Burada dağlar ''DENİZ''e dik ''GEZMİŞ''...
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 04:23:35


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Burada dağlar ''DENİZ''e dik ''GEZMİŞ''...  (Okunma Sayısı 3792 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
NoYaN-oLCay
Ziyaretçi
« : 21 Aralık 2010, 19:34:08 »

                                                                              
BİR HAİN'in ANATOMİSİ
Deniz Gezmiş

          Ülke siyasetimizin en karanlık evrelerinden biridir 80 öncesi diye tabir edilen dönem. Gerek içerden, gerek dışarıdan okşamalarla kuvvetlenmiş sağ sol şeklinde gruplanmış gençler ve onlara ölüm emirleri veren kürsü liderleri bir neslin çürüyüp, yok olmasına, 80’den sonra doğan neslin ise mankurtlaşmasına sebeb olmuştur. Başlık coğrafya terimleriyle süslü olduğu için sevdiğim bir bilim olan coğrafyanın o nereye çekersen oraya gelebilecek güzel terimleriyle şöyle bir Dünya’ya bakalım, şu kimilerinin soğuk savaş dedikleri döneme…

          Dünya, kuzey ve güney kutup dairelerine sahipken ve ekvatordan ikiye bölünmüşken, buda yetmezmiş gibi bloklaşmalarla Sovyet Rusya ve Amerika’nın Cihan hakimiyeti kurma mücadelesi ile birde doğu ve batı blokları diye bölünmüş, Amerika, Emperyalizm ile Rusya ise sözde Anti-Emperyalist kominizm düşüncelerinin vahşiliği ile bir başka jeolojik zamana giriyordu. Amerika emperyalist politikalarla işgal ettiği yerlerde bir çok vahşet uygularken, boş durmayıp siyasi hamlelerle Türkiye’yide kendi yörüngesine almaya çalışmış, buna karşılık ise Sovyet Rusya, gerek politikacı gerek yazar gerek ise gençliğin içersine yerleştirdiği ajanlarıyla Amerika’nın çekim gücüne karşı koyarak Türkiye’yi saflarına çekmeye çalışmıştır…

          Sovyet politikası olan kominizme karşı karşı çıkanların emperyalist, Amerikan politikası olan emperyalizme karşı çıkanlarında kominist diye adlandırığı güzel ülkemizde her ikisinede karşı olanların bir sıfatı olmadığı için biz Türkçüler kendimizi ayrı tutuyoruz ve bir sıfat ihtiyacı taşımıyoruz. Dün olduğu gibi bugünde her şeyin farkında olup, kimin Amerikan, kimin Rus sempatizanı olduğunu biliyor ve çizgimizi o kişilere ve gruplara karşı mesafeli tutuyoruz…

          O dönemi şöyle bir süzdükten sonra bahsimizin konusu Deniz Gezmiş’ in hangi sıfatla bu yazıda geçeceği ise çok net ve açıktır. Bir Rus ajanı olduğunu belge gerektirmeden onun hayranlarının dilinden dinleyebileceğiniz hayat hikayesinde dahi bulabilirsiniz. Lise öğrencisiyken sol basınç merkezinin etkisine girip sol görüşü benimseyen Gezmiş, kısa sürede protesto ve terör eylemlerinde kendini bu merkezde ispatlamış ve akla hayale sığmayacak yükselici hava hareketleri ile bu merkezin ta merkezine kadar ilerlemiştir. Bir ordu milleti olan yüce Türk milleti ve onun garantörü Kutsal Türk Ordusu yetmiyormuş gibi kurdukları  Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu(THKO) adındaki orduları(!) ile  kime karşı savaşacakları sorusuna Gezmiş ve arkadaşlarının verecekleri cevap ‘’emperyalistlere’’ olacağını kestirmemek güç iken bu cevabın gülünçlüğü herkes için malumdur. 6. filoyu taşlamak, Türkiye’ yi işgale gelmemiş Amerikan askerlerini denize atmak nasıl vatanı düşmandan temizlemek anlamına gelmiyorsa, dün silah arkadaşı oldukları bölücü başı Abdullah Öcalan ve Pkk’nın yöneticilerine desteği kaçınılmaz olan Amerikan askerinin  askerimizin başına çuval geçirmesine tepkisiz kalan Deniz Gezmiş hayranı, o dönem artığı kominist, sosyalist ve devrimci sıfatlı kişilerin iki yüzlülüğü ve hainliği anlamını taşımaktadır…

