EN TEHLİKELİ KÜRT : İYİ KÜRT
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 05 Ağustos 2020, 13:10:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: EN TEHLİKELİ KÜRT : İYİ KÜRT  (Okunma Sayısı 5405 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
salur alp
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 207



« : 22 Mart 2011, 13:20:49 »

     EN TEHLİKELİ KÜRT : İYİ KÜRT

Tehlikeler baş gösterdiği çağda onun üstüne gidilmesi ve bir an önce yok edilmesi gerekir. Aksi halde ufak tehlikeler zamanla büyüyüp olgunlaşarak büyük tehlikelere dönüşebilir. Böylece ufak tehlikeler büyük çaplı bir tehdit haline gelir.

Devlet erkinin pasifleştirildiği siyasi yönetimler büyük hedeflere doğru yol almaktan ziyade zamanla büyüyüp palazlanan ufak meselelerle boğuşmak zorunda kalır.

Ülkemiz açısından kürt terörü de bu duruma bir örnektir. Kürt terör örgütü Türkiye’nin yönetim olarak en basiretsiz çağında ortaya çıkmış ve basiretsizliğin iktidar geleneğine dönüştüğü bir ortamda büyüyüp gelişmiştir.

Ancak bu meselede sorumlular sadece iktidarlar değildir. Kürt bölücülüğüne karşı koyması gereken milliyetçi kesimler de sorunun esasını kavrayamamıştır.

Emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerin ortak çalışmalarıyla ülkede yaratılan kamuoyu milliyetçiler için hedef saptırmaya uğraşmış ve maalesef ki milliyetçiler de buna kanmıştır.

Medyada bir “ iyi kürt ” tipi oluşturulmuş ve bu zamanla milliyetçileri de kapsayan yaygın bir görüşe dönüşmüştür.

PKK isimli örgüt bir kürt terör örgütüdür ve açıktan kürt ayaklanmasını temsil eder. Halbuki milliyetçilik iddiasıyla ortaya atılan gruplar PKK’yı kürtten ayrı bir yapı gibi görmüştür.

Sanki bu terörist örgütte hiçbir kürt bulunmayıp, bu örgüt tamamen kürt harici kişiler tarafından oluşturulmuştur.

Halbuki ortada çok açık bir kürt ihaneti vardır.

Üstelik bu ihanet yeni değildir! Bunun dünü de vardır.

Kürtler, Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet tarihinin ilk dönemlerinde bir çok kere Türklere ihanet etmiş, ayaklanma girişiminde bulunmuştur. O zamanlar Türk Devleti’nin başında basiretsiz yönetimler yoktu. Türklerin Atatürk gibi bir lideri,talihi vardı. Çıkan ayaklanmalar anında tespit edilip bastırıldı ve sert önlemlerle ihanetin kökü kazındı.

Bu yüzden kürt ihaneti 1938’den itibaren ortalarda görülmedi. Ta ki Türk ülkesini Türkler değil de basiretsizler yönetene kadar. O zaman kürt ihaneti yeniden ortaya çıktı ve bugün bile sürmektedir.

Terörün önüne geçmenin, onu bitirmenin tek yolu onun üstüne gitmektir.

Üstüne gitmek ve kaynağı doğru tespit etmek…

Tespit noktasının özellikle üzerinde durulması gerekir. Çünkü kürt terörü adı üstünde kürt kimliğinden beslenmektedir. Fakat ısrarla kürt kimliği PKK’dan tecrit edilmek isteniyor. Bunu PKK değil Türkler yapıyor. Bu yanlış yönteme başvuruldukça da kürtlere daha fazla taviz veriliyor.

Günümüzde kürt terörünün üstüne gitmesi gereken milliyetçi aydınlar tarafından idealize edilmiş bir kürt tipi ortaya sürülüyor. Adına da “ iyi kürt ” diyorlar.

O zaman Türklerin milli refleksi Kürtlerin üzerine değil hayali yapıların üzerine çekilerek kürt terörü korunuyor. Milliyetçi Türkler “ aptal “ yerine konulup sersemletiliyor. Don Kişot misali yel değirmenlerine saldırması isteniliyor.

Halbuki en doğru tespit ancak Türkçü bir bakışla yapılabilir. Biz Türkçüler olarak en tehlikeli kürt “ iyi kürt ” tür diyoruz. Kürt terörünün panzehiri olarak da Türkçü tavrı uygun buluyoruz.

