BARBAR RUH TAŞIMAK (Toplu Makaleler)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 12:35:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: BARBAR RUH TAŞIMAK (Toplu Makaleler)  (Okunma Sayısı 523 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 01 Ağustos 2018, 21:53:19 »

Dedesinin yolundan giden: Ulu Barbar Hulagû Han


Tarihin gördüğü en büyük Acun imparatorluğunun kurucusu Çingiz Han'ın torunu Hulagû Han 46 yıllık kısa ömrüne büyük zaferler sığdırmış büyük bir Kağan ve askerdir.

Hulagû Han'ın İslam yada arap düşmanlığı anasının veya karısının hristiyan olmasından değil, bundan 4 asır evvel emevi köpeklerinin Türkistan cografyasında yaptığı zulum ve soykırımdır.
Moğol devletinde kimsenin dinine karışılmadığı gibi, dininde imparatorlukta öyle çok önemli bir etkisi yoktu.

Cahil yobazların iddia ettiği gibi Moğollar okuma yazma bilmeyen Kağanlarî yoktu. Moğol Noyanları okukmanlardan Uygur yazısı, Oğuzname, ve Türk destanlarını öğreniyorlardı.

Buna göre Asya tarihinde arapların istila hareketlerini elbette biliyorlardı. Eğer sağlam bir öge(temel) olmasaydı Çingiz Han Yasası olmaz ve bu kadar katı kurallar uygulanmazdı.

Rivayette geçen bir söz vardır " Bir kadın Gobiden Karakuruma tek başına gitse ona dokynmaya kimse cesaret edemezdi".

Kendi aralarında bu kadar disipli halinde olmalarına rağmen Hulagû Han  erleri düşman ve düşman katunlarına yapmadıklarını bırakmadılar. Düşmana acınmazdı.  Bu 7.asrın intikamıydı. Barbarlık bir bakıma intikamla etrafı cehenneme çevirmekti.

Kendisini ve ordusunu Tanrı Er'i gören ve yoldan çıkanları terbiye eden  Hülagü Han atına, okuna, kılıcına, erlerine güvenen korkusuz bir Kağandır. Oda yüce atası AlperTonga gibi vahşi hayvanlarla kavga yapardı.

Dağlıları, Haşhaşçıların, Arapların korkulu rüyası Hulagû Hanı saygı ve özlemle anıyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
TEGİN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 108


« Yanıtla #1 : 06 Ağustos 2018, 20:08:06 »

Cengiz Han, yeryüzünün gördüğü en acımasız lider.


Cengiz Han'ı diğer liderlerle kıyaslamak bile saçma olur. Asıl adı Temuçin'dir. Rivayete göre anasından avuçlarında kan pıhtısıyla doğmuştur. Bu kan dökücü, savaşçı bir liderliğe işaret eder. Temuçin 1155-1162 yılları arasında Börçigin soyunda dünyaya gelmiştir. Moğol kaynaklarına göre ilk ataları Bozkurt'tur.

Babası Yesügey Tatarlar tarafından zehirlendiğinde henüz çocuk olmasına rağmen kabilenin başına geçmek istedi fakat kabul edilmedi. Sonra Timuçin, ailesiyle doğada zor bir göçebe yaşam sürdürmeye başladı. Bir gün üvey kardeşi Bekter, avını diğer üyelerle paylaşmadı. Annesi engel olmaya çalışsa da, Temuçin hiç acımadan üvey kardeşini öldürdü. Bu yaptığı onun ailesine önem vermemesini değil tam tersine aile hukukunu korumak istediğini gösterir.

Timuçin gençliğinde esir düşse de kaçmayı başardı. Buraya kadar yaşadıkları Temuçin'in artık normal bir yaşam sürdüremeyeceğini gösteriyordu. Annesi Ulun Hatun ona hayatta kalabilmesi için Moğolistan politikasını, diğer kabilelerle ittifak yapmayı, zor yaşam koşullarını öğretti. Bu dönemde kendine sadık kişiler kazandı.

Temuçin bir gelenek olmak üzere Börte ile evlendi. Merkit kabilesi Börte'yi kaçırsa da kan kardeşi Camuka'nın yardımıyla kurtarmıştır. Börte kurtulduktan 9 ay sonra Cuci doğmuş, bu olay Cengiz Han tarihinde bir bilinmezliği ortaya çıkarmıştır.

