Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRK TARİHİ ve EDEBİYATI => Türkçülerden Öykü ve Makaleler => Konuyu başlatan: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:23:21



Konu Başlığı: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:23:21
İSTİKLAL MAHKEMELERİ
İstiklal Mahkemeleri kurulduğundan beri tartışma konusu olmuştur. Bazıları mahkemeyi haksız olarak yargıladı ve çoğu kişiyi haksız yere astı derken, bir diğer görüş ise mahkemenin haklı sebeplerle, bir devleti kurtarmak ve sonrasında ise yeni kurulan bir devleti yaşatmak için haklı gerekçelerle insanları yargılamıştır görüşüdür. Ben bu makalede tarafsız bir şekilde, soru - cevap yöntemiyle İstiklal Mahkemelerine ışık tutmaya çalıştım.
a)    Niçin İstiklal Mahkemeleri?
Osmanlı İmparatorluğu’nun girmiş olduğu 1. Dünya savaşını noktalayan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile Türk tarihinde Milli Mücadele adı verilen yeni bir dönem başlamıştır.
Mütareke’nin imzalanmasından sonra ülke tam anlamıyla kaosa sürüklenmiştir. Bütün devlet dengelerinin bozulduğu bu ortamda birbiri ardına kurulan hükümetler uzun ömürlü olmamış  hiçbir kabine bu durumun üzerine yüklediği yükü taşıyamamış ve felaketten çıkış için fikir üretememişlerdir.
Böylesine büyük otorite boşluğunun oluştuğu bir ortamda yaşanan olumsuzluklar ortasında Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde, değişik zamanlarda ve farklı nedenlerle ortaya çıkan iç çatışmalar çok önemli yer tutmaktadır. Tarih boyunca çeşitli milletler kendilerini emperyalist devletlere karşı ayaklanarak bağımsızlıklarını elde etmişlerdir. Bu, anlaşılası bir konudur. Fakat aynı ülkenin insanlarını çeşitli sebeplerle karşı karşıya getiren iç ayaklanmalarının anlaşılması zordur. Zor olduğu gibi dramatik ve kapanması güç yaralara sebebiyet vermesi mümkündür. 
İç ayaklanmaların temelinde İtilaf Devletlerinin çıkar ve istekleri gelir. Ayaklanmalar tek tek incelendiğinde başlıca etken İstanbul Hükümeti ve Kuva-i Milliye arasındaki çatışmadır. Bunun yanı sıra etnik farklılıklardan çıkan ayaklanmalar ve nihayetinde liderlik yarışından çıkan çatışmalar gelmektedir. Bütün bunlar kardeş kanının akmasına ve bağımsızlığı kazanmanın uzamasına sebep olmuştur.
İşte bu ayaklanmaları bastırmak ve bağımsızlık yolundaki engelleri kaldırmak için ayaklananlara geri adım atmasına neden olacak İstiklal Mahkemeleri 18 Eylül 1920 tarihinde kurulmuştur. Bu mahkemeler ilk başta bu amaçla kurulmasına rağmen zaman ilerledikçe Cumhuriyeti korumak için varlığını sürdürecektir.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:23:54
b)    İstiklal Mahkemeleri Nasıl Kuruldu?

TBMM ülkedeki her türlü asayiş bozucu olayı önlemek amacıyla 29 Nisan 1920 tarihinde “Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu kabul etti. Bu kanuna göre TBMM’nin meşruluğuna sözle, yazıyla ya da fiilen muhalefet edenler, vaaz ve konuşmalarında halkı vatana ihanet suçuna teşvik edenler geçici kürek cezasıyla cezalandırılacak, bu faaliyetleri sonucu olay çıkarsa idam edileceklerdi. Kanun bu suçları işleyenlerin bidayet mahkemelerince yargılanacakları hükmünü getiriyordu.

          Bu kanun uygulamaya konulmuş, ancak bidayet mahkemelerinin kanunun amacına ulaşmasında yetersiz kaldığı gözlemlenmişti. Bunun üzerine, yapılan çalışmalar sonucu 11 Eylül 1920 tarihinde Firariler Hakkında Kanun kabul edildi. Bu kanuna göre hükümetin teklifi ve TBMM’nin onayıyla İstiklal Mahkemeleri oluşturulacaktı. Bu mahkemelerde görev yapmak üzere TBMM üyeleri arasından oy çokluğuyla üç mebus seçilecek ve içlerinden biri mahkeme başkanı olacaktı. Mahkemelerin kararları kesin olup, infazından askeri ve sivil bütün devlet memurları sorumluydu. İstiklal Mahkemeleri’nin emir ve kararlarını uygulamayanlar, uygulamada ihmal gösterenler aynı mahkeme tarafından yargılanacaktı.

