Enver, Talat ve Cemal Paşalar Nasıl Kaçtı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 05:59:29


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Enver, Talat ve Cemal Paşalar Nasıl Kaçtı  (Okunma Sayısı 904 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.771


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« : 06 Mart 2017, 10:15:25 »

Osmanlı İmparatorluğu'nu I. Dünya Savaşı'na sokan ve yenilginin baş sorumlusu olarak görülen Enver, Talat ve Cemal Paşaların İstanbul'dan nasıl kaçtıkları, ortaya çıktı.
İmparatorluğun yenilgisini belgeleyen imzalanan Mondros Mütarekesi'nden (30 Ekim 1918) kısa bir süre sonra ortadan kaybolan İttihat ve Terakki Partisi liderlerinin İstanbul'dan ne zaman ve nasıl kaçtıkları şimdiye kadar farklı biçimlerde açıklanıyordu.

Almanya'da yaşayan araştırmacı-yazar Dr. Mete Soytürk ünlü paşalarla, toplam dokuz üst düzey İttihatçı'nın kaçışlarını bizzat organize eden Alman Deniz Kurmay Yüzbaşı Hermann Baltzer'in bu konuyu ele alan yazısını bularak, Türkçe'ye çevirdi.

1933'de kaleme alındı

Yüzbaşı Baltzer'in paşaları 1 Kasım 1918 gecesi İstanbul'un çeşitli köşelerinden toplayıp, Tarabya'da dermirli Alman torpido gemisine nasıl götürdüğünü ve oradan Sivastopol'a nasıl yolcu ettiğini anlatan yazısı Kasım 1933'de "Orientrundschau" adlı dergide "Dünya Savaşı'nın üç büyük Türkü, Talat, Enver ve Cemal Paşa'nın Romantik Sonları. 1 Kasım 1918'den bir anı" başlığı altında yayınlanmış.

İşgal altındaki İstanbul'dan üç paşa ve arkadaşlarını kaçıran Balztzer, bu olaydan sonra İstanbul'da 8 ay daha kalmış ve bu sürede sürekli İngiliz ve Fransız işgal güçlerinden subayların sık sık "Paşaların ne zaman ve nasıl yurtdışına çıktıkları" yolunda sorularıyla karşılaşmış.

Baltzer'in 1933'te bu olayı anlatmasına rağmen, Türkiye'de halen bu konuda farklı açıklamalar bulunuyor ve tarih kitaplarında paşaların, bir Alman denizaltısıyla İstanbul'dan kaçırıldıkları ileri sürülüyor.

Savaşın yenilgiyle sonuçlanmasının ardından iktidardan düşürülen İttihatçı liderlerle ilgili olarak İstanbul'da "Galata Köprüsü üzerindeki sokak feneri direklerine asılacakları" yolundaki söylentilerin ortalığı kapladığı sırada, İstanbul'daki Alman Akdeniz Filosu Karargahı'nda paşaların kaçırılmasına karar verildiğini belirterek yazısına başlayan Yüzbaşı Baltzer, yakın tarihimizin bu ilginç dönüm noktasına tanıklığını aşama aşama anlatıyor.

"Parola ‚Enver'i söylediler"

1 Kasım 1918'de, İstanbul'da Alman Akdeniz Filosu Karargahı'nda Türkiye'nin 1914 yılında bizim yanımızda savaşa girmesini borçlu olduğumuz, eski bakanlara nasıl bir yardımda bulunabileceğimiz konuşuldu. Bunun üzerine karargahın en genç kurmay subayı olarak ben paşaların kaçırılması planını gerçekleştirmeye aday oldum."

Kaçırma operasyonuna akşam saat 21.00 sularında başladığını anlatan yüzbaşı, askeri demiryollarına ait bir motorla Eminönü'nden denize açıldıklarını, önce Moda iskelesinde, parolayı sorduklarında "Enver" yanıtını aldıktan sonra Talat Paşa, eski İstanbul Valisi Bedri Bey ve beş kişi aldıklarını, ardından Arnavutköy'den yanında birkaç kişiyle birlikte Enver Paşa'yı, son olarak da Boyacıköy'den Cemal Paşa'yı alarak, Tarabya açıklarında duran Alman torpidosuna götürdüklerini, ayrıntılarıyla açıklıyor.

