GELECEKTEKİ DÜŞMANIMIZ ROMANYA!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Mart 2020, 12:39:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: GELECEKTEKİ DÜŞMANIMIZ ROMANYA!  (Okunma Sayısı 2245 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 08 Mart 2011, 13:37:54 »

GELECEKTEKİ DÜŞMANIMIZ ROMANYA!

Toplumların, bugünkü devlet, siyaset ve yönetim anlayışlarının, yapılanmalarının, geçmişin mirasından etkilenmediğini söylemek oldukça zordur ve bu anlamda toplumlar, önceki nesillerden miras olarak aldıkları kurumların, değerlerin ve davranış biçimlerinin yükünü taşırlar. Diğer bir deyişle, ekonomik, sosyal, siyasal, idarî ve kültürel anlayış ve yapılanmalar, insanlık ve toplumların tarihi içinde, kümülatif nitelikli olarak ve tarihi süreklilik seyrini izleyerek var olagelirler. Devletler, milletler ya da başka parametreleri esas alarak yapılan toplum ayrımlarının hepsi için geçerli olan bu nitelikler, aynı zamanda belirli bir değişimi ve dönüşümü de içerir ya da içermesi gerekir.

Balkan Müslümanlarının Türk'lüğü "Türk", "Müslüman" ya da "Osmanlı" kelimeleri ile aynı anlama gelir ve "Türk" ya da "Osmanlı" kavramı, Türkiye�nin etkisini sınırlarının çok ötesine taşıyan büyük bir vizyonun da adıdır, Balkanlarda olduğu gibi... Bugün tüm Balkan milliyetçileri Boşnakları, Arnavutları ya da Pomakları, yani etnik olarak Türk olmayan ve Türkçe konuşmayan Balkan Müslümanlarını "Türk" olarak tanımlamakta sakınca görmemektedirler. Bunun nedeni ise, etnik kökenleri ne olursa olsun, Balkanlar'daki tüm Müslümanların, aralarında yaşadıkları Hıristiyan uluslardan ayrı bir "millet" olarak algılanmalarıdır. Bu "millet"in ismi ise, her ne kadar etnik bir Türklüğü ifade etmese de, "Türk Milleti�dir. İşte bu nedenle de, Türkiye'nin Balkan yarımadasındaki "uzantısı" olan halklar, yalnızca birkaç milyonluk Balkan Türkü değil, nüfusları 10 milyonu bulan Balkan Müslümanlarıdır. Çoğu etnik olarak Türk olmayan ve Türkçe konuşmayan bu insanlar, kendilerini aynı dili konuştukları Sırplar�dan ya da Bulgarlar�dan çok Türklere yakın hissetmektedirler.

Avrupa�nın güney doğusunda Balkan yarımadasının kuzeyinde yer alan Romanya 22.355.551 olan nüfusu (2004) ve 238.391 km.²�lik yüzölçümü ile Balkanların ve Orta Avrupa�nın önemli merkezlerinden biridir.1 Aşağı Tuna Havzasında bulunan ve Karadeniz kıyısına 234 kilometre mesafelik çıkışı olan Romanya: Macaristan, Moldavya, Bulgaristan ve Eski Yugoslavya ile çevrilmiştir.2 Batı Avrupa ülkelerine yakınlığı ve bu ülkelere ulaşan transit yolları barındırması ve Karadeniz�e kıyısı bulunması Romanya�nın coğrafi avantajlarını oluşturmaktadır.3

Romanya, Balkanlar'da büyük öneme sahip bir devlettir. Çok eski zamanlardan itibaren çeşitli toplulukların yerleştiği Romanya toprakları, Orta Asya'dan göç eden Türkler'in geçiş ve yerleşim noktalarından biri olmuştur.4 Hunlar, Avarlar ve Bulgarlar bu bölgede yerleşmiş, Slavlar bölgeye Hıristiyanlığı getirmişlerdir. 1003 yılından itibaren Macar Krallığı bölgede hakim olmaya başlamıştır. 13. yüzyıldan itibaren Macar yönetim tarafından ülkeye Sakson ve Germen kabileler yerleştirilmiştir. Bu işgaller, yerli halkın Eflak (Wallachia) ve Boğdan (Moldavya) bölgesine kaymasına yol açmıştır. Bu bölgeler "Voyvoda" adı verilen ve daha çok Macar veya Polonya kontrolündeki prensler tarafından yönetilmeye başlanmıştır.5