Milletimizi de Türkçü tavır almaya ve terörün kökünü milletçe kazımaya çağırıyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü Kasırga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.016


IRKÇI


« Yanıtla #1 : 24 Mart 2011, 05:07:55 »

Cok güzel bir yazi. Her kim yazdiysa kalemine yüregine saglik...

Son yillarda Türk soylular arasinda kürt mikrobuna karsi tepkiler cig gibi büyümekte, uyanis tam olarak basladi diyemesekte sorgulama asamasinin yasaniyor olmasi iyi yönde isarettir.
Lakin kürtlere karsi olusan bu hakli tepkinin önüne set cekmek icin Türklerin safinda gibi görünen Türk-Islam sentezcileri, Ulusalcilar, Türklerin gittikleri camilerdeki hoca takimi yine bolca mesai harciyorlar.

Bir ara Bahceli yurt sathinda kardeslik mitingleri düzenleyecekti arkasi gelmedi, peki ne oldu ?
Bir kac yerde yaptiklari mitinglerinde Türk soylularin bu olmayan kardeslik palavralarina artik ragbet etmediklerini gördüler ve arkasindan planladiklari mitinglerini bir bir iptal ettiler. Tabiri yerindeyse cark ettiler.

Ülkücülerle, Ulusalcilarla girdigimiz tartismalarda kürtlerin yaptiklari isyanlarini, rezilliklerini söyledigimizde yukarda yazarinda belirttigi gibi "iyi kürtlerde var" tepkisi ile karsilasiyorduk. Canakkalede sehit olan kürtlerden falan bahsediyorlardi.
1980 lerden sonra suni olarak yaratilan "Canakkalede kürt sehitler" kandirmacasi ile akillari sira hortlayan terörün önüne gececeklerdi. Kürtlere aidiyet duygusunu asilayacaklardi. Peki ne oldu ? Olan Türklere oldu.
Birakin kürtlerin ülkeye aidiyet duygusuyla falan baglanmalarini tam tersine bizde sizlerle birlikte kanimizi döktük diyerek Türk yurdunda hak iddia eder oldular. Kürtler simartildikca terör azdi.
Bugün geldigimiz noktada vatanin üniter yapisi tartisilmaya acildi. iki hatta üc dilli (zazaca) tabelalar güneydoguda uygulamaya konuldu. Devletin memuru, kameralar önünde tokat yer hale geldi.

Iyi kürtlerde var diyenlere sunu sormak lazimdir; bu bahsettiginiz iyi kürtler simdiye kadar neden teröre karsi  miting yapmadilar ? Öyleya lafa gelince pkk bir avuc ermeninin kurdugu terör örgütüydi ve kürtlerin bu örgüt ile zerre kadar iliskisi yoktu degilmi ?
Diyarbakir´da, Sirnak´ta, Mersin´de, Hakkari´de, Van´da, Batman´da kisacasi kirolarin yasadigi her yerde ortaligi savas alanina cevirenler, meydanlari dolduran yüzbinler uzaylilardi degilmi ?




Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Onbaşı Yamtar
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 444



« Yanıtla #2 : 24 Mart 2011, 10:34:57 »

Salur Alp kandaşım,
Sineklere değil de bataklığa dikkat çektğin yazın için seni kutlarım.

Birgün Türkçü iktidar gelecek ve o bataklık kuruyacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
BASKALTURK
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 174



« Yanıtla #3 : 14 Nisan 2011, 15:15:50 »

Ulkede yogun yasanan psikolojik harp'in sonucu olarak sizlerinde dikkatlerini ceken dizilerde, film ve programlarda milliyetci tipi verilen sahislar, Turk tipi verilen sahislar mafya, bozguncu, kaba gibi gosterilmekle kalmayip kurd tipli sahislar ilimli, saygili, orf ve adetine bagli insanlar gibi gosterilmektedir..

Bu harp tekniginin altinda yatan dusunce ''her kurd ayni degildir, iyiside vardir'' dusuncesini milletimizin beynine sokmaktir.. Cokta yapacak birsey yok gibi, etrafimda ki milliyetciyim diyen sahislar dahi '' Ya Baskal oyle deme , benimde kene tanidiklarim var iyisi cikiyor'' diyebiliyorsa bu harp taktigi ise yaramis gibi..

