Sahipkıran Timur
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Ekim 2020, 05:40:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sahipkıran Timur  (Okunma Sayısı 1615 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Göktürk Tuğra
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 178



« : 21 Şubat 2018, 16:46:48 »

Rivayete göre gezegenlerin aynı hizaya geldiği gün doğan kişiye Sahipkıran denir. Cengiz Han ve Timur’un bu zamanda doğduğu söylenir. Hatta ikisinin de doğduklarında avuçlarında kan pıhtısı olduğu bunun ileride Dünyaya hükmedecekleri manasına geldiğine inanılır. Öyle de olmuştur, ikisi de yaşadıkları dönemde dünyaya hükmeden büyük Hakanlar olmuşlardır.
 
Timur için bir çok sıfat kullanılmıştır. Küregen,Emir,Lenk,Sahipkıran… Cengiz Han soyuna damat olduğu için Küregen, Moğol ordusunda yüksek rütbeli komutan olduğu için Emir, topal olduğu içinTimurlenk, avucunda kan pıhtısıyla doğduğu ve dünyaya hükmettiği için de Sahipkıran.
 
Timur mizaç olarak tipik bir bozkır insanıydı. Sert,acımasız,dirayetli. Bize hep Anadolu’nun gelincik çiçekleri gibi merhamet duygusuyla yüklü Osmanlı Devletini okutup, öğrettikleri için Timur’un yeri geldiğinde hiç gözünü kırpmadan yakıp yıkması çok zalimce gelmiştir.
 
Sahipkıran Timur’un ordusunun Sivas’ı yaktığı ve insanları diri diri toprağa gömdüğü söylenir. Bu çok zalimcedir ama Osmanlı’da da bir kardeş katli gerçeği vardır ki en az o kadar vahşidir. Sırf bu yüzden Timur’u kötülemek tarihe yapılan bir ihanettir. Buna benzer olaylardan zaman sonra pişmanlık duyduğunda Türkistan coğrafyasında bugün dahi ayakta olan cami,medrese,külliye ve sanat eserlerini yaptırarak Allah’tan af dilemiştir. Bunları Timurname isimli eserinde belirtmiştir.
 
O, henüz 13 yaşındayken 300 askerle, 10bin düşman askerini mağlup etmiş bir kılıç ustası ve savaşçıdır. Hindistan seferinde ise Hintlilerin eğitilmiş 2000 filini gece rüyasında gördüğü taktikle yenmiştir. Fillerin ateşten korktuğunu rüyasında görmüş ertesi gün dahiyane bir plan yapmış, üzerlerine gelen filleri ateş çemberine almış, kaçan zavallı dev hayvanların Hint ordusunu darmadağın edip geçmesiyle savaşı kazanıp Hindistan’ı elini kolunu sallaya sallaya geçmiştir. Timur’un ordusundaki o meşhur fillerle tanışması ve ordusuna katması Hint seferi sayesindedir.
 
Sahipkıran Timur askeri disipline Büyük Kun devleti Tegin’i Metehan kadar önem veriyordu. Askerlerini çok sert eğitimler ile talim ederdi. Yarı çıplak kar üzerinde yatırır, aylarca doğadan beslendirirdi. Askerlerinin savaş dönemi avla vakit kaybetmemesi için atlarının sağrılarına açılan yaradan günde 2 defa kan içerek karınlarını doyurdukları bilinir.
 
Devrin en büyük İslam bilginlerinden Seyyit Şerif Cüccani, Sahipkıran Timur’a yazdığı mektupta, İslamdan sonra her asırda Allah tarafından yer yüzüne bir kahraman gönderildiğini belirtmiş  “8. Asırda Allah kahraman olarak Emir Timur’u göndermiştir. O, yalnız ve yalnız hakikate hürmet ediyor, doğruluğu seviyor, doğruları yükseltiyor. Allah’ın mülkünde, Allah’ın rızasıyla hüküm sürüyor” ifadesini kullanmıştır.
 