          Son hainlik  popülitemiz Demokratik açılım sürecine olan tutumlarını ‘’Askeri operasyonlar durmalıki açılım başarılı olsun’’ gibi sözlerle destekleyip hatta daha ötesine giderek askerimizi saldırgan olarak gösteren yeni nesil Dev-Genç’ler ise şüphesiz örnek aldıkları Gezmiş yoldaşlarının izlerinden gitmekteler. Terör örgütü Dev-Yol’un gençlik modeli Dev-Genç’in Mustafa Kemal yürüyüşü yapmalarındaki samimiyetsizliği görmek herhalde güç değildir. Sözde millileştirdikleri sol görüşü vatansever ve siyasetin kirliliğinden nasibini almamış Türk gençlerine aşılamanın en etkili yolu olan Atatürk’ü kullanmak stratejisinin o dönemki kullanıcıları olan Gezmiş ve arkadaşları, konuşmalarında Kutlu Başbuğ’a ‘’YOLDAŞ’’ terimini kullanacak kadar samimi(!) oldukları için bu yaptıklarını da maruz görmek gerek herhalde. Çünkü Atatürk onlar gibi Ruslarla yakın ilişkiler kurmuş bir sosyalist(!) liderdi. Hatta onlar Atatürk’ün izinden yürüyüp, onun kurduğu devletin Jandarmasına kurşun atmakta Atatürk’ün ilkelerinde yazmakta. Her kirli işlerine Atatürk maskesini kamofle etmekten çekinmeyen bu kişilerin giydikleri yeşil montun simgeselliği ise bir başka gülünç mevzu. Dev-Genç özentiliği ile yapılan, üniversitedeki gençlerin yoğunlukta olduğu işgal ve protesto eylemlerinde bayan erkek bu montu giyip yumrukları havada sallarken, açtıkları Lenin ve Atatürk portrelerinin yan yana olduğu pankartların küresel ısınma ve kirliliğin bu kişiler üzerindeki etkisini göstermekte, değişen ekolojik dengenin insan türü üzerindeki zihinsel çöküşün sonucu olduğu görülmektedir.

          Atatürk’ün izinde olduğunu söyleyen; Gezmiş, arkadaşları ve şimdiki özentileri Atatürk’ü hep Mustafa Kemal diye anıp, AtaTürk ismindeki Türk adından kardeşçi dünya görüşlerine aykırı olduğu düşüncesi ile bahsetmekten kaçınırlarken, Kutlu Başbuğ’un not defterine yazdığı ‘’Madde vardır’’ cümlesinden onun sosyalist olduğu anlamını çıkaracak kadar zeki ve çevik, Sovyet’ten silah ve kredi yardımı alabilmek için kullandığı tek bir ‘’Yoldaş’’ sözünden Rusya ile birleşip, Türkiye’nin kominizm ile yönetileceğini ama Atatürk’ün ömrünün buna yetmediğini söyleyecek kadar zavallı ve sırf Sovyet Rusya’ya ile çatışıp bir çephe daha açmamak için ince bir mesaj olarak taktığı kızıl renk içerisindeki Ay Yıldızlı kalpağını ise düşüncelerine kanıt olarak göstermeleri ise bir çok gerçeğe at gözlüğü ile baktıklarının ispatıdır.  

