İç savaş öncesinde ve anında duruşumuz
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 12:57:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İç savaş öncesinde ve anında duruşumuz  (Okunma Sayısı 918 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« : 05 Temmuz 2014, 11:07:08 »

Savaş bir tanedir, içi dışı yoktur. İki farklı düşman vardır. Yerleri farklıdır. Türk için savaş da hiçbir zaman tek bir mekanda olmamıştır. Başbuğ Atatürk bu memlekette çok kahraman olduğu gibi çok hain de vardır demiştir. Öyledir de. Bir Fevzi Çakma vardır Başbuğun yanında bir de Talat paşa vardır ne yaptığından habersiz. Bir Enver paşa vardır efsane olan, bir de Damat ferit vardır binlerce silahı İngilizlere veren.
Böyle bir memleketiz, kahramanıyla, satıcısıyla var olan. Kardeşlik falan derler ya, kalleş ile yiğidin bir arada bulunmasıdır kardeşlik aslında. Zorlamadır. Birlikte yaşam hikayedir. Severek değil, mecburiyetten kardeş rolüne bürünüyoruz.

Kahraman dediklerimize bakalım, Enver paşa mesela. Ana Türk, baba Türk. Kendini vatanına adamış bir yiğit. Bir de denize milli mücadelede kullanılacak silahları döktüren Damat Ferit' e bakalım. Kökeni Türk değil. İki soy karışımı olan ikisinin de Türk olmadığı yabancı biri. Bu adam ülkenin en zor günlerinde yabancılara, kendi soyundan olanlara yardım etmiş bir hainse bundan ders çıkarmak gerek. Bunlardan biri de kan bağımız olmayanların alacağı tavırdır. Türk olanlar, atalarından geçen genlerle yurt savaşı vermekte iken, diğerlerinin aynı şeyleri yaptığını söylemek ne kadar doğru olabilir.

İlk yapılacak şey odur. Kendi kanımızdan olanların mücadelede bizim yanımızda olacağını bilmek ve kendi kanımızdan olmayanların karşımızda olacağını, bize ihanet edeceğini göz önüne almak.

Olası bir iç savaşta ilk önce tarafları göz önüne almalıyız. Kim bizim yanımızda olur, kim olmaz bunu bilmeden bir karışıklığın lehimizde sonuçlanacağını bilemeyiz. Bize en sadık görünenlerin bizim aleyhimizde hareket edebilme olasılığını bilmemiz gerekli.

Mesela, ermeniler. Sadık millet denmişler ama ilk fırsatta bizi satmışlar. 30 bin silahla rus ordusuna kaçmışlar. Çeteler kurmuş ve Türkleri katletmişler. Bundan çıkarılacak ders, kimseye sonuna kadar güvenilmemelidir. Hele ki bizim soyumuzdan değilse.
İkincisi de, bizim soyumuzdan olmayanların askere alınmamasıdır. Ermeniler alınmıştır ama silahlarla birlikte kaçmışlardır. O silahlar çeteleri oluşturmuştur. Dün olanın yarın da gerçekleşme olasılığı vardır. Belki de bu olasılık göz önüne alındığı için Askeri okullara girerken Türk olmak koşulu koyulmuştur. Başbuğ Atatürk bu yüzden bir önlem almıştır.

Başbuğ ileri görüşlü olduğu için, belki de ileride yüz yıl sonra çıkacak bir iç karışıklığı hesap ettiği için böyle bir karar aldırdı.

Bir de her kesimin top yekün bir tarafta olmayacaklarının bilinmesi lazım. Yani çerkesler milli mücadelede şüphesiz ki yanımızda yer aldılar. Ama çerkes ethem denen soytarı karşımızda yer aldı. Yunanlara bizi sattı. Bundan çıkaracağımız ders de belli bir topluluğun bir kısmı yanmızda olabilirken bir kısmı karşımızda olabilir.

