Irkçı Olmayanları İkna Yöntemimiz
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ocak 2018, 19:15:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Irkçı Olmayanları İkna Yöntemimiz  (Okunma Sayısı 4029 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.034


« : 05 Temmuz 2014, 15:56:25 »

Çoğu kimse tarafından ırkçılık kötüymüş gibi algılanıyor. Kandaşlarım bu algıyı yıkacağız. Çünkü tanıtıldığı gibi yanlış bir düşünce değildir. Herkesin özünde olan bir düşüncedir ırkçılık. Herkes farklı ortamda yetiştiği, farklı çevreden farklı duyduğu için ırkçılık hakkında kendilerince bir önyargıları vardır. Bu önyargılı olanları kazanmaya, onları ikna etmeye çalışacağız.


Şimdi biz önyargılı biriyle konuşacağız. Ona karşı nasıl davranalım, ne diyelim onları yazacağım. Herkes kendi fikrini ekleyebilir, yanlışım varsa söyleyebilir. Biz arayış içindeyiz ve en doğruya ulaşmaya çalışan, ulu Tengrinin görevlendirdiği insanlarız. Türkçüler olarak görevimizi yerine getirelim ve ulu ırkımıza hizmet edelim.

Önyargılı biriyle karşılaştık ve bize ırkçılık yapmayın, ırkçılık kötü bir şeydir dedi. Ona ne diyeceğiz?

Onun bizim gibi düşünmediğinin bilincinde olalım. Onun aklındaki ırkçılık tanımını değiştirelim. Ona:

-Biz kötü insanlar değiliz. Irkçılık herkesin özünde olan bir düşüncedir. Mesela senin deden bir ırkçıdır aslında. Senin deden, kız bir torununu sünnetsiz, müslüman olmayan bir hristiyana verir mi?

Diyerek başlayalım. Onun, dedesinin de herkese eşit bakmadığını hatırlatarak önce kafasını kurcalayalım ve düşünmeye sevk edelim.

Onun diyeceği şey:

-Dedem öyle görmüş, din ağırlıklı bakıyor. Dedem dininin gereğini yapıyor. Yabancı biri müslüman olsa torununu ona verir, ırkçılık yapmaz.

Diyecektir. Bizim beklediğimiz olağan cevaptır bu. Karşımızdaki hala inançsal olanda kalmış ve onu düşünmektedir. Ona verilecek cevap:

-Evet, deden inancının gereğini yapmıştır. Ama bu onun insanları sınıflandırdığını inkar etmez. Onun gözünde, kimse eşit değildir. Herkes farklıdır. Faklı olmak kötü bir özellik değildir ama deden için bir müslüman bir hristiyandan ayrıcalıklı ve üstündür.


Karşımızdaki, bizi onaylayacaktır. Bizim amacımız, karşımızdakine herkesin farklı özelliklerde olduğunu ve farklı olanlara farklı bakış açısının varlığını hissettirmektir. Önyargısını kırmak için insani duygularını kendisiyle çatıştıracağız hemen sonra. Ona bir soru yönelteceğiz ve onun da herkese farklı baktığını kendisine onaylatacağız.

- Bir ağaçtaki iki elma bile birbirinin aynısı değil. Hiçbir şey, bir başkasına tıpatıp benzemez. Herkes farklıdır, dış görünüşü, sosyal özelliği, ekonomik durumu, düşünce yapısı aynı olan hiçbir şey yoktur. Sence de öyle değil mi?

Karşımızdakine farklılığın varlığını kabul ettiriyoruz yavaş yavaş. Ona bu hissi aşılıyoruz.


- Dişi ile erkek birleştiğinde farklı bir canlı dünyaya getirir. Dişinin yumurtası ve erkeğin spermi mayoz bölünme ile bölünür. Atasına benzer ama yine de farklıdır. Yine aynı şekilde, iki farklı türden canlı birbiriyle çiftleşemez. Her tür kendisinden olanla çiftleşir. Her türün kendine has özellikleri vardır. Mesela, Afrika' daki bir zenci sarı humma hastalığına yakalanmaz ama bir beyaz veya sarı ırktaki biri yakalanır. Doğadaki bu farklılık insanlarda da yok mudur?

