Siyaset Rüzgârı!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Ağustos 2020, 00:19:49


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Siyaset Rüzgârı!  (Okunma Sayısı 7877 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« : 25 Mayıs 2011, 11:27:25 »

Siyaset Rüzgârı!


Bugün siyasi arenada gelişen olayları değerlendirmek konusunda sıkıntılar yaşandığını düşünüyorum. Önümüzdeki tabloya salt iç dinamikler açısından bakmak ne kadar kısır bir bakış ise kaset olaylarını da yalnız başına değerlendirmek,  yalnız MHP’nin baraj altında kalmasını sağlamaya çalışıldığını düşünmekte kanımca kısır bir bakış açısı olur.

Öncelikle dünyadaki gelişmelere de bakmak ve gelinen noktaları doğru tespit etmek gerekiyor. Örneğin Barak Obama Amerika’nın bugüne kadar süre gelen politikası olan “işime yarayan kimse onu iktidar yaparım” politikasından vazgeçileceğini ve bağımsızlık isteyenleri, halkın genel isteklerine kulak verileceğini söyledi.

Tabi bu aslında yavan bir söylem, sonuçta Hollywood yoluyla, çeşitli izleti siteleriyle, bilimsel çalışma adı altında insanların manipülasyonu ile bugüne kadar insanlığın çok büyük bir kısmı programlanmıştır. Yani herkesin neye nasıl tepki vermesi gerektiği öğretilmiştir. Bu durumda sihirli sözcükler söylendiğinde insanlar düşünmeksizin programlandığı şeyleri yapmaktadır. Bugün gelişen isyanları sadece dışarıdan bir kışkırtma diye bakmak yeterli değildir, zira toplumsal anlamda söylenen sözlerin en azından belli bir kesimde yankı buluyor olması bazı özlem ve taleplerin olduğunu, belli noktalarda hassasiyet oluştuğunu da görmek gerekiyor.

MHP üzerinde oynanan oyun onu sırf baraj altında bırakmak değil Türkiye’ye biçilmiş olan Yeni Osmanlıcılık hareketine uygun siyasi bir argüman oluşturmak gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Zira Devlet Bahçeli ocakları toparlayıcı olmuş ve geçmişte sürekli vuran, kıran imajı olan Ülkü Ocaklarını farklı bir noktaya taşımıştır. Bu sebeple daha aksiyonel bir harekete dönüşmesi gerekmektedir ki partide kurmaylarının tasfiye olması dıştan bir zorlama ile başı değiştirmek ve daha ateşli, kitleyi daha çok sürükleyecek bir lider getirilmesine çalışılmaktadır.

Önümüzdeki seçimlerde MHP’nin barajın altında kalacağı ihtimalini pek düşünmüyorum, fakat Devlet Bahçeli’nin partinin başında daha fazla tutunabileceğini ümit etmiyorum. Burada daha iyi bir hatip olan ve ateşli bir aktörün ön plana çıkacağını düşünüyorum ki bazı isimler aklımın bir kenarında yazılı ama şimdilik isim vermeyi düşünmüyorum.

Dış basını takip edenlerin bileceği üzere uzun zamandır bir Osmanlı sempatisi dünyaya pompalanmaktadır. Örneğin Arap yarımadasında o dönemin ne kadar huzurlu geçtiği, konumunun ne kadar önemli olduğu hem bizde hem de dünyada sık sık dile getirilmektedir. Hatta bazı yabancı düşünce kuruluşlarının (thik thank) Türkiye’nin geleceğe yönelik haritalarında Osmanlı’nın sınırlarına sahip gibi gösterildiğini de anımsamak gerekiyor. Tabi bu sınırların eyaletlere bölünmüş bir model olması da başka önemli bir ayrıntı!

Daha önceki yazılarımda özellikle küresel sermayenin Türkiye’ye kaydığının altını çizmiştim. Olaya bu açıdan bakarsak Türkiye’de dönen sermaye yapay olarak genleşmesine neden olacaktır. Zira sermaye burada olunca içeriye giren para ciddi bir döngü yaratacak ve hem iş açısından hem de insanların alım gücünün artması açısından önemli bir rahatlama aşamasına girilecektir. Böyle bir durumda da şüphesiz insanlar zenginliğin verdiği rahatlıkla sistemin dönüşmesine tepki göstermeyecektir. Örneğin bugün borsadan kaçışların önemli oranlarda olmasına karşın ve cari açık dehşet rakamlara ulaşmışken neden sistemin hala patlamadığını düşünenler için bu söylediklerim tabloyu biraz daha net görmelerini sağlayacaktır.

