Savaş Mı Barış Mı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Temmuz 2018, 23:53:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Savaş Mı Barış Mı  (Okunma Sayısı 1858 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.034


« : 26 Temmuz 2014, 13:11:21 »

Barış savaşla kazanılır. Bu söz öyle doğru bir sözdür ki, barışı insaniyetperverlik gibi iğrenç, tiksindirici duygularda arayanlar bu sözün doğruluğunu kavrayamazlar. şeytana tapmak için nasıl ki önce Tanrıya inanmak lazımsa barış olması için de önce savaş olması lazımdır.

Savaşlara nasıl bakacağız? Bir hükümdarın egosunu tatmin etmesi mi yoksa girmek zorunda olması mı? Elbette ki, altında bireysel bir bencilliği arayamayız, en azından en büyük sebep bu olamaz. Savaş varsa bir sebep de vardır. Sebep de ihtiyaçtır. Bir millet bir şeyin eksikliğini çekiyorsa, ona ulaşmak, onu elde etmek için mücadele edecektir. Bu ihtiyaç onun varolması için gerekli bir sebeptir. Kişi, kendi soyundan olanların genişlemesini, yayılmasını isterse, bir devlet de büyümek isteyecektir.

Savaş bu yüzden, sıradan, gereksiz yere ortaya çıkmış bir şey değildir. Sebepleri vardır.

Atsız Ata, şöyle demiş:

' Tarihte savaşsız büyümüş bir millet gösterilemez. Büyük devletler büyük medeniyetler daima savaşlar sonrasında kurulur'

Evet, gelişim için savaş şarttır. Savaş madenleri, teknolojiyi ilerletir. Modern tıb gelişimini bir nebze de olsa savaşlara borçludur. Radyo filmleri Osmanlı-Girit savaşında kullanılmasaydı acaba ne zaman girerdi bu teknoloji Türk topraklarına?

Peki varoluşumuz, barışçı geçinenler ve insaniyetperverlik yapanlar varoluşlarını neye borçlular?

Antalya' da kumsalda yüzen, beş konakta rafting yapan, Rize' de horon tepen, Sivasta balcılık yapan, bu toprakların her nimetinden yararlananlar hiç düşünüyor mu acaba, biz bu topraklara geldiğimizde bu topraklardakilerle anlaşarak mı yerleştik yoksa onlarla savaşarak mı toprak kazandık?

Biz bu toprakların her nimetinden yararlanıyorsak, bunu atalarımızın verdiği savaşlara, döktükleri kanlara borçluyuz. Yani savaşlara. Savaş olmasaydı, bu topraklar bizim olmazdı. Bu toprakların nimetinden yararlanamazdık.

Atsız Atanın bir sözü daha var savaşla ilgili. Savaş aleyhtarlığı makalesinde yazıyor:


'Savaş kötü bir şey olsaydı bugün Anadolu bizim elimizde kalmazdı. Çünkü biz Anadoluyu savaşla, su gibi düşman kanı akıtarak, kendi kanımızı da cömertlikle sel gibi dökerek aldık. Savaş kötü bir şeyse 10 yıl sonra, 1953’te İstanbul’u almamızın 500’üncü yılını kutlamayalım. Fatih’e lanetler savuralım. Çünkü saldıran oydu. Rumlar yurtlarını müdafaa ediyorlardı. '



Ne güzel demiş Atsız Ata. Savaş madem kötü, madem barışla, hoşgörüyle yaşanılsın o zaman niye İstanbul' un fethini kutluyoruz? Madem savaş kötü, o zaman savaşlarla kazandığımız bu topraklarda niye duruyoruz. Herkes geldiği yere gitsin mi diyelim, o anlayışta mı olalım?

Savaş sayesinde bu vatandayız. O sayede kendi milletvekilimizi kendimiz seçebiliyoruz. O yüzden tatile gidebiliyoruz, gezebiliyoruz, müzik dinliyebiliyoruz, camiye gidebiliyoruz. Bunları düşmanla konuşarak değil, savaşarak aldık. Haklarımızı hoşgörü, adalet safsatalarıyla değil kan dökerek, can vererek kazandık.

Savaş, milletlerin ihtiyaçlarını gerçekleştirmek için ve kendilerini korumak için yapılmıştır. Varolmak için savaşlar verilmiştir. Ya yok olacaksın ya varolacaksın, tercihini yapan savaşı seçmiştir.

Savaşın iyisi, kötüsü nedir?

Savaş, lehimizde sonuçlanırsa, sonuçlanacaksa iyidir, değilse kötüdür. Mesela, araplar için Türk askerinin yaptığı bir savaş kötüdür, Doğu Türkistan için Türk soylularının verdiği savaş iyidir.

Atsız Ata bununla ilgili yine şunları söylemiştir:

Savaş için mutlak olarak, iyidir yahut kötüdür diye bir hüküm yürütülemez. Milletin kuvveti iyi hesaplanmadan, millet savaşa hazırlanmadan girişilen, mağlubiyetle biten savaşlar kötüdür. Fakat yabancıların elinde tutsak yaşayan urukdaşları kurtarmak, milleti daha zengin ve güçlü bir hale getirmek, bir ülküyü veya bir dini yaymak için girişilen savaşlar, zaferle biten savaşlar şüphesiz iyidir.


Şimdi bu barış meraklıları var, sürüyle dolu. Ağızlarında, yazık ya, ne güzel iyi iyi geçinmek varken savaş da neymiş, ben hümanistim zart zurt falan ne dediğini bilmez, hayatında bir satır bir şey okumamış ama bize bok atmaya kalkan yaratıklar var. Onlar için bu yazdıklarım tabi hiçbir şey ifade etmez. facede sürterler onlar. Onların haklarını da bizim koruduğumuzu bilmezler. Bir hoşgörü, bir iyi insan olmayı tutturmuşlar boş bir yolda gidiyorlar.

Ama savaş gereklidir. Dünya tarihi, yazılan bilinen 4000 yıl boyunca 3900 yıl savaşmıştır. Bu bilinen böyle. Tarih savaşsız bir dönem yaşamamıştır. Bu güne kadar, Türk varolduysa, şu an rahat rahat yaşıyorsa, bunu ataların katıldığı savaşlara borçludur.

Bu yazdıklarımdan dolayı bazı ziyaretçiler, bana vay vicdansız savaş çığırtkanlığı yapıyor diyebilir. Alakası yok. Benim demek istediğim, savaşlar olmuşsa, altında yatan sebepler ve mecburiyet vardır mesajını vermektir.
Ayrıca vicdansızsam vicdansızım. En azından duygusal değilim ve midem bulanmıyor. Türk acımasız ve insafsız olmalı. Ataları Tong Yabgu, Tengiz, Timur gibi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 05 Aralık 2017, 14:10:46 »

"BARIŞ SONSUZ BİR RÜYADIR"
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.