Karşımızdaki önyargılı kişi, evet herkes farklıdır diyecektir. Konuşmanın kontrolü bizim elimizde olmalı. Karşımızdaki ' evet insanlar farklı ama bu onların birbiriyle anlaşamaması için bir sebep değildir' tarzı bir düşünceye sahip olduğu için böyle bir şey söyleyecektir. Demese bile siz dile getirin ve kendiniz cevaplayın. Cevabımız da:

- Karıncalar, arılar hepsi kendi türündeki hayvanlarla birlikte. Karınca için arı farklı, kendi arasında değil. Yeri yok. Hepsi kendi türündekilerle takımlaşmalar oluşturuyor. İnsanlar da doğadaki diğerleri gibi farklı farklı ırklardan oluşuyor. Bunların da kendi içinde takımlaşması Tanrının bir kanunudur. Bir devlet ağırlıklı bir ırktan oluşuyorsa bu Tanrının mecbur kıldığı içindir. Farklılığı reddetmek doğaya karşı gelmek demektir.
Farklı olduğumuzu söylemek kötü bir şey değildir. Farklı olmak çatışmak veya savaşmak da demek değildir. Barış için tek tip olmak şart değil. Farklı olmak doğanın gereği ve gerçeği. Öyle değil mi?


Karşımızdakine farklılığı ispat ettiğimiz anda, ilk aşama gerçekleşmiş olur. İlk amacımız onun herkesin farklı olduğunu, aynı olan hiçbir şeyin olmadığını düşündürmektir.

Geçelim ikinci aşamaya. İkinci aşamamızda karşımızdakine aynı olmayan iki şeyin farklı muameleye tabii tutulduğunu göstermektir. Ona:

- Sen iki farklı şeyi farklı görüyorsan, muamelen aynı olur mu? Mesela çok susadın, karşında bir bardak soğuk su ile tuzlu bir peynir var. Hangisini tercih edersin?

Karşındaki su diyecektir. Çünkü gözünde ikisi de farklıdır. Ona farklı olanlara farklı tercih edilmesini göstereceğiz. Örnekler ne olursa olsun, ona sizler karar verirsiniz. Önemli olan yaklaşımdır.

Karşımızdaki ırkçılık ile anlattıklarımızın aynı olmadığını söyleyecektir. Farklı bir şey beklemiyoruz. Devam edeceğiz, doğru yoldayız. O farkında olmadan ona yavaş yavaş farklı davranışları kendisinin de yaptığını göstereceğiz.


Ona hangi takımı tuttuğunu sorun. Büyük olasılık, bir takıma meyillidir. A takımını tuttuğu cevabını alalım ve biz de en büyük rakibi B takımını neden tutmadığını soralım. Ona:

- Sen takımlar arasında bir tercih yaptın. Çünkü sana göre hepsi farklıydı. Biri ise diğerlerinden daha üstündü. Onu daha çok sevmiş, kendine daha yakın görmüştün. B takımı sevmiyordun, çünkü güçsüz olduğu için değil. Onu başka özelliklerinden dolayı kendine uzak görüyordun. Kendi takımına kızıyordun bazen. Bazen şampiyon olamadığına üzülüyordun ama bu senin o takıma aidiyet duygundan uzaklaştırmıyordu. Tuttuğun takım, şampiyon olamasa bile o senin takımındı ve seviyordun. B takımı birinci olsa da onu tutmazdın. Çünkü ona uzaktın. Sana yakın olan A takımıydı.

