Çağdaşlık Savaşçısı Ahlaksız Sosyalist : Medya
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2019, 04:21:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çağdaşlık Savaşçısı Ahlaksız Sosyalist : Medya  (Okunma Sayısı 4491 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Oğuz Han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 784



« : 06 Aralık 2010, 23:17:52 »

                             
Kandaşlarım,tarihi vesikaları incelersek ahlak atalarımızın bize verdiği en büyük değerdir,hatta ve hatta bunun üzerine yazıtlar bile diktirmişlerdir,' Ulu Tanrı Ahlaksız Türkü hemen yok et' gibi dualar,  gelenekler, görenekler, tüm toplum düzeni bu paha biçilemez nesne üzerine kurulmuştur.
 Şimdi Türk ırkının değerler temeli olan ahlaka dair nacizene örnekler verdik ve değerinden bahis ettik , peki ya bu değerin olmadığını düşünürsek ,Türkün tüm değerlerini kayıp ettiğini düşünürsek,diğer aşağı ırklar kümesinden ne farkımız kalır ?
Aslında içimize etnikleri sokan akbabalar , bu değeride düşürmeye çalışıyor , bunu ise kanları bozuk olduğu ve şerefleri olmadığı için , şeklen olmasa'da ruhen kendilerini para karşılığı satanlara yaptırmak çok kolay . Bu şahısların hayat kadınların'dan farkı , etiket fiyatları daha pahalıdır. Zaten meslek dolayısıyla pek farkları yok ikiside öz değerlerdir satılamaz , bunların arasında iyi vatan evlatlarını tenzih ederim.
Fakat kanal denilen genelevlerin içine bakıldığın'da , aslında Türk ırkının nasıl ahlakına saldırdıklarını anlarız ve bu vatan evlatlarının azlığını'da anlarız ne yazık ki.Genel olarak bu satılıklar,Türk soylu olmayıp Türk kelimesi her geçtiğinde arkalarında oluşan yanma hissi ile , kendilerini satanlardır, bunlar iki türlüdür.

Açık Zehir: Genellikle , siyaset içeriklidirler  ve konuklar mevcudu 2 veya 3 ermeni'dir , kürt pek yoktur çünkü bu ara ırk kendini anlatamayacak kadar iptidai bir topluluktur.Aralarında Taraf , Sabah ve bilimum azınlık ırkçılığı yapan gazeteler  vardır ve bunların temsilcisi kendini yazar sana hasta kişiler vardır.Bunlar ya kendi topluluklarının , çığırtkanlığını yaparlar  yada şimdi moda olan köpekçiliği yaparlar,köpekçiliği yapanlar genel itibariyle, melezdir.Şuanda moda olan azınlık ırkçılığını kanları gereği soysuzca yapıyorlar, ben onları suçlamıyorum tanrı böyle dilemiş.

Kapalı Zehir Kapalı olan , bunlar popçu , kadın programcı , sanatçımsı topluluktur bunların kafası siyasete basmaz , ama patronları bunlara ne yap derlerse kanal denilen genelev için onu yaparlar.İşin komiği bunu halk istiyor derler, doğru ülkemizde çok endemik hayvan var ama biz Türkler hala fazlayız bunu kim istiyor. Bunlar vucut uzuvlarını iyi kullanan yaratıklardır , moda denilen ahlaksızlığı bunlar çıkarmışlar'dır beyinleri üreme organları tarafında ele geçirilmiştir. Her sabah genelevlerin'de Türk kızlarına bekaret önemsiz derler , flört edip yatmayı dizilerinde uzun uzun işlerler , sebep onlara benzeyelim diye buna benim gibi karşı çıkanları ise , avanak , iptidai , gerici diye suçlarlar ve söze şöyle başlarlar ' Çağ değişti avrupa'da böyle ' yada ' Dünya değişti ' be arkadaş acun denilen yuvarlak ve dönek nesne değişiyorda , bu norman katunları donsuzmu dolaşıyor yada bundan ne anlıyor ?
İşte bu lafı söyleyenler hayat kadınlarını ahlak dışı bulurlarda çevrelerindeki , tüm erkeklerin yatak konforunu bilirler , öyle ya onlar çağdaşlık savaşçıları.Kandaşlarım bunların beyni olmadığını söylemiştim bunların beyini olmadığı gibi , beyin uyuşturanda var ki ; bunlar halkı soru soramaz hale getirecek kadar bağlıyor aynı adamla yatan kız kardeşleri babaları affediyor bunu o kadar sık yapıyorlar ki uyumuş halk  bunları normal sanıyor , birde bunlar çok sıkı Atatürkçü'dür öyle ya her 10 Kasım rozet takıp , ağlayıp halka şov yaparlar birde 20 tl ile tuttukları şakşakçılarına bu konuşmaları alkışlatırlar , fakat 11 Kasımda 6 ilkeden biri milliyetçilği yerden yere vururlar.Evet kandaşlar  durum böyle.

