Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRK TARİHİ ve EDEBİYATI => Türkçülerden Öykü ve Makaleler => Konuyu başlatan: Tengiz üzerinde 26 Şubat 2012, 21:10:44



Konu Başlığı: Bilinç Altındaki Kültür Kimliği Sorunu
Gönderen: Tengiz üzerinde 26 Şubat 2012, 21:10:44
 Türkçü çevrede yetişecek olan her kişinin kendinde görmesi gereken en önemli şeylerden biri: ''Ben Ortadoğulu ya da Avrupalı bir kişi değilim, Asyalıyım''... düşüncesi olmalıdır.

Bu düşünce önemlidir; çünkü kişinin günlük yaşamına etki eden en önemli öğelerin başında; onun bağlı olduğu kültür coğrafyası vardır. Bu şekildeki bir düşünce; kendini bilen bir Türk'ün nerede nasıl davranacağını belirleme konusunda ona yardımcı olacaktır.

 Evet, Türkler Avrupa ile Asya arasında kurdukları bir çok yaşam biçiminde doğu ve batı nın getirilerinden, götürülerinden etkilenmişlerdir; buna karşın hiç bir etkileşim; bizim Asya nın yüreğinden çıkmış bir ulus olduğumuz gerçeğinin üstünü örtemez.

 Kimileri son dönemlerde bu gerçeği unutup kendisine ''Ben bir Anadolu insanıyım'' diyorlar. Kimileri de Tv de gördüğü Arap coğrafyasının haberlerine bakınıp ''Biz de araplara yakın insanlarız, müslümanız; ben o zaman ortadoğulu bir müslümanım'' anlayışını kendilerince ülkü edinip günlük yaşamlarını bir ''Anadolulu'' ya da tutucu bir ''ortadoğulu'' olarak sürdürüyorlar.

...Ardından birden değişiyor iri ufaklı bir çok davranış. Birisi arapça müzik duyduğunda kalkıyor ayağa, başlıyor oynamaya!
 Bir adam kendini yakın hissetmediği bir kültürün dansı ile oynamayı nasıl bu kadar içtenlikle ister?
Ötekisi ise canla başla rum şarkıları arıyor arama motorlarından; yetmiyor, ermenice, bilmem nece, ne ararsanız artık.
Neden bu kadar karışmış bir biçimde kültür müziği arıyor insanımız?

''Ben bir Anadolu çocuğuyum, bu topraklardan bir çok kültür geçti ve ben kendimi bunlara bağlı görüyorum''

Yanıtları budur. Oysa ki Anadolu denen yer; Türk'ün aslında yurt edindiği küçük bir toprak parçası değil midir koca yer yüzünde? Sen yalnızca bir Anadolu insanı isen, Sibiryadaki soydaşın senin için kimdir?

Ardından siyasi görüşler değişir: Yaşasın özgür müslüman ortadoğu! Yaşasın Anadolu!
...  

''Ben kimim?''
Sorusu ile başlayan bir kimlik bunalımı, ardından gelen bir yaşam biçimi değişiklikleri dizisiyle siyasi ülkülemler yaratmaya kadar giden bir süreçtir bu...

Gülmeniz, ağlamanız; olaylara karşı tutunduğunuz duygular, giyinirken esinlendiğiniz alanlar, kısacası günlük yaşamın her alanında içinize oturttuğunuz kültür alanının size olan etkileri ile yaşarsınız.
Sorun kimin ne müzik dinlediği değil aslında. Olabilir ya; ilgisini çekmiştir ''bir bakayım'' demiştir.
Yalnız sorun şurada ki; Türk-dışı toplulukların kültürlerine karşı düzenli ve istekli bir biçimde artan ve kitlelere etkiler bırakan bu arayışın Türkler için ne denli tehlikeli boyutlarda bir kimlik bunalımı yarattığıdır.

 Bizlere günlük yaşamda giydirilmeye çalışılan bu türlü ''ne idüğü belirsiz'' yitik ve kopuk çulları bir yana atıp, her şeyden önce
''Ben Asyalıyım, Türk'üm'' diyebilmeyi alışkanlık edinmeyi öğrenmeliyiz.
''Kim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşar'' anlayışı bir Türk'ü yalnızca ''soysuz'' bir yaşam götürür.
Dinlediğimiz müziklerden tutun, yediğimizde, içtiğimizde, arayışalrımızda, güldüğümüzde bile genel olarak özenli davranmalı ve Türklüğümüzü bir de bu bakış açısından görebilmeliyiz.




Konu Başlığı: Ynt: Bilinç Altındaki Kültür Kimliği Sorunu
Gönderen: kalalduruk üzerinde 27 Şubat 2012, 01:56:21
Malesef ülkemizde hızla bir Anadolu'luk kimliği inşa edilmeye çalışılıyor.Bu aslında sol söylem sistematiğiydi ve muhafazakar çevrelerde pek taban bulmuyordu.Lakin son dönemlerde oluşturulmaya çalışılan "Osmanlı" algısına taban oluşturabilmek ve Türk toplumunu Türk milli kimliğinden koparmak maksadıyla muhafazakar çevrelerde Anadoluluk kimliğine sıkı sıkıya yapıştılar.Türk için Anadolu tabi ki önem arzeder fakat Türk'ün coğrafi algısı Turan odaklıdır,Turan'ın da ağırlık merkezini Asya coğrafyası oluşturur.Bu noktada Türk Milliyetçileri için söylem sistematiği Asyalılığa doğru hızla evrilmeli,Türk Milleti, Avrupa ve Ortadoğu arasında her kültürün çiğnediği bir köprü muamelesi görmekten kurtarılmalıdır.