İlber Ortaylı'nın gözüyle Türk kimliği oluşumu veya Atsız'ın hakkı yabana
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 15:00:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlber Ortaylı'nın gözüyle Türk kimliği oluşumu veya Atsız'ın hakkı yabana  (Okunma Sayısı 5128 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Adana
Ziyaretçi
« : 16 Eylül 2013, 09:37:53 »

Yine özet bir sunumda İlber Ortaylı'nın gözünden Osmanlı Kimliğinin Türk kimliğine nasıl evrildiğine değinmiş, Hoca'nın bir makalesinin satır satır incelemesine girişmiştim. Burada değindiğimiz bir nokta bu çalışmayı Otağ'ımıza değer kıldı. Birazdan Atsız'ın yıllar önce savunduğu şeylerin nasıl hala değerini koruduğuna, hatta yeni fark edildiğine şahit olacaksınız.
Yine konuşma dili iledir.





Ortaylı’ya göre Osmanlılık din-etnisite bağları ile üzerinde düşünülmesi gereken karmaşık bir yapı ve alışılagelmedik bir kimliktir. Bunu ‘’Osmanlılık kavramı dini bir kimlik de ifade eder mi?’’ sorusu ile somutlar.
Ortaylı, makaleye bir saptama ile başlar. Osmanlı, devletin adıydı. Ekseri İslâm devletleri gibi devlet, hanedanının adıyla anılıyordu. …. Ama 19. yüzyılda Osmanlı bir uyrukluk, bir kimlik haline dönüştü. Bu bir modernleşme belirtisiydi.
Burada ‘’Osmanlılık’’ kavramının modernleşme devrinde ortaya çıktığına işaret eder. Ona göre Daha önceki yüzyılların Osmanlı tebası için ''Osmanlılık'' meçhul bir kavram gibidir.  Osmanlı önceleri halk için yönetici kadronun adıydı. Rakip beylikler içinse Osmanlı devletinin adıdır.
Ve ekler, Şüphesiz ki 19. yüzyılda bu modern Osmanlı kimliği iki yapı tarafından şekillendirilmiştir: a) Osmanlı şeçkinleri, b) Osmanlı millet sistemi. (Ardından yazı boyunca bunun açıklamasına başlar.)
Ona göre, hep modern tarihçiler Osmanlıcılığın o yüzyılda beyhude (boşuna) bir uğraş olduğunu yazmaktadır. Böyle düşünmek yersizdir. 19. Yy reformcuları için Osmanlılık ve Osmanlı vatanı bilinci, zamanın koşulları içinde tek tutarlı ve kurtarıcı yoldur. Bu yüzyıldaki aydınlar Osmanlıcılığın kültürel alanda kökleşmesini de amaçladılar. Elbette batıda çok güçlenip tüm topluluklara etki eden Ulusçuluk karşısında Osmanlıcılık muvaffak olamadı. Ayrıca Ortaylı’ya göre, Tazimat yönetimi bürokrasiye Müslüman unsurları yerleştirerek  gelecekteki Türk ulusçuluğunun temellerinin de atılmasını sağladı.
