HANİ SİZ İNSANİYETPERVERDİNİZ, HÜMANİSTTİNİZ?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Haziran 2020, 02:01:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: HANİ SİZ İNSANİYETPERVERDİNİZ, HÜMANİSTTİNİZ?  (Okunma Sayısı 191 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.188


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 26 Nisan 2020, 21:17:04 »

BU GÜN KORONA

Hani siz insaniyetperverdiniz, hümanisttiniz?

Doğa asla güçsüzleri bünyesinde barındırmaz,  üremek ve türemek için daima güçlülerin yaşamasına izin verir.

Bitkilerde, hayvanlarda böyledir.İnsanlarda da aynı döngü izlense de kesinlikle yaşama zincirinin değişen tarafları vardır, bunlardan birisi ise insan denilen varlığın ırklara bölünmüş olmasıdır.  Irklar türeyiş ve yaşayış biçimlerine göre bedenlerinde kalıtsal genlere sahip oluyor, işte bu genlerin bozulmadan gelecege aktarılması güçlü DNA ların varlıgıyla yani kanın bozulmadan ıleriye taşınmasıyla kuvvet kazanıyor. Sağlam vucutta bulunan sağlıklı kan tamda doğanın üremek için istediği türdendir, doğa kendisini yenilerken bu değerlere verdiği önemle yaşar.

Hüseyin Nihal ATSIZ ırkçılık bir Hıfsısıha meselesidir der ve ekler..

“Karışmak daima üstün tarafın aleyhinde olduğundan üstün bir ırk olan Türk ırkı aşağı ırklarla karıştığı zaman ortaya çıkan melezlerde Türkün bütün üstün vasıfları kaybolmakta, aşağı ırkın iptidai vasıflarından bazıları onun yerini tutmaktadır. Birer müspet ilim olan antropoloji ve rasyolojinin ortaya koyduğu bu hakikatlerden siyasi düşüncelerle vazgeçemeyiz. İlim ve hakikat, siyasetin oyuncağı olamaz.” (Atsız, “Veda”, Orkun: Sayı 68: 1952, Makaleler III içinde, İrfan Yayınları, 1997, s. 97.)

Dünya insaniyetperver ülkelerden kurulmuş zannedilirdi bizde ki embesil solcular ve onların kayyıtsız şartsız destekçileri tarafından ve bulundukları emredici mevkilerde yüce Türk milletine de bu görüşlerini empoze ederlerdi halada ediyorlar. Son korona virüs bizlere gösterdi ki zor görülünce iş milletlerin can derdine düştüklerinde ne insaniyetperverlik nede hümanistlik akla geliyor,  her koyun kendi bacağından asılıyor, kelin ilacı varsa ilk evvela kendi kafasını düşündüğü görülüyor. Bu virüs işi bizlere gösterdi ki dünya lideri Amerika caresiz, kendinden kendi halkından başkasını düşünmeye fırsat dahi bulamazken zavallı italyayı binlerce yıllık bir kavim olan italyayı kurucusu olduğu, baş üyesi asil üyesi olduğu AB yani avrupa birliği anında dışladı en ufak bir yardım eli dahi uzatamadılar değil uzatmadılar zavallılara, AB den dışladıkları yetmiyormuş gibi üyelıkten çıkattmayı bile gündeme getirdiler. Bu günün ardından demek oluyor ki hümanizm çöktü, bakalım bizde ki insaniyetperver köpekler hangi millet düşmanlığı simidine sarılacaklar gerçekten çok merak ediyorum. Irkçılığın ne denli önemli oldugu şu günlerde öyle meydana çıktı ki virüsün girdiği topraklarda kimse kendinden başkasını asla düşünmüyor. Dün biz her hastalığın her belanın çaresi ırkçılık derken bizleri alaya alan bizlere hakaret eden hümanistler şimdilerde ülkeye yabancı almamak için çareler arıyor.

