doğdukları maddi ve kültürel ortam belirlememektedir, esas belirleyici olan kandır ve kan kuşaktan kuşağa aktarılarak bir ırkın sahip olduğu niteliklerin değişmeksizin devamını sağlamaktadır. Ve bize içtimai hayat göstermiştir, her birey bir gün mutlaka kanını hükmünü vermektedir.

Türkümsülerin, Türk Irkçılığı önündeki en büyük engel olduğunu, etnik, dini ve kültürel türdeşlik safsataları içinde bir gün geri dönmemek üzere kaybolacağını Türkçüler her daim dile getirmiştir. Bir gün kaybettikleri ruhların içinde silinmek üzereyken Türkçüler ile aynı yolda yürümek istediklerinde yaptıklarının hesabını vererek en ağır görevleri üstlenecek ve en ağır onursuzluklara maruz kalacaklar.

Yaşam bir kavgadır. Kavga ve mücadelede zafiyet gösteren ırklar tarih sahnesinden silinip gitmiş ya da bir sömürge niteliğinde nesillerini yitirmişlerdir. Irk yaşayacak, saf bir şekilde korunacak ki gelecek nesillere ortak bir akıl nüfus edebilsin. Türlerin doğadaki var kalma mücadelesi her daim bir savaş ortamı yaratmıştır.

“Burada her şey bir savaştır. Tabiata karşı, düşmana karşı ve hatta Tanrı’ya karşı günümüz bir gazadır… Bu yurt baştanbaşa şehitler ve gaziler diyarıdır. Bu vatan bir boydan bir boya tunç heykeller otağıdır… Bu ebedi heykeli artık, dünyanın nizamını kurmuş olan Tanrı bile deviremez.”(Atsız Ata)

Tarihi olaylar bize göstermiştir ki! Kanın saflığının bozulması ve melezleşmesi, devletlerin ve toplumların çöküşündeki en büyük ana etmendir.

Atsız Ata, “ırkçılık aynı zamanda bir hıfzıssıhha meselesidir.” diyor ve ekliyor:

“Karışmak daima üstün tarafın aleyhinde olduğundan üstün bir ırk olan Türk ırkı aşağı ırklarla karıştığı zaman ortaya çıkan melezlerde Türkün bütün üstün vasıfları kaybolmakta, aşağı ırkın iptidai vasıflarından bazıları onun yerini tutmaktadır. Birer müspet ilim olan antropoloji ve rasyolojinin ortaya koyduğu bu hakikatlerden siyasi düşüncelerle vazgeçemeyiz. İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz.” (Atsız, “Veda”, Orkun: Sayı 68: 1952, Makaleler III içinde, İrfan Yayınları, 1997, s. 97.)

Atsız’a göre bir milletin fertleri, “ülkü” sayesinde heyecan içinde yaşar. “Kan”, “fedakârlık” ve “kahramanlık” gibi unsurlar sayesinde beslenen “ülkülere” varılmak için “milli kin”e gereksinim duyulur. “Ülkülere kanla, kılıçla, dövüşle, milli kinle varılır… Ülkü bir dindir. Kahramanlar ve şehitler ister”.
“Kanı Türk olan fertlerden bir Türk milleti bugünkü melez topluluktan, şüphe yok ki kat kat kuvvetlidir. Bu, kanı Türk olan fertlerin dilleri de Türk olursa (başka bir ihtimale göre hepsi aynı ağızla konuşan Türkler olursa) o millet daha güçlü bir millet olur. Üstelik bir de bu milletin fertleri dilek birliğiyle birbirine bağlıysa, bu ülkücü (mefkure) bir millet demektir.”Atsız Ata (Makaleler III, İrfan Yayınları, 1997, s. 146.)

Bizce de evvela,“Türk olmak için önce kanı Türk olmak”, “ondan sonra dili Türk olmak”, “ondan sonra dileği Türk olmak” gerekliliği sabittir.