Burada önümüze dikkate değer bir açılım çıkmaktadır. Günümüz aydınları, Atsız’ın yıllar önce vardığı bu önemli olguya henüz ulaşmış demektir. CHP zihniyetinin ortalığı kasıp kavurduğu, Kemalistlerin Osmanlı ve Ecdad düşmanlığı yaptığı bir dönemde dini hassasiyetleri çok yüksek olmadığı halde Atsız çok önemli bir söylem geliştirmiştir. Osmanlı yıkılana kadar olan dönemde Osmanlıcılık yapan aydınlara sahip çıkmış, onları da büyük adam addetmiştir. ‘’O zamanın Türkçülüğü, Osmanlıcıktı!’’ diyerek aslında şu ana üzerinde çalıştığımız bu makalenin sanki yıllar önce bir özetini çıkarmıştır.  Namık Kemal’in, Mehmet Akif Ersoy’un ve daha nicelerinin şimdiki ünü korkak İslamcılara değil; taarruzlara tek başına direnen Atsız’ın sayesindedir.
Not: Ortaylı’ya göre, Müslüman büyük ölçüde Türkçe konuşan Müslüman unsur demekti.
19. YY’da Osmanlı’da, her dini-etnik grup arasında hem Ulusçuluk fikri hem Osmanlıcılık fikri yayılma ve gelişme alanları bulmuştur.
Tanzimat aydını içerisinde hem anadilini hem Türkçe’yi çok iyi bilenler vardı. Aslında Tanzimat’ta Türk dili (dolayısıyla kültürü) yaygınlaşmıştır.
Bu dönemde Ülkenin önde gelen idare, tıp okullarına gayrımüslimlerden bolca öğrenci alınmış, Osmanlı kültürüne ait aydın tipi yaratılmak istenmiştir. Hatta Meclis-i Mebusan’da da 1/3 gayrımüslim oranı mevcuttur.
İkinci Mahmud’un ardından Bab-ı Ali’de Ermeni, Yahudi, Arnavut sayısında artış görülür. Özellikle Hamidiye (II. Abdülhamid) devrinde Araplar arasında da Osmanlı patriyotizminin yayılması amaçlanmıştır.
Ortaylı’ya göre bu adımlar başarısız da olsa Osmanlı dağıldıktan sonra bile orada sağlam bir Osmanlı kültürü bırakılmasına katkı sağlamıştır.
Tüm bunlara rağmen İmparatorluk hayatını Osmanlıcılık, İslamcılık ve Ulusçuluk gibi akımların çatışmasıyla kapadı. Osmanlı’nın dağılmasını geciktiren, azınlık ulusçuluklarına karşı çıkan gayrımüslimler de vardı der Ortaylı. Bu, ona göre, Osmanlıcılığın yarattığı ‘’Kozmopolit Bürokrasi’nin’’ sonucuydu.
Kuşkusuz Osmanlıcılık sağlam tarih şuuruna dayanan bir ulusçuluk değildi. O pragmatik ve belli bir coğrefyadaki geleneklere dayanan yurtseverlik ideolojisiydi. Yani Osmanlıcı aydınlar, ortak bir tarih şuuru yaratıp birlik oluşturmayı düşünmediler. Yalnızca birkaç Arap aydın Osmanlılığın devamı için sosyo-ekonomik sebepler söylüyordu. Ama tarih anlayışları Türk düşmanı ve Arap ulusçusuydu.
İkinci meşrutiyetle beraber  ‘’Vatanseverlik’’ varlık ve net bir meşruiyet kazanmış olsa da imparatorluğun dağılmasını engelleyemedi. Yavaş yavaş tüm ulusçuluklar netleşirken Türk ulusçuluğu bunlar içerisinde en son vücud bulanıdır, denilebilir. Çünkü Türk aydını uzun süre Osmanlıcılık fikrini taşımak zorunda kalmıştır. Ve yönetim ihtiyaden (tedbirli davranarak) Türk ulusçuluğunu geciktirmiştir.