          Firariler hakkında kanun çerçevesinde 18 Eylül 1920 tarihinde Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi (Genel Kurmay Başkanı) İsmet Bey hükümet adına, 14 mıntıkada İstiklal Mahkemesi kurulmasına ilişkin teklifi Meclis’e sunacaktır. Bunlardan özellikle yedisinin acilen kurulması gerektiği bildirilecektir. Aynı gün yapılan oylamayla bu yedi İstiklal Mahkemesinin (Kastamonu, Eskişehir, Konya, Isparta, Ankara, Kayseri ve Sivas) oluşturulmasına karar verilmiş, mahkeme üyeleri seçilmiş ve görev yerlerine gönderilmiştir .

          26 Eylül 1920 tarihinde kabul edilen “İstiklal Mahkemeleri Kanunu’nun Birinci Maddesine Müzeyyen Kanun ile mahkemelerin yargılanacak suçlara ilişkin yetkileri artırılmıştır.

c)   İstiklal Mahkemeleri Nasıl Çalıştı?

31 TEMMUZ 1922 tarihinde kabul edilen “İstiklal Mahkemeleri Kanunu” ile gizli oyla seçilen üç mahkeme üyesine bir savcı ve bir yedek üye seçilmesi kararlaştırıldı. Kanunda cezaların derhal infaz edileceği, idam cezalarının TBMM tarafından incelenip onaylanmasından sonra infaz edileceği hükme bağlanmıştır. Her İstiklal Mahkemesinin ayda bir TBMM’ye hüküm özetleri ve çalışma takvimini göndereceği belirtilmiş, ayrıca İstiklal Mahkemelerini ilgilendirecek suçların kapsamı genişletilmiştir.

           İstiklal Mahkemelerini ilgilendiren olayların ilk tahkikatı hükümetçe yapılarak dosya mahkemeye gönderiliyor, mahkeme heyeti tarafından gerekli inceleme yapılıp, noksanlar tamamlandıktan sonra yargılama başlıyordu. Yargılama kesinlikle halka açık olarak yapılıyor  ve mahkeme tarafından verilen hüküm derhal infaz ediliyordu.

         Mahkemeler Meclis’e bağlıydı. Yargı yetkisini Meclis adına kullanıyorlardı. Yargı usulü basit, açık ve çabuktu. Kararlarını vicdani kanaatlerine göre veriyorlar ve bu kararlarından dolayı sorumlu tutulamıyorlardı. Bu kadar geniş yetkilerine rağmen haklarında yeterli delil bulunamayan sanıklar berat edebiliyordu. Mahkemeler kendi mıntıkalarındaki yargılamalar hakkında İçişleri Bakanlığına ve Meclis’e rapor sunuyorlardı. Böylelikle mahkemelerin uygulamaları hakkında Meclis bilgilendiriliyordu .

         Bu bilgiler ışığında Milli Mücadele esnasında Eylül 1920 ile Mayıs 1923 tarihleri arasında 14 İstiklal Mahkemesi görev yaptı. Bu süre zarfında Ankara 1 numaralı İstiklal Mahkemesi görevine aralıksız devam eden tek mahkeme olmuştur .



Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:24:26
İstiklal Mahkemeleri Hangi Konularla İlgilendi?

İstiklal Mahkemelerinin ilgi alanına giren başlıca suçlar şunlardır; askerden firar, vatana ihanet, ayaklanma, casusluk, bozgunculuk ve aleyhte propaganda, soygunculuk, görevini kötüye kullanma, halka eziyet ve baskı, asker ailesine saldırı, Tekâlif-i Milliye’den mal kaçırmak, cinayet, düşman işgalinden yararlanıp kanunsuz hareketlerde bulunmak, düşmana yardım ve işbirliği, düşman ordusuna katılmak . Bu suçlar dışında kalan suçlarla bidayet mahkemeleri ilgileniyordu.

          Yargılanan şahıslara verilen cezalar ise genelde şu şekilde sıralanabilir: Asılarak veya kurşuna dizilerek idam, kalebent, kürek, ağır hapis, sürgün, dayak, zararı ödetme, görevden uzaklaştırma, halk ve asker önünde teşhir, milli mücadelenin sonuna kadar gözaltına alma, mal ve mülküne el koyma, evini yıkma, asker kaçağı yerine en yakınını askere alma, köy ve mahalleden ağır para cezası alma .

           Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz gibi hiçbir ihmale yer vermeyecek önemdeki olaylar öncesinde İstiklal Mahkemeleri pek çok ceza vermiştir. Ancak Meclis zabıt cerideleri incelendiğinde bu dönemler sonrasında pek çok konuda Meclisinin af kararları aldığı görülmektedir.

           İstiklal Mahkemeleri çalışma süreleri hiç kimseye ayrıcalıklı davranmamıştır. Örneğin; Sakarya Meydan Muharebesi sırasında eşkıyalık yapan bir çete uzun uğraşlardan sonra yakalanmış, ancak muhafazalarından sorumlu yüzbaşının ihmali nedeniyle kaçmayı başarmışlardır. Ankara İstiklal Mahkemesi üyesi Kılıç Ali Bey’in akrabası olan bu yüzbaşı aynı mahkeme tarafından yargılanmış ve askerlikten tart edilerek on beş sene hapis cezasına çarptırılmıştır. Tarafsızlığı gösteren bir diğer olay ise Maraş mebuslarından Tahsin Bey’in bir cinayet olayıyla ilgisi nedeniyle Meclisten dokunulmazlığın kaldırılması istenmiş ve ardından, yargılanarak hapis cezasına çarptırılmıştır .

İstiklal Mahkemelerinde Kimler Yargılandı?

İstiklal Mahkemeleri kapatıldığı 1927 yılından sonra bazı kişiler resmen mahkemeleri korkunç adam ilan etmişlerdir. Fakat işin aslı böyle değildir. Savaştan yeni çıkmış bir devlet ve bu devleti yıpratmak isteyen bir sürü güç vardır. Bu güçlerin önünde İstiklal Mahkemeleri durmuştur. Evet mahkemeler asla adil mahkemeler olamamıştır çünkü ceza verildiği zaman cezanın temyiz kararı yoktur ve en üst merciidir . Bu konuda Hüseyin Avni Bey´in şu sözleri  İstiklal Mahkemeleri’nin aldığı yetkiyi en büyük şekilde ortaya koymaktadır. “İstiklal Mahkemeleri´ne Meclis´in tanıdığı yetkiyi, Cenab-ı Hak Peygamberine dahi vermemiştir.”
     İşte İstiklal Mahkemelerinde yargılananlar ve aldığı cezalar .
     İsmail Canbulat

     1918’de iki ay Dahiliye Nazırı olarak da görev yapan İsmail Canbulat, İttihat ve Terakki’nin selefi Osmanlı Hürriyet Cemiyeti kurucularından ve üç kişilik idare heyeti üyesinden biriydi. 1926’da milletvekiliyken Atatürk’e suikast girişiminde bulunmak suçlamasıyla İzmir İstiklal Mahkemesi’nde yargılanarak idam edildi. Yine İttihat ve Terakki (İTC) önderlerinden olan Kara Kemal de vurularak öldürüldü. Hakkındaki hemen her yorumda kaçarken bir tavuk kümesinde kıstırılarak öldürüldüğü itinayla belirtildi.

     Sarı Efe Edip

     Düzce isyanının bastırılmasında yararlılık gösterdi. Garp cephesinde etkili işler yaptı. Atatürk’e suikast girişimi şuçlamasıyla İzmir İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı, idam edildi.

     Cavit Bey

    İkinci Meşrutiyet Dönemi’nin Maliye Bakanı Cavit Bey, Düyun-u Umumiye’nin de destekçilerinden biriydi. İzmir Suikastı davasında yargılanarak idam edildi.




Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:24:43
    İskilipli Atıf Hoca

   Şapka Kanunu ülkede belirli bir direnişle karşılaştı. Yasa kabul edildiği gün bazı illerde protesto gösterileri oldu. Eylemlere katıldığı ileri sürülen birçok kişi İstiklal Mahkemeleri’nde yargılandı. Bazıları idam edildi, bazıları hapse atıldı. İdam edilenlerden biri de İskilipli Atıf Hoca’ydı. Gerçekte Atıf Hoca, protesto eylemlerine bizzat katılmamış, fakat şapka kanununun yayımlanmasından bir yıl önce yazdığı, ‘Frenk Mukallitliği ve Şapka’ adlı kitabından dolayı Ankara İstiklal Mahkemesi’nce suçlu bulunarak idama mahkûm edildi, 1926’da asıldı.

