KAN-KÜLTÜR İlişkisi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Eylül 2020, 05:39:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KAN-KÜLTÜR İlişkisi  (Okunma Sayısı 2602 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Batur Alp
Ziyaretçi
« : 15 Şubat 2011, 00:53:30 »

Zaman zaman Türkçülerin önüne ısıtılıp sunulan bir konu var. Kökü binlerce yıllık Türk tarihinde bulunan Türkçülüğü bir paragraf yorumla çürütebileceklerini sanan liboş kesim ve bazı kültür milliyetçisi dangalakların da iştirak ettiği düşünce şu:

Sözüm ona; insan toplulukları yaşadıkları coğrafyanın ve bulundukları toplumun sosyo-kültürel kalıplarına göre şekillenerek benzeşme sürecine dahil olurlar. Dünya'nın ücra bir yerinde farklı kültür ve toplumsal normlar altında yaşamakta olan bir aileyi ele alırsak; bu aile fertleri yabancı bir toplumun yaşam sürdüğü topraklara yerleştiğinde birkaç kuşak sonrasında eski değerlerinden koparak yeni ortama ayak uydurur.

Yani biz Türkçülere demek istedikleri şey: Bu topraklarda yaşayan Arnavut, Boşnak, Çerkes vb. etnik gruplar sosyal ve kültürel alanlarda toplumun çoğunluğu olan Türklere uyum sağlar, onlar gibi davranır. Öyleyse iyi olan herşeyi ırki övünç kaynağı haline getirerek sebepsiz yere ırkçılık yapmaya gerek yoktur. Nasıl olsa hepimiz aynıyız..


Evet ama her şaheserin bir yaratıcısı yok mudur?

Bütün acunu yoktan var eden bir Tanrı, eşsiz mimari yapıların altında imzası bulunan mimarlar ya da her güzel sanat eserinin sahibi olan bir sanatkar yok mudur?

Türk ırkının cihana asalet saçan kutlu soyunun binlerce yıllık süreç içindeki tecrübeleri, savaşları, destanları ve kurduğu medeniyetleri ile irticalen vücuda getirdiği yüce Türk kültürünü anonimleştirmek hırsızlığın ve riyakarlığın daniskası olmaz mı?

İnsan toplulukları muhakkak ki içinde var olduğu toplumun kalıplarına ve kültür mizacına göre şekillenir. Lakin, bu durum o yüksek kültürü var eden toplumun ''kan'' üstünlüğünü yok sayamaz. Devasa devletler yüce ırklar tarafından kurulabiliyorsa yüksek kültürler de ancak üstün milletler tarafından inşaa edilebilir. Diğer toplumlar bu koşullar altında etken değil edilgen statüsündedir.

Sahi, soysuz Ermenilerde az da olsa bulunan namus kavramı ve aile yapılarımızdaki benzerlik sizce tesadüf müdür?

Ya da vakti zamanında İstanbul sokaklarında elde tesbihle dolaşan Rum kabadayıları?

Elbette yüzlerce yıl Türk kültürünün etkisi altında bulunmanın bir ürünü olarak bu topraklarda yaşam süren her topluluğun bizlere az çok benzemesi nomaldir. Ancak, ne onlar tam bir Türk gibi yaşayıp Türk gibi düşünebilir, ne de baskın Türk harsını benimsemeleri Türklüğün kültür milliyetçiliği seviyesine indirgenmesine yol açabilir.

Türk geçmişten geleceğe, her daim üstündür.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TANRI-KUT METE
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 119


Irkçı Lider; Türkçü Devrim...


« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2011, 01:03:05 »

Irkçılığın insanların gözündeki marjinal duruşunun yerinde aslında ne kadar da makul sebeplerinin var olduğunu kanıtlama bakımından gerçekten doyurucu bir yazı olmuş..

Bu yazıyı okuyan bir milliyetçi Türk gencinin ırkçılığa koşar adım yaklaşmaması mümkün değildir.

Kalemine sağlık andam. Bu gece yeniden Türkçü oldum..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Batur Alp
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 15 Şubat 2011, 01:37:39 »

Irkçılığın insanların gözündeki marjinal duruşunun yerinde aslında ne kadar da makul sebeplerinin var olduğunu kanıtlama bakımından gerçekten doyurucu bir yazı olmuş..

Bu yazıyı okuyan bir milliyetçi Türk gencinin ırkçılığa koşar adım yaklaşmaması mümkün değildir.

Kalemine sağlık andam. Bu gece yeniden Türkçü oldum..

Güzel düşüncelerin için sağ ol andam. Biz bizim olana sahip çıktıkça ve kutlu ata mirasını gelecek nesillere ulaştırdıkça Türk soyu baki kalacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
OGUZ-ALTAN
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 179


At olmak taydan, yigit olmak soydandir !!!


« Yanıtla #3 : 15 Şubat 2011, 02:33:47 »

Bu yazina katiliyorum Kurultay Bozkurdum.
Yahudilerin bilmem kac bin yillik mazisi vardir. Bu herkes tarafindan bilinmekte. Lakin Yahudilerin hicbir zaman kendi bagimsiz ulkeleri olmamistir. Ta ki Israil kurulana kadar. Bu soysuzlar cok ulkede, cok cesit kulturlerle, cok cesit irkla bir arada yasamislardir. Ama bu hayvanlar yasadiklari ulkelerde hangi sinifta, konumda, statude olur ise olsun yine de ben Yahudiyim demislerdir. Yine de kendi ulkelerinde kendi irkdaslarinla, kendi dillerinde, kendi kulturlerinle ve kendi dinlerinle yasamak arzusundalarmis. Olmus bir dil olmasina ragmen Ibraniceyi tekrardan yasatmislardir mesela. Ama tabiki o ulkelerdeki kendi irkdaslari ''cabuk'' uyanmislar ki bunlari kovmuslardir, oldurmuslerdir vs. Yoksa baslarina Yahudi belasi gelecekmis.

Yani burada sonuc nedir ? Ayni cografyada, ayni dili konusan ve baska irkin ve kulturun hegemonyasina giren topluluklar er ya da gec kendi irkini, kendi kulturunu ve kendi dilinin otekinin ustunde kilinmasini ister. Yani buradaki o ''kan'' aslinda kutsaldir ve herseyi belirler.

Yani o sozde milliyetciler, sosyalistler, komunistler, liboslar, çakma ulusalcilar kendi palavralarini kendilerine saklasinlar!      
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.239 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.