Ortaylı diyor ki:
Türklük, İmparatorluk var oldukça doğumu zaruret nedeniyle ve ihtiyatla geciktirilmiş bir kimlikti. Yıkım anında ise derhal patladı. Kozmopolit bir ''Osmanlı'' eliti vardı, yeni dünyanın şartlarında derhal ''Türk'' oldular. Müslümanlığıyla yetinen bir halk vardı, 1293 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ve Balkan Harbi'nin faciaları ve Birinci Büyük Savaşın ateşinde onlar da zamanla ''Türk'' kimliğinin gerekli olduğunu anladı.
Makaledeki kullanımı nedeniyle kısa bir not:
Kabaca, literatürde, Nation-Ulus: Din birliği ihtiva etmeyen kültürel-ırki bir birliktelik.
Millet: Millet sözü gerçekten de dinî bir aidiyeti ifade eder.

Kabaca, modernleşmeye kadar millet kavramı; modernleşme döneminde ulus kavramı güçlenmiştir denilebilir.
Ulusçuluk devrine kadar din mezhep aidiyeti bir ulusa ait olmaktan daha ön plandaydı. Ortaylı’ya göre Araplar değil Osmanlılar millete ‘’nation’’ anlamı katmışlardır. Osmanlı’da gayrımüslimlerin kendi aralarında din değiştirmelerine sıcak bakılmazdı.
Bu aidiyet fertlere aile, sülale ve cemaat içinde kendi bir güvenlik ve hatta vakar verir. Kendi toplumsal grubu içinde kendi annesi ve babadan oğula sözlü kültürü içinde yaşar. Kompartımanlar arasında ilişki azdır, çatışma da azdır. Modern toplumdaki azınlık fertleri gibi çevre ile didişme, kimlik ispatı, asimile olma (çoğunluk tarafından emilme) veya asimilasyona karşı direnme, dolayısıyla çatışmacı davranışlara girme söz konusu değildir…..rekabet ve çekişme gibi tutumlar, Osmanlı cemiyetinde son yüzyıldaki uluslaşma ve modernleşme ile başlamıştır.
Osmanlı’nın son döneminde gayrımüslimlerin iç mesele ve çatışmaları Osmanlı otoritesi ile olanlardan daha fazladır. Ortaylı’ya göre gayrımüslim cemaatlerin dağılması mensuplarını ulusçu akımlara itmiştir.
Not: Son iddiayı kanıtlamak için ortaylı
-17. Ve 18 yy.da Katolik, 19. Yy’da Protestan propagandasının Ermeni cemaatini böldüğünü söyler.
-Çok uluslu bir yapı sergileyen fener rum patrikhanesinin ulusçuluk ile zayıfladığını, Yunanistan’daki kilisenin özerkleştiğini belirtir.
-Ama Yahudi azınlığın durumu farklıdır. Buna karşılık Yahudi cemaati ananesi, tutumu ile Batı'ya karşı olmuş, yavaş yavaş Osmanlı idaresi ve bürokrasisi içinde etkisini arttırmış ve devlete sadık kalmayı tercih etmiştir. Bu cemaat, Batı tipi ulusçuluğu bir Hıristiyan ideolojisi olarak görmüş ve iltifat etmemiştir.
------------------------
Osmanlı millet nizamı tarihin sui genris (Kendine özgü) bir olayıdır.
Ortaylı’ya göre Osmanlı’nın mirası olan coğrafyalarda (Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar vs.) mevcut sıkıntılar Osmanlı millet sisteminin eksikliği ve yanlışlığından dolayı değildir. Osmanlı millet sistemi gayet başarılı olmuştur.

Sonuç olarak: Osmanlı kimliği salt bir Müslüman kimliği olarak kalmamıştır. Sadrazam Said Paşa'nın ve benzerlerinin eserlerinde ve girişimlerinde olduğu gibi Türklüğün ağır bastığı bir Müslümanlıktır. Öbür Müslüman etnik gruplar bu Türklğe dahil olarak intibak ettikleri ölçüde Osmanlı-Türk olmaktadır. Genel kural, Türk olmayan ana babanın Türkçe konuşup anlaşmaları ve çocuklarının da bu dili izlemeleri ölçüsünde ailenin Türk olacağıdır. Dolayısıyla son yüzyılın Osmanlılığı, Türk kimliğine kolayca dönüşmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ULAK_ KURT
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 444



« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2013, 10:40:25 »

Alıntı
Türklük, İmparatorluk var oldukça doğumu zaruret nedeniyle ve ihtiyatla geciktirilmiş bir kimlikti. Yıkım anında ise derhal patladı. Kozmopolit bir ''Osmanlı'' eliti vardı, yeni dünyanın şartlarında derhal ''Türk'' oldular. Müslümanlığıyla yetinen bir halk vardı, 1293 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) ve Balkan Harbi'nin faciaları ve Birinci Büyük Savaşın ateşinde onlar da zamanla ''Türk'' kimliğinin gerekli olduğunu anladı.