Babasının kan kardeşi Tuğrul Han'ın yardımıyla yükseldiğinde Tuğrul Han'ın oğlu Temuçin'i kıskandı ve Tuğrul Han ile Camuka'yı kendi safına çekti. Fakat düşmanlarının niyetini anlayan Temuçin, Kerait Kabilesini tamamen yok etti. Bu dönemde Camuka'nın bazı generalleri Temuçin'in ordusuna katıldı. Bunlar arasında gelecekte çok büyük yararlar sağlayacak olan Subutay Noyan da vardır -Hatta Cengiz Han'ın bütün savaşları Subutay Noyan, Cebe Noyan gibi yetenekli generaller sayesinde kazandığını söyleyenler de vardır. Camuka, Naymanlara sığınarak Temuçin ile son kez savaştı. Savaşı kazanan Temuçin Camuka'ya yeniden arkadaşlık teklif etti. Bu durum Cengiz Han'ı karalayıp kötü biri gibi göstermek isteyen tarihçilere(!) ders niteliğindedir. Teklifi kabul etmeyen Camuka onurlu bir ölümü tercih etti. Türk töresine göre kanı akıtılmadı. Naymanlar'ı yendikten sonra Doğu ve Batı Moğolistan'ı yönetimi altına almış oldu. Orhun ırmağı kenarında toplanan kurultayda "Cengiz" adıyla hakan ilan edildi.  

Cengiz Han 1206 yılında Moğolları ilk defa bir çatı altında toplamayı başardı. Önce Karluklar ve Uygurlar'ın yönetimini ele geçirdi. Sonra Çin Cengiz Han'a bir elçi göndererek ondan kendilerine vergi vermesini istedi. Cengiz ise bu küstah sözlere karşı gönderdiği mektupta: "Bizim İmparatorluğumuz şimdi Çin'i ziyaret edebileceğimiz kadar düzen içindedir. Ancak, sizim imparatorluğunuz acaba bici kabul edebilecek kadar düzen içinde midir? Kudurmuş bir denize benzeyen bir ordu ile üzerinize yürüyeceğiz. Bizi dostça da kabul etseniz, bizimle cenk de etseniz umurumuzda değildir!" diyerek Çin'e korku saldı. Güçlü süvariler yayalar karşısında üstünlük sağlasa da kale için yapılan savunma pek kanlı oldu. 1215 yılında oldukça kanlı bir savaşın ardından Çin'i himayesi altına aldı. Çocuk , yaşlı, kadın demeden herkesi öldürdü. Zaferden dönerken geride yanmış yıkılmış bir şehir bıraktı. Çin'in fethinden sonra Cengiz Han'ın acımasızlığı dilden dile yayıldı. Cengiz Han'ın ordusu karşısına çıkan her düşmanı ezip geçince ülkenin sınırları şaşırtıcı bir hızla büyüdü.

Cengiz'in fetih arzusu bitmek tükenmek bilmiyordu. Harzemşahlarla iyi ilişkiler kurmak istedi. Harizmşah Alaaddin Muhammed'e gönderdiği mektupta onu değerli ve üstün bir evladı olarak gördüğünü, ona tabi olursa Müslümanların rahat içinde yaşayacağının teminatını verdi. Harzemşahlılar da başta bunu kabul etttiler ancak Moğolistan'dan çok değerli mallar getiren kervanı görünce açgözlülükleri yeminlerini unutturdu. Otrar şehrinde kervanın bütün mallarını yağmalayıp bütün tüccarları öldürdüler. Bunu duyan Cengiz Han öfkeden küplere binmiş bir haldeyken yeniden bir elçi daha göndererek Otrar valisinin kendisine verilmesini emretti. Bu elçiler de aynı muameleye maruz kalıp öldürülünce Cengiz Han: "Nasıl gökte iki tane güneş olmazsa yeryüzünde de iki tane kağan olmaz!" diyerek üzerlerine yürüdü. Harizmşah Mehmet korkusundan kalelere asker bırakıp dağlık bir bölgeye çekilip Cengiz Han'ı bekledi. Korkuyla yapılan bu hareket şehir ve kalelerdeki gücü zayıflattığı için Cengiz Han buraları zorlanmadan ele geçirdi. Ancak Otrar şehrinin kuşatması uzun sürdü. Otrar ele geçirilince elçilerini öldüren valiye elçiye zeval olmayacağını öğretmek için ağzına erimiş gümüş dökerek öldürdü.

Bu olaydan çıkarılacak ders herkesin kulağına küpe olmalı. Kimse bize karşı şeytanlık yapmayı çalışmasın! Bir kere erkek adam sözünden dönmez, arkadan vurmak kancıkçadır. Bunu yapanlara haddinizi bildirmekse bizim hakkımızdır.

Cengiz Han sonra Semerkand önüne geldi, kendisine teslim edildi. Kendisini küçümseyenlere karşı şehir içinde taş üstünde taş bırakmadı.


Oğullarından Celaleddin Harizmşah babası gibi korkak değildi. 1220 yılında Cengiz Han büyük bir orduyla hazırlıklara başladı. Bunu duyan Harizmşah Mehmet, asker toplamak için yola çıktı. Ancak tehlikeyi gören oğlu Türkmen Oğuzlardan oluşan orduyu çölün içine çekti. Cengiz Han bu sayede Buhara'ya rahatça girdiğinde atıyla bir camiye gidip dedi ki:

- Burası Sultan Mehmet'in evi midir?

