Prof. Halaçoğlunun Sis Sancağı (Kozan) İncelemesi üzerine deneme
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 14:43:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Prof. Halaçoğlunun Sis Sancağı (Kozan) İncelemesi üzerine deneme  (Okunma Sayısı 2785 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« : 02 Ekim 2010, 01:08:08 »

          Osmanlı Devleti; eyaletler ve dahillerindeki sancaklar; kaza, nahiye, köy ve mezraların nüfus durumu vergi alımı, vakıf ve tımar kayıtlarını içine alan Tapu-Tahrir defterleri tutmuştur. Bu belgeler ''Bölgesel kütük belgeleri'' olarak da alınabilir. Halaçoğlu.

          Ne acı ki, Dünya devletlerine kıyasla, budunumuz tarih yazıcılığı konusunda göçebe yaşamın etkisi ve büyüklenme (kibir) alışkanlığının yokluğu sebebiyle dış kaynaklara mecbur yaşadı. Dünya'ya Türk tarafından öğretilen sözlü kültürün yanı sıra az önce zikrettiğim sebeplerden yazılı kültür çok gelişmiş değil. Bundandır ki günümüz tarih yazıcıları İslamiyet öncesi dönem efsaneleşmiş halk kültürü ile için çin- fars- avrupa kaynaklarını incelemek durumunda kalıyorlar.
          Tarih anlayışıma göre yakın zaman tarihçileri -özellikle yabancı tarihçi cenneti Osmanlı özellikle- tarih yazıcılığında daha çetin bir savaş veriyorlar. Konuyu dağıtmamak için fazla adına çok değinmekten imtina etsem de şerefli tarih yazıcılarımızın buna hakkın olduğunu düşünüyorum. Gidip Yenisey'de, Ulan Batır'da kaynak aramak mı; töre için ayaklanan Türkleri savunmak mı deseniz birinciyi seçerdim!
          İşte, bu zor görevi başarıyla yaptığını düşündüğüm Sayın Halaçoğlu Yusuf'un ''Tapu- Tahrir'' defterleri adlı nüfus kayıtlarından yaptığı ve açıkladığı bilgiler, bu günkü moda zihniyet ''Anadolu'da Türk yoktur!'a'' hakettiği yanıtı vermekte. Yanlı, yönetim dostu, saraylı tarihçiler bunları söyleyemeyecektir. Türk'ün geçmişini araştıran Türk olmazsa Türk düşmanlarının oyuncağıdır!
          
          ''Bu kadar eleştirecek ne var?'' diyebilirsiniz. Kimseye şahsi bir şuursuz düşmanlık yapmak adetim değildir. Ama küçük ayrıntıların niyetler konusunda çok şeyler söylediğini düşünenlerdenim. Şimdiki pek çok sorunun kaynağının da daha önce Oğuz Ağabeğin söylediği gibi -bilinçli, bilinçsiz- ''Osmanlı zihniyeti ve icraatlarında'' olması gerçeği de bunu destekler diye düşünüyorum.

Kozan Türktür!

           Bu defterlerde Sis Sancağı (Kozan'dan Feke'ye kadar, aşağılarda Çukurova'nın başlangıcına dek uzanan; Anavarza'yı da içine alan bölge) hakkında Türkmen aşiretleri, oymak ve obaları ile ilgili geniş bilgiler veriliyor. Ermeniler ve diğer etnik artıklar hakkında da yüzeysel bilgiler verilip; bölge insanı müslüman- gayrımüslim ayrımına tabi tutuluyor. 1485- 1490 yılları arasında özelikle Sultan Kayıtbay zamanında artan Osmanlı- Memlük sürtüşmelerinin tek kaybedeni olan, yaylakları ellerinden alınan Kızılbaş Türkmen kandaşlarımızın safdışı bırakıldığı bir tasnif...
           Sayın Halaçoğlu'nun izahatları ile daha rahat anladığımız biçimde bu belgelerden edinilen en işe yarar ve net bilgi, 1519'dan 1536/1537'ye kadar olan dönemde bölgeden (Kozan Sancağı ve nahiyeleri) ermeni izi ve soyunun silinip atıldığı gerçeği. Hele ki, 1515 Orta- Doğu Akdeniz Türkmen birliğinden sonra bölgede tek otorite Türkler olmağa başlamakta.

Prof. Dr. Halaçoğlu'nun İsmini Zikrettiği Oymak, Oba ve Aile İsimleri

            Bu defterlerde ''taife ve cemaat'' olarak anılan Türkmen yerleşim özellikleri hakkkında bilgiler de veriliyor. Sis Sancağı ve özellikler Çukurova'ya Türkmen göçlerinin yönü olan Kuzey Çukurova'da ortak ''Yiriklik'' kavramı yanında adı anılan temel oymak adları: Farsak, Savcı-Hacılı, Afşar, Kavurgalı, Kutlubey- Hacılı.