    Topal Osman

    Giresunlu bir çete reisiyken Milli Mücadele yararına önemli işler yaptı. Rum çetecilerle mücadele etti, Koçgiri Ayaklanması’nın bastırılmasında önemli rol oynadı. Mustafa Suphi ve arkadaşlarını öldürdü. Atatürk’ün güvenini kazandı; astığı astık kestiği kestik tavırları hep göz ardı edildi. Topal Osman, 1923’te muhalif milletvekili Ali Şükrü Bey’i öldürtünce, Mustafa Kemal tarafından kendisine tahsis edilen Papazın Bağı’ndaki evinde öldürüldü. Ölümü iddialara göre Mustafa Kemal’in emriyle gerçekleştirildi. Cesedi sonraki günlerde gömüldüğü yerden çıkarılarak ibret için Meclis kapısı önünde asıldı.

Yüzellilikler

Lozan Barış Görüşmeleri sırasında Milli Mücadele aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle af kapsamı dışında tutulan ve Bakanlar Kurulu tarafından adları tespit edilen yüz elli kişi 1924’te sürgüne gönderildi; 1927’de de vatandaşlıktan çıkarıldı. Yüzellilikler arasında, Vahdettin’in maiyeti, Kuvayı İnzibatiye komutanları, Çerkez Ethem ve arkadaşları, Çerkez Kongresi’ni düzenleyenler, çete reisleri, düşmanla işbirliği yapan gazeteciler vardı. Mustafa Sabri, Tarık Mümtaz, Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Gümülcineli İsmail Hakkı, Vali Ali Galip, Sait Molla, Refik Halit (Karay), Refi Cevat (Ulunay) gibi tanınmış isimler de vardı. Yüzellilikler, 1938’de affedildi.
   
 Said Nursi

İttihat-ı Muhammedi, Cemiyet-i Müderrisin ve Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. Milli Mücadele hareketine katıldı, laik uygulamalarla ters düşmesi yüzünden yollar ayrıldı. 1925 ayaklanmasından sonra tutuklandı. Isparta, Eskişehir, Kastamonu, Denizli ve Afyon’a sürüldü. 1950’de DP iktidara gelince serbest bırakıldı. 1960’ta öldü.
 

  Hüseyin Rauf Orbay
 
  İstiklal Savaşı’nın önemli isimlerinden ve Başvekil Orbay, Atatürk’e suikast girişimi suçlamasıyla İzmir İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı ve 10 yıl hapse mahkûm edildi. Yurtdışında olduğu için cezası uygulanamadı. 1935 yılında kendi isteği ile yurda döndü, yeniden yargılandı. Askeri Yargıtay kararıyla aklandı.

     Çerkez Ethem

   Düzenli ordu kurulmadan önce, Mustafa Kemal'e karşı başlayan ayaklanmaları bastırdığı için iltifata mazhar olan Çerkes Ethem, emir dinlemez oldu ve İslamcı bir bakış açısıyla yoğrulmuş aşırı sol eğilimli Yeşil Ordu'yu kurdu. İzzettin Çalışlar komutasındaki Ankara Hükümeti'ne bağlı birliklere yenilerek Yunanlara sığındı. Ankara İstiklal Mahkemesi'nce gıyabında idama mahkûm edildi, ‘Yüzellilikler’ listesine alındı, Amman’da öldü. 1938’deki affa rağmen dönmedi.

    Çerkes Reşit ve Tevfik

  Çerkes Ethem’in kardeşleri. Ankara İstiklal Mahkemesi’nce gıyaplarında idama mahkûm edildiler. 1938 affından sonra yurda döndüler.

    Kazım Karabekir

  İstiklal Savaşı sırasında Doğu Cephesi Komutanı olan Karabekir, 1924’te muhalif Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını (TCF) kurdu ve ilk başkanı oldu. TCF’nin 1926’da kapatılmasının ardından İzmir Suikastı’na karışmakla itham edildi ve tutuklandı; ancak beraat etti. Bu arada Karabekir’in tutuklanmasını engellemeye çalışan İsmet Paşa da İzmir İstiklal Mahkemesi tarafından az daha tutuklanıyordu. Karabekir, Atatürk’ün ölümünden sonra 1939’de yeniden milletvekili seçildi ve 1946’da TBMM Başkanı oldu. 1948’de öldü.