Bir millet sadece kendi geleceğini düşünür, bu gerçektir.  Kendi idamesini sağlamak için devletin bütün katmanlarında öncelikle askeri ardından da bilimsel hamleler gerçekleştirir ki ileride ki zor zamanlara hazırlıklı olsun, ardından tarım ile teknolojiyi ekleyeceğiz. Teknoloji illa ki Askeri alanda zirveye taşınmalı,  ülke Tarımı da bilimsel olarak sadece  ve sadece Türk çocuklarından oluşan ziraat mühendisleri tarafından geliştirilecek (Günümüzde ve ileride ziraat yani tarım tıp doktorlarından sağlıktan daha önemli bir yer tutacaktır) yeniliklere imkan sağlanacaktır ki asla başka milletlerin bu tarımsal faaliyelerden faydalanmasına izin verilmeyecektir çünkü yüce Türk milletinin kendi soyundan başka dayanacağı bir sırt yoktur, tarih boyu her zaman Türk kendi silahıyla içeriden vurulmaktadır. Tarim geliştirilecek Türk milletinin asil evlatları kendi ürettiği yerli tohumlardan üretilern sağlıklı gıdalarla beslenecek, sağlık alanında da yetistirilen Türk bilim insanlarının da katkılarıyla  düşmanın icat ederek üzerine saldıgı bütün hastalıklara karşı  direnci tam olacaktır bu durumda. Hali hazırdaki gibi bilim adamlarını, ülkenin gelecegi olan kurum ve kuruluşların başına yerleştirilen devlet adamlarını sadece ve sadece emre boyun eğsin diyerek kendisine yandaş olan imamlar ile hatiplerden seçerek yerleştirirsen virüsün allah tarafından insanlara cezalandırılmak amacıyla gönderildiği saçmalığını duyarsın, imamların asli görevi olan cenaze yıkamak işini bile bu durumda yapamadıklarınıda biliyoruz ki diyelim şu salgında öleceksek en azından cenazemizi yıkayacak adam kıtlığı çekmeyelim.

Salgınların doganın kendi içinde bir yapılanması işi gibi düşünüyorum ben, aslında fazla büyütülecek bir durumu yok, insanlar biraz dikkat etse hastalık başladığı yerde biter, bitecek. Hani birileri bu kıranın allahtan geldiğini söylüyor ya şerefsizin birisi yarasa yemese hastalık asla olmayacak ve o yarasayı yiyen gidip birilerine bulaştırmasa gene olduğu yerde kalacak neresi allahın gazabı oluyor onu anlamakta güçlük çekiyorum, allah gazap verecekse bunun olma durumu böyle hastalık olmaz öl der dünya ölür neticede o allah değil mi. Dünyada yer yüzüne gelen bütün fenalıklar pis milletlerin başının altından çıkmıştır, ingilizlerin vebadan ispanyolların gripten geberip gitmeleri hep pisliklerindendir. Neden yuce Türk milleti içerisinden şu ana kadar böyle bir mikrop hasıl olmamıştır düşünmek gerek, Türk milletininde içinde yer alan kahpe katil virüsler var kürt gibi laz gibi çerkez gibi, ermeni gibi. Yeri ve zamanı geldiğinde biz bu hastalıkların çaresine bakmayı biliyoruz, bu katil virüsler içimize zaten düşman tarafından entegre edilmiştir.

Bir millet düşünün ki neredeyse tarihin bütün sayfalarına adını yazdırmış olsun ama bin yılliardır da varlığını sürdürebilsin, yokedilmesi uğruna türlü entrikalar çevrilsin hakkında çok büyük savaşlar yapılsın, içi dışı her tarafı düşman dolu olsun, bahse konu olan bir çok salgın hastalıktan çıksın ve hala sapasağlam ayakta kalabilsin. Bu sadece ama sadece güçlü genleri olan bir ırkın başarabileceği durumdur, Türk ırkı çok güçlüdür. Yuce Türk milletinin yaşam tarzı ve töresi dışarıdan gelecek olan her türlü belanın kalkanıdır, bütün dünya milletleri en ufak salgında geberip giderken Türk milleti, Türk ırkı sapa sağlam yoluna devam edecektır, ediyor.

Türkler maalesef Gerçekte Türk soylular tarafından yönetilemediği için tarihinde hiçbir zaman zamanın teknolojisine ayak uyduramadı lakin düşmanın bütün uğraşlarına rağmen üstün zekası ile günübirlik onları mağlup etmeyi başardı. Cumhuriyetle birlikte yabancılara hizmet eden içimizdeki çokca Türk sandığımız kuklalar vasıtası ile ya ileri çıkan bilim adamlarımız katledildiler veya türlü entrikalarla, vaadlerle yurt dışına götürüldüler orada yabancılara hizmet ettirildiler. Bu acı tablo bizim ayıbımızdır maalesef değerlerimize sahip çıkamıyoruz.

