Moğollar Türk mü? Cengiz Han Türk mü?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 04:22:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Moğollar Türk mü? Cengiz Han Türk mü?  (Okunma Sayısı 861 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« : 07 Haziran 2017, 21:29:41 »

"Yine çok sorulan, hep sorulan, durmadan sorulan ve çok farklı yanıtlar alınan, yanıtları beğenilmeyen, kızılan, köpürülen, illa beklenen yanıtın verilmesi istenen bir soru:

Moğollar Türk mü?
Cengiz Han Türk mü?
 
İşin ilginç yanı, yalnızca bizi, Anadolu Türk'ünü ilgilendiren bir sorudur bu soru. Batıda hiçbir tarihçi, hibçir bilim kişisi bunu tartışmaz. Kimse bunu gündeme getirmez. Ya da doğuda hiçbir bilim kişisinin usuna bu soru düşmez. Aslında kimseye de bu soru sorulmaz. Hiçbir bilim toplantısında bu soru hiçbir bilim kişisi tarafından gündeme getirilemez. Çünkü üzerine gülerler, Ya Hu bu soru sorulur mu diye! Soran olursa bir daha da ciddiye alınmaz.
Ancak biz, hep sorarız ve yanıt ararız.
Moğollar Türk mü?
Cengiz Han Türk mü?
 
Ha, bunu sorarken de asla ama asla gerçek, doğru yanıtı duymak istemeyiz.
Düşüncemizde oluşan, acuna kök söktürmüş bir Cengiz Han ve acuna bir dönem diz çöktürmüş Moğollar vardır. Doğudan başlayan bu akın ve alma hareketi bizi öylesine mutlu eder ki, önüne gelen Türklere kıymış, Türk devletlerini yıkmış, bunu bile görmezden gelir, gönlümüzden geçenler seslendirilsin diye durmadan sorasız.
Cengiz Han Türk mü?
Moğollar Türk mü?
 
Üstelik bu soruya olumsuz yanıt verenlere de kızar, köpürür, saydırırız.
"Ama Atsız şöyle yazmış. Zeki Velidi böyle demiş. Şu Türkçü böyle yazmış!"
Onların ne zaman, ne için, ne amaçla sözler ettiklerini de hiç irdelemeyiz.
Cengiz Han mutlaka Türk olmalıdır.
Moğollar mutlaka Türk soylu olmalıdır.
Buna inanmak ister ama yine de sorarız.
Cengiz Han Türk mü?
Moğollar Türk mü?

İnanıyorsan, kabul ediyorsan neden soruyorsun arkadaş?
İnan gitsin!
Sorma, irdeleme, gündeme taşıma. Moğolları kandaş, Cengiz Han'ı ata bil gitsin!
Yok ama yine de bir soralım!
 
Mutlaka ama mutlaka duymak istediğimiz keskin yanıtı duymak ister ve ayrıntılarla da uğraşmayız.
"Tamam, şimdi sen şunu söyle! Türk mü değil mi?"
Amacımız gerçeği öğrenmek değil, duymak istediğimizi duymaktır.
 
Bir zamanlar, bir devlet ve kardeşlik politikası olarak Kürtlerin Türk olduğu iddiası ortaya atıldığında, bu yaşantıları farklı, tarihleri farklı, ırkları farklı, davranışları farklı, dilleri farklı budunun Türk olması gereği dayatılmıştı. Devlet bütünlüğü için bu gerekli olduğundan ve bize böyle öğretildiğinden, özellikle milli çevrelerde Kürtlerin Türk olduğu açık zorlamasına ve kanıtlanma çabasına girişilmişti
Kalın kalın kitaplar yazdırılmıştı. (Yazılmıştı değil, yazdırılmıştı)
Büyük konferanslar, makaleler, söylevler, haberler, belgeler, bilgiler...
Ki hâlâ bunun etkisinde olan birileri vardır ve iddialarını sürdürmektedirler.
Aslında, Kürtlere doğrudan doğruya Türk demek yerine, bir ara savunma bölgesi bulsaydık, kap ya da uya deseydik belki daha uygun olur, onlar da huzur bulurdu biz de.
Ama yok, devlet dayattı, biz de dayattık.
Kut olsun ki o konu bitti.
 
