BULGARİSTAN’DAKİ BELENE KAMPINDA TÜRK SOYKIRIMI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Haziran 2018, 22:34:42


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BULGARİSTAN’DAKİ BELENE KAMPINDA TÜRK SOYKIRIMI  (Okunma Sayısı 6810 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Nur
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 7



« : 08 Ocak 2011, 15:55:23 »

BULGARİSTAN’DAKİ BELENE KAMPINDA TÜRK SOYKIRIMI

Bulgaristan Türkleri'nin yakın tarihinde, 1984-1989 yılları arasında maruz kaldıkları acıları, baskı ve işkenceleri ancak yaşayan anlayabilir. Zorla bulgarlaştırma, Türk isimlerinin hristiyan isimleriyle değiştirilmesi, gece baskınlarıyla evlere girilip babaların, abilerin götürülmesi, birçok öğretmen, aydın ve yazar olan Türk erkeklerinin Belene adasındaki kampa kapatılıp işkencelere maruz kalması, işkence sonucu ölenlerin cesetlerinin domuzlara yedirilmesi, bunlara karşı yapılan yürüyüşlerde yüzlerce şehit verilmesi, vefat edenlerin tabutlarla gömülmesi, dini ibadetlerin ve Türk dilinin yasaklanması, yüksek öğrenim hakkının ellerinden alınması gibi saymakla bitmeyecek tarifsiz acılar yaşadı Bulgaristan Türkleri, hem de bütün dünyanın gözü önünde, çok değil, 20-25 yıl öncesi.. Tek suçları TÜRK olmaktı..!

1970-89 yıllarını kapsayan ikinci sosyalist dönem, Bulgaristan türkleri açısından tam bir felaket dönemi olmuştur. Slav kültürüne sahip homojen bir Bulgaristan yaratmayı arzulayan faşist bulgar yönetimi, bu planı önce teşvik ve psikolojik yöntemlerle denemiş; ancak bunun netice vermemesi üzerine kan ve katliamla gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bulgar hükümeti bulgarlaştırma adı altında ülkede yaşayan 1,5 milyon Türk, pomak ve çingenelere karşı bir asimilasyon kampanyası başlattı. Ülkede yaşayan Türklerin isimleri polis zoruyla bulgar isimleriyle değiştirildi. Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk filolojisi bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. Çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. Çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. Türklerin Türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. Bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan türklerin üzerine askeri birliklerince ateş açıldı. Bulgarca isim almaya karşı çıkan Türkler Belene’deki toplama kampına gönderildi..


Belene Ölüm Kampı

Belene Ölüm Kampı, Bulgaristan'da Belene adasında Tuna nehri kenarında II. Dünya Şavaşı sonrasında rejim muhalifleri için kurulan toplama kampıdır.

Kamp Todor Jivkov tarafından açılmıştır. İlk zamanlarda sosyalist rejim muhalif unsurları ve çeşitli şuçlardan hüküm giymiş suçluların kapatıldığı bir kamptı. Ancak 1980' li yıllarda Bulgaristan’da yaşayan Türk kökenli vatandaşların asimile edilmesi için kullanılmaya başlamıştır.

1980 sonrasında Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Türkçe konuştukları, Türk kültürünü ve Türk geleneklerini sürdürmeye çalıştıkları ve erkek çocuklarını sünnet ettirdikleri için, bu mazeretlerle Belene kampına kapatılmış ve işkencelere uğramışlardır. O yıllarda kamp tamamiyle asimilasyon üzerine faaliyet göstermiştir. Kampa yerleştirilen kişiler yargı kararları ile değil, keyfi uygulamalarla kampa yerleştirilmişlerdir. Kampa kapatılanlar Türkler, Türkçe konuşmak, sünnetli olmak, geleneklerini sürdürmekle suçlanıyordu. Kamp Bulgaristan Türklerini sindirmek için baskı olarak kullanılıyor, resmi olmayan yollarla kararlar alınıp Türklere işkenceler yapılıyordu.
Kampta Türklere uygulanan insan hakları ihlalleri arasında işkence, tecavüz, piskolojik baskı gibi uygulamalar yer alıyordu.
Kamp, 1989’da Todor Jivkov'un iktidardan alınmasıyla faaliyetine son vermiştir.
Mehmet Türker (Öğretmen. Belene’de kaldığı sırada doğan kızı için yazdığı dizeler)

Doğumun huzursuz yıllara rastladı kızım
İlk nefes alacaktın dünyada 22 Ocak'ta
Bir ölüm kalım savaşı başlamıştı Bulgariya'da .