Tarihi lise kitaplarından ibaret sanan bir takım Anadolu insanının Timur’u Müslüman katili zalim bir Moğol olarak görmesi toplum olarak okuma özürlü olduğumuzun işaretidir. Timur’un Sivas ve yöresinde bazı katliamlar yapmasını tarihin kara perdesini ardında bırakıp, neden Anadolu’nun içlerine kadar gelmesine rağmen daha ileriye gitmeden Suriye’ye indiğine kafa yoralım. Nedeni çok açık. Onun amacı Osmanlı Türklerini yok etmek, Anadolu’ya hakim olmak değildi. Onun amacıYıldırım Bayezid’e bir ders vermek tabiri caiz ise kulağını çekmekti.
 
Bazı okurlarımız Osmanlıyı küçümsediğimizi düşünebilir. Osmanlıyı küçümsemek hiçbir Ademoğlunun haddi olmayacağı gibi belirtmek istediğimiz şudur ki, o devrin en büyük devleti Timur İmparatorluğudur, en büyük Başbuğu ise Sahipkıran Timur’dur. Osmanlı Devleti bazı beyliklerin kışkırtmalarıyla ağabeyi Timur imparatorluğuna kafa tutmuş, ağabeyi de kardeşinin kulağını çekmiştir. 1402 Ankara savaşının öncesindeki ve sonrasındaki Osmanlı-Timuri çekişmesinin en sağlıklı tarifi budur. Kardeş kavgası.
 
Üzerinde durmadan geçemeyeceğim bir husus da Timur’un Bayezid Han’ı hayvanlar gibi kafeslerde gezdirip insanlara taşlattığı yalanıdır. Timur, Yıldırım Bayezid’i esir aldıktan sonra büyük hürmet göstermiş, onu şanına yakışır şekilde ağırlamıştır. Kendi Otağının yanına Bayezid Han için çadır kurdurtmuş her sofrada onu da yanına oturtmuştur. Kötü muamele yüzünden öldüğü söylentiden ibarettir. İbn Arabşah eceliyle öldüğünü yazar.
 
Tarihin her döneminde Türk devletlerinin birbirleriyle kardeş kavgasına girdikleri bir gerçektir. Bugünün şartlarına göre iyi veya kötü şeklinde değerlendirme yapmak zor olsa da keşke olmasaymış demek de en tabi hissiyatımızdır.
 
Devrin en büyük İmparatorluğuna sahip olan Sahipkıran Timur’u bir Türk olduğunun bilincinde olarak yüceltirsek tarihe saygımızı göstermiş oluruz diye düşünüyorum. İyisiyle,kötüsüyle Türk tarihi 40 asırlık bir dipsiz kuyudur. Bu kuyuya cesaret edip de girebilen bizlere ve sizlere selam olsun.
 
Esenlikler dilerim.
 
GÖKTÜRK - 13 Mart 2014

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gökte Kartal, yerde Bozkurt
Böriler
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 21 Şubat 2018, 18:46:06 »

Rivayete göre gezegenlerin aynı hizaya geldiği gün doğan kişiye Sahipkıran denir. Cengiz Han ve Timur’un bu zamanda doğduğu söylenir. Hatta ikisinin de doğduklarında avuçlarında kan pıhtısı olduğu bunun ileride Dünyaya hükmedecekleri manasına geldiğine inanılır. Öyle de olmuştur, ikisi de yaşadıkları dönemde dünyaya hükmeden büyük Hakanlar olmuşlardır.
 
Timur için bir çok sıfat kullanılmıştır. Küregen,Emir,Lenk,Sahipkıran… Cengiz Han soyuna damat olduğu için Küregen, Moğol ordusunda yüksek rütbeli komutan olduğu için Emir, topal olduğu içinTimurlenk, avucunda kan pıhtısıyla doğduğu ve dünyaya hükmettiği için de Sahipkıran.
 
Timur mizaç olarak tipik bir bozkır insanıydı. Sert,acımasız,dirayetli. Bize hep Anadolu’nun gelincik çiçekleri gibi merhamet duygusuyla yüklü Osmanlı Devletini okutup, öğrettikleri için Timur’un yeri geldiğinde hiç gözünü kırpmadan yakıp yıkması çok zalimce gelmiştir.
 