1418 yılında Dobruca'yı fetheden Osmanlı İmparatorluğu'nun bu bölgedeki etkisi, 1526 yılındaki Mohaç Savaşı'nın ardından tam olarak hissedilmeye başlamıştır. (XV. yüzyıldan başlayarak, Osmanlı nüfuzu hakim olmuş, Besarabya ve Transilvanya Osmanlı himayesine girmiştir). Eflak ve Boğdan eyaletleri 1821 yılına kadar, genel olarak İstanbul'un Fener semtinden seçilen Rum aileler tarafından yönetilmiştir. Rusların işgaline uğrayan Eflak ve Boğdan eyaletleri Osmanlı- Rus Savaşı'nın ardından 1829 yılında imzalanan Edirne Anlaşması'yla imtiyazlar elde etmiştir. 1856 yılında Eflak ve Boğdan Prenslikleri otonomilerini kazanmışlardır. 1859 yılında birleşen bu iki Prenslik 24 Eylül 1859 tarihinde Romanya Prensliği ismini almıştır ve Alexandru Ioan Cuza prens seçilmiş ancak Cuza�nın bazı olaylar nedeniyle istifasıyla yerine 1866�da I. Karol prensliğe getirilmiştir. (XVIII. ve XIX. yüzyıllarda zayıflayan Osmanlı hakimiyetine karşılık, Romen toprakları Rusya ile Avusturya-Macaristan imparatorluklarının eline geçmeye başlamıştır.) 1877-78, yıllarında yaşanan Rus-Türk savaşları ise, yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu�nun egemenliği altında bulunan bölgede Osmanlı'nın varlığını tamamen sona erdirmiştir. Ülke, tam bağımsızlığını 1878 yılında kazanmış ve bu bağımsızlık 13 Temmuz 1878 Berlin Anlaşması ile uluslararası olarak tanınmıştır. 26 Mart 1881 yılında Krallık ilân edilmiştir.6 Krallık seviyesine çıkan Romanya Osmanlılardan Dobruca�yı da alarak topraklarına katmıştır.7

I. Dünya Savaşı�na kadar Romanya komşu ülkelerde kalan topraklarını geri almaya yönelik çabalarını sürdürmüştür. 1914�de savaşın başlamasından sonra iki yıl tarafsız kalmış, daha sonra (bu ülkelerde yaşayan büyük Romen nüfusuna dayanarak, Avusturya-Macaristan ve Alman topraklarından pay almayı hedeflemiş ve bu amaçla da) İtilaf devletleriyle ittifaka giderek, 1918-1919�da Besarabya, Bukovina ve Transilvanya�yı topraklarına dahil etmiştir.8 Nihayetinde savaş sonrasında vermiş olduğu mücadelenin sonucu olarak yeni topraklar kazanarak topraklarını yaklaşık iki katına çıkarmayı başarmıştır.

Bugün etnik grupların görece geniş haklara sahip olduğu Romanya�da ayrılma ve bağımsızlık isteme gibi sorunlar pek gündeme gelmemiştir. Romanya�daki Alman azınlık bir yandan Almanya ile arasında bir bağ oluştururken öte yandan çekingenliğe yol açmıştır, ancak Türk azınlığın Romanya için çekingenliğe sebep olduğunu söylemek mümkün değildir. Romenler'in en büyük nüfus yoğunluğuyla ileri derecede özerklik isteyen Macarlar (1.620.199�lık nüfus), dışında, azınlıklarla ilgili bir problemi de yoktur. Bu sorun da iki ülke arasında imzalanan (16.09.1996) bir antlaşmayla şimdilik dondurulmuştur. Romanya�nın en büyük gündemi kendisini Pazar ekonomisine adapte etmek ve bu yolla ekonomisini düzeltmektir. Latin kökeni nedeniyle Batı Avrupa�da Fransa ve İtalya�yı, bölgede de Türkiye�yi kapitalist pazarlarla bütünleşmek için sıçrama tahtası olarak görmektedir.9

