Önder
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Aralık 2019, 18:57:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Önder  (Okunma Sayısı 3738 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 28 Kasım 2010, 22:53:12 »

ÖNDER

“Bilen ve bildiğini bilen liderdir, onu izleyin” der Çin atasözü… Bilen ve bildiğini bilen, kendini izleten ve hedefe engel tanımaksızın yürüyen kişiyi bulmak zordur. Doğanın çocuğu olan insanların hepsi, sanıldığının aksine eşit değildir. Kimileri önder olmak için doğmuştur. Kimileri ise kul olmaktan adeta zevk alır durumdadır.
Kulluğundan zevk duyan adam, yaşamını bir başka kişiye, oluşuma ya da hissettiklerine bağlamayı kendine görev bilmiştir.
Özgür düşünmek ve konuşmak onun için hiçbir anlam taşımayan durumlardır. Oysa önder doğan adam başkaldırmayı, haksızlıklara karşı isyan etmeyi ve her zaman en önde olmayı kendine görev sayar. Zaten önder sözcüğü de, önde olan anlamına gelir. Bunun yabancı dilden dilimize geçmiş karşılığı olan lider de aynı anlamdadır.
İnsanoğlu tarih boyunca her zaman, kendisine önderlik edecek birini aramıştır. En ilkel kabilelerde kabile reisi, günümüz toplumlarında Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı ya da Kral bu görevi yürütmektedir. Daha küçük oluşumlarda da parti başkanı, sendika başkanı, genel müdür bu görevdedir. Neredeyse her önderin bir üst önderi olduğu gibi, her önderin da bir alt kadrosu olmak zorundadır. Kendi emir komutasına bir kişiyi dahi alabilen kişi o adamın önderidir ve kendisine önder seçen adam doğal olarak onun isteklerini uygulayacaktır. Demokratik yönetimlerde halk kendi önderini kendisi seçebilirken, monarşik yönetimlerde halk önderini seçememektedir. Bu durum doğanın kurallarına tümüyle aykırıdır. Çünkü her dâhinin çocuğu dahi olamadığı gibi her önderin çocuğu da önder olamaz. Bu durum da insanoğlunun yapısına ters bir yönetim biçiminin ürünüdür. Önderliği daha çok hak eden kişi o makama soylu olmadığı için erişemez. Bu durumda önder kişi, kendisinde olmayan yetkileri zorla almak zorundadır. Bu da devrimin doğuşu demektir. Kişi, erki eline alırken çoğunlukla yönetim biçimini de değiştirir. Çünkü zorla ele geçirdiği yönetim biçimi ona uymamaktadır. Zaten bu yüzden, önder oluş biçimi zorla gerçekleşmiştir.
Günümüzde din devletlerinin çoğunda, yönetim soydan soya geçmektedir. Fakat ne diğer dinlerde ne de İslam’da dinin çıkış özünde bu yoktur. Eğer öyle olsa idi, İslam Peygamber’inin oğlu, ölümünün sonrasında halife olurdu.
Önder kişi, önderlik edeceği kişilerden daha bilgili ve donanımlı olmak zorundadır. Bunun tersi durumlarda önderlik karizmasını yitirir. Karşısındakini birikimiyle etkileyebilen, onu şaşırtan, bilen ve bildiğini bilen kişi ancak lider olabilir. Tarih bunun tersi örnekleri de barındırsa da, çoğunluk bu gruptadır.
Atatürk  gibi önderler halkın kendisine önder olarak seçip başına getirdikleri kişilerden sayılabilir. Padişahlık aracılığı ile tahta gelebilen Fatih, Yavuz gibi isimler, doğuştan gelen önderlik vasıflarıyla diğerlerinden ayrılırlar. Tarih, önderlik vasıflarının fazla olması nedeniyle onlara hak ettikleri değeri vermiştir.
Doğanın çocuğu olan insan, rastlantılarla yaşar. Kişinin doğduğu yer, tarih ve durum onun geleceğini belirler. Fatih’i Sultan Mehmet yapan ilk unsur, padişah soyundan olmasıdır. Eğer sıradan bir ailenin çocuğu olsaydı belki de yalnızca bir tımarlı sipahi olarak yaşamını sonlandıracaktı ama yazgısı onun ismini sonsuzluğa uğurladı.
Önderin, önderlik vasıflarına iye olmasının yanında, bu vasıfların kendisinde olduğunun da bilincinde olması gereklidir. Bildiğini bilen derken bu kast edilmiştir.   Önder kişi, eğer bu vasıfların kendisinde olduğunu bilmiyorsa onun donanımlarının hiçbir anlamı yoktur. O da diğerleri gibi sıradan bir kişidir ve yaşamını aynı sıradanlıkla sonlandıracaktır.
Önder herkesten daha fazla sorumlu, daha fazla duyarlı ve daha fazla ileri görüşlü olmak zorundadır. Her toplumun bir öndere ihtiyacı vardır.
Önderi güçlü olan devlet, güçlü bir devlet olur.