Iddia ediyorum ki; su memlekette gercekleri bizden iyi bilen hic bir olusum, hic bir zumre yok.. Her gun internette fink atip 4 tane gazete alip beyin salatasi yapacaklarina zahmet edip su otag'a giriverseler biraz olsun gercekleri gorurler, gorurlerde is basa dusunce ''vay be serefsize iyi demistik bizi vurdu'' diye pismanlik duymazlar.

Kurd denilen hayvan, kokusu, davranislari ve genlerine islemis hainlik durtusu ile asla iyi olamayacak bir surudur. Bu hayvan gucsuz kaldiginda kendisini sadik gostererek yasamini surdurur, guclendiginde ise ilk once sahibine pipi kaldirir.. Her ne kadar sahibi o pipisini her kaldirdiginda kessede tedbiri elden birakmak gucsuzluk sayilacaktir... esenlikle
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.463


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 17 Eylül 2017, 20:46:01 »

Gerçekten ben yoruldum artık Mankurtlara bunu anlatmaktan ama siz vazgeçmeyin Bozkurt, yerinde tespitlerle anlatımında etkili olmuşsun, bu yazıyı görüpte hala kürdün iyisi var diyenlerin kanlarında bozukluk olduğu gerçeği yadsınamaz.

Türk milletini çeşitli yollardan ipnotize altına almaya çalışan ve bunda da başarılı olan satılmış medya ve çanak yalayıcısı yazılı basın, önceleri kürt dizilerinde zavallı ve mağduru aynatarak Türk milletine kürtleri şirin göstermekle başardıkları kürt hayranlığının ürünü olan iyi kürt travması, günümüzde Türk bayrağının aşağılanmasına bile ses çıkarmayan bir Türk çevresi oluşturmuştur.

Televizyonların ana haberlerinde ve çeşitli haber proğramlarında kürtleri sanki bu milletin efendisiymiş gibi lanse ederek Türk milleti üzerinde etki kurmaya çalışmaları sonucunda şimdilerde kürt heyezanlarını haberler esnasında kısaca es geçmeleride bunların kim ve nasıl birileri olduğunun kanıtıdır.

Türk milleti artık uyanmalıdır, uyanmayanlarında başları kökünden kesilmelidir, yeter artık bu bayrak ve bu milletin namusu iki mankurtun kendisine gelmesine bağlı değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #5 : 17 Eylül 2017, 21:23:23 »

Tarih ve zaman Türk'ün varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkâr etmeyecektir. Kutsal varlıklarını kurtarma ve koruma hususunda son sözü söyleyecek ve bunun gereğini uygulayacak kuvvet yine Türk ruhudur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 611



« Yanıtla #6 : 17 Eylül 2017, 21:57:41 »

“İyi kürt” algısını yukarıda yer alan sosyal hayata yansımış hali ile değil, kimlik eksenli sakat sosyolojik sınıflandırma politikası ekseninde irdeleyeceğim.

Sorun etnik bir kimliği yok sayma ile aynı etnik kimliği bilinçli olarak göz ardı etme arasında büyük temel farkların Cumhuriyet dönemi siyasi yapısı tarafından çözümü üretilmeden halının altına temizlenmesi sorunudur.

Kürtlerin aslında Türk olduklarını iddia eden bir mankurtun, bir bakıma aynı soydan geldiğini addettiği kürdü ötekileştirmesi trajikomik bir vakadır.

Göz ardı etme, mankurtların “iyi kürt” ifadesini doğurur ki bu yaklaşım olumsuz sonuçların görmezden gelinmesi, yadsınması şeklinde bir mantığın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.

1.Etnik kimlik reddedildiği zaman ikincil kimlik ortadan kaldırılmaya çalışılır.
2.Etnik kimlik bilinçli olarak göz ardı edildiği zaman ise ikincil kimliğin birincil kimliğe dönüşmesi önlenmeye çalışılmalıdır.

Bizim devlet adamlarımız her iki politikayı da uygulayamamıştır.

Bu sakat göz ardı etme politikası 1924 Anayasası ile “Türkiye ahalisi din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk ıtlak olunur” tanımlamasına bürünmüştür.

Maalesef tarihin şahitliğindeki bir takım sakat düşünce biçimlerini kelime ve kısa cümleler ile özet şeklinde isim ayrımı yapmadan aşağıda paylaşmak zorundayım.

