Birlik Olmanın Kötü Yanı Üzerine
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Aralık 2019, 18:43:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Birlik Olmanın Kötü Yanı Üzerine  (Okunma Sayısı 1762 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« : 26 Mayıs 2014, 13:33:14 »

Psikolojik deneylere meraklı olduğum için yine onunla ilgili bir konuyu ele alacağım. Bu ele alınacak konu aslında tüm Türkçüleri ilgilendiren, neden başarısız olunur, tembellik nedir gibi konuları da kapsayacak. Onlara bir çözüm yolu da bulmaya çalışacağız.

Birlik olma beraberinde tembelliği de getirebilecek bir hissiyatla birliktedir. Kişi kendini ne kadar güçlü hissederse o kadar özgüvenli olur ancak bunun bir kötü yanı da vardır. Bu da kendi sorumluluğunu çoğunluğa atmaya çalışmaktır. Birey yapacağı bir işi kendisinden sıyırır ve böylece yapması gerekenin kendi meselesi olmadığına inanmaya başlar. Bu kendi vicdanını da rahatlatmaya yeter bir düşüncedir. Çünkü kendini aşması gereken bir anlayıştan topluma uymaya, toplumun çizgisinden çıkmamaya başlar. Engelleri aşmak yerine toplumla birlikte engelin gerisinde kalmayı yeğler.

Deneye geçelim, kim yapmış ne bulmuş diyerek.

Deney fransız agronomist Max Ringelman tarafından yapılıyor. 1883 tarihinde, bir okulda. Öğrencilere ip veriyor ve ip çekme yarışı düzenlediğini söylüyor. Tabi ipe dinamometre bağlı. Önce ipi bir yere bağlıyken tek başlarına çekiyorlar. Sonra ikişerli, üçerli çekmeye başlıyor.
Bunu da dinamometredeki sayıyla karşılaştırıyor.
Öğrenciler iki kişiyken çektiklerinde tek tek çekmelerine göre kişi başı yüzde 7 verim kaybı yaşıyor. Tek kişi çektiklerindeki güce 100 dersek, iki kişide bu 93' e üç kişide 85' e dört kişide 77' ye sekiz kişide de 50' ye düşüyordu.

Öğrenciler tek başlarınayken en yüksek verimle ve kuvvetle ipi çekmiş oluyorlar. Sayıları arttıkça daha az kuvvet uyguluyorlar. Bunun altında yatan sebep de, çoğunluk olduklarında yapması gereken işi ve sorumluluğu bir başkasına yüklemektir. Kişi yalnızken engelleri geçmeyi amaçlar, ama topluluk halindeyken engellerde toplumun geneline uymaya çalışır. Kendi kararları yoktur, toplumun genel yargısı vardır. Onun dışında olması kabul edilemez birey için. Çünkü ait olduğu toplum onun yerine karar verme yetkisine sahip olmuş oluyor.

Her bireyde özbencilliğe dayalı bir şekilde davranışlarını yansıtır. Kendisi yönetemez, içgüdüsüyle hareket eder. Topluluklarda da bu geçerlidir. Kendi potansiyelini neden tam olarak kullamadığının farkında değildir. Bunu içgüdüsünün kendini kontrol etmesiyle açıklayabiliriz. Kendini daha iyi hissetmesi için kolaya kaçması ve vicdanını rahatlatması gerekecektir. Bu da yükü kendi üstünden atmasıyla mümkündür. Kişi bu durumda kendi potansiyelindeki düşüşün suçunu kendinde aramayacaktır. Kendi verimindeki düşüşte suç başkalarının olacaktır.

Bu çoğunluğun büyümesindeki engellerin sadece bir kısmını gösterir. Çoğunluk birlik olmayı daha güçlü olmak için ister. Bir çeşit kitlesel içgüdüdür. Bunu bir ihtiyaç olarak hisseder. Doğada da bu vardır. Takımlaşmalar çoğunluğun kendini başka güçlere karşı koruması için varolur. Birlik oldukları zaman tek başlarınaki güçlerinden daha güçlüdürler ancak kendi potansiyellerinin daha azaltılmış şekliyle.

Yukarıdaki deneyi örnek verelim. Tek başlarınayken 100 güçleri olsun. İki kişiyken 186 güçleri olsun. Ama tabi, tek tek şekilde 200 olacakken 186 oluyor. Bu şu manaya gelir. Birlik güçlendirir ancak bu güçlenme kar topu misali değildir.


Kar topunda ilerledikçe büyür ve bunun bir sınırı olmaz. Katılan her kar taneciği katıldığı miktarca kar topunun içinde olur. Eğer böyle olsaydı birlik olmalar büyümenin ve gelişimin olmazsa olmazı olacaklardı. Ancak belli bir seviyeden sonra bu gelişimi durduracaktır. Çünkü bireysel potansiyelin azalışı, toplumsal gücün de eşiğinin yükselişi olacaktır. Çoğunluk bir süre sonra kendi kendini yok edecekti.


Birlik bu manada sadece olumlu yanıyla yoktur. Olumsuz yönünü de yok etmek için yapılması gereken çoğunluktaki her bireyin sorumluluk duygusunun kaybolmamasını sağlamak ve takımın varlığının bireylerin kendi potansiyelini sonuna kadar zorlamalarını sağlamayla mümkün olacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2014, 13:59:38 »

Dediğiniz gibi kitle hareketlerine katılmanın sebebi de budur. Aslında insanlar kitle hareketlerine kişisel sorumluluğundan kaçmak için katılır; hür olmaktan kurtulmak için ancak insan ne olduğuna inanıyor ise, öyledir. Gerçekte daha az kendimiz olduğumuzda sorumluluk almaktan çekiniriz. Üstelik seçme sorumluluğu da birlikte getirdiğinden yeğlemekten kaçarız. Esasen bağımsız olmak, tek karar vermekten değil, sorumluluktan kaçarız. Oysa bağımsız, tek karar vermek sorumluluktan ayrı düşünülemez. Bunun içindir ki, olması gerekene aykırı dahi olsa, sorumluluğu üstlenilmiş bir davranışla insan kişiliğinden bir şey yitirmiş olmaz.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Mergen Kurt
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.