    Dr. Rıza Nur

  Muhalefetini değişik zamanlarda hem İttihatçılara hem Atatürk’e karşı yürüten Dr. Rıza Nur, her iki rejim tarafından da hiç sevilmedi. Önce Cemal Paşa tarafından sürgüne gönderildi. 1926-1938 arası Atatürk’e muhalefet ettiği için yurtdışında yaşadı. 1938’de Atatürk’ün ölümünün ardından Türkiye’ye döndü.



Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:25:05
   Miralay Sadık Bey

     Tıpkı Rıza Nur gibi, Miralay Sadık Bey de hem İttihatçıların hem yeni rejimin muhalifiydi. Babıali Baskını’nın ardından sürgün hayatı başladı. Yeni rejim tarafından ‘Yüzellilikler’ listesine konuldu. Yüzellilikler affından yararlanmayı reddetti ve tam 22 yıl sürgün hayatı yaşadı. 1940’ta İnönü’ye bir mektup yazarak hakkındaki vatana ihanet suçlamasının kaldırılmasını istedi. İnönü’den müspet cevap geldi; ancak Miralay Sadık Bey, İstanbul’a geldiğinin gecesi Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde nefes darlığı nedeniyle öldü.


Hüseyin Cahit Yalçın
     
İttihat Terakki Milletvekili olduğu 1908’den sonra hayatı sürgün ve yargılamalarla geçti. 31 Mart olayları sırasında gazetesi Tanin, saldırıya uğradı. Lazkiye Mebusu Emin Aslan, Hüseyin Cahit sanılarak öldürüldü. Ayaklanma bastırıldı; ama Tanin’e baskılar sürdü. 1920’de İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü. 1922’de geri döndü ve Tanin’i çıkarmaya devam etti. Ama tek partili rejime yönelik eleştirileri yüzünden Çorum’a sürgüne gönderildi. İzmir Suikastı’na da adı karıştı. 31 Aralık 1938’de Çankırı Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Yalçın’ın CHP ve DP ile de başı derde girdi. 1957’de öldü.
İstiklal Mahkemeleri’nde başlıca yargılanan bu kişiler olduğu gibi 14 İstiklal Mahkemesinde daha binlerce kişi yargılandı. Bunların istatistiklerini aşağı da okuyacaksınız.
   
 
            Buralarda da görüldüğü gibi yüzlerce kişi idam edilmiş, binlerce kişi ceza almış ve on binlerce kişi ise mahkemelerde yargılanmıştır. Bu kadar yargılanan arasında haklı şekilde ceza alanlar olduğu gibi haksız ceza alanlarda olmuştur. Fakat bunun suçlusu olarak kesinlikle ne Mustafa Kemal gösterilebilir ne de TBMM. Yeni kurulan bir devleti ayakta tutmak için yapılması gereken her şey yapılmıştır. Suçsuz şekilde ceza alanlar ne kadar eski yerini tutmasa da yıllar sonra TBMM tarafından itibarı geri verilmiş ve meclis nezdinde özür dilenmiştir .