-Bu bağlamda bir tarafta; “Kürtleşen Türkler” (Özdemir, 2011, s. 18; Cemal, 2003, s. 167; Kolukırık, 2008, s. 142)

-“Kürtleri Türkleştirmek” (Ergil, 2010, s. 13; Bozarslan, 2004, s. 64)

-Gökalp’ın da (2011, s. 101), “birçok yerlerde Türkmen aşiretlerin Kürtleşmiş” olduklarından bahsettiği ifadeler,

-İsmet İnönü’nün de, 1935 tarihli Şark Seyahati Raporu’nda “Türklerin Kürtleştirilmesi” sorununa değindiği (Şimşir, 2009, s. 424) ve bu sorunun çözülmesi için kürtlerin Türkleştirilmesi gerektiğinden söz ettiği bilinmektedir (Öztürk, 2008, s. 89).

-Diğer tarafta ise, Türkleşen Kürtlerden ya da Kürtlerin Türkleşmiş olduğundan (Fuller ve Barkey, 2011, s. 125) bahsetmektedir.


Yukarıda yaşanan düşünce ve akıl tutulma süreçleri bizler için şaşırtıcı değildir.


Türk Irkı'nın bekası ve milli unsurlar göz ardı edilerek; Türk kökenli olduğu söylenen bir topluluğun, var olmadığı belirtilen aynı topluluğa dönüşmesi ne şekilde mümkün olacaktır?

Bu soruya tutarlı ve gerçekçi cevaplar üretemeyen bir takım siyasi münevverler Türk Milleti’nin bekasını bu zaman içinde tehlikeye atmışlardır.

Maalesef bu hal ve fiili süreç kürt gruplar için siyasi birer devlet asilimasyonu argümanına dönüşmüş, günümüzdeki uluslararası denge politikasına malzeme edilmiştir.

Türklerin kürtleşmesi ve/veya kürtlerin Türkleşmesi yönündeki bu görüşler, Türklüğün karşısında kürtlüğün konumu açısından birer “Dolaylı Kabul‟ ifadesidir.

Zira Türklerin kürtleştiğini söylemek, kürtlerin varlığını ve dolaylı olarak kimliklerini kabul etmek demektir.

Tan Hu
17.09.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
akıncıı
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 349


« Yanıtla #7 : 17 Eylül 2017, 22:36:40 »

Yukarıdaki yazınız çok iyi, Tan Hu.
Benim düşüncelerimin bire bir olarak aynısını yazıya dökmüşsünüz, elinize sağlık.

Qürt sorununun çözümünü arayan soydaşlarımız öncelikle gerçekleri görmeli, ulus devletin kurulduğu yıllarda yapılan eksikleri ve yanlışları anlamaya çalışmalıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

AttilaHunTürk tarafından otağdan kovuldum.
Çİ-Çİ
Deli Sarı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.343



« Yanıtla #8 : 17 Eylül 2017, 22:53:37 »

“İyi kürt” algısını yukarıda yer alan sosyal hayata yansımış hali ile değil, kimlik eksenli sakat sosyolojik sınıflandırma politikası ekseninde irdeleyeceğim.

Sorun etnik bir kimliği yok sayma ile aynı etnik kimliği bilinçli olarak göz ardı etme arasında büyük temel farkların Cumhuriyet dönemi siyasi yapısı tarafından çözümü üretilmeden halının altına temizlenmesi sorunudur.

Kürtlerin aslında Türk olduklarını iddia eden bir mankurtun, bir bakıma aynı soydan geldiğini addettiği kürdü ötekileştirmesi trajikomik bir vakadır.

Göz ardı etme, mankurtların “iyi kürt” ifadesini doğurur ki bu yaklaşım olumsuz sonuçların görmezden gelinmesi, yadsınması şeklinde bir mantığın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.

1.Etnik kimlik reddedildiği zaman ikincil kimlik ortadan kaldırılmaya çalışılır.
2.Etnik kimlik bilinçli olarak göz ardı edildiği zaman ise ikincil kimliğin birincil kimliğe dönüşmesi önlenmeye çalışılmalıdır.

Bizim devlet adamlarımız her iki politikayı da uygulayamamıştır.

Bu sakat göz ardı etme politikası 1924 Anayasası ile “Türkiye ahalisi din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle Türk ıtlak olunur” tanımlamasına bürünmüştür.