Konunun kısaca özeti , yanıldıklarıdır , Türkün ahlakını pek araştırmamışlardır , Türk'e ahlak kandan gelir , sonradan öğrenmez yani siz kız kardeşlerinizi bize yollamadığınız sürece ahlakımız bozulmaz , Çağdaşlık savaşçılarını beklerim.


Salih Oğuzhan Zülfe
06 / 12 / 2010
Türkçü turancı.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkler düşmanın kaç kişi olduğunu değil, nerede olduğunu sorar!
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 06 Aralık 2010, 23:38:27 »

                             
İşte bu lafı söyleyenler hayat kadınlarını ahlak dışı bulurlarda çevrelerindeki , tüm erkeklerin yatak konforunu bilirler , öyle ya onlar çağdaşlık savaşçıları. Kandaşlarım bunların beyni olmadığını söylemiştim bunların beyini olmadığı gibi , beyin uyuşturanda var ki ; bunlar halkı soru soramaz hale getirecek kadar bağlıyor aynı adamla yatan kız kardeşleri babaları affediyor bunu o kadar sık yapıyorlar ki uyumuş halk  bunları normal sanıyor , birde bunlar çok sıkı Atatürkçü'dür öyle ya her 10 Kasım rozet takıp , ağlayıp halka şov yaparlar birde 20 tl ile tuttukları şakşakçılarına bu konuşmaları alkışlatırlar , fakat 11 Kasımda 6 ilkeden biri milliyetçilği yerden yere vururlar.Evet kandaşlar  durum böyle.

Kandaşım, güzel bir konuya değinmişsin. Şu yukarıda yazdığın kısmı alıntı yaparak görüşümü belirtmek isterim.

Bunlar yüzünden Atatürkçülük dahi yanlış tanınıyor. Televizyon karşısında heryerini açıyorlar, ahlaksızlık yapıyorlar sonra ise Atatürkçüyüz diyorlar. Mini etek giymeyiği "Laiklik" zannediyorlar.

Tanrı, ne kadar aptal Türk varsa hemen kahret!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Oğuz Han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 784



« Yanıtla #2 : 06 Aralık 2010, 23:42:43 »

                             
İşte bu lafı söyleyenler hayat kadınlarını ahlak dışı bulurlarda çevrelerindeki , tüm erkeklerin yatak konforunu bilirler , öyle ya onlar çağdaşlık savaşçıları. Kandaşlarım bunların beyni olmadığını söylemiştim bunların beyini olmadığı gibi , beyin uyuşturanda var ki ; bunlar halkı soru soramaz hale getirecek kadar bağlıyor aynı adamla yatan kız kardeşleri babaları affediyor bunu o kadar sık yapıyorlar ki uyumuş halk  bunları normal sanıyor , birde bunlar çok sıkı Atatürkçü'dür öyle ya her 10 Kasım rozet takıp , ağlayıp halka şov yaparlar birde 20 tl ile tuttukları şakşakçılarına bu konuşmaları alkışlatırlar , fakat 11 Kasımda 6 ilkeden biri milliyetçilği yerden yere vururlar.Evet kandaşlar  durum böyle.

Kandaşım, güzel bir konuya değinmişsin. Şu yukarıda yazdığın kısmı alıntı yaparak görüşümü belirtmek isterim.

Bunlar yüzünden Atatürkçülük dahi yanlış tanınıyor. Televizyon karşısında heryerini açıyorlar, ahlaksızlık yapıyorlar sonra ise Atatürkçüyüz diyorlar. Mini etek giymeyiği "Laiklik" zannediyorlar.