Tüm yolcuların ellerinde küçük birer valizle geldiklerini, motora biner binmez feslerini çıkarıp, birer şapka taktıklarını yazan Yzb. Baltzer, konuklarını eskiden Rusların Karadeniz Filosu'na ait olan ve birkaç haftadır Alman bayrağı altında görev yapan R-1 torpidosunun "geniş ve ferah kaptan kamarası"na bıraktıktan sonra, Tarabya'da oturan askeri rahibin evinde kalan gemi kaptanı Yüzbaşı Alfred Kagerah'ı çağırmaya gittiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

Şimdi Almanya'nın başpiskoposu olan Rahip Müller bu gece yarısı ziyareti karşısında epey şaşırdı. Biraz sonra kaptanı gemisine götürdüm ve Türk konuklarımızı mümkün olduğunca hızla Sivastopol'a götürüp, karaya çıkarma emrini ilettim"

"Kendilerini belirsiz bir gelecek bekliyordu"

Paşalarla vedalaşmasını "Geminin kaptan kamarasındaki yuvarlak masa etrafında toplanmış, sessizce oturan Türk konuklarımızın ellerini sıktım. Bu kişiler kendilerini belirsiz bir geleceğin beklediğini biliyorlardı. Fakat bir zamanlar Türkiye'nin en güçlü üç kişisinin sonunun, bir kaç yıl sonra yabancı diyarlarda feci bir şekilde olacağını kimse bilemezdi" sözleriyle anlatan yüzbaşı, geminin 2 Kasım 1918'de gönderdiği telsiz mesajında Türk karasularını terk ettiklerini ve açık deniz olduğunu bildirdiğini belirtiyor.

Yüzbaşı Baltzer'in ünlü paşalara ilişkin anıları burada sona eriyor.

Ancak, bu önemli belgeyi ortaya çıkararak, konuyu açıklığa kavuşturan Dr. Soytürk, 3 Kasım'da Sivastopol'a ulaşan yolcuların buradaki maceralarını da orada Ruslarla Almanlar arasında imzalanan barış anlaşmasından sonra deniz trafiğini denetlemek amacıyla görevli komisyonun başkanlığını yapan Alman Amiral Albert Hopman'ın anılarını yazdığı kitaptan bulmuş.

Burada torpidonun 3 Kasım sabah 08.00'de Sivastopol Limanı'na girdiğini açıklayan Amiral, geminin kaptanı karargahına gelerek, paşaların yanında olduğunu, Almanya'ya gitmek istediklerini kaydediyor.

"Gidip eski dostların ellerini sıkmak istedim, fakat gizlilik gereği bundan vazgeçtim" diyen Amiral Hopman, siyah gözlük takmış ve kılık değiştirmiş olan Enver Paşa'yla karargahının bulunduğu otelde karşılaştığını, ancak tanımamış gibi yaptığını anlatıyor.

Amiral'in anılarına göre Enver Paşa, burada Almanlardan Kafkasya'ya gidebilmek için araç istediğini, olumsuz yanıt alınca da bir Tatar yelkenlisiyle Karadeniz'e açıldığını ve maceralı bir yolculuk sonunda hedefine ulaştığını açıklıyor.

Bilindiği gibi Sıvastopol'da 3 Kasım'da ulaşan paşalar, İstanbul'u bir daha göremediler. Enver'den burada ayrılan Talat ve Cemal paşalarla, arkadaşları Almanya'ya gittiler.