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:25:26
f)   İstiklal Mahkemeleri Nasıl Kaldırıldı?
         1.DÖNEM İSTİKLAL MAHKEMELERİ’NİN KALDIRILIŞI
         İstiklal Mahkemeleri’nin olumlu çalışması ve bölgelerinde TBMM’nin otoritesini kurup, büyük tehlikeleri yok etmesi hükümeti çok memnun etti. M Kemal bu amaçla, Meclis Başkanı sıfatıyla 8.1.1921’de İstiklal Mahkemeleri bölgelerini yeniden saptamaya ve sayısını 10’a çıkaran bir önerge verdi. Bu durumda Trabzon ve Elaziz’de yeni mahkemeler kurulacaktı. Fakat muhaliflerin etkisi yüzünden gerçekleşemedi.
         İstiklal Mahkemeleri’nin kuruluş sebepleri, asker kaçakları sorununa çare bulmaktı. II İnönü Savaşı’nın kazanılması ve İstiklal Mahkemeleri’nin olumlu çalışmaları sonucu;
1-)TBMM hükümeti içte ve dışta tanındı.
2-)Ayaklanma olayları bastırıldı, kanun hakim oldu.
3-)Devlet Kurulu işledi, vergi toplanması ve askere alınma işleri yoluna konuldu.
4-Milletin orduya inancı arttı, ordu kurulması mümkün oldu.
5-)TBMM Hükümeti Osmanlı Hükümeti’ne karşı üstünlük kazandı. Böylece mahkemelerin kurulmasını gerektiren nedenler ortadan kalkmış gibi görünüyordu. Yeniden büyük tehlikeler doğabileceğini düşünmeyen aleyhtarlar için bu ortam çok elverişliydi.
     Mahkemelerin kaldırılması için yapılan görüşmeler yumuşamaya başladığı sırada 17.2.1921’de Meclis Başkanlığının verdiği, İstiklal Mahkemeleri’nin kaldırılması ile ilgili “...kurulduğu günden itibaren fevkalade hizmeti görülmüş olan, fakat şimdilik ihtiyaç kalmadığı ve eğer atiyen ihtiyaç-ı mahsus bulunduğu zaman yine Meclis-i Ali’nin karar ve tensibiyle lüzum görülen mahalde İstiklal Mahkemesi her zaman mümkün olacağına binaen...” gerekçesi ve “Ankara İstiklal Mahkemesi’nden maada bilumum İstiklal Mahkemeleri’nin şimdilik faaliyetine nihayet verilmiş ve Meclis’e davet edilmiştir. Mahkemelerde bulunan evrakın ait oldukları mahkeme-i nizamiye ve divan-ı harplere devrine” ait kararı, Meclis tarafından kabul edildi ve Milli Mücadele içinde çalışan 1. Dönem İstiklal Mahkemeleri’nin çalışmaları (Ankara İstiklal Mahkemesi hariç) son buldu. Bu karar bütün İstiklal Mahkemeleri’ne bildirildi. Mahkemelerin çalışmalarına son vermeleri ise bu kararı alış tarihine göre değişik tarihlerde oldu .
    2.DÖNEM İSTİKLAL MAHKEMELERİ’NİN KALDIRILIŞI
    İstiklâl Mahkemeleri 7 Mart 1927’de görevlerine son verilerek kaldırıldı.      İstiklâl Mahkemeleriyle ilgili yasa hükümleri ise çok partili hayâta geçiş döneminde 4 Mayıs 1949’da Demokrat Parti milletvekillerinin teklifiyle yürürlükten kaldırıldı.
    2. Dönem İstiklal Mahkemeleri kapanana kadar -üç sene içinde- 1054 ( bu sayı elde en az uygulamayı göstermektedir. İdam sayısı tahminen 1450-1500 olabilir.) asıldı. 2696 kişinin idamları askerden yeniden kaçmaları halinde uygulanmak üzere şartlı olarak affedildi. 243 gıyaben idam, 1786 kişiye kal’a-bend ve kürek cezası verildi. 11744 kişi beraat etti. 41768 kişiye ise genellikle dayak cezası olmak üzere çeşitli hafif cezalar verildi. Mahkemeler için idam cezası en son çare idi. Savaş içinde yapılan birçok asma ve kurşuna dizme olayları ise bu mahkemelerin dışında yapıldı. İstiklal Mahkemeleri kuruluşlarında ön görülen amacı büyük bir başarıyla yerine getirdiler. Bu yüzden Cumhuriyet devrinde, Cumhuriyet ve Devrim tehlikeye düşünce, onları yaşatmak için yeniden çalıştılar.
     Görevlerini yerine getirmede büyük başarı sağladılar. Asker kaçakları olayları önlendi. İç güvenlik sağlandı. Hükümet mahkemelerin devamlı çalışmasını istedi ve destekledi .












g)   İstiklal Mahkemeleri Hakkında Değerlendirme(Sonuç)

İstiklal Mahkemelerinin Bolşevik İhtilalinin kapalı, gizli ve terörist Çekalarına benzetenler olmuştur. Oysa Çekalar hiçbir kanuna bağlı olmadan hiçbir hukuk sistemiyle bağdaşmayan uygulamalar yapan çetelerdir. Moskova Antlaşmasını imzaladıktan sonra yurda dönerken Tiflis’te Çeka tarafından tutuklanarak sorgulanan Rıza NUR, anılarında bu örgütün çalışmalarını detaylı olarak anlatmaktadır .