Yeni Osmanlı kurmak ne işlerine yarar? Bugün dünyanın her ülkesine keyfiyet ile saldıran Amerika ne işlerine yarıyor ise yarının Yeni Osmanlısı da o işe yarayacaktır yani küresel sermayenin çıkarlarının korunması için evlatlarını feda etmek, bir sürü savaşa girişmek!

Hiç düşünen oldu mu bilmiyorum ama Türkler büyük bir medeniyete sahip olmasına karşın sürekli tarihimiz bize savaşlardan ibaret gösterilmektedir. Çekilen filmler, yazılan kitaplar milletimizin kahramanlık destanları dışında başka bir şeyi önümüze getirmemektedir. Oysaki bugün Çin sınırlarında bulunan ve Türkler tarafından inşa edilmiş piramitler bile ne kadar büyük bir medeniyete sahip olduğumuzu göstermeye yeterli delili sağlar. Peki, neden yalnızca savaşçı yanımız ön plana çıkmıştır? Bunun Yeni Osmanlı misyonu ile alakası olabilir mi?

Kendi şahsıma cevaplayacak olursam evet, kesinlikle tam da bu maksatla yapılmaktadır. Zira derin kültür ve medeniyet tarihimiz hakkında çalışmalar neredeyse yoktur, daha çok göstermelik bir iki şey ortaya çıkmaktadır. Amerika’da nasıl oyunlar, çizgi film ve filmler yolu ile şiddete ve savaşa açık bir toplum yaratıldı ise bize de sosyolojimize uygun olarak başka öğelerle aynı şey pompalanmaktadır. Bu sebeple dünya nüfusunun çok önemli bir kısmı oyunu çözemiyor, belli bir elit dışında kimse yükselemiyor.

Bir düşünün, seçtiğimiz partiler gerçekten bizim tarafımızdan mı seçiliyor yoksa birileri önümüze koyup arasında seçim yapmamızı mı sağlıyor. Aynı apartmanda yaşayan, aynı havayı soluyan bizleri sağcı – solcu, alevi – sünni vb. şekilde parçalıyor ve birbirimizi anlayıp dinlemeyen bir toplum haline dönüştürüyor ve bizi kutuplaştırdıkça parçalanıyor ve düşmanımızın silahları karşısında bölük pörçük oluyoruz. Böylece düşman karşısında zafer kazanmanın en büyük kuralını unutuyor ve düşmana zafer yolunu açıyoruz!

Birlikte hareket etmek bizim en büyük başarımızdır. Tarihe adını altın harflerle kazımış kağanlarımızın en büyük başarısı Türkleri bir bayrak altında toplayabilmesidir. Şunu bilmemiz icap eder, aynı kana ve cana sahip olsak da insan olmaktan kaynaklanan bir sonuç olarak farklı düşünecek ve farklı inançlara sahip olacağız. Mesele bunun birliğimizi parçalamamasıdır. Aksi halde kardeşiniz ve hatta çocuğunuzun bile sizin gibi düşünmesini beklemek, istediğiniz gibi davranmasını istemek ve bu yolla baskı yapmak çocuğunuzu bile isyana götürür. Bu sebeple düşünsel ve inançsal farklılıklarımızı kabul etmek saygı göstermek yolu ile birlik ve bütünlüğümüzü sağlamak zorunluluğumuz vardır.

Birilerini suçlamak her zaman tercih ettiğimiz en kolay yoldur. Böylece suç üstümüzden kalkar ve vicdani olarak rahatlarız. Aslında bir gelişme varsa, bir suç varsa bunun muhakkak toplumsal yansıması vardır, yani bir veya birkaç kişinin inancı, isyanı tüm toplumu derinden etkileyeceği gibi toplumun genel yapısı da bu isyanın beslenmesinde ve büyümesinde etkili olabilir. Zira her bir fikrin mantıksal dayanma noktaları vardır, o fikrin kabulü ise insanların sosyal, kültürel, düşünsel ve çevresel şartlarının yanında içinizde beslediğiniz fikirsel gelişimlerin bir sonucudur. Bu sebeple sizin kabul ettiğinizin başkalarına ters gelebileceği fikrini yadsımamak gerekir. Bu bir ayrılık değil fikirlerin tartışılarak çıkarlarımızın korunması olmalıdır.

İçinden geçmekte olduğumuz dönem bir ateş çemberidir, bu sebeple herkesin elini taşın altına koyması, kişisel düşünmeden toplumsal düşünmesi icap etmektedir. Birlik ve beraberliğimizi tesis etmeli ve düşmanlarımızın oyununu boşa çıkarmalıyız. Teñri yolumuza kut versin!