Sahipkıran Timur’un ordusunun Sivas’ı yaktığı ve insanları diri diri toprağa gömdüğü söylenir. Bu çok zalimcedir ama Osmanlı’da da bir kardeş katli gerçeği vardır ki en az o kadar vahşidir. Sırf bu yüzden Timur’u kötülemek tarihe yapılan bir ihanettir. Buna benzer olaylardan zaman sonra pişmanlık duyduğunda Türkistan coğrafyasında bugün dahi ayakta olan cami,medrese,külliye ve sanat eserlerini yaptırarak Allah’tan af dilemiştir. Bunları Timurname isimli eserinde belirtmiştir.
 
O, henüz 13 yaşındayken 300 askerle, 10bin düşman askerini mağlup etmiş bir kılıç ustası ve savaşçıdır. Hindistan seferinde ise Hintlilerin eğitilmiş 2000 filini gece rüyasında gördüğü taktikle yenmiştir. Fillerin ateşten korktuğunu rüyasında görmüş ertesi gün dahiyane bir plan yapmış, üzerlerine gelen filleri ateş çemberine almış, kaçan zavallı dev hayvanların Hint ordusunu darmadağın edip geçmesiyle savaşı kazanıp Hindistan’ı elini kolunu sallaya sallaya geçmiştir. Timur’un ordusundaki o meşhur fillerle tanışması ve ordusuna katması Hint seferi sayesindedir.
 
Sahipkıran Timur askeri disipline Büyük Kun devleti Tegin’i Metehan kadar önem veriyordu. Askerlerini çok sert eğitimler ile talim ederdi. Yarı çıplak kar üzerinde yatırır, aylarca doğadan beslendirirdi. Askerlerinin savaş dönemi avla vakit kaybetmemesi için atlarının sağrılarına açılan yaradan günde 2 defa kan içerek karınlarını doyurdukları bilinir.
 
Devrin en büyük İslam bilginlerinden Seyyit Şerif Cüccani, Sahipkıran Timur’a yazdığı mektupta, İslamdan sonra her asırda Allah tarafından yer yüzüne bir kahraman gönderildiğini belirtmiş  “8. Asırda Allah kahraman olarak Emir Timur’u göndermiştir. O, yalnız ve yalnız hakikate hürmet ediyor, doğruluğu seviyor, doğruları yükseltiyor. Allah’ın mülkünde, Allah’ın rızasıyla hüküm sürüyor” ifadesini kullanmıştır.
 
Tarihi lise kitaplarından ibaret sanan bir takım Anadolu insanının Timur’u Müslüman katili zalim bir Moğol olarak görmesi toplum olarak okuma özürlü olduğumuzun işaretidir. Timur’un Sivas ve yöresinde bazı katliamlar yapmasını tarihin kara perdesini ardında bırakıp, neden Anadolu’nun içlerine kadar gelmesine rağmen daha ileriye gitmeden Suriye’ye indiğine kafa yoralım. Nedeni çok açık. Onun amacı Osmanlı Türklerini yok etmek, Anadolu’ya hakim olmak değildi. Onun amacıYıldırım Bayezid’e bir ders vermek tabiri caiz ise kulağını çekmekti.
 
Bazı okurlarımız Osmanlıyı küçümsediğimizi düşünebilir. Osmanlıyı küçümsemek hiçbir Ademoğlunun haddi olmayacağı gibi belirtmek istediğimiz şudur ki, o devrin en büyük devleti Timur İmparatorluğudur, en büyük Başbuğu ise Sahipkıran Timur’dur. Osmanlı Devleti bazı beyliklerin kışkırtmalarıyla ağabeyi Timur imparatorluğuna kafa tutmuş, ağabeyi de kardeşinin kulağını çekmiştir. 1402 Ankara savaşının öncesindeki ve sonrasındaki Osmanlı-Timuri çekişmesinin en sağlıklı tarifi budur. Kardeş kavgası.
 
Üzerinde durmadan geçemeyeceğim bir husus da Timur’un Bayezid Han’ı hayvanlar gibi kafeslerde gezdirip insanlara taşlattığı yalanıdır. Timur, Yıldırım Bayezid’i esir aldıktan sonra büyük hürmet göstermiş, onu şanına yakışır şekilde ağırlamıştır. Kendi Otağının yanına Bayezid Han için çadır kurdurtmuş her sofrada onu da yanına oturtmuştur. Kötü muamele yüzünden öldüğü söylentiden ibarettir. İbn Arabşah eceliyle öldüğünü yazar.
 
