Gaz Lambasıyla Adalet ve Kalkınma
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Mayıs 2020, 23:08:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gaz Lambasıyla Adalet ve Kalkınma  (Okunma Sayısı 1434 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tarhun Hatun
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 677


Bin cihana değişmem şu öksüz TÜRKLÜĞÜMÜ!


Site
« : 12 Ağustos 2012, 22:28:27 »

Adalet ve Kalkınma… Yan yana ne kadar güzel duruyor değil mi?

Ülkenizde bir adaletsizliğin olduğunun belirtisi ve geri kalmışlığınıza dem vururcasına kalkınmaya davet içeren sözcükler…

Perde arkasına baktığınızda ise gözlerini petrol ve para hırsı bürümüş, aç çakallar gibi bekleyip, ellerini ovuşturan emperyalist güçler.

Oyun ülkemizde dâhil olmak üzere her yerde aynı kurallarla oynanıyor.

Kargaşanın yaşandığı, halk hareketleriyle sarsılan tüm ülkelerde aynı gizli eli hissetmek mümkün…

Bazılarında muhalefeti destekleyen, bazılarında ise başa geçirdiği hükümetlerin gücüne güç katmak için çabalayan bu büyük hareketin adı “Adalet ve Kalkınma Hareketi”…

İsim size bazı tanıdık oluşumları çağrıştırabilir… Az önce de belirttiğimiz gibi kargaşa çıkarılmak istenen ülkelerde bütünüyle etkin olan bu hareket tamamıyla BOP menşeli; CIA ve MI6 ajanları ile hedef ülkelerde etkinliğini sürdürmekte… Kısa sürede gerçekleşmeyecek operasyonları uzun vadeye yayarak, basın-yayın organları vasıtasıyla halk desteğini de arkasına alarak gün geçtikçe güçlenen bu oluşumun en etkili söylemi ise yine çok tanıdık: “ılımlı İslam”

Adalet ve Kalkınma Hareketinin merkezi Londra;

Başta ABD olmak üzere emperyalist amaçlı devletlerin milyar dolarlık hibe ve yardımlarıyla faaliyetlerine devam eden Adalet ve Kalkınma Hareketi başta Fas, Mısır, Pakistan, Libya gibi ülkelerde ve tabii Türkiye’de de önemli konumlara gelmiş vaziyetteler.

Ortak yönleri ise hayli ilgi çekici; Amblemleri ampul, yalnızca Fas’ta ampul yerine gaz lambası kullanılıyor, hepsi liberal programlara gönül vermiş, özelleştirmeler programlarda “babalar gibi” ilk sırada, Amerikanvari demokrasiye aşık ve dış politikalarında ise Batı ile işbirliği olmazsa olmazları…

İslam ülkeleri olarak hepsinde de ılımlı islamı savunmak ve halkın dini yönünü kullanan ajan provokatörlerle amaçlarına ulaştıkları rahatlıkla görülebilmekte…

Türkiye’den önce Fas’ta kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi, daha sonra Mısır’da kuruldu, Libya’da ise muhalefet olarak oluşturuldu. Son olarak Suriye’de de bu adla bir parti kuruldu.

BOP’un taşeronluğunu ve eşbaşkanlığını “gururla” devam ettiren insanları, ülke insanına kurtarıcı olarak göstermek ise en büyük marifetleri… Başımıza gelebilecek en büyük felaketi, medya aracılığıyla en büyük şansımız olarak öyle güzel anlatıyorlar ki “ ee hadi sen söyle kime oy verelim başka” sözü hepimize tanıdık gelmiyor mu?

Dikkat etmemiz gereken husus ise, Tunus’ta Mısır’da, Libya’da halk hareketlerinin her saniyesini televizyon ve gazeteler aracılığıyla duyup, görürken; “diktatör”ler sonrası bu ülkelerde tek bir habere şahit oldunuz mu? Plan uygulandı, halkın kin ve nefreti bu kişilerin üzerine çekildi, taşeronlar iş başına getirildi. Gerisini bilmemizin ne önemi var ki?

Aynı oyun Suriye’de de olanca hızıyla devam etmekte; Adalet ve Kalkınma Hareketi Suriye’ye diz çöktürmek için tüm varlığını kullanıyor. Ve bunu da ne acıdır ki maşa varken elini yakmayarak “Müslüman bir ülke olan Türkiye” eliyle yapıyor.

BOP yeni eşbaşkanlarla ve taşeron yönetimlerle etki alanını genişletiyor, Adalet ve Kalkınma Hareketi iç karışıklıkları körükledikçe körüklüyor, azılı emperyalistler muhalefet adındaki teröristlere açıktan her türlü yardımı yapıyor, Batılı güçler artık tek silah atmadan halk hareketleriyle doğal zenginliklere el atıyor, petrol fakiri biz gibi ülkelerin en büyük enerji kaynağı olan “su” HESler aracılığıyla yabancı güçlere peşkeş çekiliyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika kaynadıkça kaynıyor…

Adalet, Kalkınma, demokrasi, hatta ileri demokrasi, özgürlük, eşitlik, insan hakları, muhalefet…

İçleri boşaltılmış bu kelimeleri duymak bile insanda nefret uyandırmıyor mu?

Asıl önemli konuya dönecek olursak, aylar önceki bir yazımızda sorduğumuz soruyla bitirelim…

Hatırlarsanız 2003’te ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice Washington Post gazetesine verdiği demecinde:
“Ortadoğu’da ‘Türkiye’de dâhil’ 22 ülkenin sınırları ve rejimleri değişecektir.”

Demişti. Peki, Türkiye olarak:

Sınırlarımız mı değişecek? Yoksa rejimimiz mi?

Ömer YILDIZ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.054 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.