Din kardeşliği meselesi de, mücadelede yer almamalı. Çünkü krtlere din kardeşi olarak bakılması, onların şimdiye kadar çıkardıkları 32 isyanı yok saymak, milli mücadeleye köstek olmak için yaptıklarını görmemezlikten gelmektir. Bundan çıkaracağımız ders de, aynı dine mensup olsak da bize ihanet edecekleri gerçeğidir.


Bu ülke kurulurken, savaşın içimizdeki kısmındaki durumdan bahsettim ki, yarın için olacakların bize nasıl yansıyacağını bilelim, Tarafımızı biz belirleyelim, biz karar verelim.


Kandaşlarım, olası kargaşada Türkçü kendini sonuca odaklamalıdır. Şimdi söyleyeceklerim belki, Mergen ne diyor, duruşumuzdan taviz mi veriyor gibi şeyler diyebilirsiniz. Ne duruşumuzu bozacağız ne de taviz vereceğiz. Sonuca odaklanmanın gereğidir bu.

Eğer bir karışıklık çıkar ve iç savaş çıkarsa Türk yalnız kalmamalı. Mesela, çerkesler veya arnavutlar veyahut araplar. Bizim yanımızda olmaları sağlanmalı. Bu ne demek? Eğer ki, onları bir karışıklık anında kabul etmezsek onların karşı tarafa itilmelerine sebep oluruz. Buna gerek yok. Başbuğ Atatürk gibi yapacağız, karışıklık anında vatanın birliğini isteyenleri bir tarafta toplayacağız, sonrasında Türk' ün istediği şeklin uygulanmasını sağlayacağız. Daha da açayım:



1- krtler: Bir kısmı ayrı bir devlet isterken bir kısmı devletten yana olacaktır. Bu ülkede 80 bine yakın korucu vardır. Bunların aileleri, yakınları vardır. Onlar pkknın 16 katı katı gücünde bir oluşumdur. Çok büyük çoğunluğu pkk karşıtı ve devlet yanlısıdır. Bir karışıklık anında, pkknın karşısında olacaktır. Ha diyebilirsiniz, bu ırk savaşı olmaz mı diye? Hayır olmaz. Çünkü olaylara dikkat ettiyseniz ne bizimkilerden olanlar ne de diğerleri için böyle bir algı yok. Bizdeki algı onlarınkinden farklı diye, iç karışıklığın neden başladığını bildiğimiz halde, sebebini ayrı göremeyiz.

krtler bu yüzden ikiye ayrılmalı. Koruculara fazladan silah ve mermi vermemek koşulu ile sadece para yardımı ve yasaların gevşetilmesi ile onlara az da olsa bir ayrıcalık verilebilir. Tabi bu dediklerim kısa bir süreliğine olacak. Kimse ayrıcalıklı olamaz.

Bundan önceki yapılanlar denenmemeli. Yani hizbullah falan devri geçti. Onlarla pkkya karşı mücadele edilemez. Çünkü onların uzantısı mustazaflar da krdistan boku yiyor. Görüşleri farklı, istedikleri aynı.


2- araplar: Suriyeden gelenler. Bunlar ülkemize doluştular. Böyle giderse kalıcı gibi de görünüyorlar. Zannetmiyorum ki gitsinler. Üç beş şehre çok doluşmuşlar. Mersin-Adana-Mardin-Hatay- Urfa- Gaziantep-İzmir. Buralarda yoğunlar. Bunların tek olumlu yönleri krtlerle aralarındaki geçimsizlik. Bu özellikleri belki kullanılabilir. pkkya karşı kurulan yönetimi Türk soylu birinde olan bir oluşum yapılabilir. pkkya karşı mücadelede kullanılabilir. Tabi kısa sürelik. Sonuca ulaşıldığında suriyeden gelenler tekrardan evlerine yollanabilir.