Tarihin her döneminde Türk devletlerinin birbirleriyle kardeş kavgasına girdikleri bir gerçektir. Bugünün şartlarına göre iyi veya kötü şeklinde değerlendirme yapmak zor olsa da keşke olmasaymış demek de en tabi hissiyatımızdır.
 
Devrin en büyük İmparatorluğuna sahip olan Sahipkıran Timur’u bir Türk olduğunun bilincinde olarak yüceltirsek tarihe saygımızı göstermiş oluruz diye düşünüyorum. İyisiyle,kötüsüyle Türk tarihi 40 asırlık bir dipsiz kuyudur. Bu kuyuya cesaret edip de girebilen bizlere ve sizlere selam olsun.
 
Esenlikler dilerim.
 
GÖKTÜRK - 13 Mart 2014


Var ol kandaş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Göktürk Tuğra
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 178



« Yanıtla #2 : 27 Ağustos 2018, 10:37:18 »

Rivayete göre gezegenlerin aynı hizaya geldiği gün doğan kişiye Sahipkıran denir. Cengiz Han ve Timur’un bu zamanda doğduğu söylenir. Hatta ikisinin de doğduklarında avuçlarında kan pıhtısı olduğu bunun ileride Dünyaya hükmedecekleri manasına geldiğine inanılır. Öyle de olmuştur, ikisi de yaşadıkları dönemde dünyaya hükmeden büyük Hakanlar olmuşlardır.
 
Timur için bir çok sıfat kullanılmıştır. Küregen,Emir,Lenk,Sahipkıran… Cengiz Han soyuna damat olduğu için Küregen, Moğol ordusunda yüksek rütbeli komutan olduğu için Emir, topal olduğu içinTimurlenk, avucunda kan pıhtısıyla doğduğu ve dünyaya hükmettiği için de Sahipkıran.
 
Timur mizaç olarak tipik bir bozkır insanıydı. Sert,acımasız,dirayetli. Bize hep Anadolu’nun gelincik çiçekleri gibi merhamet duygusuyla yüklü Osmanlı Devletini okutup, öğrettikleri için Timur’un yeri geldiğinde hiç gözünü kırpmadan yakıp yıkması çok zalimce gelmiştir.
 
Sahipkıran Timur’un ordusunun Sivas’ı yaktığı ve insanları diri diri toprağa gömdüğü söylenir. Bu çok zalimcedir ama Osmanlı’da da bir kardeş katli gerçeği vardır ki en az o kadar vahşidir. Sırf bu yüzden Timur’u kötülemek tarihe yapılan bir ihanettir. Buna benzer olaylardan zaman sonra pişmanlık duyduğunda Türkistan coğrafyasında bugün dahi ayakta olan cami,medrese,külliye ve sanat eserlerini yaptırarak Allah’tan af dilemiştir. Bunları Timurname isimli eserinde belirtmiştir.
 
O, henüz 13 yaşındayken 300 askerle, 10bin düşman askerini mağlup etmiş bir kılıç ustası ve savaşçıdır. Hindistan seferinde ise Hintlilerin eğitilmiş 2000 filini gece rüyasında gördüğü taktikle yenmiştir. Fillerin ateşten korktuğunu rüyasında görmüş ertesi gün dahiyane bir plan yapmış, üzerlerine gelen filleri ateş çemberine almış, kaçan zavallı dev hayvanların Hint ordusunu darmadağın edip geçmesiyle savaşı kazanıp Hindistan’ı elini kolunu sallaya sallaya geçmiştir. Timur’un ordusundaki o meşhur fillerle tanışması ve ordusuna katması Hint seferi sayesindedir.
 
Sahipkıran Timur askeri disipline Büyük Kun devleti Tegin’i Metehan kadar önem veriyordu. Askerlerini çok sert eğitimler ile talim ederdi. Yarı çıplak kar üzerinde yatırır, aylarca doğadan beslendirirdi. Askerlerinin savaş dönemi avla vakit kaybetmemesi için atlarının sağrılarına açılan yaradan günde 2 defa kan içerek karınlarını doyurdukları bilinir.
 