Su hayattır, su bütün kötülükleri yok edecek bir silahtır, susuzluk direkt açlık ve ölüm demektir, önümüzdeki yılların en kıymetlı değeri mütemadiyen su olacaktır, su öncelikle tarımdır, tarım ise bir milletin can damarı. Tarımda ileri olan bütün milletler gelecekleri hakkında daha sağlam basmaktadır ayaklarını yere ve şimdilerde bile en rahat yaşayan toplumlar bunlardır. Sağlıklı beslenen halk kolay kolay hiçbir hastalığa yakalanmaz onların dirençleri bağışıklıkları bütün hastalıklara karşı korumalıdır alt edilemez. Türk milleti 25 yıl evveline kadar dünyada kendisine yetebilen sadece 7 ülkeden birisiyken bu gün samanı bile ithal eder durumdaysa eğer bu baştaki yöneticilerin bariz hatalalrındandır, bu gün saman ithal eder duruma düşen bir millet yarın bütün felaketlere açık demektir. Ha iyi beslenemeyen bireyin gerçek anlamda savaşabilmeside mümkün değildir. Demek ki Türk devleti öncelikle Tarima yön verecek ziraatın kalkınabilmesi için bütün gayreti sarf edecektir, yeri gelecek bütün millet el birliği ile ziraate sırt verecektir, bu gün laylaylom yaşayanlar yarın nefes alacak bir soluk deliği dahi bulamayacaklardır, hanı bu günlerde başımıza gelen şu Korona belası nedeniyle sıkca aranan solunum cihazı var ya Tarımda dışa bağiı olanların durumuda bu olacaktır yaşamak için bir nefes.

Üretim,Üretim, Üretim tek kelime.

Üretimde başarı yaşamada sağlam adımdır, üretim yapacak olan her birey ister köylü olsun ister şehirli bu milletin geleceği için desteklenmelidir, ufuk sadece ama sadece üretimde ileri olanların görebileceği bir yerdir. Diğerleri ufka giderken yolda şapır şapır dökülecekler, bahaneside bu gün Korona yarın başka bişey olacaktır.

NE MUTLU TÜRK DOĞANA

Atsızalp 26/4/2020
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.344



« Yanıtla #1 : 26 Nisan 2020, 21:41:51 »

İnsaniyetperverlik en yakınına değil en uzağına bakan sahte bir bakıştır. Bu bakış sadece öylesine boş boş bir bakıştır. Gerçek bile değil, hakikat dahi değildir. Sahte bir sevgi, yalan bir yakınlık, riyakâr bir alâka dahası sıkışınca yüzlerinin karası ortaya çıkan yalnızca kendilerini düşünen öyle hareket eden bu ferdiyetçilerdir. Değerli düşüncelerin bizlerin ifadesidir, teşekkürler Atsızalp.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 614



« Yanıtla #2 : 26 Nisan 2020, 22:13:43 »

İnsaniyetperverlik ve hümanizmden bahsettiniz de aklıma geldi.

Son yıllarda en az 2 dil bilen, ülkede yaşanan çevresel zararlar ve salgın hali için ait oldukları toplulukları yabancı kelimeler ile kınayan çevreci olduklarını iddia eden eskinin beyaz yakası yeninin donsuz şalvarlısı yeşil kuşak bir güruh etrafa peydahlandı. Çiçek çocuklar mı bunlar derken, çiçek açtıklarına şahit olduk, hafzalamız açık kaldı. Kendilerine hümanist evrenselci doğa çocuğu diyorlar..Hayır kendi hallerine bırakalım dedik her platformdan bize laf yetiştirme yarışına girdiler. Hani siz bilgisayarı, cep telefonunu çöpe atmıştınız..

İşi yokmuş gibi malûmat ile bilgiyi kıyaslayan bir zeka özürlüye her talebin bir savaş olduğu ile cevap vermek durumunda bile kaldım. Tabiata karşı, düşmana karşı, yoksunluğa hatta hastalığa karşı her günümüz bir gazadır, bunun dışındaki talepler yetersiz kişiliğin sürekli hayranlık isteği ve şımarıklığı üzerine kuruludur derken pis bir koku ile doğanın kalbinde yerimi aldım. Meğer bunlar kıçlarını taşlara sürtüyorlarmış..