Şimdi Moğollar ve Cengiz Han kaldı.
Ha bir de Kızılderililer.
Macarlar, Bulgarlar vs...
 
Ne gerek varsa...
Neden bir zorlama içine giriliyorsa!
Sanki biz Türklüğümüzü tam yaşadık da başka budunları Türk yapmaya geldi sıra!
 
Ey okuyanlar, ey çok bilenler, adamlara hem Moğol deyip hem de Türk mü sorusunu sormanın anlamı nedir?
Önce bunu bir düşünelim!
Türk deyin o zaman!
Neden Moğol diyorsunuz?
 
Moğollar Türk mü?
Hayır, Moğollar Moğol!
Cengiz Han Türkmü?
Hayır, Cengiz Han Moğol!
Öyleyse Moğolar Türk mü?
 
Bu bir yanıt olmuyor mu sizce?
Yetmiyor mu?
Yok yetmez!
Hemen "Ama"lı sorular başlar.
Ama şöyle, ama böyle!
Arkadaşlar, bilim amaya mamaya bakmaz. Bilim elindeki belgelerle, bilgilerle, anlatılarla, gerçeklerle, tarihi kaynaklarla uğraşır.
Sizin birilerini Türk yapmaya çaışmanız tutmaz.
İşte Kürtler!
On yıllarca uğraştık!
Tutmadı!

Hiç unutmam, Erzurum'da okurken, Bir Azeri Türk'ü İran'dan kaçak gelir, silah falan getirirdi.
İçimizde de bir Türk ülkücüsü Kürt vardı.
Onun varlığı Azeri Türk'ünü rahatsız etmişti.
Özellikle bana sormuştu.
Bunun burada işi ne?
Ben de "Bizden" demiştim. Şaşırmıştı.
"Kürt hiç bizden olaarrr?"
O zaman ben Kürtler de Türktür dediğimde Bana öyle bir çıkışmıştı ki!
Ne yapabilirdik, zamanın siyaseti buydu.

Şimdi de Moğollar!
Moğollar bugün varmı?
Var!
Moğolca var mı?
Var!
Devletleri var mı?
Var!
Kendilerine Moğol diyorlar mı?
Diyorlar!
E, bize ne oluyor?
E! Daha neyi soruyorsunuz? Daha neye yanıt arıyorsunuz?
Ha, Moğollar kap deyin, uya deyin, birlikte yaşadık deyin, aldık-verdik deyin. Dilimize sözcükler kazandık, onlara kazandırdık deyin. Töre aldık, töre verdik, deyin. Birlikte devlet kurduk, deyin. Aynı orduda savaştık, deyin.
Bu konu açılınca!
Şimdi Osmanlı ordusunda Sırp askerler vardı! Hem de Türkmen'in ve İslam devletlerinin üzerine ordu çıkarıldığında en önemli unsur Sırplardı.
Şimdi ben bir soru sorsam:
Sırplar Türk mü?
Saçma olmaz mı?
Ama birlikte savaştık. Fetihler yaptık!Adamları yetkilendirdik. Türkmen'i onlarla ezdik. Müslüman devletlerin üzerine, Memlukların üzerine onlarla yürüdük!
Ama Sırp Sırp'tır.
Bugün de Türk yağısı bir budun!
 
Tamam, hocam uzatma!
Sen bize yanıt ver!
Moğollar Türk mü?
Cengiz Han Türk mü?
Bunu istiyorsunuz değil mi?
Öyle yağma yok!
Bu işin özüne ineceğiz!
Bu soruyu sormaktan vaz geçmeyeceksiniz biliyorum ama ben kafamdakileri yazacağım.
Kabul eden eder, etmeyen de Moğollara Türk der ve sürekli sorar durur!
"Moğollar Türk mü?"
 