KAĞAN BAHADIR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kırıkhan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 303



« Yanıtla #1 : 28 Kasım 2010, 23:07:41 »

 Kağan Bahadır Beğ,
 Gelecekte Türkçülerin en keskin kalemlerinden birisi olacağınızdan hiç bir şüphem yoktu; öngördüğüm yolda da ilerliyorsunuz.
 Gelecekteki Kağan-Kür Şad adaylarını gâyet duru, akıcı bir Türkçe ile târif etmişsiniz.
 Esen kalınız, saygılar.
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #2 : 28 Kasım 2010, 23:28:55 »


           Önemli ve değerli bir yazı olmuş gerçekten. Önder şu an Türk'ün en büyük sorunu olduğuna göre bu açılan yazının ne düzeyde önemli olduğu anlaşılır.Bu olguyu uzun süre değerlendirirsek   uygun olur düşüncesindeyim. Kağan Kandaşım bu konuyu güzel irdelemiş. Bizlerde bu konuya kafa yormalıyız. Gelecek önderle oluşacaktır. Bizler tez zamanda içimizden biri çıkar mı diye düşünelim. Görüldüğü gibi başbakan gibi kişiler bir biçimde sivrilmiş durumdalar. Bizlerde bu konuyu nasıl çözümleriz bilemiyorum. Hepimiz buna odaklanalım. Esenlikle...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Kırıkhan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 303



« Yanıtla #3 : 28 Kasım 2010, 23:53:25 »

Değerli Hakan Beğ,
Söylediğiniz gibi, Kağan Bahadır Beğ'in üzerinde durduğu bu konu gerçekten önemlidir.
 Bu nedenle "11 Aralık Bilimsel Târih Tartışmaları Günü" diyerek gelenekleştirmeye çalıştığımız gün için gelecek seneki konuyu şimdiden Kağanlık-Demokrasi-Cumhûriyet mes'elesine ayırabiliriz. Böylece ilgilenen Türkçüler için bir sene vâdeli bir ödev verilmiş ve odaklanma sağlanmış olur.
 

 Kağan Beğ'in başlattığı bu konu da, gelecek seneki gün için bir fikir yürütme mekânı olur.
 

 O hâlde, nâçizâne ben de bir kaç eklemede bulunayım:
 
Osmanlı İmparatorluğu, Asya Türk-Moğol geleneğini sürdürerek verâset konusunda belli başlı bir kânûnnâme oluşturmamış; bunun yerine örfe uyarak patrimonyal devlet olarak kalmıştır.
 
 Yâni önder olacak kişinin "Tanrı'dan kut alması" demek ile, aslında doğanın kânûnlarına bir tür göndermede bulunulmuş. Adaylar birbirleri ile vuruşur, güçlü olan hükümdâr olur. Bu yönden Osmanlı'da hükümdarlık sistemi doğaya aykırı değil; aksine içtimâî evrime tam tamına uygundur.

  Bununla birlikte büyük Arap devrimcisi ve milliyetçisi Abdullahoğlu Muhammed'in iki oğlu da (İlk oğlu Kâsım'dır; yalavaç Muhammed'e "Ebû'l-Kasım" denmesinin sebebi bunu gerektiren bir Arap geleneğinden ileri gelir. İkinci oğlu ise, dedesinin adını alan Abdullah) küçük yaşta öldüğünden ötürü onlar için hilâfet söz konusu olamazdı.
  Ancak özellikle Şiâ'dan olanlar tarafından dile getirildiği gibi Abdullahoğlu Muhammed; hilâfeti Ebû Bekir'den ziyâde kendi kanından ulayu damâdı olan Ebû Tâlib oğlu Ali için uygun görmüştür.
  Esen kalınız.
  Saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #4 : 29 Kasım 2010, 00:04:07 »



             Haklısınız Kırıkhan Beğ Kandaşım, Önderlik vaya Kağanlık önem taşımaktadır. Bu konu başlı başına büyük konudur. Kağan Bahadır Andamın açtığı konuyu değerlendirelim ve önemli düzeyde araştıralım neler yapabiliriz. Bunu sadece gelecek seneye değil her döneme yayalım diye de düşünüyorum aslında. Bence o kadar önemli ve Kandaşların görüşleri ve bu konudaki alışverişimiz önemli olacaktır. Yalavaç Hz Muhammed'in oğulları küçük yaşta öldüğü için yerine en yakını olan Ali'yi getirebilirdi ancak ömrü yetmedi. Dolayısıyla başka kişilere halifelik kaldı. Bu da konumuz değilse de geçmişken yazdık iki sözcük. Esenlikle...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 29 Kasım 2010, 00:52:03 »

Bu yazının yayınlanış tarihi eskidir. Otağda olmadığı için yeni ekledim. Bir fikir meselesine ön ayak olması en çok beni mutlu eder.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #6 : 29 Kasım 2010, 01:01:18 »



           Tabi Değerli Kandaşım çok önem taşıyan bir konu. Buna özel bir önem verip üzerinde düşünmeliyiz. Bu konuyu açtığın için sağol varol. Esenlik dileklerimle... Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Çiçi
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 88



« Yanıtla #7 : 03 Aralık 2010, 02:39:50 »

Sayın Bahadır,

Önderlik üzerine güzel bir yazı. İzninizle konuyla ilgili düşüncelerimi eklemek isterim.

Önder öncelikle zeki, akıllı, kararlı ve etkileyici olmalıdır. Hatta o kadar akıllı olmalıdır ki bazen kendisinin önder sayılacağı günü bekleyemeyecek kadar. Gazi Mustafa Kemal Paşa buna bir örnektir...
Önder başarılı olacağından kesinlikle emin olmalıdır. Ondaki bu kararlılığı gören kitle arkasından yürümek için tereddüte kapılmayacaktır.

Demokratik sistemle başa gelen kişilerin iyi birer önder oldukları tartışmalıdır. Önder ülküsü uğruna rejimleri bile tanımayacak kadar çılgın olabilir.

Saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun.
Tanrı Türk'ü Korusun.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.