Talat Paşa, 1921'de Berlin'de ve Cemal Paşa 1922'de Tiflis'te Ermeniler tarafından, Enver Paşa'da 1922'de Ruslarla girdiği bir çatışma vurularak öldürüldüler. (GK/BA)

Gürsel Köksal
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 301


« Yanıtla #1 : 07 Ekim 2017, 19:18:22 »

Talat paşayı severim, Atatürk'ten habersiz işler de yapmış olsa bazı doğruları vardı. Ermeni meselesine yaklaşımı, etnikleri bu ülkeden uzaklaştırma çabaları bunlar iyi politikalarıydı. Ama yanlışları da vardı. Tamam, bir etnik de olsa ülke için kullanılan yakup cemili Atatürk'ten habersiz idam ettirmesi, mason locasını kurması , bunlar yaptığı yanlışlardı. Cemal paşa ise , ne kadar doğru bilmiyorum ama İsraili kurmak isteyen tayfanın oyununa gelmiş biri. Sarah olayı ne kadar doğru  ne kadar yanlış bilmiyorum ama bu en başta ısınmamı engelledi. İkinci şey ise, teşkilatı mahsusayı kuran bu ekip, eğer yabancılarla bu denli içli dışlıysa nasıl bağımsız bir yapı olabilir ki ? Etnikleri Türkiye'nin geleceğini şekillendiren bir teşkilata bu denli doldurmak ne kadar mantıklı olabilir. Bir tarafta ermenileri nasıl Türk topraklarından uzaklaştırırım diyerek mükemmel plan yapılsın, harika proje oluşturulsun , öteki yanda devlet kadrolarına etnikleri doldur. Bu çelişki kafaları kurcalar.

Ama Enver Paşa ayrıdır, ona kaçtı diyemem. Almanya'ya gidiyor oradan milli mücadeye silah yardımı yapmakla suçlanıyor, Rusya'ya gidiyor oradan sınır dışı ediliyor yine aynı sebeple. Bu adam kılık değiştirip Libya'dan İtalya'ya oradan Yunanistan'a oradan Türk topraklarına geliyor ki yeni görevlere katılmak için. Bu maceraperest adam bana göre ne Almanya'ya ne Rusya'ya kaçmış olamaz. İttihatçıların Almanya'nın yanında savaşa girme kararını, sırf padişahın akrabası diye ona bu görevin verilmesi savaş mağlubiyetinden Enver'in suçlanmasına sebep oldu. Sarıkamış olayı ise , normalde 13 bin şehit vermemize rağmen 90 bin diye yutturulmak isteniyor. Hem de hiç savaşılmadı palavrası atılıyor. Madem hiç savaşılmadı, 3 bin rus niye öldürüldü.

Ama bu ülkede bir Enver düşmanlığı var. Onu yapan da aşırı sol kesim ve etnik taraf. Ama olsun, biz Enver Paşayı seviyoruz , o Tacik topraklarında Turanı kurmak için ruslarla çarpışırken şehit oldu. O bir Turancıydı ve kahramandı.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Karaer
Ötüken'den yayılan KAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 279


Tanrı Türkü Korusun


« Yanıtla #2 : 07 Ekim 2017, 20:10:57 »

Enver paşa kaçmadı. Enver Paşa Türkçülüğün önemli bir komutanıdır. Kaçtı gibi ifadeleri ona demeyelim
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı dağları Bozkurdu
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.771


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #3 : 07 Ekim 2017, 20:54:23 »

Enver paşa kaçmadı. Enver Paşa Türkçülüğün önemli bir komutanıdır. Kaçtı gibi ifadeleri ona demeyelim
Ben bu ülkenin Genelkurmay Başkanı olsam, ülkeyi savaşa soksam, yenildikten sonra ülkeden çıkıp Türkistan'a gitsem benim hakkımda ne düşünürsünüz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.771


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #4 : 07 Ekim 2017, 20:56:06 »

"Hürriyet kahramanları (!), hürriyeti yok edip yüzlerce masumu astıktan sonra, savaşa soktukları devlet yenilince, hırsızlar gibi kaçtılar. Gök Sultan, bir tek siyasî idam yapmadan, en korkunç siyasî güçlükleri atlatarak 33 yıllık saltanatında devleti ayakta tuttuktan sonra tahtından indirilirken, Moskof çarının Rusya’ya davetini; Selanik’ten Alman gemileriyle İstanbul’a gelirken de Alman İmparatorunun dâvetini reddederek vatanında sürgün ve mahpus gibi yaşamayı tercih etti".