Kam - Şaman
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Urungu yko
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 25 Mayıs 2011, 13:51:16 »

Bu yazı size mi ait kandaşım?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #2 : 25 Mayıs 2011, 13:52:18 »

Evet, bana ait.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Urungu yko
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 25 Mayıs 2011, 13:54:54 »

Çok güzel olmuş, yüreğinize sağlık, izniniz ile bu başlığı Türkçülerden makaleler bölümüne taşıyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #4 : 25 Mayıs 2011, 14:01:36 »

Elbette, ilginize teşekkür ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #5 : 25 Mayıs 2011, 15:22:18 »

Kanımca AKP'nin son kullanma süresi dolmuştur, Türkiye'nin Osmanlılaşması için de süreç gereklidir elbette. Kanımca Türkiye'nin yeniden Osmanlı'ya dönüşmesine taraf olacak insan sayısı hiç de azımsanmayacak orandadır. Tabi mesele şu ki bu aslında Türk'e ait bir Osmanlı olmayacaktır, daha çok Türk'ün asker olacağı bir Osmanlı olacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #6 : 25 Mayıs 2011, 15:42:58 »

Hakkınız var tabi ama ben merkeze Amerika'yı oturtmuyorum. Dağılması ve önemini kaybetmesi uzun vadeli bir zaman olarak görmüyorum. Kanımca bu yüzyılın ilk yarısı içerisinde Amerika parçalanacak ve tamamen dağılacaktır. Amerika'yı elinde tutan aslında belli bir elittir, şimdi onlar merkez üs olarak Türkiye'ye geliyorlar. Osmanlı misyonu Amerikan misyonunun yerini alacak ve adalet getiriyoruz sözleri ile küresel sermayenin diğer milletlerin kaynaklarını sömürmesine yardımcı olacaktır. Zaten insanlar uyanana kadar uzunca bir zaman geçecektir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #7 : 25 Mayıs 2011, 16:25:35 »

 Bana göre bunlar yaniltici varsayimlar. Bir kere AKP´nin miadini doldurdugu dogru bir tespit degil. Bunu dogrulayacak gelisme olmadigi gibi,tersine AKP´ye olan sinirsiz destek kesintisiz devam ediyor. Amerikanin parcalanacagi ,onun yerine Osmanlinin diriltilecegi savlari ucuk teoriler olarak siritiyor. Yeni dünya düzeni olarak piyasaya sürülen projelerde Milliyetcilige yer olmadigini her firsatta söylüyorlar. Onun yerine ümmet yapilanmasini getirmek icin,yeni Osmanli fikri dayatiliyor. AtaTürke Türklüge milli sembollere yapilan saldirilarda bu tezi dogruluyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Kam - Şaman
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #8 : 25 Mayıs 2011, 17:26:40 »

AKP'nin sok kullanma tarihi dolmuştur diye düşünüyorum çünkü bundan sonra istenilen gelişmeleri yapabilmesi pek mümkün değil! Çünkü kendisine karşı artık güçlü bir direniş var ve onları kullananlar da bunun farkında, uzun süre bu şekilde tutunamayacaklarını biliyorlar. Bunun için gerilimi düşürecek bir ara geçiş aktörüne ihtiyaç var. CHP bu konuda ideal bir aktör olacaktır, zaten söylemleri de küresel elitin isteklerini karşılıyor. Tabi burada küresel elitin Y-CHP'ye ne kadar güvendiğini seçim sonucu bize gösterecektir diye düşünüyorum.

Bu seçimin beklenenden farklı bir sonuç getireceğine inanıyorum, yani şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Kılıçdaroğlu'nun gelmesi kanımca bu yapının ilerlemesi için çok daha uygundur. Kendisine güçlü bir direniş olmayacaktır, ancak biz Türkçüler direnebiliriz ama sesimizi kolay kolay kimse duymaz. Şahsen ben küresel elitin yerinde olsam AKP yerine Y-CHP'yi getirmeyi tercih ederdim.

Amerikanın parçalanması bugün uçuk olabilir ama o günleri görecekler sanıyorum bana hak vereceklerdir Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #9 : 25 Mayıs 2011, 17:32:30 »

 Anap irakin isgal edilip,parcalanmasi icin kuruldu,amacina ulasti lagvedildi. Bizde elimizde tuz hiyarin pesine takilip,basimiza gecirilen cuvala ragmen gidip konsolosluk acmakta sakinca görmedik. AKP Türkiyenin parcalanmasi icin kurgulandi. Amacina ulasmadan lagvetmezler. Gül cumhurbaskani secildi ,döneminde Türkiye asagilandi horlandi,dayak yedi sersemledi. RTE cumhurbaskani secilirse Türkiyeyi nakavt etmekte fazla zorluk cekmez. Nasilsa ümmet destegi arkasinda,orduyu topuk selamina mahkum ettiler. AKP Türkiye parcalanmadan tedavülden kaldirilmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.23 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.