Bir Macar Kayı;"Çocuk Atilla' nın Öyküsü"
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Aralık 2019, 00:11:12


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Macar Kayı;"Çocuk Atilla' nın Öyküsü"  (Okunma Sayısı 1721 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
0707
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 384


« : 27 Eylül 2013, 22:31:00 »

"Yaşadığın topraklarda öleceksin." Bu sözü hiç unutmuyordu genç adam. Babasının kulağına fısıldadığı son sözdü. O daha çok küçükken babası dünyadan göçmüştü.
 Onunla yaşadığı son günü hatırladı. Gözlerinin önüne düşen siyah saç tellerini ellerinden yardım alarak arkaya attı. Saçları geçirdiği hayat kadar dalgalıydı. Yıpranmış yüzü ve kirlenmiş sakalları beyaz teninin ışığına engel değildi.
 Tank sesleri beyninde onulmaz hasarlar bırakıyordu. Hep gururlu olmuştu. Gerekirse yaşadığı gibi ölmesini de bilirdi. Bugün yapılacak işleri vardı. Dün yaptığı gibi en az Rus tankının infilak etmesini sağlamalıydı. İşgalci Sovyet Rusya, rejiminide alıp evine dönmeliydi.
 Budapeşte, kalbi bağımsızlık ateşiyle yanan Macar öğrencilerle doluydu. Onların heyecanına ortak olan halk ve sonrasında duyarlı askeri birlikler ihtilâl ateşini yakmıştı. Gün Rus komünizminin esaretinden kurtulma günüydü.
 Sokağa çıktı, manzaraya baktı. Şehir, kızıl orduya karşı direniyordu. Yurtsever Macarlar, Rusların ustun silahlarına karşı büyük bir savaş halindeydi. Toz toprak ayağa kalkmıştı. Macarlar, Rus tanklarının ilerlemesini durdurabilmek için zemindeki taşları mermerleri yerlerinden çıkartıyorlardı. Parmaklarından tırnaklarına hep kan içinde kalmıştı.
 Ruslardan ele geçen tanklar ihtilâlcilerin işini görüyordu. Direnişçilerin sayısı her geçen gün artıyordu. Ölümler de öyle.
 Genç adamın paltosu dizlerine kadar iniyordu. Kalkan tozdan paltosu da kısmetini almıştı. Kolundaki pazubandı Macar bayrağının renklerinden oluşuyordu. Üste kırmızı, ortada beyaz, altta da yeşil.
 Macarlar bayrakları sadece kollarında taşımıyordu. Elden ele dolaştırdıkları bayraklarıyla birbirlerine duydukları güvenini tazeliyorlardı. Tüm bayrakların ortasından daire şeklinde kesit alınmıştı. Bunun sebebi bayrakların ortasında yuvarlak bölümün içinde orak ve çekicin bulunmasıydı.
 Macarların artık orak ve çekiç görmeye tahammülü kalmamıştı.  Onlar kendi bayraklarını istiyorlardı. Saf ve gerçek Macar bayrağını... Rusların ve komünizmin getirdikleri sefaletten ve esaretten kurtulacaklardı.
 Kendi bayrakları altında hür ve bağımsız, kimsenin güdümünde olmadan yaşamak en tabii haklarıydı.
 Genç adamın gözleri doldu. Sonrasında gözlerinden akan tek damla yaşa engel olamadı. Sokağın başında Molotof kokteylleri ve onları hazır hale getirmeye çalışan çocuğu görmüştü.
 Çocuk kumraldı. On iki, on üç yaşında ya vardı ya yoktu. Kendisinin taktığı pazubandın aynısından vardı. Yanına gitti çocuğun. Sordu:
-Bunlarla ne yapacaksın çocuk?
Çocuk eliyle sus işareti yaptı. Sonra konuştu:
+Duymuyor musun? Tankların sesini. Bu tarafa geliyorlar.
Genç adam sesleri dinledi. Çocuğun hakkı vardı. Rus tankları geliyordu.
-Duydum ya. Planın ne peki?
Çocuk heyecanla anlatmaya başladı:
-Tank sokağa girdiğinde koşmaya başlayacağım. Uzun top namlusunu bize döndürene kadar elimdeki molotofkokteyini tankın hava boşluğundan içeri bırakacağım. İyi sıçrarsam başarabilirim. Sürücü molotofkokteyini görünce kendini dışarı atmak isteyecektir. Dışarı çıkabilse bile ablam işini bitirir.
