Kitlesel yönelim- Abilene Çelişkisi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Ağustos 2020, 06:19:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kitlesel yönelim- Abilene Çelişkisi  (Okunma Sayısı 1403 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.014


« : 17 Nisan 2014, 17:15:40 »

Bireyin toplumsal irade karşısında kalabalığa uyma düşüncesi ve uyma davranışı vardır. Yani bireyin özgür iradesi ihmal edilir. Bu da kitlesel hareketlerin oluşumunu gösterecektir. Bunu Abilene Çalişkisi ile açıklayacağım. Nedir bu Abilene Çelişkisi ?

Texas' ta kayınbaba, kaynana, kadın ve kocası sıcak bir yaz günü domino oynamaktadır. Kaynana, akşam yemeği için ne yapalım diye sorar. Kayınbaba akşam yemeği için 'Abilene kasabasına gidelim mi' der. Damat içinden 'şu sıcakta o kadar yol çekilir mi ' diye içinden geçirir.
Bu sırada adamın karısı 'Güzel fikir' der. Kaynana da 'evet güzel fikir, gidelim' der. Damat da 'bence de Abilene' ye gidelim' der ve Abilene kasabasına giderler. Akşam yemeğini yeyip evlerine dönerler.

Damat eve dönüldüğünde ailesine :
'Ne güzel bir akşam geçirdik, değil mi '

Bunun üzerine karısı:  'evet öyle' der.

Kadının annesi de içinden geçirdiklerini ailesine söyler:

-Aslında ben gitmek istemiyordum ancak sizi kırmamak için evet dedim.

Damat da bunun üzerine 'Ben de gitmek istemiyordum ama sizler istiyorsunuz diye evet dedim' der.

Bu sefer karısı da istekli olmadığını ama ailesine uymak istediğini söyler. Bunun üzerine de yaşlı adam:

-Sizler sıkılıyorsunuz diye böyle bir teklif yaptım, aslında gitmeyi ben de istemiyordum.

Kimse gitmek istemiyordu ama hepsi gitti. Hepsi diğerlerinin gitmek istediğini düşünüyordu. Diğerleri hakkındaki düşünceleri kendi isteklerine aykırı bir karar vermelerine sebep oldu.

Buna Abilene Çelişkisi diyorlar. Bu çelişki bize bireyin kalabalık olana uyma ihtiyacı hissettiğini ve hissettiklerine uygun olarak davrandığını gösterir. Kişide kalabalığa uymanın doğru olduğu duygusu kendi özgür iradesini baskılar. Toplumun genel düşüncesi bireyde yaptırım uygular. Böyle olmasa bile kişinin bunu hissetmesi bile bireyin davranışlarına etkiyecektir.
Dürüstlük kavramı da bu yaptırımın etkisiyle yok olacaktır. İster fedakarlık ister korku olsun, ister geleneksel bir inanışa bağlıllık olsun, yaptığı harekete ne isim koyulursa koyulsun ulaşılan sonuç kalabalığa uyma ihtiyacı hissetmesidir.

Kitleyi oluşturan birey de bu sebeple farklı olarak önümüze çıkar. Birey ile kitleyi aynı değerlendiremeyiz bu yüzden. Çünkü birey doğduğundan beridir dış çevreye maruz kalmıştır ve toplumun düşüncelerini kendi düşüncesinden daha üstün saymıştır. Bunlar kişinin aykırı bir şekilde davranmasında karşılaştığı toplumsal direnci oluşturan elemanlardır.

Bir eylem var diyelim, bu eylemde biri bağırıp slogan attı diyelim. Sonra biri daha buna eklenir. Sonra bir diğeri. Üç kişinin slogan attığını duyan biri kendi içinde üçe karşı tekim, uymak zorundayım diye düşünecektir. O da bağırmaya başlayacaktır. Bu düzenle giderken tüm kalabalık aynı şeyleri tekrarlayacaktır. Bu bağırılan ifadeler de toplumun düşüncesini oluşturacaktır.
Mesela ülkemizdeki cemaatin gücünün büyütülmesi konusu. Cemaat bir kişi tarafından büyük bir güç olarak ifade edilirse, bu da farklı bir ortamda ayı ifadelerle farklı kişilerin karşısına çıkarsa bu da kar topu misali büyüyecek ve toplumda böyle bir algı oluşacaktır.


Kitlelerin kontrol edilmesi de toplumsal bir algı oluşturularak sağlanabilir. Halka bir şey sunulur ve onun toplumda genel yargı olarak algılanması sağlanırsa her birey kendi özgür iradesine karşı gelmek zorunda kalacak ve genel olduğunu düşündüğü şeyi kabul edecektir. Ona uyacaktır ve kendi ifadeleri değil toplumun ifadeleri var sayılacaktır.