Acaba bugünkü Osmanlıcı/ümmetçilerin de Türk kimliğine geri dönmeleri için yeni bir parçalanma mı gerekiyor ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #2 : 16 Eylül 2013, 11:18:34 »

Tekrar tekrar hoşgeldin Benim Bozkurtum, seni gördüm yüreğim esenlikle doldu, gözlerim sevinçten doldu, bin yürekli-kam feda olsun sana!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #3 : 16 Eylül 2013, 12:56:09 »

Yalnız günümüzdeki Osmanlı algısının da üzerinde durmak lazım.  Bir Kemalistin Osmanlı algısıyla bir ümmetçinin Osmanlı algısı nedir? Bu iki kesiminde Osmanlı algısında yanlışlıklar olduğunu düşünmekteyim. Bu iki kesimin düşünceleri birbirine zıt olsa da, birisi diğerinin düşüncesiyle besleniyor ve düşünceleri birbirleri için hem paranoya oluyor hem de o karşıt düşünce sayesinde ayakta duruyorlar.

Osmanlı'ya bakış açısı "siyah veya beyazdır" gibi kesin yargılardan uzak olmalıdır. Çünkü Osmanlı farklıdır, her vakada binlerce etkenin rol oynadığı bir modeldir Osmanlı. Bıçakla keser gibi tek bir sebeple yargılamak, övmek veya yermek yanlıştır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
ULAK_ KURT
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 444



« Yanıtla #4 : 16 Eylül 2013, 17:57:28 »

Yalnız günümüzdeki Osmanlı algısının da üzerinde durmak lazım.  Bir Kemalistin Osmanlı algısıyla bir ümmetçinin Osmanlı algısı nedir? Bu iki kesiminde Osmanlı algısında yanlışlıklar olduğunu düşünmekteyim. Bu iki kesimin düşünceleri birbirine zıt olsa da, birisi diğerinin düşüncesiyle besleniyor ve düşünceleri birbirleri için hem paranoya oluyor hem de o karşıt düşünce sayesinde ayakta duruyorlar.

Osmanlı'ya bakış açısı "siyah veya beyazdır" gibi kesin yargılardan uzak olmalıdır. Çünkü Osmanlı farklıdır, her vakada binlerce etkenin rol oynadığı bir modeldir Osmanlı. Bıçakla keser gibi tek bir sebeple yargılamak, övmek veya yermek yanlıştır.



"Kemalist" sözcüğünden kimleri kast ettiğini anlayamadım ama AKP ve MHP ümmetçilerine göre Osmanlıcılık demek ırk ayrımı yapmadan bütün müslümanları kardeş sayıp, aynı çatı altında toplamak. Yani soy kavramı yok oluyor, dini inançlar ön plana çıkartılıyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #5 : 16 Eylül 2013, 20:22:24 »

Yalnız günümüzdeki Osmanlı algısının da üzerinde durmak lazım.  Bir Kemalistin Osmanlı algısıyla bir ümmetçinin Osmanlı algısı nedir? Bu iki kesiminde Osmanlı algısında yanlışlıklar olduğunu düşünmekteyim. Bu iki kesimin düşünceleri birbirine zıt olsa da, birisi diğerinin düşüncesiyle besleniyor ve düşünceleri birbirleri için hem paranoya oluyor hem de o karşıt düşünce sayesinde ayakta duruyorlar.

Osmanlı'ya bakış açısı "siyah veya beyazdır" gibi kesin yargılardan uzak olmalıdır. Çünkü Osmanlı farklıdır, her vakada binlerce etkenin rol oynadığı bir modeldir Osmanlı. Bıçakla keser gibi tek bir sebeple yargılamak, övmek veya yermek yanlıştır.



"Kemalist" sözcüğünden kimleri kast ettiğini anlayamadım ama AKP ve MHP ümmetçilerine göre Osmanlıcılık demek ırk ayrımı yapmadan bütün müslümanları kardeş sayıp, aynı çatı altında toplamak. Yani soy kavramı yok oluyor, dini inançlar ön plana çıkartılıyor.

Peki, madem algıdan bahsediyoruz bende kendi kemalist algımı yapayım; ona (kemalist) göre tarih 1923 de başlamıştır. Türk ismi sadece Atatürk'ün sözlerinden geçtiği için itibar görür ama pratikte Türk'e dair bir iz yoktur. Kızıllık hücrelerine yerleşmiştir. Zannedersin ki, Atatürk sadece Laikliği getirmiş, tüm mücadelesini laiklik için yapmıştır. 1923 den öncesi yoktur onlar için, varsa da hepsi öcüdür. Biz Orta asya dersek burun kıvırırlar, Atsız deriz onlar kızılları örnek alır. Atatürk milliyetçiliği diye bir şey uydurmuşlardır, bu sayede milliyetçilik ilkesini de sahte bile olsa kabullenmiş olurlar. Türk örf ve adetlerine karşı pek birşey göremezsiniz onlarda.

