İsmet İnönü, "İnönü" Soyadını Gerçekten Hakediyor Muydu?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 12:41:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İsmet İnönü, "İnönü" Soyadını Gerçekten Hakediyor Muydu?  (Okunma Sayısı 2911 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 15 Kasım 2015, 18:11:15 »

     Bilindiği üzere İsmet İnönü'nün soyadı, İnönü savaşlarıyla ilgilidir. Millî mücadelenin o kritik zamanlarında Miralay olarak bulunan İsmet Bey, Soyadı kanunu çıktığında bu soyadının alınmasına sebep olmuştur.

     Bu yazımızda Bay İsmet İnönü'nün "İnönü" soyadını almasında gerçekten tarihî bir hakkı olup olmadığına yanıt vermeye çalışacağız. Ali İhsan Sabisi, Mareşial Fevzi Çakmak, Rıza Nur, Cevat Rifat gibi Millî mücadeleye iştirak etmiş simâların anılarında ve canlı olarak aktardıkları ışığında birçoklarınca bilinen tarihi bir yanlışlığa değinmeye çalışacağız.

     Kurtuluşa inancı olmayan ve Amerikan mandasında "toprak ağalığını" tercih edip, Millî mücadeleye zorla getirilen İsmet Paşa'nın, Kâzım Karabekir'in "Kurtuluşun ancak silahla olacağını" söylemesi üzerine söylediği söz;

"Kâzım Bey kardeşim, bitti, her şey bitti. Anadolu’daki birkaç köylü ile olacak şey değildir bu iş. Her ikimiz de emekli olalım. Adana’dan toprak alalım ve ziraatle uğraşalım. Sen Kâzım Ağa ol, ben de İsmet Ağa" (1)

    Türkiye'nin bağımsızlığı için silahla mücadele etmek yerine Adana'da toprak ağası olmayı tercih eden İsmet Ağa'nın bu sözleri askerlik seviyesi ve inançsızlığı hakkında en büyük belge niteliğindedir.

    1. ve II. İnönü savaşlarını kısaca özetleyecek olursak;

    Birinci İnönü Savaşı başladığında, Miralay rütbesinde bulunan İsmet Bey, İnönü savaşının gerçekleştiği cepheden hayli uzakta, Kütahya'da beklemekteydi. Dikkate değer diğer bir mesele Miralay İsmet'in savaşın olduğu cepheyi daha önce hiç gezip, incelemediğidir. Neyse. Yunanlılar harekete geçmiş, üç koldan ilerlerken çok yanlış bir hareketle orduun yarısı hareketsiz bırakılmış, bir kısmı cepheden uzaklara yürütülmüştü. Böyle kötü sevk ve idarenin sonucu İnönü savaşından mağlubiyetle ayrılmak olabilirdi ancak daha ufak rütbeli kumandanların gayretleriyle Türk ordusu böyle feci bir mağlubiyetten kurtulmuştur. İnönü'nün cepheye gelişi ise kahraman Türk ordusunun Yunan ordularını durdurmalarından sonradır. Kahraman tabur ve bölük kumanlarının müdafaasıyla sarsılan Yunan ordusu hareketsiz beklerken, Miralay İsmet yine çok yanlış bir emir vererek Yunan ordusunun gözleri önünde orduya geri çekilme emri vermiştir. Eğer yunan ordularında iyi kumandanlar bulunsaydı bu geri çekilmeden faydalanarak Türk ordusunu mağlup edebilirlerdi. Ancak onlar da geri çekilmeyi tercih ettiler. Fakat Miralay İsmet gibi gündüz vakti düşmanın karşısında değil; gece ve gizli. Miralay İsmet, ufak kademedeki kumandanların kahramanlıkları sayesinde Paşalığa terfî etmiştir.

     Bu zafer kahraman grup, tabur, bölük kumandanlarına aittir. Şimdi İnönü savaşı hakkında Ali İhsan Sabis Paşa'nın anılarından aldıklarımızı okuyucuların dikkatine sunalım;

 Anadolu İstiklal Savaşı’na iştirak için birçok defalar çağırıldığı halde gitmemiş ve nihayet zorla sevk olunduktan sonra, Mustafa Kemal’in himayesi sayesinde Garp Cephesi Kumandanlığı’na tayin olunmuş ise de Yunanlar ile ilk yaptığı Birinci İnönü Muharebesi’nde en fena sevk ve idare beceriksizliğini göstermiştir. Bir yandan Yunanlar geri çekilirken, diğer taraftan vaziyeti idrak ve takdir edememek acziyle 4, 11 ve 24'üncü fırkalardan mürekkep kuvvetlerine ric’at emri vermiştir. (2)

     Mareşal Fevzi Çakmak -cennetmekân- hasta yatağında, sön günlerinde ziyaretçilerine söylediği şu sözler de İnönü'nün askerlik kabiliyeti hakkında ışık tutmaktadır;

     "Bu adam bir harp kaçağıdır ve cezâsı kurşuna dizilmektir. Allah fırsat verirse, birgün, emir ve kumandayı bırakıp ne tarzda ordudan firar ettiğini bütün Türk Efkar-ı umûmiyesine bildireceğim. "

     Mareşal Fevzi Çakmak çok iyi bildiği bu olayları tarihe mâl edemeden vefat etmiştir.