Tanrı, ne kadar aptal Türk varsa hemen kahret!
Kandaşım konunun özünü o kadar iyi almışsın ki , makalenin o bölümü için kısa bir toplumsal sorunu gözler önüne sermişsin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkler düşmanın kaç kişi olduğunu değil, nerede olduğunu sorar!
Karamanoğlu makbule
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 39



« Yanıtla #3 : 09 Aralık 2010, 23:08:30 »

Mini etek giyip, ahlaksız yaşam sürüp Atatürkçüyüm diyen sperm bankası ürünü sürtüklerini Tanrı bizden uzak tutsun! Hayatımda böyle rezillik ve aptallık görmedim sen lüks yaşam sür, barlarda eğlen, hak etmediğin paralar kazan sonra sosyalistim de senin sosyalistliğine sıçayım. İlyas Salman adlı adamı benimsemem ama o en azından sosyalistliğin kriterlerine uyuyor yaşam şekliyle, yaptıklarıyla vs. Bir sürtük manken, oyuncu, barlarda eğlenen biri sosyalist olur mu? Sosyetik sosyalist olur mu? Sosyalistliğinde, sosyetikliğinde içine tüküreyim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Dilin Başkenti:Karaman...!
Türkçe Konuş, Türkçe yaz!
Karamanoğlu makbule
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 39



« Yanıtla #4 : 09 Aralık 2010, 23:13:46 »

İŞTE MEDYA PİÇİ, KERHANE ÜRÜNÜ MEHMET ALİ BİRAND HHAKINDA EMİN ÇÖLAŞAN'IN YAZIKLARI...

Dolandırıcılıktan hükümlü Mehmet Ali Birand'ın utanması var mı?

SEVGİLİ okuyucularım, bizim medyada ahkám kesen bazı tipleri zaman zaman belgeleriyle açıklamak gerekiyor.

Bugüne kadar çok yazdım. Bunlardan biri Mehmet Ali Birand. Bu şahıs geçmişte TRT'de çalışıyor ve orada program yapıyor. Fakat bu süre içerisinde TRT'yi sürekli olarak sahte belgelerle, düzmece faturalarla dolandırıp yolunu buluyor.

Olaya TRT Teftiş Kurulu el koyuyor ve geniş kapsamlı bir araştırma yapılıyor. Müfettişler Avrupa'ya gidip Mehmet Ali'nin düzmece belgelerini orada bile ortaya çıkarıyor. Mehmet Ali hakkında kapsamlı raporlar düzenleniyor. Polis laboratuvarı, bu adamın düzmece faturalarını inceliyor, imzaların Mehmet Ali Birand'ın elinden çıktığını belgeliyor. Şimdi size yaklaşık 200 sayfadan oluşan ve onun sahteciliğini kanıtlayan rapordan kısa bir alıntı:

‘‘Mehmet Ali Birand'ın mevcut olmayan firmalar adına kendi el yazısıyla sahte faturalar ve belgeler düzenlediği, firmalarca düzenlenen faturaları tahrif ettiği (örneğin 100 dolarlık faturanın önüne 1 rakamı ekleyip TRT'den 1.100 dolar çekiyor) bedelini tahsil ettiği faturaların bir süre sonra ikinci nüshasını veya fotokopisini ibraz ederek, bir defa yapmış olduğu harcamayı Kurum'dan iki defa tahsil ettiği, Kurum'un ödediği faturaların ikinci nüshasını veya fotokopisini ibraz ederek bir kere de (TRT'den) kendisinin tahsil ettiği, ödenmesi mümkün olmayan harcama kalemlerine ait belgeleri program harcaması gibi göstermek amacıyla ibraz edip bedelini (bir kez daha) tahsil ettiği, kendisinin, eşinin ve çocuğunun özel harcamalarını da eşinin belgedeki adını silerek tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu durum Brüksel ve Paris Ticaret Sicili Dairelerinin kayıtları, Brüksel Büyükelçiliğimizin resmi yazıları ve Polis Laboratuvarları ekspertiz raporlarıyla da kesin olarak tespit edilmiştir...''
Bu adamın TRT'den ‘‘sahtecilik'' yöntemiyle tırtıkladığı para, Teftiş Kurulu raporuna göre şöyle:
2 milyon Belçika Frangı, 4 milyon 650 bin İtalyan Lireti, 104.100 Fransız Frangı, 34.600 ABD Doları, 28.400 İngiliz Sterlini, 35.360 Avusturya Şilini, 1.558 Alman Markı, 310 İsviçre Frangı.
Gördüğünüz gibi, uyanık Mehmet Ali hangi ülkeye gitse marifetini sergilemeyi başarmış, devletin ve milletin parasını cukkalamış.
Mehmet Ali Birand hakkında kamu davası açılıyor, SAHTECİLİK ve DOLANDIRICILIK iddiasıyla yargılanıyor. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Esas 1994/1315 sayılı kararıyla 11 ay 20 gün hapis alıyor. Bu karar Yargıtay tarafından onanıp kesinleşiyor. Mahkemenin gerekçeli kararından bir cümle:

‘‘Kurumun (TRT'nin) zararını ödemesi ve sanığın hal ve tutumu lehine indirim olarak değerlendirilmiş olmakla, cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 11 ay 20 gün HAPSİNE.''

Adam ne yaptıysa bilerek, bilinçli olarak yapıyor... Ve günün birinde foyasının ortaya çıktığını görünce, TRT'nin istediği bütün parayı geri ödüyor. Yine de hüküm yemekten kurtulamıyor ve yüz kızartıcı suçtan aldığı hapis cezası paraya çevriliyor.

Aynı dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından hakkında ikinci bir dava daha açılıyor. Fakat bu kez Mehmet Ali Birand'ın imdadına ‘‘zamanaşımı'' yetişiyor. Diğer mahkemenin kararında ‘‘Suç sabit görülmüştür ama zamanaşımı nedeniyle dava düşmüştür'' deniliyor.

Her gün ekranlarda ahkám kesen, gazetelerde köşe yazısı yazan bu Mehmet Ali Birand'ın yüzü, acaba hiç kızarıyor mu?

Hiç utanıyor mu? Karısının, çocuğunun, karşısına alıp söyleşi yaptığı insanların yüzlerine nasıl bakıyor?

Bu vatandaş eğer mert ve yürekli adamsa kaçmasın, gelsin karşıma otursun. Ekranda veya istediği herhangi bir yerde bu konuyu kamuoyu önünde ve belgelerle tartışalım. Eğer o haklı çıkarsa ben özür dileyip gazeteciliği bırakayım. Eğer ben haklı çıkarsam Mehmet Ali desin ki ‘‘Evet arkadaş, ben devleti dolandırdım, enselendim, yargılanıp hüküm giydim. Bu durumda gazetecilik yapamam...''

Haydi Mehmet Ali, hodri meydan. Var mısın? NAMUSUNUN ve ŞEREFİNİN hesabını verebilir misin? Yüreğin yeter mi? Sakın eveleme geveleme yapma. Net ve somut yanıtını bekliyorum.





AB vatandaşı Belçikalı Mehmet Ali!
 
KIBRIS'ta Rumlara ver-kurtul takımının önderi ve AB'nin Türkiye'deki baş avukatı Mehmet Ali Birand. O bir dış politika uzmanı! Geçmişinde sahtecilik ve devleti dolandırmaktan aldığı hapis cezası nedeniyle kara leke olsa bile, hiç kimsenin umurunda değil. Hatta kendisinin de! ‘‘Yaptımsa ben yaptım, kime ne’’ diyebilen pişkin biri.

Okuyucum Berker Ertuna, bu arkadaşın geçmişte AB ve Kıbrıs konusunda yazdıklarını arşivden çıkarıp bana göndermiş. Mektubunda şöyle diyor:

‘‘Bugün soluk almadan Denktaş'a yüklenen bu şahıs, yakın geçmişte Kıbrıs konusunda bakın nasıl zehir zemberek bir şahinmiş! Yalnız o değil, elimde başka Karen Fogg çocuklarının yazılarından da örnekler var. Yaşını başını almış, üstelik keyfi yerinde adamlar devşirilip böyle bir ‘‘U’’ dönüşü için kıvama getirilmişse, mavi AB bayraklarıyla Kıbrıs'ta sokağa dökülenlere şaşacak ne var!