Size göre "Kemalist" kimdir?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
ULAK_ KURT
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 444



« Yanıtla #6 : 16 Eylül 2013, 20:48:31 »


"Kemalist" sözcüğünden kimleri kast ettiğini anlayamadım ama AKP ve MHP ümmetçilerine göre Osmanlıcılık demek ırk ayrımı yapmadan bütün müslümanları kardeş sayıp, aynı çatı altında toplamak. Yani soy kavramı yok oluyor, dini inançlar ön plana çıkartılıyor.

Peki, madem algıdan bahsediyoruz bende kendi kemalist algımı yapayım; ona (kemalist) göre tarih 1923 de başlamıştır. Türk ismi sadece Atatürk'ün sözlerinden geçtiği için itibar görür ama pratikte Türk'e dair bir iz yoktur. Kızıllık hücrelerine yerleşmiştir. Zannedersin ki, Atatürk sadece Laikliği getirmiş, tüm mücadelesini laiklik için yapmıştır. 1923 den öncesi yoktur onlar için, varsa da hepsi öcüdür. Biz Orta asya dersek burun kıvırırlar, Atsız deriz onlar kızılları örnek alır. Atatürk milliyetçiliği diye bir şey uydurmuşlardır, bu sayede milliyetçilik ilkesini de sahte bile olsa kabullenmiş olurlar. Türk örf ve adetlerine karşı pek birşey göremezsiniz onlarda.

Size göre "Kemalist" kimdir?


Açıkçası bu yaşıma kadar " ben Kemalist'im" diyen birine rastlamadım. Ama "ben Atatürkçü'yüm" diyenleri gördüm. Bizim zamanımızda kullanılan terim Atatürkçülük idi ve "Atatürkçüyüz" derdik.

"Atatürkçüyüm" dediğimizde, karşımızdaki kişi, O'nun ilke ve inkilaplarını kabul ettiğimizi ve hayat tarzımızı da bu ilkeler çerçevesinde şekillendirdiğimizi anlardı. Bu ilkelerin başında doğal olarak Laiklik gelir, çünkü en çok saldırıya uğrayan bu ilkedir.

Kemalizm, Kemalist kavramları son zamanlarda AKP ve yandaş gazeteci vs ler tarafından, Cumhuriyetin temel ilkelerini uygulayan yöneticilerin yöntemlerini   acımasız, keskin gösterme çabaları sonucu ortaya çıktı. Oysa aslında Atatürk ilkelerinden sürekli uzaklaşılmıştır.

Nasıl ki, LeninİST, StalinİST, MaoİST gibi terimler bilinç altlarında zalimlik, keskinlik, katılık gibi algıları uyandırıyorsa, "Kemalist" sözcüğü ile de aynı algıyı yaratmaya ve beyinlere yerleştirmeye çalışıyorlar.

En azından ben böyle düşünüyorum.


EK:

Atatürkçülüğün beyinlerde  bir şekilde  "sol" düşüncesi oluşturduğuna katılıyorum. Bu da, kendini Atatürkçü kesim olarak tanımlayanların genellikle Laik ve CHP tabanını oluşturan kimselerden oluşmasıydı. İnsanların kafasında " hmmm, bu adam/kadın Laik ise, o zaman kesin solcudur" var. Çünkü muhafazakar kesim genellikle sağ partilere oy veriyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #7 : 16 Eylül 2013, 20:58:57 »


"Kemalist" sözcüğünden kimleri kast ettiğini anlayamadım ama AKP ve MHP ümmetçilerine göre Osmanlıcılık demek ırk ayrımı yapmadan bütün müslümanları kardeş sayıp, aynı çatı altında toplamak. Yani soy kavramı yok oluyor, dini inançlar ön plana çıkartılıyor.

