Başkanlık Sistemi Hakkında Toplu Makaleler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Kasım 2019, 03:42:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Başkanlık Sistemi Hakkında Toplu Makaleler  (Okunma Sayısı 1225 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« : 26 Şubat 2017, 17:20:12 »

BAŞKANLIK SİSTEMİ HAKKINDA TOPLU MAKALELER
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 26 Şubat 2017, 17:49:35 »

Türkiye Cumhuriyeti, artık yönetim sistemini değiştirmek istemektedir. 16 Nisan'da olacak referandum bunu belirleyecektir. Türkiye'nin yönetim şekli parlementer cumhuriyet, getirilmek istenen yeni sistemse başkanlık sistemidir. Başkanlık sistemi, parlementer sisteme göre daha otoriter yapıda olması sebebiyle diktatörlük, zorbalık olarak anılıyor. Bunları söyleyen kişiler, özgürlük adı altında her türlü pisliği yapan güruhtur.

5.000 yıllık Türk tarihi boyunca varolan bütün Türk devletleri otoriter yapıda olmuştur. Devleti yöneten hanedanlar değişse de devlet içindeki otoriter yapı korunmuştur. Ülkenin sağ ve sola ayrılması bunu engellemez. Asıl yetki birindeydi. Herkes isteğine göre kanun çıkaramazdı. Hulâsa, bu durum otoriter yapıyı bozmaz. Başkanlık sistemi otoriterlik  konusunda Türk devlet sistemine benzemektedir. Ancak tamamen aynı değildir. Mesela, Türk devlet sisteminde yürütme tek kişiye ait değildir. Başkanlık sistemindeyse yürütme devlet başkanının elindedir. Başkanlık sistemininin bir getirisi ise devletin hızlı olmasıdır. Devlet başkanının yetkilerinin genişletilmesi bu duruma olanak sağlamaktadır. Devletin işleyişi hızlı olmalı. Aksi halde devlet, hem siyasi hem de sosyal ve ekonomik açıdan sıkıntılarda uğrar. Diğer bir madde ise milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesiyle ilgilidir. Bu karar, günümüz Türkiyesinde başarılı olamaz. Bugün 18 yaşında sıradan birisi devlet kararlarını almak için çok toydur. 18 yaşında birinin tecrübesi ne kadar olabilir? Bu yaşta kişioğlunun kanı hızlı akar, ihtiraslarına kapılıp yanlış kararlar verebilir. Devlet yetkilileri bu kararların bize vereceği zararı göze alabilir mi? Gerçi dönemin milletvekillerinin de boksörden farkı yok. Mecliste it dalaşı yapıyorlar.  Milletvekili; olgun, tecrübeli ve bilgili olmalıdır. Ülkedeki gençlere baktığımızda bunu ne kadar tehlikeli olduğunu görebilirler.

Bir diğer husus; milletvekillerinin sayısının 600'e çıkarılmasıdır. Bu sayıyı artırmakta ki sebep nedir, bilmiyoruz.
Daha çok kişi olunca devleti iyi yöneteceklerini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Önemli olan nicelik değildir. Bu fazlalık devlete biraz daha zarar olmaktan başka bir şey yapmayacak. Ya da kavgaya adam topluyor olabilirler. Neticede Türkçe yazmayı bilmeyen, yemin etmeyen, adam kayıran, milyonlarca liralık telefon faturalarını millete yükleyen kişilerden bahsediyoruz. 150 tane milletvekili bize yeter. Nicelik hesabı değil, nitelik hesabı yapmalıyız. Üniversite bile okumamış gençler yerine profesörleri, doktorları, emekli askerleri ve ülkede tanınan, sözü geçebilen, sevilen ve mesleğinde en iyi olan kişiler söz sahibi olmalıdır. Böylece alanında uzman olan kişiler devletin yönetiminde rol oynayabilecek ve bütün alanlarda üst seviyeye çıkabileceğiz. Ayrıca, milletvekilleri birer toygun (kurultay üyesi) olmalıdır. Alın size "Türk tipi başkanlık"

Ancak burada büyük bir sorun vardır. Türk devletini, Türk olmayan azınlıkların yönetmesi zinhar kabul edilemez. Türk olmayandan kağan olmaz. Erdoğan kağan olacak kanı taşımıyor! Türk ırkçıları devleti Türklerin yönetmesini ister. Devlet başkanlığı, güvenilir ellere bırakılmazsa olacaklar bellidir. Görevi sırasında "milliyetçiliği ayaklar altına aldım" diyen, Apo piçine "sayın", şehitlerimize "kelle" demekten çekinmeyen birinin eline bu kadar geniş yetki verilemez.

Tarihimiz boyunca, yabancıların iç işlerimize karışmasıyla büyük sıkıntılara girmişizdir. Osmanlı sarayına giren, yabancı padişah eşleri yüzünden devlet gücünü kaybetmiştir. Keza, Orta Asya'da kağan otağına giren Çinli konçuylarda devletin gücünü kaybetmesinde büyük rol oynamıştır. Tarihin tekerrür etmemesi için, geçmişte yaptıklarımızdan ders almalı, gayr-ı Türklerin bizi yönetmesine izin vermemeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!” emrine uymalı, seçimlerde HAYIR demeliyiz.

Baturgan
26/02/17
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.