“ … Bunun gibi, bir yurtda yaşayan bütün insanlar da vatanlarına karşı bu (Ana Aşkı) soyundan bir bağlılık gösterirlerse, o yurd yaşar ve yükselir. Bunun için de, anayı çocuğa bağlayan cinsten bir bağ: (Kan bağı) olmalıdır. Kültür, vicdan, kan bağının emrinde olmadıkça, vatan yolunda iş göremezler. Tabiat kuvvetlerinin şiddetini haiz olan biricik kudret (kan bağı)dır. Onda, yıldırımların kuvveti vardır.” (M. Hakkı Akansel, “Ana Şefkati Gibi”, Tanrıdağ, Sayı 16. 21 Ağustos 1942, s. 6.)

“Ülkücü ilkelerin uygulanması güçtür. Bunlar her aklın kolaylıkla kabul edemeyeceği kadar parlak ve heybetli düşüncelerdir. Uzun vadelidirler ve sonsuz fedakârlık, kan ve can vergisi isteyen nesnelerdir. Fakat milletlerin gönlünü sevinç ve heyecanla dolduran yürütücü kuvvetlerdir. Tarihin en büyük kahramanlıkları ve fedakârlıkları bunlar uğrunda yapılmıştır. Çetin çarpışmalar isteyen ülküler, çetin savaşçılar yetiştirmek bakımından da olağanüstü ortamlardır. Ülkücü ilkeler, uğrunda çarpışan insanları yükseltip Tanrı’ya yaklaştıran ilkelerdir.” (Atsız Ata)


“Türk bir vazife için yaratılmıştır. O vazife kâinat güzelleştiği zaman biter.”

Tanrı Türk’ü Korur…

Tan Hu



Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: Çiğdem ATSIZALP üzerinde 27 Eylül 2017, 21:26:08
Bizi yaralayan hançerlerin en acımasızı ve en zehirlisi gözleri saran gaflet perdesidir. Bir yerde geçmiş bugünü rehin almışsa, orada sağ kalmak için savaşanlar vardır. Oysa Türk yalnızca bağımsızlığı için savaşır. Türk ırkı özgür ruhlu ve özgür yüreklidir. Türk ırkının yüceliği, Türklerin türküsüdür. Tunçtan bir heykel gibi ebedî kalan, tek başına dileğe doğru at salan, ateşe atılan, denize dalan, kahramanlar gibi ebedî olan Yüce Türk ırkıdır. Türk'ün canı gövdesi dimdiktir. Kar, al kanlara boyansa, dünya yansa adından dönmez. Türklük şereftir, şandır. Akar temiz kanı Türklü volkanda, bunu en iyi Türk denilince ödü patlayanlar bilir. Bunlardan tarihsel gerçekleri saptırmak isteyenler teröristleri yüceltip övdüren, bunlara kendilerinin koruyucusu, yiğit şövalyeler diyen hep bu karakterdir. Yoksa ulusal kahraman olarak tanıtılan bu eşkıya ve çetelerin hepsinin, gerçekte birer açgözlü katil, haydut olduğunu onlar da bilir fakat tam tersini söylerler. Çünkü bir aptal gerçeği kavrama yeteneğinden yoksundur. Adı evrensel olan ismini değiştirebilse bile, hafife alınışını asla değiştiremez. Türkiye'nin dışarıdaki soydaşları ile ilgilenmesi, yabancı ülkelerin iç işlerine karışmak diye asla nitelendirilemez. Yazık ki birçok yer yüzyılı aşkın bir süredir Türkeli'nin bir vilayeti değildir. Nedir ki oralarda yaşayan Türklerle ilgilenmek hakkını bize ne ikili ve uluslararası antlaşmalar ne de herhangi bir teşkilat verebilir. Bütün Türkleri birleştirmek biricik gayemizdir. Bu yüksek gaye bugün değilse, yarın mutlaka gerçekleşecektir. Türk ırkı muzaffer olacaktır. Milliyeti inkâr edenler, başka ülkelerdeki inkâr edenlerle de dost ve sıkı bağ içindedir. Oysa milliyet unsurunu esas alanlar birbirine karşıt ve düşmandır.

Bizler Türkçülüğün hangi temeller üzerinde inşa edileceğini tartışırız, Irkçılığımızı değil!

Teşekkürler Tan Hu


Konu Başlığı: Ynt: Toplumumuzun ırkçılığa bakışı, ırkçı bir toplum muyuz?
Gönderen: BAYCU NOYAN üzerinde 27 Eylül 2017, 21:33:01
“Türk bir vazife için yaratılmıştır.
O vazife kâinat güzelleştiği zaman biter.”