Irkçılık üzerine
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Kasım 2019, 01:36:55


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Irkçılık üzerine  (Okunma Sayısı 1923 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« : 13 Mayıs 2014, 17:26:48 »

Trinidad nüfusunun büyük kısmı Doğu Hindistan kökenlilerle Afirikalıların oluşturduğu Atlantik' teki bir ada ülkesidir. Bu adada 1958 yılında ırkların farklı özellik göstermesi, davranışları ve kabiliyetine dayanan bir deney yapılır. Deney 1958 tarihinde Stanford üniversitesi psikoloji profesörü Walter Mischel tarafından yapılmıştır.


Mischel deneyi için bir okul seçer ve oradaki yaşları 7 ile 9 arasında değişen 53 çocuğu deneye dahil eder. Çocuklara okula yardım için geldiğini söyler. Herkese birer küçük çikolata verir. Çikolataları verdikten sonra başka bir şart koşar. Eğer çikolatalarını yemeyip, çikolatayı tekrardan kendisine vermeyi kabul ederlerse haftaya tekrar okula gelip daha büyük bir çikolata vereceğini söyler.

Hepsine birer kağıt verir ve kimlerin şartını kabul ettiğini yazmalarını ister.

Sonuç: Hintli çocukların şartı kabul edip çikolatalarını Mischele verirler. Afrikalı çocuklar ise dayanamayıp şartı reddetmişler ve çikolataları yemişlerdir.
Mischel, deneyi yaptıktan sonra bu öğrencilerin ilerideki yaşamlarını incelemiş ve Doğu Hindistanlı olanların afrikalılara göre daha başarılı olduklarını gözlemlemiştir.


Bu deney şu açıdan önemlidir. Afrikalılar Hintlilerin cimri olduklarını ve ileride daha çok kazanmak için ellerinde olanın tadını çıkaramayan kişiler olarak görmektedir. Hintliler de Afrikalıları savurgan, tüketici olarak görmektedir.
Aynı yerde, aynı dilde, aynı şartlarda eğitim alan, aynı ortamda yaşayan Hintliler ve Afrikalılar farklı davranışlar sergilemektedir. 7 yaşında olan ve önyargıları tam oluşmamış bu çocuklar, aynı çevrede olmalarına rağmen neden farklı tercihler yapmışlardır diye sormamız gerekir. Muhtemelen bunun cevabı da genlerinden gelenlerin davranışlarına etkimesi olacaktır.

Bu çocuklar farklı özelliklerde oldukları için kabiliyetleri, yönelimleri ve ilerideki konumları da farklı olacaktır. Yani sabır isteyen bir konuma bir hintli gelebilecekken, aceleci bir işe bir afrikalı gelecektir. Bir şirket düşünelim ve şirketin başına geçebilecek kişi, sabırlı olmalı ve şirket için ilerisini düşünmelidir. Bu mevkiye bir afrikalı getirmek bu açıdan bakarsak doğru olmayacak. Çünkü Afrikalı bulunduğu an için şirketi yönetecektir ve şirketin imkanlarını bulunduğu an için harcayacaktır. O zaman da şirket yükselemeyecektir.


Herkes farklı olduğu için ve mensubu olduğu ırkın özelliklerini taşıdığı için farklı hareket eder. Herkes farklı hareket ettiği için de herkese farklı davranılmalıdır. Aslında herkes bunu uygular da.


Bir örnek veriyorum.

Bir öğretmen düşünelim. Sınıfa geldi ve öğrencileri sıralara oturtacak. Öğretmen herkese eşit şekilde davranırsa, teorik olarak kura çekmek zorunda kalacak ve rastgele sıralara dizecektir. Bu durumda ön sıraya boyu uzun biri oturmuş olacak ve arkasındaki kısa boylu öğrenci tahtayı göremeyecektir. Ancak öğretmen, herkesi fiziki olarak sınıflandırır ve ona göre hareket eder. Uzun boyluları arka sıralara, kısa boyluları da ön sıralara oturtacaktır. Bu sayede sınıftaki herkes tahtayı görecektir ve bu sınıfın menfaatine olacaktır. Yani herkese eşit davanıldığı ve ayrım yapılmadığı söylense, iddia edilse bile herkes fiziki özelliklerine göre ayrıştırılmış olacaktır.

Irkçılık da böyledir. Irklar olduğu ve her ırk farklı olduğu için bir ayrım vardır. Bu ayrımın sebebi farklılıktır. Herkes farklıdır ve bu farklılık davranışlarımıza etkir. Bu farklılığı yok saymak yaratılışın kanununa aykırıdır. Mesela bir öğretmen her öğrencisine eşit davranır ama kızlar ile erkeklerin aynı tuvalete gitmesine izin vermez. Çünkü erkek ile dişi farklıdır. Bir cinsiyet farkı vardır. Bu da ayrımı getirir. Hiçbir şey aynı değildir ve aynı olmayan hiçbir şeye aynı bakılamaz. Uzun boylular basket oynar, kısalar baskette daha başarısızdır. Bir dershanede alınan puanlara göre farklı düzeylerde sınıflar vardır. Sesi güzel olanlar şarkıcı olabilir ama sesi kısık olanlar şarkıda beğenilmez gibi.

Farklılık olduğu müddetçe ayrım da olacaktır.

Biz de çoğu konuda diğer ırklardan üstünüz. Böyle düşünüyoruz. Mesela savaşçılık konusunda. Tüm dünyanın kabul ettiği şey bu. Mesela dünyanın en eski piramitleri, içinde kurt başı ve ayyıldız olan piramitler Türklere ait. Devlet kurmak ve yıkmak mesela. En çok devlet kurup yıkanlar Türklerdir.

300 kişilik orduyla 10000 bin kişilik orduyu yok eden Türklerdir.
Yıkılmaz denilen Hasan Sabbah' ın kalesini alttan kazarak havaya uçuran Hülagü Han Türk' tür. Bugünkü Avrupa' nın sınırları Türkler tarafından oluşmuştur, büyük göç ile. Tüm dünyaya kafa tutan Atatürk de Türk. Ya da dünyanın en genç yaşta profesör olmuş bilimadamı Oktay Sinanoğlu da Türk.
Tabi her konuda üstün değiliz. Mesela döt korkusundan çin seddini yapan çinliler korkaklıkta üstün.

Şöyle de bir soru sorulabilir, peki neden teknolojide, bilimde şu an batı ülkelerinden daha gerideyiz? Cevabı da Türklüğümüzden, özümüzden ve töremizden uzaklaştığımız içindir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.