Kurum Kurum Kurulmak
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 14:13:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kurum Kurum Kurulmak  (Okunma Sayısı 3085 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 07 Ocak 2012, 15:08:58 »

KURUM KURUM KURULMAK

Bir süredir, özellikle İskender Pala ve Mümtazer Türköne’nin atanması ile birlikte Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu en çok tartışılan kurum haline geldi.
Halkın büyük çoğunluğu böyle bir kurumun varlığından bile habersizdir. “Çatı kurum” olarak adlandırabileceğimiz bu kurumun alt kurumları halk tarafından daha çok bilinir. Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi ve Atatürk Araştırma Merkezi… Bunların tümünün üst kurulu olarak bu kurum ortaya çıkmıştır.

Kuruluşunda “özerk” diyebileceğimiz Dil ve Tarih Kurumları, 80 darbesi sonrası bütün dernekler ve kurumlar kapatılınca bir üst kurul çerçevesinde yeniden kurulur. İşte Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu bu çerçevedir. Ne yazık ki bugün bu kurumlar özerk değildir, kendi yağlarında kavrulmazlar. Miras kalan banka gelirlerini ve ödenekleri alırlar ama kullanmak için bin bir takla atmak zorunda bırakılırlar. Paralar öylece yatar, eser kazandırma faaliyetleri de bürokrasi ne kadar hızlıysa o kadar hızlı olmak zorunda kalır.

Kuruma yeni atanan iki üyeyi ele almadan önce, gözden kaçan ve “küçük haber” olarak değerlendirilen bir haberi sorarak not düşmek gerekir. O soru, Türk Tarih Kurumu’nun başkanlığını yapan ve başkanlığı döneminde kuruma hareket getiren Ali Birinci’nin neden görevden alındığı sorusudur. Ben bunu izah eden mantıklı bir cevap göremedim. Gören varsa buyursun yazsın…

Üst kurula atanan iki üye… Birisi popüler kültür ürünü son romancılarımızın muhafazakâr temsilcisi İskender Pala… İskender Pala’nın tarihi romanları bir kesim okuyucunun ilgisini çekiyor. Zâtın “İki Darbe Arasında” adlı türünün dışında yazdığı kitap ise, onun askerlikten irtica gerekçesi ile nasıl atıldığını anlatır. İskender Pala, Türk edebiyatında ilginç araştırmalar yapmış bir isimdir. Ancak onun, bugün farklı bir yazar tarafından hazırlanan ve Mimar Sinan ile Mihrimah Sultan aşkı hikâyesinin ilham kaynağı olduğunu da hatırlatmak gerekir. Tarihçilik, kuruma böyle sirayet edecekse vay halimize…

Bir de Kanuni Sultan Süleyman’ın yazdığı şiirleri topladığı kitaba neden kendi ismini büyük büyük yazdığını hiç anlayamadığımı da hazır ismi geçmişken not düşmeliyim. Merak edenler “Muhibbi” adlı kitabının (Aslında kitabının demek gereksizdir, kitap Muhibbi’nindir.) kapağına bakabilirler.

İkinci isim… Mümtazer Türköne… Mümtaz yazdıktan sonra kesme işareti koyanlara (Ör: Mümtaz’er) ilk sözü söylemek gerekir ki Türkiye kimliklerinde kesme işareti bildiğim kadarıyla kullanılmıyor. Şahsın mümtazlığını yahut erliğini belirtmek için böyle bir ayrıma giriyorsanız buna hiç lüzum yoktur.

Mümtazer Türköne, hakkında herkesin fikir sahibi olduğu bir isim… Herhalde herkes onun siyasi kökenini, daha sonra yaşadığı inanılmaz (!) değişimi, AKP’den eşinin milletvekili oluşunu, daha sonra kendisinin aday adayı olup seçilmediğini biliyordur. Haliyle bu kadar popüler olan bu Zaman yazarını çok da anlatmaya hâcet yok. Her ne kadar görevden istifa etmiş veya ettirilmiş bile olsa, ortada hiç kimsenin mantığının almadığı sorular var:

-   Türköne’yi bu kuruma atayanın niyeti nedir?
-   Türköne’nin bu kurumda yönetim kurulu üyeliğini kabul etmesinin arkasındaki niyet nedir?

Cumhurbaşkanı’nın her yaptığı atama illa kabul edilecek diye bir kâide yoktur. Nezaket icabı diye, her görev kabul edilmez. Her gün Galatasaray’a söven adam, dostlarının, büyüklerinin hatırına kulübe yönetici seçilse buna gülünmez mi? İşte, kafayı Atatürkçülerle bozmuş biri tutup da böyle bir kuruma atanınca biz de güldük.
Neticede istifa da etti. Artık yerine Engin Ardıç’ı atarlar…

KAĞAN BAHADIR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 07 Ocak 2012, 15:22:38 »

Bahadır, sizin bu söyledikleriniz normal şartlarda evet nezaketen de olsa bir iş yapılmaz lakin bir ihtilale doğru yol alınıyorsa bunların önüne bok koysan mecburdurlar yemeye, vaziyet bu, sıkıysa verilen göreve hayır desinler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 07 Ocak 2012, 23:04:44 »

           Ben İskender Pala ile ilgili -sanki okuyacakmış gibi- yalancı adlı küçük reddiyeyi bundan bir yıl kadar önce kaleme almıştım. Vicdani görev derler ya, onun kabilinden bir niyet ile. Pek çok üst mertebeye ulaştığı bir alan olan aşk şairliğini sürdürmesini, tarihçiliğin ona yakışmayacağını söylemiştim. Çünkü bugün tarihçilik fino köpeği, entelektüel atkısı, uzun topuklu ayakkabı nev'înden bir modadır. Tarihi düşünenler, üzerinde uğraşanlar, tarih kitabı okuyanlar ismi tek tek sayılacak kadar azdırlar. Bari sen yapma, dedim. Üzerine iki kitap yazdı! Hiç değinilmeyen yerlere değinen (her ne demek ise) cesur bir yazar olmasından çok, her sabah yanlı gazeteleri okuyup yancı makaleler yazıyor olması trajikomikleştikçe bendeki garip hüzün kemikleşti.

           Oralarda her gelen ebedi kalmıyor a, benim de sıram gelir bir gün. Kalemine sağlık ağabeğ...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 11 Nisan 2012, 11:41:24 »

Mümtazer Türköne'nin yerine Afyoncu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Üyeliğine Doç.Dr.Erhan Afyoncu'yu atadı. Gül'ün yönetim kurulu üyeliğine daha önce seçtiği Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne istifa etmişti. Boşalan kadroya Erhan Afyoncu seçilmiş oldu.


Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliğine, 664 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesi gereğince, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Erhan Afyoncu’yu seçmişlerdir" denildi.

Afyoncu, Habertürk televizyonundaki Tarihin Arka Odası programının kadrosu içinde yer alıyor. Afyoncu aynı zamanda 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinin de tarih danışmanı. (K.B.: Danışmanlığı geçen yıl bırakmıştı.)

TÜRKÖNE'NİN YERİNE

Cumhurbaşkanı Gül'ün yönetim kurulu üyeliğine daha önce seçtiği Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne istifa etmişti. Boşalan kadroya Erhan Afyoncu seçilmiş oldu.

HÜRRİYET
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.053 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.