85'in üçüncü günü kelepçelendi ellerim
Ertesi gün Belene kampı oldu meskenim
Dışarıda hava kış kıyamet
Koğuştaki bir karış buza bakıyordu Kara Ahmet
Köşede gırla gidiyordu sohbet
Termometre bugün yine eksi yirmi dokuzda
Kurda kuşa cennet, insana cehennem bu ada.
Haberini bekledim kızım altmış gece uykusuz
Sonunda oyun etti Bulgar deyyus
Dün ulaştı hemşerilerimiz, bir kafile
Doğum müjdeni verdi Hamdi hele
Böyle günde baba olmak da nafile
Ben burada biçare sizsiz
Eminim, iyi günleri yakında göreceğiz.
Umutlarım şahlanmış, yarınları bekleyeceğiz.


S.O.S - ÜÇÜNCÜ MEZAR DESTANI - Ömer Osman Erendoruk (Belene’de kalmış şair, yazar)

Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmiyeceksin.

Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilimlemeyeceksin,
Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin.


Bu tür acıların bir daha yaşanmaması umuduyla. Tanrı Bulgaristan'daki, Güney Azerbaycan’daki, Kerkük’teki,  Doğu Türkistan'daki, Batı Trakya'daki, Kırım'daki ve Dünya üzerindeki bütün Türklere güç ve kuvvet versin !
Ne Mutlu Türk'üm Diyene !

--------------------------------

Nur ÇAVUŞOĞLU
04-01-2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Aşkar
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 43



« Yanıtla #1 : 25 Ocak 2018, 21:47:23 »

Belene Toplama Kampının Tanıkları ve Gerçekleri

Bulgaristan'da 1989 yılına dek iktidarda kalan komünist rejiminin kurduğu Belene toplama kampında yaşananlar kitap haline getirildi.

Araştırmacı yazar Borislav Skoçev, kampın 38 yıllık geçmişini, "Belene Toplama Kampı 1949-1987, Özgür İnsanı Öldüren Ada" adlı belgesel kitabında anlattı.

Sovyetler Birliği'ne bağlı Kızıl Ordu'nun desteği ile Bulgaristan'da 1944 yılında darbe ile iktidara gelen komünistler, 45 yıllık yönetimleri sırasında muhalifleriyle hesaplaşmak üzere çok sayıda toplama kampı kurmuştu. Bunlardan en korkuncu ise ülkenin Kuzey komşusu Romanya ile ortak sınırı oluşturan Tuna Nehri'ndeki bir adayla aynı adı taşıyan Belene Kampı olmuştu.

Kitaptaki verilere göre kampın 1949 yılındaki kuruluşunda yargılanmadan buraya sürülen kişilerin sayısı bin 591'di. Kampa ilk girenlerin arasında bin 30 Bulgar, 139 Türk, 28 Pomak ve diğer azınlıklara ait kişiler yer aldı.

Muhalefetin sesini susturmak için tek partili diktatörlük rejiminin kurduğu Belene kampında işkence edilerek öldürülen binlerce insanın kesin sayısının belirlenmesi hala mümkün değil. Kampın kapalı cezaevinden sıradan bir cezaevine dönüştürüldüğü 1987 yılında da burada tutulan insanların sayısı 5 bin civarındaydı.

Yazar Skoçev, hayatının 10 yılını vererek, Belene ile ilgili arşivlerde bulduğu belgeleri ve sağ kalan görgü tanıkların anılarını toplayarak, kanlı rejimin vahşetlerinin unutulmamasını sağladı.