Maalesef tarihin şahitliğindeki bir takım sakat düşünce biçimlerini kelime ve kısa cümleler ile özet şeklinde isim ayrımı yapmadan aşağıda paylaşmak zorundayım.

-Bu bağlamda bir tarafta; “Kürtleşen Türkler” (Özdemir, 2011, s. 18; Cemal, 2003, s. 167; Kolukırık, 2008, s. 142)

-“Kürtleri Türkleştirmek” (Ergil, 2010, s. 13; Bozarslan, 2004, s. 64)

-Gökalp’ın da (2011, s. 101), “birçok yerlerde Türkmen aşiretlerin Kürtleşmiş” olduklarından bahsettiği ifadeler,

-İsmet İnönü’nün de, 1935 tarihli Şark Seyahati Raporu’nda “Türklerin Kürtleştirilmesi” sorununa değindiği (Şimşir, 2009, s. 424) ve bu sorunun çözülmesi için kürtlerin Türkleştirilmesi gerektiğinden söz ettiği bilinmektedir (Öztürk, 2008, s. 89).

-Diğer tarafta ise, Türkleşen Kürtlerden ya da Kürtlerin Türkleşmiş olduğundan (Fuller ve Barkey, 2011, s. 125) bahsetmektedir.


Yukarıda yaşanan düşünce ve akıl tutulma süreçleri bizler için şaşırtıcı değildir.


Türk Irkı'nın bekası ve milli unsurlar göz ardı edilerek; Türk kökenli olduğu söylenen bir topluluğun, var olmadığı belirtilen aynı topluluğa dönüşmesi ne şekilde mümkün olacaktır?

Bu soruya tutarlı ve gerçekçi cevaplar üretemeyen bir takım siyasi münevverler Türk Milleti’nin bekasını bu zaman içinde tehlikeye atmışlardır.

Maalesef bu hal ve fiili süreç kürt gruplar için siyasi birer devlet asilimasyonu argümanına dönüşmüş, günümüzdeki uluslararası denge politikasına malzeme edilmiştir.

Türklerin kürtleşmesi ve/veya kürtlerin Türkleşmesi yönündeki bu görüşler, Türklüğün karşısında kürtlüğün konumu açısından birer “Dolaylı Kabul‟ ifadesidir.

Zira Türklerin kürtleştiğini söylemek, kürtlerin varlığını ve dolaylı olarak kimliklerini kabul etmek demektir.

Tan Hu
17.09.2017
turkcuturanci.com


Sevr anlaşmasının metnini oluştururken, kendi aralarında karar verirler. Türk İmparatorluğundan, Türk olmayan soyların yaşadığı tüm bölgeleri ayırmak kararını alırlar. Toprak ayırımı yaparlar ve Araplar, Ermeniler, Suriyeliler kesin olarak Türk olmadıklarına göre Kürtlerdir, denir. Batının bilinç altında, toplumsal bilinç altlarında, bin yıllardan süzülüp gelen bir Türk nefreti vardır. Düşündükleri, Türk yönetiminin üstün ırklar üstündeki hâkimiyeti kaldırılmalı! Ta 1897 yılındaki düşünceleri ile bugün aynıdır. Türk’ün Avrupa’daki varlığı insan haklarına bir hakarettir. Türkler 4,5 yüzyıldır ne Avrupalaşabildiler ne de üzerlerinde gaddar bir egemenlik sürdüğü ırkları bir ulusal potada eritebildiler, söylemleri budur. Türk yurdunun, Türk benliğinin düşmanlarına kıl kadar boyun eğmeyecek kabiliyet sahipleri mevcuttur. Zira mevcut durumlarını muhafaza etmeyi hayatlarının tek gayesi edinmiş kimseler Türklük bilincini yükseltemez. Türk olmayı seçmek, Türk olmayı kabul etmek, Türk milletine mensup olmanın verdiği bütün haklara malik olmak için yeterli değildir. Gözü Türkiye'de olanların resmen ilan edip, toprak isteyenlerin eğilmez, bükülmez, kanı temiz, yüreği yılmaz, gözü pek Türkleri evvela mağlup etmesi gerekmektedir. Mutlak sorumluluk ve mutlak otorite yoksa, mesuliyetsizlik vardır. Milletini seven bir kimse bu sevgisini yalnızca göze aldıkları feragat ve fedakârlıkla ispat edebilir.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Tan Hu
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.231 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.