Tarihsel perspektiften Romanya�yı değerlendirdiğimizde, ülkenin dönemden döneme farklı dış politika yönelimleri olduğu gözlenmektedir. Buna yol açan etken, 20. yüzyılda uluslararası sistemin yapısında sıklıkla meydana gelen değişmeler olmuştur. İki kutuplu sistemin yıkılışı Romanya açısından risklerin yanı sıra, fırsatları da beraberinde getirmiştir. Romanya, 1990 sonrasında dış politik yönelimini Batı�yla işbirliği boyutunda değerlendirmiştir. Batı Avrupa�daki yeni yapılanma modelinin 1990�lı yıllar zarfında kıtasal boyutlu bir mimariye dönüştürülmek istenmesi yönünde ortaya konan irade de, Romanya�nın söz konusu fırsatı değerlendirmesine yol açan başka bir faktördür. AB üyelik perspektifi Romanya açısından Soğuk Savaşın bitiminin ardından ortaya çıkabilecek olumsuz senaryoların önüne engel olmuştur. Ayrıca, söz konusu perspektif, ülkede istikrar unsuru oluşturduğu şeklinde düşünülürken, bu hususta Romanya�nın önündeki en büyük engel, iç politikadaki tartışmaların kısır bir döngünün içerisine sürüklenme ihtimalini getirmesidir. Romanya�nın AB üyeliği, gelecekte politik tercihlerinde de belirleyici olacaktır. Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikaları kapsamında Avrupa�da tesis edilmek istenen güvenlik mimarisinin kısa vadede net bir sonuç vermesinin uzak bir ihtimal olması, Romanya-AB ilişkilerinde gelecek döneme dair siyasi ve ekonomik parametrelerin hâkim olacağı şeklinde de algılanabilir.

Romanya nüfusunun %89.4�ü Romenlerden,%10.6�sı ise diğer etnik grupları teşkil eder. Etnik grupların %7.12�sini Macarlar, %1.76�sını Romanlar, %1.65�ini ise diğer azınlıklar oluşturmaktadır. 1992 nüfus sayımına göre azınlıkların sayısı Macarlar (1.620.199), Romanlar (409.723), Almanlar (119.436), Ukraynalılar (66.833), Ruslar (38.688), Türkler (29.533), Sırplar (29.080), Tatarlar (24.649), Slovaklar (20.672), Bulgarlar (9.935), Yunanlılar (3.897).10

Romanya�da sırasıyla Hun, Avar, Hazar, Peçenek, Bulgar, Uz ve Kuman Türkleri�nin hâkimiyetleri görülmüş. XV. yüzyıldan itibaren bölgede etkin olan ve en fazla süren Osmanlı hâkimiyeti ise 1471�de başlamış ve Romanya�nın bir devlet olarak ortaya çıkmasına kadar sürmüştür.11 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından bölgeyi ele geçiren Romanya'nın Romenleştirme politikası sonucunda Türkler bölgeden ayrılmak zorunda kalmış, bu zorunlu göçler uzun yıllar devam etmiştir. 23 Ağustos 1944'te başlayan komünist rejim döneminde de bilhassa varlıklı ve aydın bir kısım Türk, baskılar sonucunda bölgeden Anadolu'ya göç etmek zorunda kalmıştır.12 Bu yoğun nüfus kaybı yüzünden Romanya�da 1920�lerde 250 bin civarında olan Türkler'in sayısı azala azala yaklaşık, günümüzdeki sayısına düşmüştür.13

Osmanlı mirası diğer Balkan ülkeleri gibi kökleri oldukça eskilere uzanan siyasî ilişkiler ve bölgede oluşan yoğun Türk nüfusu sebebiyle, Türk kültürünün Romen kültürü üzerinde bugün bile canlılığını koruyan derin etkileri olmuştur. Ancak Soğuk Savaş yıllarında, bu dostluğun temelleri zayıflamış, okullarda Türklere objektif yaklaşımdan uzak ve önyargılı bir şekilde bakan bir kuşak yetişmiştir. Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle birlikte bir yandan dış dünyaya açılmaya bir yandan da gerek siyasî gerekse ekonomik alanda girdiği dar boğazdan kurtulmaya çalışan Romenler, Çavuşesku rejimine karşı gerçekleştirilen halk ayaklanmasından sonra geride kalan zamana birçok gelişmeyi sığdırmayı başarmış ve bugün AB�ye girecek olan bir ülke haline gelmiştir.