Toplumsal belleğimiz o kadar zayıf ki, Birand'a her şeyi yakıştıracak bir insan olmama karşın, geçmişteki yazılarını görünce ben bile gözlerime inanamadım. Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yürütülen psikolojik savaşın figüranlarını halkımıza sergilemek için katkınızı dilerim.’’

Peki Kıbrıs ve AB için yakın geçmişte ne yazmış bizim Mehmet Ali? İşte 19 Eylül 1997 tarihli Sabah Gazetesi'nde çıkan yazısından bölümler:

‘‘Bazı öyle gelişmeler yaşanıyor ki, bende kuşku yaratıyor. Sanki perde arkasında bambaşka şeyler hazırlanıyormuş, kimi ülkelerin kafalarının ardında başka hesaplar varmış gibi geliyor. Örneğin, Kıbrıs Rumlarının esnekleşmesi için kimse çaba harcamıyor.

Aksine Klerides'e ‘ne yaparsan yap, biz yine de seni tam üyeliğe (AB üyeliğine) kabul edeceğiz' mesajları veriliyor. Rum yönetiminde ‘‘eğer çözüm olmazsa tam üyelik suya düşer’’ kuşkusu dahi yaratılmıyor.

Hele Yunanlılar son derece rahatlar. Çubuklarını yakmışlar, keyifle sonucu bekliyorlar. Hiçbir AB ülkesi de Atina'yı uyarmıyor...’’

Ve o günlerin ‘‘şahini’’ endişelerini açıklıyor:

‘‘Çözümsüzlük... Bunu elde etmek çok kolay. Türk tarafının egemenlik ısrarı reddedilir, Ankara ile Denktaş ‘uzlaşmaz taraf' ilan edilir ve Kıbrıs Rumları AB'ye alınır...’’

Ve şimdi Mehmet Ali'nin 5 Eylül 1997 tarihli yazısına bakalım:

‘‘Amerika ve AB (Kıbrıs konusunda) kaş yapayım derken göz çıkarmaya hazırlanıyorlar. Zira onların formülü Rumların ağırlıklı olarak yöneteceği, sahiplik edeceği bir Kıbrıs'ta Türklere ‘arttırılmış azınlık hakları' tanımaktır.

Batı için Kıbrıs, Rumlara aittir. Oysa çok yanılıyorlar...

TÜRKİYE'NİN BİR KIBRIS ÇÖZÜMÜ SAYESİNDE AB'YE TAM ÜYE OLABİLECEĞİ VARSAYIMI, TAM ANLAMIYLA HAYALDİR.

TÜRKİYE, KIBRIS'TA AĞZIYLA KUŞ TUTSA DAHİ (AB'ye) TAM ÜYE OLAMAZ.’’

O zaman gerçekleri görüyormuş. Peki ama bu Mehmet Ali 4,5 yılda nasıl 180 derece döndü? Nasıl devşirildi? Geçmişte yazdıklarını nasıl inkár edecek? Yanıtı çok basit efendim! Şimdi yazacaklarımı okuyunca belki şaşıracak, belki de ‘‘normaldir, bu gibilerden her şey beklenir’’ diyeceksiniz.

Dolandırıcılık ve sahtecilikten hükümlü Mehmet Ali Birand, 13 Eylül 2002 günü resmen BELÇİKA VATANDAŞI oldu! Çifte vatandaş!

Meraklısı Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.moniteur.be/fr-htm
sitesinden giriş yapıp Belçika Adalet Bakanlığı kayıtlarında kendisinin ismine ulaşabilir.

İsmi: Mehmet Ali Birand. Doğum tarihi: 9 Aralık 1941. Sayfa numarası 40574.

Bu şahsın Belçika vatandaşlığını önce Ulusal Kanal açıkladı. Aydınlık Dergisi'nin bugün çıkan sayısında diğer ayrıntılar yer alıyor. İyi bir gazetecilik yaptılar, kutluyorum.