Fransız İhtilal Mahkemeleri, İstiklal Mahkemeleriyle karşılaştırılırsa, bu mahkemelerin tam anlamıyla terör estirdiği, 1793 yılında sadece Paris’te 2774 kişi olmak üzere tüm Fransa’da 17.000 kişiyi idam ettirdiği görülür. Hüküm giymeden idam edilenlerle bu sayı 40.000’e çıkar. Oysa üç sene boyunca İstiklal Mahkemeleri tarafından vatana ihanet, casusluk ve bozgunculuk suçlarından 1054 kişi idam edilmiştir. Bu rakamlar İstiklal Mahkemelerinin farklılığını açıkça ortaya koymaktadır.

Samet AĞAOĞLU, İstiklal Mahkemelerini şu şekilde değerlendirmektedir. “Kuvvetini yalnız Milli İradelerden alan üç adam yalnız başına, silahsız, dağdan dağa, köyden köye, istiklal ve milli şeref duygu ve idealinin kanlı ve merhametsiz kılıcını taşıyarak gafilleri, satılmışlar temizlemek suretiyle zafer yolunu ordulara açacaktır” .

Ankara 1 numaralı İstiklal Mahkemesi üyesi Kılıç Ali ise “İstiklal Mahkemeleri’nin adilane faaliyeti, kurt ruhu taşıyanlara bir koyun sükuneti, koyun gibi yaşayanlara bir aslan masumiyeti vermişti... Bilhassa milletin hayat ve hürriyetini yıkmak, mefkûresini sarsmak, maddi ve manevi kuvvetlerini kırmak kastinde olan hainler, asiler, mürtecilerle siyasi caniyane maksatlara cesaret eden ve alet olanların amansız bir adalet divanı”  ifadelerini kullanmaktadır.

Enver Berhan ŞAPOLYO, İstiklal Mahkemeleri’nin Türk Milli Mücadelesindeki önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “Eğer bu mahkemeler kurulmamış olsaydı, casuslar, gizli propagandacılar, davamızı içten çökerteceklerdi. Bu dehşet, memleketimizi yıkmak isteyen hainlere göz açtırmadı. Ecnebi casusları, padişahın adamları, cahil halkın isyanları, asker kaçakları, bu mahkemelerin süratle iş görmelerinden yıldılar. İşte bu hainlere gevşek davranılsa idi, bu mukaddes dava kazanılamazdı. İstiklal Mahkemelerinin Milli Mücadelede hizmetleri büyük olmuştur” .

Gene Samet AĞAOĞLU “Kuvay-ı Milliye Ruhu” adlı kitabında son olarak, şu yargıya varmaktadır.” İstiklal Mahkemeleri büyük Meclisin ağır bir seri yenilmelerden sonra zaferi sağlamak için aldığı tedbirler arasında milli bir şeref abidesi olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır" .

Tarihin en önemli özelliği; olayların cereyan ettiği dönemin şartlarını göz önünde bulundurarak değerlendirme gereğidir. Eğer bu özelliği göz ardı edersek ve günümüz şartlarına göre geçmişin muhasebesini yapmaya çalışırsak varacağımız sonuç koskoca bir yanılgıdır.

İstiklal Mahkemeleri var olmakla yok olmak arasındaki bir mücadelede zorunluluktan doğmuş müesseselerdir. Dönemleri içinde Türk Milleti’nin var olmasını sağlayan en önemli unsurlardır. İstiklal Mahkemelerinde görev yapan üyelerin en az cephede savaşan Mehmetçik kadar bu kutsal zaferin kazanılmasında payı vardır. İstiklal Mahkemelerini insafsızca eleştirmek yerine bu milletin bir daha buna benzer mahkemelere ihtiyaç duymaması için gayret göstermesi gerekmektedir.



Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:25:40
KAYNAKÇA
ADIVAR, H.Edip, Türk’ün Ateşle İmtihanı, Atlas Kitabevi, İstanbul 1987.
AĞAOĞLU, Samet, Kuvayı Milliye Ruhu, Baha Matbaası, İstanbul 1973.
ARAR,İsmail, Atatürk’ün İzmit Basın Toplantısı, Burçak Yayınevi, İstanbul 1975.
AYBARS, Ergun, İstiklal Mahkemeleri, Bilgi Yayınevleri, Ankara 1975.
GÖR, H.Namık, İstiklal Mucizesi, Ege Matbaası, Ankara 1956.
KARABEKİR, Kazım, İstiklal Harbimiz, Yüce Yayınları, İstanbul 1955.
KILIÇALİ, İstiklal Mahkemesi Hatıraları, Sel Yayınları, İstanbul 1955.
MAZICI, Nurşen, Belgelerle Atatürk Döneminde Muhalefet (1919-1926), Dilmen Kitabevi, İstanbul 1984.
NADİ, Yunus, Ankara’nın İlk Günleri, Sel Yayınları, İstanbul 1955.
NUR, Riza, Dr. Rıza NUR’un Moskova-Sakarya Hatıraları, Boğaziçi Yayınları,
İstanbul 1991.
ŞAPOLYO, E.Behnan, Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadelenin İç Alemi, İnkılap ve Aka Kitabevleri, İstanbul 1967.



Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 20:27:19
Makale kendi tarafımdan T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi için hazırlanmıştır. Yorumlarınızı bekliyorum. Aradaki resim gözükmedi. Ondan doalyı burada görüldüğü gibi kısmında ceza alanların sayısı belirtiliyordu.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: ULAK_ KURT üzerinde 13 Nisan 2012, 21:36:47
"Suçsuz şekilde ceza alanlar ne kadar eski yerini tutmasa da yıllar sonra TBMM tarafından itibarı geri verilmiş ve meclis nezdinde özür dilenmiştir ."

"Suçsuz olduğu halde ceza alanlar"  derken    kimleri kast ediyorsunuz ?


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 13 Nisan 2012, 22:37:20
Suçsuz halde derken gelip Said Nursi'yi ve ya başka bir iti değil tabiki de. Ödev olduğu için siyasiye kaçmasın diye eklediğim bir cümle fakat anlamı da şu. Burada yargılanan bazı gerçekten haksız kişilerde vardır. İt, encik olmamasına rağmen.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Ne Mutlu TÜRK Doğana! üzerinde 13 Nisan 2012, 22:41:48
Suçsuz halde derken gelip Said Nursi'yi ve ya başka bir iti değil tabiki de. Ödev olduğu için siyasiye kaçmasın diye eklediğim bir cümle fakat anlamı da şu. Burada yargılanan bazı gerçekten haksız kişilerde vardır. İt, encik olmamasına rağmen.
Topal Osman Ağa Atatürk'ün koruma bölüğünde görev aldı diye hatırlıyorum, bu konuda Ata'nın onun ölüm emrini vermesi gibi bir ihtimal dahi düşünmem mümküm değil;
saİT kürdiyi zaten hiç açmaya gerek yok, tavsiye olarak kabul edersen hayatının geçtiği her yerde nursiyi kullanma derim, herkes bilmeli bunun yakın zamana kadar adının namının ne olduğunu...


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: ULAK_ KURT üzerinde 13 Nisan 2012, 22:51:58
Suçsuz halde derken gelip Said Nursi'yi ve ya başka bir iti değil tabiki de. Ödev olduğu için siyasiye kaçmasın diye eklediğim bir cümle fakat anlamı da şu. Burada yargılanan bazı gerçekten haksız kişilerde vardır. İt, encik olmamasına rağmen.

Bunların açıkça isim/sebep olarak belirtilmesi gerekir. Yoksa yanlış anlaşılır.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Genç Börü üzerinde 14 Nisan 2012, 20:39:09
Teşekkürler eleştirileriniz olarak. Haklısınız. Öğretmene vermeden önce son kez bu düzenlemeleri yapacağım. Çok sağ olun.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Giray-han üzerinde 14 Nisan 2012, 21:25:05
Güzel tespitler, kandaşım. İstiklal mahkemeleri, vaktinde soysuz ve ümmet çapulcusunun cehaleti ile bizlere karşı kullanmaya kalkıştığı, vuku bulmuş olaylardır. Yeri geldiğinde, gerekli önlemi almasalar, şimdi en çok bizim karşımızda vebal altında olacaklarını bilen Atalarımız, akıllılıkla bu işe baş vurmuşlar.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Kaan Ulas üzerinde 21 Ekim 2015, 05:13:06
Tanrının izniyle yine kuracağız.


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: BAYCU NOYAN üzerinde 26 Kasım 2017, 20:39:55
İstiklal mahkemeleri yeniden kurulmalı, Türk düşmanlarının anaları alenen bellenmeli darağaçlarında sallandırılmalıdır!


Konu Başlığı: Ynt: İSTİKLAL MAHKEMELERİ
Gönderen: Kurtçebe Noyan üzerinde 21 Mayıs 2018, 18:25:12
Tanrının izniyle yine kuracağız.
Elbet İstiklal Mahkemeleri yeniden kuracağız ağabey ve Türk düşmanları olan kişiler hepsini alıp sallandıracağız.