Sözde ‘Ermeni Soykırımı’nı Tanıyan Ülkeler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 02:37:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sözde ‘Ermeni Soykırımı’nı Tanıyan Ülkeler  (Okunma Sayısı 2490 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tolga Akgöz
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 661


Kinimizin şiddetiyle gebereceksiniz!


« : 08 Haziran 2016, 22:15:50 »

  Soykırım, tanım itibariyle insanların soyunu ‘kurutmak’ amacıyla yapılan toplu katliamlara denmektedir. Bağımsız olduktan sonra Ermenistan Devleti, daha önce ASALA örgütü ve ondan önce de Ermeni Diasporası’nın dünyaya 1915 Olaylarını ‘Ermeni Soykırımı’ olarak kabul ettirmeye çalıştığı ve bazı ülkelerinde bunu kabul ettiğini görülmüştür. Dünyada ‘Ermeni Soykırımını kabul eden ülkeler’ ve ‘Ermeni Soykırımını kabul etmeyen ülkeler’ diye merak edilen başlıkları; yasa ile kabul eden, parlamento kararıyla kabul eden, bu durumu tartışan ve kısmen 1915 Olaylarına ‘soykırım’ diyen ülkeleri ayrıntılı bir şekilde haritada göreceğiz.

Dünyada 19 ülke meclis kararıyla, 4 ülke yasayla ve toplamda 29 ülke 1915 olaylarını ‘SOYKIRIM’ olarak tanımaktadır. Ermeni iddialarını ‘soykırım’ olarak tanıyan son ülke ise Almanya olmuştur.



Yasa ile ‘SOYKIRIM’ı tanıyan dört ülke:
Fransa, Kıbrıs Cumhuriyeti, Uruguay ve Arjantin

-ABD 1915 olaylarını ‘soykırım’ diye tanımlamıyor ancak ABD’nin 50 eyaletinden 41’i ‘soykırım’ olarak tanıyor.

-Komşumuz İran, şah rejimi döneminde ‘Ermeni Soykırımını’ tanımıştı. 1979 İslam Devrimi’nden sonra ise İran İslam Cumhuriyeti resmi olarak tanımasa da gayri-resmi olarak ‘Ermeni soykırımı’ kabul ettiği varsayılıyor. (Açıklamalardan ötürü)

Reuters kaynaklı yukarıdaki haritada yasa ve parlamento kararı ile 1915 olaylarını ‘soykırım’ diye kabul eden ülkeler eksik gösterilmiş. Haritada Lüksemburg, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Ermenistan ve Vatikan yer almamıştır. Vikipedia’da ise parlamento ve yasa ile kabul eden ülke ayrımı yapmadan tüm ülkeleri (29 ülke) listelemiştir.

Sözde ‘Ermeni Soykırımı’nı reddeden ülkeler:
Türkiye’yle birlikte Azerbaycan, İngiltere, Danimarka, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Arnavutluk Bosna-Hersek, Kosova, Pakistan ve Norveç’tir. İki listede de yer almayan ülkelerin konu hakkında olumlu veya olumsuz resmi kararları yoktur.

Merak edilen soru: Filistin ‘Ermeni Soykırımını’ Tanıdı mı?

Nedense çok merak edilen bir konu olarak yer edinen Filistin’in Ermeni iddialarını ‘Soykırım’ olarak kabul ettiği meselesi ‘Filistin ermeni soykırımını kabul etti’ başlıklı haberlerle gündeme gelmişti. Bu konuyu Filistin resmi makamlarca yalanlandı. Bu haber geçen sene diasporanın 100. yılında Ermeni Haber Ajansı tarafından ‘Ermeni soykırımının 100. yılı’ anısına basılmış pul olarak internette servis edilmiş, ama daha sonra bu pulu bir Filistinlinin özel olarak bastırdığı ortaya çıkmıştır.

Türk tarihçilerine göre, 1915 olaylarının başlangıç noktası olarak, 1878’de Ermeniler ve Müslümanlar arasındaki iç çatışmalar olarak görebiliriz. Bu çatışmaların üçüncü taraf ülkeler tarafından kullanılarak, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye zor durumda bırakılmak istenmiştir. Bu çatışmalar üçüncü ülkeler tarafından uluslararası sorun olarak tanımlanmış ve böylece Osmanlı’nın iç işlerine karışmanın bahanesi oluşturulmuştur. Bu sorunun uluslararası sorun olarak tanımlanması Ayastefanos ve Berlin Antlaşmalarında görülmektedir.

Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye, Ağustos 1914 tarihinde seferberlik ilan etmiştir. Bu seferberlik ilanının ardından Ermeni siyasi partilerinin üyeleri gizli komite toplantıları yapmışlardır. Yapılan bu toplantıların sonucunda, komite üyeleri firar ederek Rus birliklerine katıldıkları bilinmektedir. Rus tarihçilerine göre, savaşın en başında Rus ordusu içinde Osmanlı Ermenisi 23 birlik vardı. Bu ise kabaca 11,500 askere karşılık geliyordu. Ayrıca sadece Kafkas bölgesinde Ruslar için savaşan 40,000 Ermeni gönüllüsü olduğu bilinmektedir(1). Artan firar olayları ve gizli komite toplantıları sonucunda Osmanlı Devletince tutuklama olayları başlamıştır.