          ‘’Ne mutlu Türk’üm diyene!’’ , ‘’Kanını taşıyandan başkasına inanma.’’, ‘’Türkiye Türk’lerindir.’’ Gibi sözleri söyleyerek , Türk’ü ümmet batağından çıkarıp, yeniden millet olma onuruna eriştiren Kutlu Başbuğ’un ‘’Kominizm bir yılandır, görüldüğü yerde başı ezimelidir.’’ Sözünü söylememiş kabul etmek, yeşil palto giyenlerin genetik özelliklerinden biridir örneğin. Atatürk’ün hiç sevmediği milletler sıralamasında ilk sıraya koyacağı Arapların komando kamplarında, Filistin topraklarında gerilla eğitimi alıp, gelip Türk milliyetçilerine, devlet memurlarına ve devletin Jandarmasına kurşun atacak seviyeye gelen  devlet bankalarını soyacak kadar haydutluğa varan icraatlara imza atıp, bunu halkın kurtuluşu adına yaptığını söyleyen yeşil montlu Gezmiş, Amerika’nın emperyalizmine küfür ederken Sovyetin Türk Topraklarında yaptığı kıyımları görmezden gelip, halkların kardeşliğinden bahsetmesi, ezilen halkların haklarından söz etmesi, yirminci yüzyılın beklide en çok ezilen ve kıyıma uğrayan Türk milletine yapılanları görmezden gelmesi tabiî ki Sovyet ve onun sahipleri Ruslara olan hayranlığının göstergesidir. Kendi ideolojisinde dahi tutarsızlıkların olduğu yeşil montlu Gezmiş, bugün dizilerde kahraman gibi gösterilirken atlanılan bu ayrıntılar bir hainin, hainliğinden bir şey kaybetmeyeceğinin kanıtıdır…

          Gezmiş özentisi Türk solu adındaki sözde Milliyetçi sol görüşe sahip güruh ise 3 Mayıs’ın ihtişamına yaptığı ‘’ 3 Mayıs, 1944’te ülkücülerin ilk üniversite baskınının yıldönümüdür. O dönem Nazi işbirlikçisi olan ülkücü hareketin önde gelenlerinden Nihal Atsız, faşist yayın organlarında Başbakan Saraçoğlu’na hitaben yazdığı açık mektupta “devlet içinde yuvalanmış solcu ve komünistlerin” faaliyetlerinden bahsetmekte, isimler vererek ihbar etmektedir. İftira niteliğindeki bu mektuplar nedeniyle dergiler kapatılır. Suçlananlardan Sabahattin Ali de Atsız’a bir dava açar. Duruşmalar ülkücüler tarafından bir gösteriye dönüştürülür. Yargılanan Atsız’a destek olmak isteyen faşistler 3 Mayıs’taki ikinci celsede büyük bir eylem organize eder. Adliyenin civarı bu eylemde yakılır, yıkılır. Hatta Atsız’ın hedef gösterdiği pek çok solcu öğretim üyesinin bulunduğu DTCF de faşistler tarafından basılır. Solcu olduğunu bildikleri öğrenciler dövülür. Kısacası 3 Mayıs aslında üniversitelere yönelik ilk ülkücü baskının tarihidir. Ve yıllardır ülkücüler bugünü bayram olarak kutlar! Ülkücülerin faşist zihniyetinin güzel bir göstergesi olsa gerek.’’ Karalamasıyla hiçbir zaman milliyetçi olamayacaklarının kanıtı olmasına yetecekte artacaktır bile…

          Kahraman olarak bize benimsetilmeye çalışan, dizilerle, sosyal baskılarla dayatılarak bir değerimizmiş gibi kabullenmemiz istenen bir hainin anatomisi, gerçek yüzü, yaptığı hainlikler işte bunlardır. Türk gençleri tarihlerinden aldıkları milli duygularla ve tarihinde bolca görebileceği kahramanlarla fikriyatını güçlendirmeli, yabancı kaynaklı fikirlere tapıp Türk’e tarihten beri düşmanlık eden Rus’a ajanlık yapmış bir kişilere tamah edip özenmemelidir. Özenip, yeşil mont giyip ölmüş olan kominizmi yeşertmeye çalışanları ve terör örgütlerine sempatizanlık güdenleri ne insan yerine koyup bir münakaşaya girmeli nede yakın ilişki kurmalıdır. Türk Türk gibi düşünenlerin olduğu yerde kendini güçlü hisseder, Türklüğü küfür olarak görenlerin yanında olmaz….


Esenlikle...