Sen bir tercih yaptın, aralarından biri senin için üstün. Onu seçtin. Bu tercihi basit bir futbol takımı tutarken bile gerçekleştiriyorsun da yaşantında neden gerçekleştirmiyorsun. Aslında sen de ırkçısın, sadece kabul etmiyorsun. Bu insanın özünde olan bir durum. İnancın dolayısıyla herkese aynı demek istiyorsun ama kutsal kitabında bile bazı kavimler hakkında farklı yaklaşımlar mevcuttur.

Ama ne olursa olsun, konuyu inanç kavgasına getirmeyin. Konuyu karşımızdaki kişi, din konusuna çekmeye kalkarsa engel olun, araya girin. Ben de müslümanım deyip çıkın. Müslüman olsanız da olmasanız da onunla aynı inanca mensup olduğunuzu söyleyin. İkna için bu lazımdır. İnanç bir insan için çok önemlidir. Bir kişinin inancına karşı gelirsek karşımızda çok büyük bir direnç buluruz.


Karşımızdakine:

- Sen de farklı olana farklı davranıyorsun. Bu senin yaratılışında var. Bu kötü bir şey değil. Ben kötü biri değilim, sen de değilsin. Seninle aynı şeyleri paylaşıyorum, aynı şeyleri düşünüyorum. Sadece kendi ırkımın diğerlerinden farklı olduğunu söylemek istedim. Elbette ki, Tanrının karşısında ırki özelliklerimizle olmayacağız ya da vatandaşlık kanunları için herkes eşit haklara sahip olabilir. Benim anlatmak istediğim, her ırkın mensuplarının farklı özelliklerde olmasıdır. Bazı konularda da, herkesin yararına bu farklı özellikler kullanılabilir.

Bunu derken de örnekler vereceğiz. Bunlardan biri de daha önce yazdığım ırkçılık üzerine isimli konuda verdiğim örneği aynı şekilde tekrardan vermek olacak:

Trinidad nüfusunun büyük kısmı Doğu Hindistan kökenlilerle Afirikalıların oluşturduğu Atlantik' teki bir ada ülkesidir. Bu adada 1958 yılında ırkların farklı özellik göstermesi, davranışları ve kabiliyetine dayanan bir deney yapılır. Deney 1958 tarihinde Stanford üniversitesi psikoloji profesörü Walter Mischel tarafından yapılmıştır.


Mischel deneyi için bir okul seçer ve oradaki yaşları 7 ile 9 arasında değişen 53 çocuğu deneye dahil eder. Çocuklara okula yardım için geldiğini söyler. Herkese birer küçük çikolata verir. Çikolataları verdikten sonra başka bir şart koşar. Eğer çikolatalarını yemeyip, çikolatayı tekrardan kendisine vermeyi kabul ederlerse haftaya tekrar okula gelip daha büyük bir çikolata vereceğini söyler.

Hepsine birer kağıt verir ve kimlerin şartını kabul ettiğini yazmalarını ister.

Sonuç: Hintli çocukların şartı kabul edip çikolatalarını Mischele verirler. Afrikalı çocuklar ise dayanamayıp şartı reddetmişler ve çikolataları yemişlerdir.
Mischel, deneyi yaptıktan sonra bu öğrencilerin ilerideki yaşamlarını incelemiş ve Doğu Hindistanlı olanların afrikalılara göre daha başarılı olduklarını gözlemlemiştir.


Bu deney şu açıdan önemlidir. Afrikalılar Hintlilerin cimri olduklarını ve ileride daha çok kazanmak için ellerinde olanın tadını çıkaramayan kişiler olarak görmektedir. Hintliler de Afrikalıları savurgan, tüketici olarak görmektedir.
Aynı yerde, aynı dilde, aynı şartlarda eğitim alan, aynı ortamda yaşayan Hintliler ve Afrikalılar farklı davranışlar sergilemektedir. 7 yaşında olan ve önyargıları tam oluşmamış bu çocuklar, aynı çevrede olmalarına rağmen neden farklı tercihler yapmışlardır diye sormamız gerekir. Muhtemelen bunun cevabı da genlerinden gelenlerin davranışlarına etkimesi olacaktır.