Avrupa ülkelerinde yaşayan nice Türk'ün çifte vatandaş olması doğal. Ancak Mehmet Ali gibi bir ‘‘gazetecinin’’ Belçika ve dolayısıyla AB vatandaşı olması, akla sorular getiriyor.
Acaba bu yüzden mi sürekli olarak AB pompalaması yapıyor, Kıbrıs'ta Denktaş'a veryansın ediyor, dün yazdıklarını unutup Rumlara ver, kurtul tezini savunuyor?
Türkiye'de yaşayan biri, hangi ilişkilerle ve niçin Belçika vatandaşı oluyor? Türk makamlarından gerekli yasal izni aldı mı?
Yazılarını/programlarını AB ve Belçika adına mı yazıyor/yapıyor, Türkiye adına mı?
Geçmişteki fikirlerinden böyle çark etmesinin ve devşirilmesinin nedeni, AB pasaportu olabilir mi?
Her neyse, Mehmet Ali ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine! Belçika vatandaşlığının ve AB pasaportunun hayrını görsün. Amin!

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Dilin Başkenti:Karaman...!
Türkçe Konuş, Türkçe yaz!
Emrah Türkay
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 135



« Yanıtla #5 : 09 Aralık 2010, 23:35:24 »

Mini etek giyip, ahlaksız yaşam sürüp Atatürkçüyüm diyen sperm bankası ürünü sürtüklerini Tanrı bizden uzak tutsun! Hayatımda böyle rezillik ve aptallık görmedim sen lüks yaşam sür, barlarda eğlen, hak etmediğin paralar kazan sonra sosyalistim de senin sosyalistliğine sıçayım. İlyas Salman adlı adamı benimsemem ama o en azından sosyalistliğin kriterlerine uyuyor yaşam şekliyle, yaptıklarıyla vs. Bir sürtük manken, oyuncu, barlarda eğlenen biri sosyalist olur mu? Sosyetik sosyalist olur mu? Sosyalistliğinde, sosyetikliğinde içine tüküreyim.

Her mini etekliyi de o........ olarak görmek doğru mu ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

gene bir kasım günüydü bir hurda yığınında buldular beni senelerdir horozlanan tetikler öldükten sonra vurdular beni
reisini dinlersen,reisini dinlersen yarım kalmamalı hayallerimizin gerçeğe hicreti koy düşmanlar ellerini zillesinler anlatmaktan ötesi düşer sana haluk bırak beni eşkiya bilsinler
GökBörü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 112


BİR BOZKURT GÖRÜN BU GECE BİR DE BENİ


« Yanıtla #6 : 10 Aralık 2010, 04:37:54 »

Mini etek giyip, ahlaksız yaşam sürüp Atatürkçüyüm diyen sperm bankası ürünü sürtüklerini Tanrı bizden uzak tutsun! Hayatımda böyle rezillik ve aptallık görmedim sen lüks yaşam sür, barlarda eğlen, hak etmediğin paralar kazan sonra sosyalistim de senin sosyalistliğine sıçayım. İlyas Salman adlı adamı benimsemem ama o en azından sosyalistliğin kriterlerine uyuyor yaşam şekliyle, yaptıklarıyla vs. Bir sürtük manken, oyuncu, barlarda eğlenen biri sosyalist olur mu? Sosyetik sosyalist olur mu? Sosyalistliğinde, sosyetikliğinde içine tüküreyim.

Her mini etekliyi de o........ olarak görmek doğru mu ?




Kandaşım doğru olmamalı doğru olsa bile Atsız Atanın "Türk Gençliği Nasıl Yetiştirilmedir?" makalesinde şöyle bir madde var...
Alıntı
Alıntı
7- Kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bütün öğretmenler sade kılıkları ile talebeye örnek olmalıdır. Boyalı veya bob-stil hocalar derhal meslekten uzaklaştırılmalıdır.
Belki diyeceksin ne alaka... Alaka şu yolsuz bir kadının benim kanımdan olması beni çileden çıkartır ve gelecekteki Türk Yiğitlerine "Analık" yapacağını düşünmemekteyim. Yine bu tip giyinen ve bunun gibi yaşayan Türk Katunlarının (!) bizim yiğitlerimize ne gibi faydası vardır. Bu tip giyimle geleceğimize zehir atmaktalar...

Ve yine Atsız Atamızın bu yöndeki kadınlara söyledikleri bununla sınırlı değil...

...

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.

Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur,
Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık

...


Saygılarımla.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.127 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.07s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.