Devrin en büyük İslam bilginlerinden Seyyit Şerif Cüccani, Sahipkıran Timur’a yazdığı mektupta, İslamdan sonra her asırda Allah tarafından yer yüzüne bir kahraman gönderildiğini belirtmiş  “8. Asırda Allah kahraman olarak Emir Timur’u göndermiştir. O, yalnız ve yalnız hakikate hürmet ediyor, doğruluğu seviyor, doğruları yükseltiyor. Allah’ın mülkünde, Allah’ın rızasıyla hüküm sürüyor” ifadesini kullanmıştır.
 
Tarihi lise kitaplarından ibaret sanan bir takım Anadolu insanının Timur’u Müslüman katili zalim bir Moğol olarak görmesi toplum olarak okuma özürlü olduğumuzun işaretidir. Timur’un Sivas ve yöresinde bazı katliamlar yapmasını tarihin kara perdesini ardında bırakıp, neden Anadolu’nun içlerine kadar gelmesine rağmen daha ileriye gitmeden Suriye’ye indiğine kafa yoralım. Nedeni çok açık. Onun amacı Osmanlı Türklerini yok etmek, Anadolu’ya hakim olmak değildi. Onun amacıYıldırım Bayezid’e bir ders vermek tabiri caiz ise kulağını çekmekti.
 
Bazı okurlarımız Osmanlıyı küçümsediğimizi düşünebilir. Osmanlıyı küçümsemek hiçbir Ademoğlunun haddi olmayacağı gibi belirtmek istediğimiz şudur ki, o devrin en büyük devleti Timur İmparatorluğudur, en büyük Başbuğu ise Sahipkıran Timur’dur. Osmanlı Devleti bazı beyliklerin kışkırtmalarıyla ağabeyi Timur imparatorluğuna kafa tutmuş, ağabeyi de kardeşinin kulağını çekmiştir. 1402 Ankara savaşının öncesindeki ve sonrasındaki Osmanlı-Timuri çekişmesinin en sağlıklı tarifi budur. Kardeş kavgası.
 
Üzerinde durmadan geçemeyeceğim bir husus da Timur’un Bayezid Han’ı hayvanlar gibi kafeslerde gezdirip insanlara taşlattığı yalanıdır. Timur, Yıldırım Bayezid’i esir aldıktan sonra büyük hürmet göstermiş, onu şanına yakışır şekilde ağırlamıştır. Kendi Otağının yanına Bayezid Han için çadır kurdurtmuş her sofrada onu da yanına oturtmuştur. Kötü muamele yüzünden öldüğü söylentiden ibarettir. İbn Arabşah eceliyle öldüğünü yazar.
 
Tarihin her döneminde Türk devletlerinin birbirleriyle kardeş kavgasına girdikleri bir gerçektir. Bugünün şartlarına göre iyi veya kötü şeklinde değerlendirme yapmak zor olsa da keşke olmasaymış demek de en tabi hissiyatımızdır.
 
Devrin en büyük İmparatorluğuna sahip olan Sahipkıran Timur’u bir Türk olduğunun bilincinde olarak yüceltirsek tarihe saygımızı göstermiş oluruz diye düşünüyorum. İyisiyle,kötüsüyle Türk tarihi 40 asırlık bir dipsiz kuyudur. Bu kuyuya cesaret edip de girebilen bizlere ve sizlere selam olsun.
 
Esenlikler dilerim.
 
GÖKTÜRK - 13 Mart 2014


Var ol kandaş.

Gözlerine sağlık kandaşım
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gökte Kartal, yerde Bozkurt
Gökdoğan
Gökbörü
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 278


Türkçülük Var Olsun


« Yanıtla #3 : 09 Nisan 2020, 14:35:05 »

Bugün Atamız Sahibkıran Emir Timur Hazretlerinin ad günüdür.

Tini şad, mekanı Uçmağ olsun Atamızın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Atsız Atanın talebesi olmakla iftihar ederiz.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.26 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.