Ülkemizdeki seçimler de buna örnek olabilir. Sokaktan geçen birçok kişiye 'hükümetten memnun musunuz' diye sorulsa alınacak çoğunluk cevap 'hayır memnun değilim' olacaktır. Birçok kişi, herkes akp' den şikayetçi ama nasıl olur da bu kadar oyla tekrar gelirler diye sormuştur kendi kendine. Aslında çoğunluk şikayetçi olmasına rağmen toplumun bilinçaltına işlenen bir şey vardır. O da çoğunluk akp' yi destekliyor anlayışıdır. Akp de kitlesel algıyı iyi düzenlediği için seçimlerin galibi olarak çıkmaktadır. Akp' nin devamlı çoğunluk, milli irade, yüzde elli ifadeleri ve anket sonuçlarında kendilerini yüzde elliden fazla göstermelerinin, seçim sonuçlarında onlara bağlı medya unsurlarında il-ilçe olarak değil il olarak resmedilmesi ve Türkiye' nin çoğunluğunun hükümeti destekliyor mesajı verilmesi de hep kitlesel algı içindir.


Toplumsal algı kontrol edilirse bireyin ne düşündüğünün önemi kalmaz. Piyasaya sürülen bir düşüncenin destek bulup bulmaması da buna bağlıdır. Birey toplumsal algı olarak gördüğü odakların deyişlerine göre bir değerlendirme yapar. Yani bir cami cemaati için odak merkezi caminin imamıdır. Sorulan bir soruya toplumun ne cevap vereceğinin cevabı da imamdadır. Çünkü cemaat imamın söylediklerini doğru-yanlış olarak incelemez. İmam ne derse cemaatin hepsinin imamı onayladığını düşünür. Cemaate karşı gelmek istemez. Bu yüzden de imamın söylediklerine uyar.


Bir toplumdaki bireylerin hiçbirisi kendilerine sunulandan razı olmasa, kendi mantığına uydurmasa da sırf diğerlerinin kabul ettiği düşüncesiyle sunulana olumlu yaklaşacaktır. Toplumsal algının değiştirilmesinde ister toplumsal önyargılar kullanılsın ister inanışları ister korkuları hepsinin diğerleri hakkında aynı şey düşündüğü hissiyatının oluşturulması o toplumu yönlendirmek için yeterli olacaktır.



Irak işgal edildiğinde, dünya kamuoyuna servis edilen neydi? Herkes televizyonlarda aynı şeyi izlemedi mi? Eminim ki işgal edilen Irak' ta da elektrikler kesilmemiştir ve Iraklılar da aynı şeyi izlemiştir. Hepimiz Saddam' ın heykelini indiren kalabalığı izledik hepimiz amerikan askerine sevgi gösterileri yapan kalabalıkları izledik. Belki o kalabalık sonradan oluşturmaydı veya da işgal edilmekten memnun olan az sayıda bir kişiydi. Bunun Irak işgalinde devamlı izlettirilmesinin tek amacı vardı. O da Irak' ın çoğunluğu işgalden memnun düşüncesini verebilmekti. Az sayıda bir kalabalıkla çoğunluğun böyle düşündüğü hissettirilecekti ve direnişi yok edeceklerdi. Amaçlarına da ulaştılar ve direnişçiler kaybetti. Irak savaşılmadan kaybedildiyse toplumsa algının oluşturulmasının etkisi büyük olmuştur.



Toplumun çoğunluğunun düşüncesi budur diye sunulanlar bu yüzden bireylerin gerçek düşünceleri değildir. Toplumu yönlendirmek isteyenler halkın önüne her zaman bir şeyler sunacaktır. Medyanın topyekün aynı şeyleri söylemesi de ya da bir eylemin bir anda geniş çaplı olması da ya da toplumun bir şeye yönelmesi, alışkanlıklarından vazgeçmesi, önyargılarının değişmesi, tercihlerinin değişmesinin altında hep toplumsal algı ve kitlesel yönelim için harcanan çaba vardır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #1 : 17 Nisan 2014, 22:39:39 »

Toplumsal kimlik çok sayıda sosyolojik ve ideolojik unsurun etkileşiminden doğuyor. Yalnız bunlardan en değişkeni ekonomik unsurlardır. Hadi maddî çıkar birincil mesele demeyelim, toplum ve bireyin birincil meselesi kendini iptal etmek yani hiç olmamış gibi olmak, diğer güdüler siyasî, dini düşünceler vs. ikincil olarak geliyor. Söz gelimi, herhangi bir olay karşısında bireysel tepkilerin farklı olacağı kuşkusuz olmakla birlikte, dayatılan talep karşısında nihai tutumu belirleyen, yaşanılan kültür ne ise, onu paylaşan bireylerin çoğunluğunun temel kişilik özelliklerini yansıtan ne yazık ki, toplumsal kimlik olmaktadır. Üstelik bireylere kendilerinden talep edilen davranışları yerine getirirlerken bunu isteyerek yaptıkları duygusunu da vermeye özen göstererek.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Mergen Kurt
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.233 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.027s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.