Otorite ve Kitlenin Sadakat Temeli
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 14:42:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Otorite ve Kitlenin Sadakat Temeli  (Okunma Sayısı 1020 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« : 22 Temmuz 2014, 19:38:53 »

Demokrasinin belli bir tarihi vardır, sınırlıdır. Krallığın ise tarihi daha eskidir. İnsan en ilkel zamanlarda, düşünüş olarak gelişmemişken iç güdüsüyle hareket etmiştir. Ve bu onu çoğulcu zihniyetten ziyade tek bir hükümdarın boyunduruğu altında tek bir kişiye itaat ettirmiştir. Çünkü insanın doğasında itaat vardır ve emir alma, tek bir kişi tarafından yönetilme eğilimi vardır.

Bir psikolojik deneydir, otorite deneyi. Bir kişi denek olarak seçilir. Onu seçenler, üniversitedeki profesörlerdir. Beyaz önlüklü profesörler deneği bir odaya alırlar. Karşısında da bir deneğin olduğunu sanar ve kura çekerler. Deney gereği, öğretmen olmuştur. Hafıza deneyi yapıldığını sanmaktadır. Karşısında bir yetişkin vardır ve onun öğrencisi olmuştur rol gereği. Ona sorular sorar ve her yanlış cevapta öğrenciye elektrik vermektedir.
Denek vicdanlı biri olmasına rağmen karşısındakine acı vermektedir, ve karşısındaki soruyu bilemediğinde dur demesine rağmen devam etmektedir. Sorumluluğun profesörlerde olduğunu düşünüp kendinde sorumluluk kabul etmemekte ve deneyi kendisi devam ettirmektedir.

Deney ise iki profesörün kendi arasındaki bir tartışma ve ortaya çıkan bir ikilemden dolayı deneğin deneye sadakatinin azalmasıyla ve başkaldırısıyla sonlanmaktadır. Deney her üç kişinin ikisinde itaatle sonuçlanmakta.

Bunun kökeninde, insanlığın itaat etme eğilimi yatmaktadır. İtaat eden, bunu görev bilmiş ve karşısındakinin acı çekip çekmediğini düşünmüyor. Çünkü itaat ettiği her şeyi düşünmektedir.

Bir ülkede de, demokrasi olsa da aslında tek bir kağan vardır. Kağan, ya bir heyet ya tek bir kişi olabilir. Bireysel irade yok, otoritenin yaptırımları vardır yani. Birey otoriteye itaat eder ve otorite sarsılmadıkça da sadık kalacaktır. Bu otorite sarsılması, deneydeki gibi deneyin deneye ve profesörlerin bilgisine dair inancının sarsılması demektir. Denek profesörlere saygısını yitirmiş ve deneyden ayrılmıştır. Profesörler, otoritedir.

Yani bir otorite sarsılmadıkça, o otoriteye bağlılık sürecek. Göktürk devleti, iki kardeşin ikilemiyle yıkıldı, Türk devletleri doğu-batı ile bölündü. Güya, yönetim kolaylaşıyordu, idari bir politikaydı, bir devlet geleneğiydi. Halbuki gerçek, otoritenin ikilemde kalması ve çökmesiydi. Türk devletlerinin yıkılmasının arkasında, otoritenin yıkılması vardır.

Peki otorite nasıl devam eder?

Herkes, otoritenin devam ettiğini düşünür. Herkeste bir memnuniyetsizlik olsa bile, şikayet edilse de aslında bunu dile getiremez. Dile getiremediği için de herkesin memnun olduğunu düşünür. Topluma uyar ve memnun olduğunu düşündüğü toplum gibi memnun olur. Abilene çelişkisi buna örnektir. Aile üyeleri diğerlerinin kendisi gibi düşünmediğini zanneder ve onlara uyar.
Bu yüzden, yani dile getirilemeyenler yüzünden herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Ne şekilde bir düzen varsa, o şekilde devam edecektir.

Abilene çelişkisi için daha önceden yazdığım bir yazıyı inceleyebilirsiniz:

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.turkcuturanci.com/turkcu/turkcu-savascilardan-makaleler/kitlesel-yonelim-abilene-celiskisi/


Kitleler bu şekilde memnuniyet yalanına inanmaktadır.

Bu dile getirme işine de değinelim. Medya kuruluşlarını kontrol eden bir güç, elbette istediğini dile getirecek, istediğini getirmeyecektir. Medyaya hükmeden güç bu yüzden topluma hükmeder.


Buraya kadar okuyan kandaşlarımın aklına şu da gelebilir. Peki biri sesini çıkarsa, memnun olunmayanları dile getirse abilene çelişkisi çökmüş olacak ve baskın olan güç sarsılacaktır.
Bu sanıldığı gibi olmayacaktır. Çünkü körü körüne inanmış, sorgulamaksızın bağlanmış hipnotize olmuşlar vardır.

Bunu da ash deneyi ile açıklayacağız. Ash deneyinde bireysel yanılgı vardır ve bu da toplumun genel algısı yüzünden olmaktadır. Bir denek alınmıştır. Denek kendisi gibi denek olduğunu düşündüğü ama oyunun içinde olan denek rolü yapanlarla birlikte göz yanılgısı deneyine tabii tutulur.
Tek bir kişiye deney yapılmaktadır.

Üç farklı çizgi gösterilir deneklere ve hangisinin uzun olduğu sorulur. Denek rolü yapanlar kısa bir çizgiyi en büyük diye numaralandırır. Asıl denek ise önce kendi doğrusuyla hareket ederken sonra bir karmaşa içine girer ve diğerlerinin dediklerini kabul eder. Kendi doğrularını çoğunluğa göre oluşturur. Denek doğru yapıp yapmadığını bilmez ama diğerlerine uymak ister. Çünkü bir hata varsa, bunu kendisi yapmıştır. Çoğunluğun hepsi birden aynı hatayı yapamaz.

Bu demek oluyor ki, bağnazlığın hüküm sürdüğü bir yerde, asla doğrular dile getirilmeyecektir. Doğrular içlerde kalacak ve topluma karşı gelinmesi istenmeyecektir. Bu yüzden topluma yüklenen bir algıyla kitleler yönetilebilir.

Demokrasinin tarihi insanlık tarihi kadar eski değildir. Eski olan kapanlıktır ve karakterlere işlemiştir. Kusurlu olduğunu düşündüğümüz şeyler aslında kökendeki alışkanlıklardan kaynaklanmaktadır. Demokrasi hakkındaki başka bir yazı da bununla bağlanabilir.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.turkcuturanci.com/turkcu/turkcu-savascilardan-makaleler/demokrasinin-kusuru-ve-hatali-isleyis-mantigi/


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.