     İkinci İnönü savaşı hakkındaki vaziyet birinci savaştan pek farklı değildir. 26-31 Mart 1921 tarihlerinde olan bu büyük çarpışmalarda da İsmet Paşa hiçbir fayda gösterememiş, yaptığı sevk ve idare Yunanlıların lehine olmuştur. Bir hafta süren bu çarpışmalarda Yunan ordusu geri çekilmeye başlamış, İsmet İnönü de "yenilgiye uğradığımızı" zannederek 'ricat!" emrini (=Geri çekilme) vermiştir. 1 Nisan sabahı düşmanın da çekilmekte olduğunu gören bölük kumandanlarından birisi bu durumu Kumandanlığa bildirmiş, bunun üzerine geri çekilme durdurulmuş, bu sûretle Yunan yenilgisi olmuştur.

     Millî mücadelede Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı görevlerinde bulunmuş Dr. Rıza Nur hatıralarında ikinci İnönü savaşı hakkında şu bilgileri kaydetmiştir;

     Bütün bir hafta mağûp olan bir ordunun bir haftadır zafer içinde olan bir orduyu bir taaruzla ve beş altı saat içinde mağlûp ve müthiş perişan etmesi şaşılacak şeydir. Bu işi o harpte bulunan zâbitlerden dinledim. Mütemâdiyen mağlûp olan İsmet, son günü büsbütün mağlûp olduğunu zannederek, umûmî ricat emri vermiş, halbuki düşman, bir haftadır devam eden muvaffakiyetlerine, bizi birtakım mevkilerden püskürtmüş olmasına rağmen, tamâmiyle söktüremeyince, zâten yorulmuş, bitmiş imiş. Korkmuş, ricata başlamış. Hem İsmet ricat ediyor, hem Yunanlılar. O esnâda bizim ilk hattan bir zâbit Yunanlıların ricatını görüyormuş. Bizim umûmi ricat emrini alınca, hemen hızla adımlar koşturmuş. Kumandana: "Aman ricat emrini geri alın. Geri aldığınız kıtaatı ileri sürün. Zâten düşman çekiliyor" demiş. Böyle yapılmış. Zafer bizle kalmış. İşte, bir zâbit o vaziyeti kurtarmış. İsmet de, o meşhur telgrafta, döğüşte galip çıkan horozlar gibi kanat çırpıp öğünmüştür." (3)

     Rıza Nur zaten "Ruh hastası!!" filândı, değil mi? Onun söylediklerini kale almaya gerek yok diyenler çıkacaktır. Bir de General Cevat Rifat'ın anılarından aldığımız şu sözleri aktaralım;

     İsmet Bey'in fiilen birince ve ikinci İnönü muharebelerinde bulunduğunu biliyoruz. Fakat bu mahşerî rütbe ve mevkiine lâyık hizmette bulunduğunu kimse bilmemektedir.

     İsmet Bey'in bu muharebelerdeki idaresizliği ve kabiliyetsizliği onu divan-ı harp huzurunda idama mahkum ettirelecek kadar ağırıdır."
(4)

     İşte bu savaşlardan sonra ordunun ve devletin başında olan Gazi Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak paşalar hiçbir önemli askerî vazifede İsmet'e sevk ve idare yetkisi bırakmadılar. Onu yalnızca idarî meselelerin yürütülmesinde kullandılar -ki onlarda da muvaffak olabildiği söylenemez-.

     Öte yandan Birinci Dünya savaşında Fevzi Çakmak'ın Filistin cephesinde ordu kumandanı bulunduğu sırada, beraberindeki kolordulardan birini idare eden Miralay İsmet Bey, birliğine İngilizlerin taaruzu sonucunda cepheyi yarmaları üzerine o kıtasını bırakmıştı. Yani bir orduyu başı boş bırakmıştı. Kendisinin Divân-ı Harbe verilmesine karar verildiğinde Fevzi Çakmak'ın ayaklarına kapanmış, merhamet dilemiştir. (5)

     Mareşal Fevzi Çakmak bu macerayı ameliyat olmak üzereyken gelen ziyaretçilerine de anlatmıştır.

     Bırakalım büyük orduların sevk ve idaresini daha ufak çaptaki çarpışmaların kumandanlığını dahi yapamayan İnönü'nün askerlik kabiliyeti işte...

     Amerikan mandasında yaşamayı ve toprak ağası olmayı tercih eden İsmet Paşa, gerçekten İnönü savaşlarının kahramanı mıydı? O soyadını hak ediyor muydu? Büyük bir kumandan mıydı? Akliselim sahiplerine soruyoruz.

AYIRGAN

(1) Kâzım Karabekir - İstiklâl Harbimiz
(2) Ali İhsan Sabis, Harp Hâtıralarım
(3) Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım, III. Cilt
(4) General Cevat Rifat Atilhan, Bütün Açıklığıyla İnönü Savaşları ve Hakîkî Kahramanları
(5) Süleyman Külçe, Mareşal Fevzi Çakmak
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.183 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.