-"Tek suçumuz, Müslüman olmaktı"

Başkent Sofya'da kitabın galasına katılan Bulgaristan'da eski komünist diktatör Todor Jivkov'un rejimine karşı mücadelenin simge isimlerinden biri olan Sabri İskender, AA muhabirine, bir yıl tutulduğu Belene kampı ile ilgili anılarını anlattı. İskender, "Bir suçumuz yoktu, Müslümanlığımızı savunduğumuz için Belene'ye yollandık." dedi.

Jivkov, 8 milyonluk ülkenin nüfusunun yüzde 10'nunu oluşturan Türk ve Müslümanlara karşı asimilasyon kampanyası başlatmıştı. Diğer dini ibadetlerin yanı sıra Müslümanların da ibadet etmelerini yasaklayan rejim bununla yetinmeyip Türk ve Müslümanların isimlerini de zorla değiştirmişti.

Sabri İskender, bu baskılara karşı çıktığı için hayatının 4 yıl 4 ayını çeşitli cezaevlerinde geçirdiğini anlattı. Ancak bu cezaların en korkuncuyla Belene'de karşılaştığını vurguladı.

"Tek suçumuz Müslüman olmaktı." diyen İskender, "Belene'de bizim birimimizde 517 Türk ve 11 Bulgar vardı. Oradaki diğer Türklerle beraber Türk isimlerimizi savunmaya devam ettik. 1989 yılında rejim çöktüğünde anavatan Türkiye'ye sığındım." dedi.

Rejimin uygulamaya çalıştığı asimilasyon siyasetini kabul etmedikleri için mahkeme önüne çıkarılmadan Belene kampına sürüldüklerini anlatan İskender, halka bu eziyeti çektiren suçluların halen cezalandırılmamış olmalarından rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Asimilasyon kampanyası ile ilgili açılan davadaki sanıkların çoğunun öldüğünü, günümüzde sadece eski Başbakan Georgi Atanasov'un hayatta olduğunu belirten İskender, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, bu mahkemeden memnun değiliz, çünkü çok uzatıldı, çok geç kalındı. Bence bu dava bir aldatmacadır. Çünkü bir mahkeme davası 25 sene sürmez."

"Bulgar komünizminin en korkunç mecazı Belene"

Toplama kampı ile ilgili bin sayfalık gerçekleri derleyen Borislav Skoçev'in kitabının tanıtımına katılan tarih profesörü Evlina Kelbeçeva, Belene kampının "komünizmin en korkunç mecazı" olduğunu söyledi.

Ülkenin 1990 yılında kurulan ilk demokratik meclisinde milletvekilliği olan Belene mahkumlarından Petko Ogoyski ise komünizmin "eşitlik için söz veren yapay bir ideoloji" olduğunu ifade etti. Eski rejimin felsefesini "siyasi bir uyuşturucuya" benzeten Ogoyski, "Kendi soydaşlarının mezarlarının üzerinden geçerek hümanizmden söz eden başka hiçbir rejim yoktur." dedi.

Komünist darbesi öncesi bir çiftçi partisinin üyeliğini yaptığı için Belene kampına sürülen Tzvetan Cermanova da "Komünistler proleter diktatörlük kurmak istemişti. Biz de diktatörlükle demokrasi kurulmaz diye iddia etmiştik." diye konuştu.

Komünist rejiminin 1989 yılında düşmesinden 2 yıl önce toplama kampından sıradan bir cezaevine dönüştürülen Belene ile ilgili kitabında, oradaki yaşamın tüm yönlerini ele alan yazar Skoçev, eski komünistlerin gizlemeye çalıştığı vahşeti görgü tanıklarının ifadeleri ve arşiv belgeleriyle gün ışığına çıkardı.

Belene'de yaşananların bir parçasını oluşturduğu, ülkede 1989 yılına dek Türk ve Müslümanlara karşı yürütülen asimilasyon kampanyası ile ilgili açılan dava, üzerinden 25 yıl gibi uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen halen sonuçlanmadı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.