Romanya sınır komşusu olmamakla birlikte, Türkiye'nin dış politikasının önemli parametrelerini oluşturan yakın kara ve yakın deniz havzası içinde yer almaktadır. Her ne kadar Romanya ile eski ve köklü bir tarihsel bağımız olsa bile, şu anda Romanya Türkiye için bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.

Romen mafyası olarak adlandırdığımız bir kesim, Türkiye�yi uyuşturucu ve kadın ticaretindeki geçiş yolunun en önemli ayağı gördüğü için, siyasal olmasa bile, tamamen belli noktaları ele geçirerek ülkemizi ve insanlarımızı kullanarak, ileride daha geniş kapsamlı olarak ülkenin belli stratejik noktalarını ele geçirerek kendi karapara aklama merkezi haline getirmeyi ummaktadırlar. Ayrıca Türk ekonomisine başka yönden de balta vuran Romenler, tekstil, tarım ve ucuz iş gücüylede ayrıca Türkiye�nin ekonomisine olumsuz yönde etki etmektedirler. Türkiye�de bulunan Romenlerin çoğu, kaçakçılık, karapara aklama, uyuşturucu ticareti ve fuhuş ile geçinmektedirler. Özellikle belli bölge insanlarını hem ahlaki olarak, hem de ekonomik olarak çökertmektedirler.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; Romanya siyasal olmasa bile, ekonomik ve ahlaki açıdan gelecekte Türkiye�nin başlıca düşmanlarından biridir.





1 İnan Koçak, Romanya Ülke Raporu, KOSGEB Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve
Destekleme İdaresi Başkanlığı , Ankara 2005, s.6.
2 Ramazan Özey, Dünya Platformunda Türk Dünyası, Öz Eğitim Yayınları, İstanbul 1997, s.323.
3 Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.aboutromania.com/geography.html

4 Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.geo-strategies.com/romania/geography.htm

5 Romanian History, Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.rotravel.com/romania/history/index.php

6 Fahir Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914), Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 1997,
ss..183-184.
7 Rifat Uçarol, Siyasi Tarih (1789-1999), İstanbul 2000, ss.218-221.
8 Stephen J. Lee, Aspects of European History 1789-1980, London and New-York 2003, s.153
9 Murat Yetkin, Ateş Hattında Aktif Politika, Alem Yayıncılık, İstanbul 1992, s.191.
10 �Demography�, The Center for South East European Studies, Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.csees.net/?page=country_section&country_id=6&sec=6

11 Romanya Türklerinin tarihi için Bkz. Cemil, 1981:1503; Ekrem, 1934; Guboğlu, 1981:751-781;
Togan 1943:1-3 Ülküsal, 1987; Gökbilgin, 1957.
12 Horata, a.g.e., s.156.
13 Balkan Türkleri, Asam Yayınları, Ankara 2003, s.156


Naile AĞAR ATEŞ
28.02.2011
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
kemal1923
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 35


« Yanıtla #1 : 08 Mart 2011, 17:19:46 »

Çok güçlü bir ermeni ve sabetay sınıfı var.Romanya sınırında em.albayımızı vuran asker ermeniydi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 12 Ocak 2014, 02:20:03 »

Geçtiğimiz günlerde önde gelen AB liderleri tarafından Romanya vatandaşlarının serbest dolaşım haklarına bazı kısıtlamalar getirilebileceği konuşuldu.

Bu vesile ile bu değerli makale ile muellifini de anmış olalım. Olur da, bu yazıyı görüp çağrı kabul ederek belki gelir ve bize bu durumun nedeni hakkında bir şeyler söyler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.045 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.