O dönemin iki ana kaynağı var.
Biziri Moğolların gizli tarihi.(Manghol-un Niuça Tobça’an)
Diğeri de Altın Soy (Altan Topçi)
İkisinin de yazarı belli değil. Birincisi 1240'lı yıllarda tamamlanmış. Yani Cengiz Han'dan hemen sonra...
İkincisi ise 17. Yüzyılda yazılmış.
İkisinin de, iki ana kaynağında ortak yanı, Cengiz Han seceresini, yani soy kütüğünü ayrıntılı olarak (Küçük farklılıklarla) vermiş olması.
Yani, Cengiz Han'ın geriye doğru bütün ataları, destansı kısımlar da içinde olmak üzere, bozkurtla ak geyikten olduğuna inanılan ilk türemeye kadar her şey yazılmış.
Bunlarla ilgili bir sürü araştırma, makale, kitap var. Acunda ve Türkiey'de bir sürü işin uzmanı var. Açıklanmış, anlatılmış.
Elbette kaynakların içinde uydurmalar, öyküler var. Ki mutlaka olacak çünkü söz konusu olan Cengiz Han. Öyle sıradan bir kişi değil. Elbette abartılacak.
Ama soyu belli işte.
Bütün soyu.
Tek tek yazılmış.
Nerden başladığı, nerden çıktığı...
Şimdi elimizde bu iki kaynak varken hâlâ Cengiz Han Türk mü diye sormanın bir anlamı olur mu? Bütün ataları belli olan bir kişinin soyundan şüphe edilerek soru sorulur mu?
İşte burada uslar duruyor.
İlla o beklenen yanıt alınacak.
"Ama" ile başlayan sorular sorulacak.
 
Geçen gün Sözcü ve diğer uydurma haberci gazetelerde, sanki yarım usluların uslarını daha da karıştırmak üzere, "Mısır Mumyalarında Türk Geni" başlıklı uydurma bir duyum üleşildi.
Tamamen uydurma.
Aradım, taradım, aslını buldum.
Duyumun aslında "Türk" adı ne geçiyor, ne yazıyor. Yapılan genetik incelemelerde, Mısır Mumyalarında Akdeniz geni tespit edilmiş. Yüz de bilmem kaç oranında...
Hani Türk?
Yok!
Peki, gazete neden bu duyumu böyle yazar?
Çünkü ancak öyle ilgi çekiyor.
Bizim budun birilerini Türk yapmaya bayılıyor. Kızkardeşleri ile kızları ile evlenen sapık Mısır'ın sapık firavunlarının, kendini Tanrı kabul ettiren ahlaksızların, imansızların bile Türk geni taşıması birilerine önemli geliyor.
Birkaç önceki yazımda, Korelileri Türk saymaya çalışanlara onların ahlak ve davranışları hakkında bir kaç örnek vermiş ve sormuştum: Bunlar mı Türk olsun?
 
Şimdi, Cengiz Han'ın öyle davranışları var ki hiçbir kutlu Türk yöneteni böyle bir davranış sergilememiştir. Bunları yazıp, alın size Türk yapmaya çalıştığınız kişi mi demem gerek, bilmiyorum.
Gerçek bu, Cengiz Han'ın hiçbir davranışı Türk'e benzemez. O ahlaksız ilişkilere girebilen, bunu bütün adamlarının önünde yapabilen biriydi ki Türk tarihinde böyle, Türk kağanlarında böyle bir davranış yoktur. Ama biz bunu bile görmezden gelmeye çabalar ve Cengiz Han'ı Türk yapmak için çırpınırız.
Oysa olmaz!
Zorlasan da olmaz.
Bunu iddia etmek gülünçlük olur.
Çünkü gerçeği bütün acunca biliniyor.
Moğol başkadır. Türk başkadır.
Moğol vahşidir ki bu vahşiliği yazık ki kimi tarihçiler tarafından Türk'e de yamanmaya çalışılmıştır ama olmamıştır.
Moğol, işkencecidir. Katliamcıdır. Kadına, çocuğa acımaz.
Türk benimeyicidir, yöneticidir. İnsandır. Kadına, çocuğa kıymaz.
Moğol, geçmişte, bozkırda, çadırda, konuk gelene hatunlarından birini hediye eder yalnız yatmasın diye.
Kadim Türk, hatunlarına yan bakanı yakar bitirir.
Moğol pistir. Yıkanmaz. Leş gibi kokar. Üstünü başını değiştirmez. Dolandığı her yere kokusunu bırakır. Tarihler onlarla birlikte savvaşa giden Türk beylerinin tiksindiğini yazar.
Türk temizdir. Yıkanır, paklanır. Güzel kokular kullanır. Temiz giyinir.
Moğol, uzuv keser, bununla övünür. Türk beden bütünlüğüne dokunmaz.
Moğol, toplu tecavüzler yapar. Ordusunun ardında fahişe taşır.
Türk bunu asla yapmaz.
 