Ermeni tarihçilerine göre 1915 olayları İstanbul’da Taşnak, Hınçak ve Pamgavar Partilerinin önde gelen 235 politikacısının tutuklanması ile başlamıştır(2). Olayların aslına baktığımızda Ermeni iddialarının asılsız olduğu apaçık ortadadır. Çünkü Ağustos 1914 seferberlik halinden itibaren Ermeni gruplarının ordu hattının gerisinde isyan hazırlıklarına başladıkları görülmüştür. Devlet-i Aliyye’nin topyekûn isyan ihtimalini önlemek maksadıyla Tehcir Olayını hayata geçirdiği görülmektedir. Tehcir olayının ilk olarak ordu açısından stratejik öneme sahip bölgelerle sınırlı tutulması bazı iddiaların gerçeklik payını ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca soykırım iddialarını destekleyen tarafların gözden kaçırdıkları bir bölüm var ki; Tehcir Kanunu’nda Ermeni nüfusun önemli bir kısmı tehcir olayının dışında tutulmuştur. Ancak savaşın ilerleyen dönemlerinde taşkınlık yapan bazı gruplar tehcir olayına sonradan dâhil edilmişlerdir.

Muaf tutulan Ermenilerin sayısı Amerikan diplomatları ve misyonerlerin raporlarında 300 bin ile 350 bin arasında belirtilmektedir. Burada şu soruyu sormadan kendimizi alı koyamıyoruz; Madem Osmanlı Ermeni nüfusunu yok etmek(soykırım) istiyordu, bu kadar önemli rakamlarda Ermeni’yi neden Tehcir Kanunu dışında bıraktı?

1960’lı yıllarda Ermeni diasporası elindeki gücü kullanarak 1915 Olaylarını dünya gündemine getirmek istemiştir. Diaspora kısmen başarılı olsa dahi beklenilen sonucu alamamıştır. Beklenen sonucun alınamaması, 1915 Olaylarının kısa süreliğine de olsa gündemden düşmesine sebep olmuştur. Politik yollardan destek bulamayan Ermenistan diasporası çareyi şiddet ortamı oluşturmakta aramıştır. Şiddet ortamının başlangıcı olarak 1973 ASALA Terör Örgütünün kurulması gösterilir. Bu terör örgütünün ilk eylemi 27 Ocak 1973’te Santa Barbara Başkonsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir’e yönelik yaptığı eylemdir. Daha sonraki yıllarda bu örgüt eylemlerini özellikle siyasilere yönelik artırarak devam etmiştir.

ASALA Terör Örgütü
PKK ile sürekli işbirliği yapmış ve 6 Nisan 1980’de Lübnan’da imzalanan ikili anlaşma ile ASALA Türkiye’deki eylemlerini sona erdirmiş ve eylemlerini Karabağ’a taşımıştır.

Ermenistan SSCB’nin zayıflamasını fırsat bilerek 21 Eylül 1991’de ülke genelinde SSCB’den ayrılmak için referandum yaptı ve bu tarih, bağımsızlık tarihi olarak ilan edildi. Ermenistan bu referandumdan sonra egemen ülke kimliğiyle uluslararası toplumun tam üyesi olarak 1992’de Birleşmiş Milletlere katıldı. Türkiye Ermenistan’ın bağımsızlığını 16 Aralık 1991’de tanıyarak, bu bağımsızlığı ABD’den de önce tanıyan ilk ülkelerden birisi oldu. Türkiye, iki ülke arasında yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen ilk tanıyan ülkelerden olması yönüyle Ermenistan’a karşı barışçıl politika izlediğini göstermiştir. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel, Karadeniz’e kıyısı olmamasına rağmen 1993 yılında Ermenistan’ı Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ne kurucu üye olarak davet etmiştir. Türkiye’nin barışçıl yaklaşımı bunlarla da sınırlı kalmamıştır. Ermenistan ekonomik krizde iken Türkiye, sınırsız destekte bulunan tek ülke olmuştur. Türkiye’nin yaptığı bu barışçıl adımlar Ermenistan tarafından karşılık görmemiştir.

Ermenistan-Azerbaycan arasında 1991-1993 tarihleri arasında yaşanan Dağlık-Karabağ sorunu ve Ermenistan’ın bu bölgeyi işgali sonucunda Türkiye, Ermenistan sınır kapısını 7 Nisan 1993 yılında kapatmıştır. Bu tarihten itibaren Türkiye ilişkilerin normal düzeyine dönmesi için üç ön şart koşmuştur; Karabağ İşgalinin sona ermesi, Türkiye sınırının tanınması ve 1915 Soykırım iddialarından vazgeçilmesi. Ermenistan ise, Türkiye’nin soykırımı tanımasını ve sınırı açmasını istemiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Vatan, bize kılıcımızın ekmeğidir.
Başkurdistan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 305


Türk için Çalış


« Yanıtla #1 : 12 Haziran 2016, 13:46:13 »

1. Dünya Savaşı sırasında alman subaylar bizim cephelerimizde yer almış ve Osmanlı devletiyle iş birliğinde bulunmuştu. Bu olayların olduğu sırada bu iş birliği devam ediyordu.
12 Ocak 1951 de soykırımı önleme sözleşmesinde ;

Madde 3- Aşağıdaki eylemler cezalandırılır:
a) Soykırımda bulunmak;
b) Soykırımda bulunulması için işbirliği yapmak;
c) Soykırımda bulunulmasını doğrudan ve aleni surette kışkırtmak;
d) Soykırımda bulunmaya teşebbüs etmek;
e) Soykırıma iştirak etmek;

Bu maddeye göre işbirliğinde bulunan almanya da suçlu durumda kalıyor. Bu sözleşmeyle birlikte almanyanı üzerine gidilebilecekken ne diye durular anlamış değilim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.965


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #2 : 30 Aralık 2016, 21:45:26 »

Arap din kardeşleriniz(!)
Filistin'in Betlehem adlı şehrinde bir caddeye Ermenistan adı verdi, açılışa Filistin Lideri Mahmut Abbas ve Ermeni yetkililer katıldığını biliyormusunuz!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.