Bu taifelere bağlı özel aile isimleri ise şu şekilde;
Savcı-Oğlu:Akdağlı, Aksakkocalı, Alişarlı, Arıklı, Eyhanlı, Beğlik, Boyacılar, Candi, Çakırlı, Darven, Satı, Döğerli, Eymirli, Kalaycı, Ümmet, Karayakublu, Katırhanlı, Kazancı, Kemallı, Konur-Satı, Pusatoğlu, Sarıfakılı, Satıoğlu, Savcı-hacılı, Sehlik, Sülemişoğlu, Tahtalı, Yazır.
 
Eğlenoğlu: Bedirhasanlı, Bünksüz, Çalışlı, Çeçenli, Dallı, Eğlenli, Gökçeli, Güvenceli, Halveti, İdrishacılı, Aşdöken, Kamer, Karahacılı, Karamehmed, Köşker-oğlu, Menteşli, Okçular, Sarıklı, Taburlu, Taşlı, Yumruk.

Afşar: Afıllı, Alembeğli, Alpağıloğlu, Aydoğmuşoğlu, Bahşayişli, Baytemürlü, Bostancı, Canbaz, Çandık, Doyranlı, Elsüzler, Garipşahoğlu, Herekli, İsalı, Paşaoğlu, Sait, Sübhan, Puralıhacılı, Uzunisoğlu, Yahşıhanlı, Zekeriyalı.

Kavurgalı: Akisalı, Aynal, Ayrancılı, Çiçekoğlu, Dündarlı, Evliyalı, Haydarlı, İlyaslı, Karahasanlı, Karahızırlı, Kamerbeğ, Kırgullu, Kızıllar, Kaçarlı, Köpekoğlu,  Kuşçular, Mustafalı, Oruçgazili, Tatarlı, Yemlihanlı, Kavurgalı, Yılancık.

Dağınık cemaatler ve Kutlubey- Hacılı taifesi: Arslanlı, Baraklı, Dedehacılı, Kirakös, Şeyhli, Kulagözlü, Kayı, Kutlubey-Hacılı, Zenkli...

Nüfus Verileri ve Düşündürdükleri

Hane sayısındaki değişimler şu şekilde:

Yıllar         Türk Hane Sayısı        Ermeni Hane Sayısı
 
1519           7179                         2316                            
1523           12228                       2516
1526           12718                       2058
1537           14390                       2440

       Bu değişim verilerinden de anlaşıldığı gibi Ermeniler zamanla silinip atılmıştır. Tarih 1537 olduğunda sadece Kozan'ın şehir içinde bile 3221 adet Türkmen hanesine rastlanır. Bir Türk de Ermeni ile evlenmeyeceğine göre zamanla görülen tüm artışlar Türklerin lehine oldu. Yalnız önemli şehir merkezlerinde (Kozan, Anavarza) meyhaneler işletecek kadar azalıp bittiler.

''Anadolu karma milleti'' ihaneti altında Kuzay Adana Türkleri'ni ermenilikle suçlayanlar için önereceğim kaynaklar:

-Yusuf Halaçoğlu: Tapu- Tahrir Defteri Kayıtlarına Göre 16. yüzyılın İlk Yarısında Sis Sancağı. İ.Ü. Edebiyet Fak. TD 32,, Mart 1979, s, 819- 1046
-Cezmi Yurtsever, Kozandağlarından Tarih Seslenirse.

İstemeyenler çıksa da ''Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün Türk'tür ve ebediyen Türk olarak kalacaktır.''
TTK.

Erlik Tanrıöğen
27.09.2010
Seyhan Adana
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 02 Ekim 2010, 13:12:57 »

Erlik, Sana paha biçilir diyen şahsın ben alnını karışlarım. Su gibi akıcı bir anlatım ve mükemmele yakın Türkçen ile neyi nasıl yapacağını aşmışsın sen Bozkurtum. İyiki varsın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TürkcüKasirga
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 02 Ekim 2010, 13:56:40 »

Yıllar         Türk Hane Sayısı        Ermeni Hane Sayısı
 
1519           7179                         2316                            
1523           12228                       2516
1526           12718                       2058
1537           14390                       2440

       Bu değişim verilerinden de anlaşıldığı gibi Ermeniler zamanla silinip atılmıştır. Tarih 1537 olduğunda sadece Kozan'ın şehir içinde bile 3221 adet Türkmen hanesine rastlanır. Bir Türk de Ermeni ile evlenmeyeceğine göre zamanla görülen tüm artışlar Türklerin lehine oldu. Yalnız önemli şehir merkezlerinde (Kozan, Anavarza) meyhaneler işletecek kadar azalıp bittiler..
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bu bölüm tarihi bir gercegide göz önünde bulunduruyor. Yil 1500 ler..Hani su DNA´lari ile problemli soysuz güruhun tamda Türklerin karisti dedigi yillar..
Halbu ki Türklerin obasina boyuna oymagina kadar, Rumlarin, Ermenilerin ve diger milletlerin hane sayisina kadar bir bir tespit edilip kayitlara gecirilmis.

Bundan daha saglam kayit belge olurmu?




Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.046 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.