- GÖKBİLGE HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Karaer
Ötüken'den yayılan KAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 279


Tanrı Türkü Korusun


« Yanıtla #5 : 07 Ekim 2017, 23:56:42 »

Enver Paşa hakkında durum istisna. Tarih konusunda Enver Paşa Orta Asya'da Ruslara karşı şehit düştüğü icin Turan Ordularının başkomutani olarak gorulur. Atsız'ın goruslerinde Enver Paşa saf kan Türk subayı olduğu anlatılır.
Diğer ikisine lanet olsun.
Enver Paşa başka...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı dağları Bozkurdu
Karaer
Ötüken'den yayılan KAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 279


Tanrı Türkü Korusun


« Yanıtla #6 : 08 Ekim 2017, 00:15:12 »

Veysel abi , "Enver Paşa en büyük Turancıdır" der. Turan ideali için harekete geçen tek komutandır.
Otağ'da "Sıradışı bir adamın hikayesi " konusuna bakabilirsin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı dağları Bozkurdu
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 301


« Yanıtla #7 : 08 Ekim 2017, 01:36:16 »

Talat Paşa da mühim işler yapmıştır, tamam kaçmıştır politik sebeplerle. Çünkü başarısızlık ona da yıkılmıştı. Ama Talat Paşa olmasaydı Edirne diye bir şehrimiz olur muydu ? Mason locasını kurma meselesi de kafa karıştıran cinsten ama o loca bir vatansever tarafından kurulmasaydı, belki de bir hain tarafından kurulacaktı. Belki bir projeydi bu. Çünkü dünyanın her yerine dağılmış bu tarikatımsı yapının Türkiye ayağının kontrolü de amaçlanmış olabilir. Türk ve vatansever birinin kurduğu bu yapı belki de derin Türk devletinin mason localarının kontrolünün sağlanması için bir plandı. İkincisi de o zamanlar mason locasına bakış , günümüzdeki gibi olumsuz olmayabilir de. Saltanata karşı devrimci hareketin bir parçası, devrimci hareketin üyelerinin buluşma adresi gibi bir manaya da gelme ihtimali de var o devir için. O günün şartları belki de o yapıyı uluslararası , tehlikeli olmayan bir örgüt olarak görülmesine sebebiyet veriyordu. Belki de imparatorluk tarzı yapıların yıkılıp , ulus devletlerin kurulmasını amaçlayan bir örnek bulmuştu mason localarında. Bu o günün şartlarına göre değerlendirilmelidir.

Kaçmış olsun kabul edelim, ki zaten kaçtı da Talat paşa. O yaptığı bir hataydı, çünkü bir Türk komutana kaçmak, vatanı terketmek yakışmaz. Hele ki politik sebeplerle kaçmak utanç vericidir. Bu nedenle eleştiriririz yanlışını. ama bir de yaptığı bir doğru var ki, o doğrusu belki tüm hatalarını affettirir cinsten olacak , o da ermeni derdinden bu ülkeyi kurtarmak olmuştur. Talat paşa, ermeni tehcirinde çok önemli bir yere sahiptir ve milli mücadele devam ederken etnikleri bir tehdit gördüğünü açıkça dile getirmiş ve ermeni sürgünü projesinde yer almıştır. Ulus devletin temelini atan biridir Talat paşa, her ne kadar kaçıp , kaçtı damgası yese de , korkak damgası yese de ermeni derdinden bu ülkeyi kurtarmakta önemli görev üstlenmiştir. Onu öldüren de kuyruğuna bastığı ermenilerden biriydi. Ermeninin düşmanı olması bile ona sempati beslememize yeter.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 301


« Yanıtla #8 : 09 Ekim 2017, 11:38:10 »

Cemal paşa hakkında ise bir şey söylemeyeceğim ama torunu olan gazetecinin söylemleri Türk'ün ne çıkarıyla, ne menfaatiyle ilgili. Kuzey Irak'taki referanduma olumlu yaklaşması yüzünden dedesiyle ilgili bir şey yazmak bile istemiyor insan.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.