 Sözlerini bitirdikten sonra iki katlı  binanın ikinci katının penceresinde, elinde Rus silahıyla hazır bekleyen ablasını gösterdi.
 Bu çocuk bir harika, diye düşündü genç adam. Korkusuz ve akıllıydı. Arpad' ın soyu böyle olmalıydı. Soyunun getirdiği üstünlük ve gururun yanı sıra  bu çocuğun silahlardan anlamasının ve savaşı iyi bilmesinin sebebleride vardı.
 Sovyet Rusya güdümünde olan sosyalist devletlerde komünizm rejimi gereği olarak çocuklara silah kullanmak öğretilirdi. Küçük yaştan itibaren iyi silah kullanabilmeleri bundandı.
 "Senin adın ne kahraman" diye sordu genç adam.
 "Atilla" diye cevapladı çocuk.
Genç adam şaşırmış gibi yaparak:
"Benim adım da Atilla" dedi.
"Adaş mıyız biz şimdi?" diye karşılık  verdi çocuk.
"Ortak yanımız bu değil sadece"
"Nasıl yani?"
"Sen bir Macarsın asil çocuk! Ben de öyle."
 Genç adam çocuğu ikna etti. Çocuk bu seferlik görevini ona teslim etmişti. Genç adam çok mutluydu. Böylesine kahraman bir çocukla tanıştığı için. Çocuğun ablasına şöyle bir baktı. Kızıl, dalgalı ve hafif kıvırcık saçlara sahipti. Yirmili yaşlarında olmalıydı. Kafasıyla işaret verdi. Kız ne demek istediğini anladı.
 Genç adam çocuk Atilla' nın anlattığı plana harfiyen uymuştu. Başardı.
 Kahraman çocuk ve ablası ardında kalmıştı. Genç adam ardına bakmadı bir daha. Ne çocuğa ne de onun ablasına. Gideceği başka sokaklar vardı. Kalbi bağımsız Macaristan yanıyordu. Asla, diyordu. Asla köle olmayacağız bir daha!
 Karanlık çökmüştü. Tuna nehri her zamanki halinden hüzünlü akıyordu. Suyun kokusunu içine çekti. Barut kokusundan ciğerleri isyan ediyordu. Kadim dostu Tuna'dan yardım aldı.
 Babasını hatırladı genç adam. Gözlerinin önüne düşen saçlarını ellerinin yardımıyla geriye attı. Yalnızdı. Sadece iyiler yalnızlığa tahammül edebilirdi.
 Çocuk Atilla ablasının yanına gitti. Ona sarıldı. Kumral çocuğun saçlarını okşadı, ablası. Sordu:
-Genç adam sana ne dedi?
Atilla gülümsedi. Genç adamı ve söylediklerini hatırladı.
"Sen bir Macarsın asil çocuk"...
 ihtilal ateşi yüreklerde yanmaya devam ediyordu. Macaristan bağımsızlığını kazanana kadar Macarların yüreklerinde ateş sönmeyecekti.
"Defol ülkemizden yoldaş!"
 Macar ihtilali dünyanın ilgisini çekmeye başlamıştı. Macarların Sovyet Rusya karşısında onurlu direnişi diğer milletler tarafından da taktir ediliyordu.
 Sovyet Rusya ise ihtilâlin faşist bir ayaklanma olarak kamuoyuna duyurdu...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 28 Eylül 2013, 12:30:22 »

Muhteşem bir öykü. Kardeş Hun Türkleri var olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #2 : 28 Eylül 2013, 13:18:04 »

Kardeş Kahraman Macarlar

Akıttılar yine kara toprak üstüne Kahraman Macarlar şanlı Turan kanını!

Yazdılar yeniden Tarihe en şerefli,Yiğitlik Destanını!

Yurt için ölümdür,en güzeli ölümün,

Ölümler yaşatır bir ırkım vahtanını.

Arpad'ın Milleti elbet öldürülemez,

Verse de bin canını!Bataklık Milleti Moskof sürülerine!

Gösterdi Macarlar Turanlılık şanını!

Binlerce öldüler...

Ölmek yenilmek değil,Yüceltmektir Şanını!

Atsız

Macarlar Atillanin kahraman torunlari. Türk ırkının kardeşi, bu arada öykün cok güzel kandaş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.