Peki, madem algıdan bahsediyoruz bende kendi kemalist algımı yapayım; ona (kemalist) göre tarih 1923 de başlamıştır. Türk ismi sadece Atatürk'ün sözlerinden geçtiği için itibar görür ama pratikte Türk'e dair bir iz yoktur. Kızıllık hücrelerine yerleşmiştir. Zannedersin ki, Atatürk sadece Laikliği getirmiş, tüm mücadelesini laiklik için yapmıştır. 1923 den öncesi yoktur onlar için, varsa da hepsi öcüdür. Biz Orta asya dersek burun kıvırırlar, Atsız deriz onlar kızılları örnek alır. Atatürk milliyetçiliği diye bir şey uydurmuşlardır, bu sayede milliyetçilik ilkesini de sahte bile olsa kabullenmiş olurlar. Türk örf ve adetlerine karşı pek birşey göremezsiniz onlarda.

Size göre "Kemalist" kimdir?


Açıkçası bu yaşıma kadar " ben Kemalist'im" diyen birine rastlamadım. Ama "ben Atatürkçü'yüm" diyenleri gördüm. Bizim zamanımızda kullanılan terim Atatürkçülük idi ve "Atatürkçüyüz" derdik.

"Atatürkçüyüm" dediğimizde, karşımızdaki kişi, O'nun ilke ve inkilaplarını kabul ettiğimizi ve hayat tarzımızı da bu ilkeler çerçevesinde şekillendirdiğimizi anlardı. Bu ilkelerin başında doğal olarak Laiklik gelir, çünkü en çok saldırıya uğrayan bu ilkedir.

Kemalizm, Kemalist kavramları son zamanlarda AKP ve yandaş gazeteci vs ler tarafından, Cumhuriyetin temel ilkelerini uygulayan yöneticilerin yöntemlerini   acımasız, keskin gösterme çabaları sonucu ortaya çıktı. Oysa aslında Atatürk ilkelerinden sürekli uzaklaşılmıştır.

Nasıl ki, LeninİST, StalinİST, MaoİST gibi terimler bilinç altlarında zalimlik, keskinlik, katılık gibi algıları uyandırıyorsa, "Kemalist" sözcüğü ile de aynı algıyı yaratmaya ve beyinlere yerleştirmeye çalışıyorlar.

En azından ben böyle düşünüyorum.

Böyle düşünmenizde sorun yok, katılıyorum yazdıklarınıza lakin Kemalist bir kesimde var bana göre. Eğer Atatürk'ü hiç bilmeyen birisi Onların söylemlerine baksın edindiği Atatürk izlenimi gerçek Atatürkle çok alakasız olur.

Tanrı aşkına, Tarık Akan'ın, İlyas Salman'ın (aklıma bunlar geldi) Atatürkçülüğü nedir? İsterlerse Atatürk'e tapsınlar, anıtkabir önünde beş vakit secde etsinler gözümde bit kadar değerleri olmaz. Köyde lafı açılınca "Atatürk böyük adamdır" diyen dedemin tırnağı kadar olamazlar. Çünkü dedemin bildiği sadece Atatürk'ün kurtuluş savaşında düşmanı kovduğu ve devleti kurduğu, o kadar. Ya iyi bildiği halde Atatürk'ü hiç alakası olmayan şekilde göstermeye çalışanlara ne demeli? Dedem mi cahil onlar mı cahil?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 16 Eylül 2013, 21:03:58 »

O kadar düşünce kalabalığı ve o kadar art niyetler var ki, bu makalenin konusunun buraya geleceğini tahmin edemezdim. Acaba toplu makale konumuz kemalizm olsa da orada mi tartışsak?
O zaman Belki kimse yahudi kohen'in kemalizmini eleştirince başkomutan Mustafa Kemal Paşa'ya laf söylüyoruz sanmaz. Cumhuriyet dönemi inkılaplarını önemlı bir kisminda Türkçü bir iz göremeyen ben de o zaman demokratça tartışabilirim, ne dersiniz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 16 Eylül 2013, 21:10:41 »

Itirazı olan yoksa konuya kilit koyacağım. Neyin nerede tartışılması gerektiğini öğrenince geri açarım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.