Bu çocuklar farklı özelliklerde oldukları için kabiliyetleri, yönelimleri ve ilerideki konumları da farklı olacaktır. Yani sabır isteyen bir konuma bir hintli gelebilecekken, aceleci bir işe bir afrikalı gelecektir. Bir şirket düşünelim ve şirketin başına geçebilecek kişi, sabırlı olmalı ve şirket için ilerisini düşünmelidir. Bu mevkiye bir afrikalı getirmek bu açıdan bakarsak doğru olmayacak. Çünkü Afrikalı bulunduğu an için şirketi yönetecektir ve şirketin imkanlarını bulunduğu an için harcayacaktır. O zaman da şirket yükselemeyecektir.


Herkes farklı olduğu için ve mensubu olduğu ırkın özelliklerini taşıdığı için farklı hareket eder. Herkes farklı hareket ettiği için de herkese farklı davranılmalıdır. Aslında herkes bunu uygular da.





Karşımızdaki bunları söyleyerek farklı yaklaşım şeklinin herkesin yararına olacağını anlatmalı ve ispatlamalıyız. Karşımızdaki önyargılı olacaktır. Bu çok normal. Zaten böyle bir şey bekliyoruz. Yapmamız gereken karşımızdakinin önyargısını kırmaktır. Irkçılığa bakış açısını değiştirmektir.Ona ilk başta bu duyguyu aşılayalım, gerisi gelecektir. Çünkü karşımızdaki artık sorgulayan, farklılığın bilincinde olan biridir.

Burada verdiğim örnekleri herkes değiştirebilir, kendine uygun örnekler verebilir. Yaklaşım bu şekilde olsun yeter. Her Türkçü bunu görev bilmeli, sayımızı artırmaya ve ulu Türk ırkına hizmet etmeye çalışmalıdır.


NE MUTLU TÜRK DOĞANA !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.803


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2014, 20:54:35 »

Agabey, verdigin bu örnekler uygun, herkesin her irkin farkli oldugunu anlatilmali buna benzer örnekler ile.
Mesela biri bana biz hepimiz ayniyiz, tüm insanlari sevmeliyiz dediginde...

-Tüm insanlar ayni degil, sevmekte zorunda degiliz Türk olmayanlari, sen ise mesela güzel beyaz güvercini veyahut bir ceylani, ayni fareyle veyahut bir boh böcegiyle ayni tutabilirmisin. Ben mesela fareyi veyahut boh böceklerini bir güvercin gibi güzel göremem sevemem. Ayni insanlarda böyledir iste. Türk olmayanlari sevmek zorunda degilim. Gözümde, diger irklar bir lagam faresi gibi görünüyorlar.

Ha birde, irkci olmayanlari ikna etmeye calisirken, din konusuna hic birsekilde girmemek gerekir. Cünkü kendim cok yasadim ne zaman Türk irkciligini savunsam bir irkci olmayan Türk ile, konu bir sekilde dine gidiyor ve malesef din konusunda cok hasas olan milletimiz konuyu dagitiyor. Sanirim, bir Türke irkicligi anlatmaktan önce bazilarina bu islam dininin bize verdigi zararlari anlatsak, konuya daha derinde girmis oluruz ama biliyorum bu da son zamanlarda islam dininde nerdeyse kanatlanmis ucan Türklere anlatmak cok zor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.803


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #2 : 17 Eylül 2017, 04:11:48 »

Her Türk bir gün ikna olacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
AttilaHunTürk
Tuva
Normal Üye
******
ileti Sayısı: 673


« Yanıtla #3 : 14 Aralık 2017, 11:24:37 »

Kandaşlarım herkesi ikna edin, herkesi bizim kutlu davamıza davet edin. Kazanan biz olacağız. Bu yol çileli de olsa acımız ve çabamız kutsaldır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.