21 Aralık 2010



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #1 : 21 Aralık 2010, 19:48:19 »



              İşte üst düzey bir yazı da Kardaşım Olcay'dan... Harika betimlemeler eşliğinde gerçekleri göze sokarcasına bir gerçeklik !.. Helal olsun ! Sen doğruyu göze sok Olcay. İsteyen anlasın ve yönünü belirlesin. Esenlikle...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
NoYaN-oLCay
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 21 Aralık 2010, 19:59:38 »



              İşte üst düzey bir yazı da Kardaşım Olcay'dan... Harika betimlemeler eşliğinde gerçekleri göze sokarcasına bir gerçeklik !.. Helal olsun ! Sen doğruyu göze sok Olcay. İsteyen anlasın ve yönünü belirlesin. Esenlikle...

Varolasın ağabeyim. Bulunduğum bir ortamda Gezmiş ve cankuşlarını kahraman olarak gösterenlere bir cevap olarak böyle bir yazı yazmak istedim beğenmenize sevindim... Bu yazı gözlere birşeyler sokmaya yeter umarım... Esenlikle...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #3 : 21 Aralık 2010, 20:13:34 »



            Gök girsin kızıl çıksın ki !.. Senin gibi Bozkurtlar geleceğin iyesisiniz. Bizlerin sonu yaklaşırken gelecek sizden sorulacak. Sizler bu sağlamlıkta sürdürdüğünüzde inanın gelecek sizlersiniz. Bu korku verici günlerin ilacı sizler olacaksınız. Sen ve sizler!.. Sağolun varolun. 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 21 Aralık 2010, 21:12:32 »

    Sevgili kardeşim OLCAY , seninle gurur duyuyorum. Bir hain ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Sen, kağan Bahadır, Erlik Tanrıöğen gibi genç bozkurtların bu kadar kalemi güçlü, bilgili, donanımlı ifade yeteneği yüksek olarak geleceğe hazırlanmaları Türkçülerin en büyük kazancıdır. Sen ve senin gibi genç bozkurtlar sayesinde Türkçülük öcü gibi korkulmaktan çıkıp, bilimsel anlamda acun üzerinde yerini alacaktır. Ve tarih sizleri vatansever olarak kaydedecektir. Yolunuzdan hiç dönmeyin çocuklarım. Yolunuz açık, kaleminiz keskin, bahtınız ışıklı olsun. TANRI HEPİNİZİ KORUSUN.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
NoYaN-oLCay
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 21 Aralık 2010, 22:02:49 »

    Sevgili kardeşim OLCAY , seninle gurur duyuyorum. Bir hain ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Sen, kağan Bahadır, Erlik Tanrıöğen gibi genç bozkurtların bu kadar kalemi güçlü, bilgili, donanımlı ifade yeteneği yüksek olarak geleceğe hazırlanmaları Türkçülerin en büyük kazancıdır. Sen ve senin gibi genç bozkurtlar sayesinde Türkçülük öcü gibi korkulmaktan çıkıp, bilimsel anlamda acun üzerinde yerini alacaktır. Ve tarih sizleri vatansever olarak kaydedecektir. Yolunuzdan hiç dönmeyin çocuklarım. Yolunuz açık, kaleminiz keskin, bahtınız ışıklı olsun. TANRI HEPİNİZİ KORUSUN.

Teşekkürlerimi sunuyorum abla... Sizlerin dilekleri biz gençlere kuvvet veriyor... Vatanseverler zamanı geldiğinde kanı kırıklar tarafından hain olarak adlandırıldığı ve Türk soylularda onlara destek olduğu için ben isimsiz bir er olarak acuna gözlerimi kapatıp uçmağ'a varmayı istiyorum... Böyle hainlerin kahraman olduğu bir Türkiye'de bile yaşamak, bunları yazmak acı veriyor insana ama sizlerin takdirlerini almak yinede güzel... Teşekkürler...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İLTERİŞKAĞAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #6 : 21 Aralık 2010, 23:37:09 »

Filistin'de eğitim alırsan, rus kansızının itliğini yaparsan, Türk'ün askerine kurşun sıkarsan adın HAİN olur elbet. Hain olursan sonun, o pis kanın toprağı kirletmeden, yağlı urgan ile olur.

Ellerine sağlık kandaş güzel yazmışsın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.018s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.