3- çerkesler : Her ne kadar, Türk değiliz, çerkesiz deseler, kendilerini övseler de bunlardan kısa vadede zarar gelmez. Tabi şimdilik. Olası iç karışıklıkta çerkes ethem gibileri çıkacak olsa da, kuşçu başı eşrefler, yakup celiller de çıkacaktır. Onların tarafsız olmaları yerine, karşı taraftan olmalarıyerine bizim tarafta olmaları elbette daha iyidir.

4- romanlar : Bunlar tamamen tarafsız kalır gibi görünse de araplar gibi krtleri sevmeyen özellikleri dolayısıyla ve pkk karşıtı olmaları dolayısıyla kullanılabilir. İstanbul' da pkklılar olay çıkardıklarında roman mahallesi ayağa kalkmış ve Türk bayrakları açmıştı. pkklıları kovalamıştı. Anakara' da Çinçin mahallesinde pkk giremez eylemleri, Ankara gücü taraftarlarını oluşturan Çinçin mahallesi gençlerinin pkk karşıtı sloganları taraflarını az çok belli etmiştir.

5- lazlar : Sayıları azdır, gürcülerle ortak değerlendireyim. pkk karşısında dururlar. Bizim için mi kendileri için mi bilemem ama tarafları az çok bellidir.



Kandaşlarım, iç savaş çıkmasını istemem. İyi mi kötü mü kestiremem. Ama olası karışıklığın tarafları bu şekilde olur. Yalnız olmayız. Tabi bu demek değildir ki, şüpheden vazgeçelim, sırtımızı güvenle yaslayalım. Öyle bir şey yok. Sadece yalnız olmaktansa, daha kalabalık olalım. Sonuca odaklanacağız.

Bir karışıklık anında, Türk' e düşen görev, varlığının devamı için her türlü fedakarlığı yapmasıdır. Askere çağırılırsa hemen gitmeli. Kendi güvenliğini sağlamak için silahlanmalı. Gıda depolamalı. Olası biyolojik savaşlar konusunda uyanık olmalı. Kendini gerektiğinde karantinaya almalı. Bir de ortaya atılan her şeye inanmamalı.

Bunlardan biri din ile Türk' ün mücadelesine zarar verilmek istenmesi. Ortaya bazı din adamları çıkabilir ve yalanla dolanla ırkımızı kandırmaya çalışabilir. Öyle bir karışıklıkta kesinlikle böyle bir şeyle karşılaşılır. O yüzden Türk' ün tavrı, öncelik vatanın kurtarılması ve Türk' ün varlığının evam etmesi olmalı. Din, Türk kurtarıldıktan sonra kurtarılır.
Nasıl ki milli mücadelede saltanatın kurtarılması için yalancı şeyhler çıkmış ve milli mücadeleyi putperestlerin oyunu olarak nitelemiş ve Yozgat' ta, Kayseri' de, Erzurum' da Afyon' da karışıklıklar çıkmışsa yine aynı şekilde böyle bir şey denenebilir.



O yüzden Türk' ün alacağı tavır, tarafları belirlemek, kontrol etmek, fedakarlık yapmak olarak özetlenebilir.


Şöyle şeylerle de karşılaşabiliriz. Medya kaybedilen yerleri gösterip ( Türklerin katledildiği, devlet kurumlarının düştüğü yerleri gösterir) Türk' ün moralini azaltmaya çalışabilir. Medyaya güvenmiyorum. Türk' ün moralini yok etmek isteyecektir. Yapılacak da, bu oyuna düşmemek, medyanın bilinçli olarak bunu tezgahladığı olasılığını göz önüne almak ve morali düşük olanlara bunu anlatmak olmalıdır.


Herkes bulunduğu çevreye sahip çıkmalı, başkalarının borusunun ötmesine izin verilmemelidir. Tabi bunu da yanlış anlamamak kaydıyla. Vatan sadece yaşadığımız yer değildir, yerellikten yana değiliz. Ama bulunduğumuz yerleri kaptırmadan da başka yerlere yönelmeyelim. İç savaş olsun demiyoruz ama olursa başlangıcı böyle olur.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.