Bilgi her zaman işe yaramaz..Çünkü insanlar gerçekle ilgilenmezler. Duygular ile kendi benliğimiz arasına düşünceleri koyma eğiliminde olduğumuzda malûmata sarılıyoruz ama nafile..Bilgiçlik taslama, malumatfuruş olma durumu doğurur. Bu malûmatcıların ne bilgileri, ne muhakemeleri ne de tecrübeleri dünya için yeterlidir. Birde toprakla, ekip biçmekle ve doğa ile ilgili malûmatları yok mu, bize konvansiyonel bir üstten bakış atarak sonlanıyor.

Türkçülük idealinin tahakkuku aydın denen sözde akil insaniyetpervelerin dünyasında, kıymet taktir eden insan soyunun meşrutiyeti kadar yer almadığından, takındıkları çevrecilik ve bilgelik safsatası bizim için bir önem arz etmemektedir. Bir taraftan cinsel düşkünlüklerini tatmin etmek, diğer taraftan kendi sözlerine inanan kimselerle, kendilerinin sebep oldukları neticelerden durduk yere ders çıkarmaktan büyük bir zevk alan, yıllarca işyerlerinde, trafikte, apartmanlarda, restoranlarda insanları sömüren şeflikten, müdürlükten tuvalet kağıtsız yaşayışa terfi eden ablalar, abiler gübreden kerpiç ev yapan hümanist herzevekillere dönüşmüş, bize yoga ile bilgelik enerjisi yolluyor. Öğrenemedikleri ise insan doğasındaki hiçbir iyi davranışın cezasız kalmayacağıdır.

Mevcudiyetlerindeki cehaletleri sözde ağırbaşlı bir hikmetten, küstahlıkları ise bilmedikleri şeyler kadar bildiklerini sandıkları malumatfuruşluklarından ileri gelmektedir. Zekanın ve bilginin nefesini kesecek kadar muvazenesiz, aklı şaşırtacak kadar basiretsiz şekilde herkesi insan olmaya davet ederler de kendilerini oraya davet etmekten geri kalırlar. Yetersiz kişi sürekli hayranlık talep eder, bu sözde teknoloji ile savaş düşmanlarının hayranlık ve toplum düşmanlığı talebi umarım bir ağaca zarar vermez. Size bir sır vereceğim. Bütün kendilikler sahtedir.

Eksiklikten utanmak değil tamamlamak önemlidir. Bu asil milleti tamamlayın ve yeryüzünde atalarınız kadar çevreci olan bir başka topluluk daha olmadığını bilmeyi öğrenin. Alın size malûmat...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« Yanıtla #3 : 26 Nisan 2020, 22:20:08 »

Elinize sağlık ağabey. Çok kıymetli bir çalışma olmuş. Aklınıza sağlık sizin de, Tan Hu Bey'in de.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.188


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 26 Nisan 2020, 22:31:29 »

Âlim, kardeşim bu malumatfuruş zerzavatdan çevrede o kadar çok ki fikir sahibi dahi olmadan zikreden pezevenk türleri ve türevleri.
Bunlar çokça bir başlık altında toplanmaya meyillidirler bazen hayvansever bazen mozaiksever olurlar ama sadece olurlar, olgunlaşmazlar.
Kadına altın takmayı yasaklayıp cukkaya dolar dolduran, 3 aylık bebesine bilmem kaç kratlık pırlantayı sükse olarak takan zihniyet gerçekten şu gündemdeki zavallı virüs Koronadan daha tehlikeli değilmidir. Ülke geleceğinin katli işte bu adeta çöl bedevilerinin yaşam tarzını benimseyen kişilerden olacağını düşünmek eziyet veriyor bize.
size bir sır vereyim mi...
kutup ayısı yolda geliyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 614



« Yanıtla #5 : 26 Nisan 2020, 23:20:00 »

Abim kutup ayısı benzetmesi ...sen çok yaşa..bak bundan da başlık çıkaralım..

Size bir sır vereyim mi gençler?

Biz Türkçülere yukarıdan bakarken ormanın kurallarını unutuyorlar.
Ormanda tek kural vardır.
Aslan açsa aslan yer,
Etrafını kurtlar sarmışsa kurtlar kazanır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.143 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.