İşin özü, Moğollar da bozkır budunudur ancak ta Mete Han çağından beri uzun bir zaman Türk'ün baş yağılarından olmuşlardır. Mete Han'dan toprak isteyen Tung-hu kralı (Tung-hular Moğolların ataları) bunu canı ile ödemiş, Mete Han onları dağlara sürmüş, yüzyıllarca düze inememişlerdir.
Ta o zamandan ayrılık varsa, nasıl Türk oluyorlar?
 
İşin bir diğer yanı, Cengiz Han'dan itibaren, Moğol devleti, Türk devlet yapısını, Türk ordu yapısını örnek almış, bunu uygulamaya koymuş, Türk ulularından, Türk töresinden, Türk erlerinden yararlanmıştır. Adını Gökçe adlı bir Türk şamanı vermiştir.
Bunun sonucunda yakınlaşma olmuş, birlikte hareket edilmiş, istila hareketlerine katılınmış, sonra batıda kalan Moğollar, özlerini unutarak Türkleşmeye başlamışlardır.
Bir zamandan sonra Altınordu gibi Moğol devletleri tamamen Türkleşmiş, batıdaki Moğollar Türkleşmiş, dillerini bile unutmuşlardır. Artık Türkleşen Moğollara Moğol demenin bir anlamı kalmamıştır.
Türkleşen Türk'tür.
Türkçe konuşan Türk'tür.
Aslında, Türkler pek çok kültürden etkilenirken, alıp verme işinde bir sıkıntı görmezken, ilişki kurdukları budunlar içinde en çok Moğolları etilemişler ve kendilerine benzetmişlerdir.
Evet, Moğollar zamanla Türk'e benzediler. Elbette batıda kalanlar...
Bir zamandan sonra Türkleşen Moğollar kendilerini Türk saymışlardır ki bu ayrı bir konudur.
 
Dilde geçişler olmuştur.
Pek çok Türkçe sözcük, Moğolcaya, Pek çok sözcük ve orun Moğolcadan Türkçeye geçmiştir. Bunlardan en dikkat çekici olanı "Kağan"dır. Evet, Kağan sözcüğü Moğolcadır ki ben dil bilimci olmadığım için bu konunun kökenine inmiyorum. Yalnız okuduğum kadarı ile Moğollar da bu sözcüğü Soğdlardan almışlardır. İşte böyle geçişmeler, alıp vermeler yaşanmıştır ki biz ilişki kurduğumuz birçok budunla buna benzer alış verişler yaşadık, yaşıyoruz da.
 
Sonuçta, Cengiz Han'ın torunları Türkleşmiştir. O başka konu demiştik.
Ama Moğollar Türktür, anlayışına, Cengiz Han Türk'tür anlayışına kesinlikle karşı çıkarız ki kayıtlar ortada. Adamın atası, dedesi, babası, soyu, sopu belli!

Bulgarlar, Macarlar vs. konusuna daha sonra dokunacağız.

İnandığımız şudur:
Türk'üm diyen Türk'tür.
Türkçe konuşan Türk'tür."

Ahmet Haldun Terzioğlu
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.