Ahali hayır burası Allah'ın evidir diye cevap verince Cengiz Han atından inerek:

-Ey ahali! Günahlarınız çok büyüktür. Ben ise kaza-yı ilahîyim; sizlerin başına Tanrı'nın yaman bir belasıyım. Hakanınız Sultan Mehmet çok suçludur, bize yapmadığını bırakmamıştır. Bu sebeple buraya geldim. Şimdi sakladığınız ne kadar altın varsa getirin önüme yığın!
-
Harizmşah Mehmet savaştan kaçmıştı. Kendisi Hazar Gölünde bir adaya sığındı. Burada kederden öldü. Celaleddin Harizmşah babasının ölümünden sonra Harzem'e geçti ve babasının yerine tahta geçti. Birkaç kez Moğol ordularını mağlup etmeyi başaran bu yiğidin üstüne Cengiz Han kendisi yürüdü. Moğollar Celaleddin'in etrafını sarmışlardı. Cengiz Han onu diri diri ele geçirmek istediği için pes etmesi beklendi. Ancak Celaleddin yorulmamış bir ata binerek kendisini yüksek bir yardan Sind Nehrine attı. Bunu gören Cengiz Han: "Böyle yiğit bir evladın babası olmak isterdim" diyerek düşmanının yiğitliğini takdir etti.
-
Cengiz Han'ın dünyanın en acımasız lideri olduğuna şüphe yoktur. En yakınındakilerin sadece '9' kez hata yapma hakkı vardı. Onların dışındakileri affetmezdi. Burada dikkat çeken bir diğer konuysa Cengiz Han'ın Türk töresinde kutsal sayılan '9' rakamını kullanmasıdır.

Cengiz Han'ın karşısında durana hayat hakkı tanınmazdı. Ona tabi olan himaye görürdü. Ülkesinde isteyen istediği işi yapar, istediği yere gider, istediği dine inanır, huzur içinde yaşardı. Ancak savaş olduğu zaman  orduya katılmak mecburiyetindeydiler. Tabi istenildiği işi yapmak denilince bazı kısıtlamalar var. Bunların nedeniyse çok açıktır, devletlerin asıl amacı neyse odur. Cengiz Han'ın ülkesinde kimse kimseye tecavüz edemez, kimse hırsızlık yapamazdı. Hatta kervanların ülkenin bir ucundan diğer ucuna korumasız olarak rahatça gidip gelebildiği de söylenir. Cengiz Han'ın acımasızlığını eleştirenler gerçeği görmekten sakınan aptallardır. Cengiz Han bu aptal kafalarla uğraşmamış. Şimdi eğitim ile aptal kafaları düzeltebileceğini uman insanlar gibi düşünmemiş ve herkesin hayalini kurduğu bir düzeni gerçekleştirmiştir. Herkes şunu bilmeli: eğitimin işe yaramadığı yerde şiddet, anarşinin başladığı yerde Türk'ün gücü devreye girer!

Cengiz Han'ın yaptığı katliamlar inanılmaz derecededir. Harzemşahlarla yaptığı savaşın ardından üst üste dizilen ceset yığınları kilometrelerce uzaktan görülebiliyor, kokusu çevredeki çöllere kadar yayılmıştır. Öldürdüğü sivillerin ve yaktığı kütüphanelerin haddi hesabı yoktur.  Cengiz Han, gerekli görürse köylere saldırır, köyde bulunan herkesin gırtlağını teker,  teker keser, sonra köyü yakıp giderdi.

Ayrıca Cengiz Han'a bilim ve çevre düşmanı diyenler de vardır. Bu son derece yanlıştır. Cengiz Han ilk biyolojik silahın mucidi olarak anılır. Kalelere fırlattığı vebalı hastalarla ilk biyolojik silahı kullanan lider olmuştur. Fethettiği yerleri dümdüz edip yerleşkelerin ormana dönüşmesini sağlayarak dünyadaki oksijen üretimini arttırdı. Kaldı ki Cengiz yasalarından da anlaşıldığı üzere Cengiz Han'ın gelmiş geçmiş en büyük doğa koruyucularından biri olduğu görülür.

Cengiz Han Ordusunu Mete Han'ın onluk sistemine göre düzenlemişti. Ordusunun en vurucu özelliğiyse tümenlerin birbirinden bağımsız olarak hareket etmesidir. Ordunun stratejisi ise bildiğimiz "Turan taktiği"dir. En iyi generaller hafif süvarilerle önden saldırı yaptıktan sonra sahte-ricat yapar ve düşmanı son teknolojiyle donanmış asıl orduya çeker, asıl ordu pusuya düşen düşmanı yok-eder.

Cengiz'in başarılarının en büyük sebebi ordusunun disiplinli bir şekilde işleyişidir. Ülkede erişkin olan her erkek savaş zamanı orduya katılmak zorundaydı. Eğer önünde giden atlının bir eşyası düşmüşse arkasındaki asker o eşyayı vermek zorundaydı. Hiç kimse başka bir onluğa, başka bir yüzlüğe, başka bir binliğe geçemezdi. Bunlar gibi katı kurallara riayet etmeyenler idam cezasına, izin verenler ise daha hafif olan zincir cezasına maruz kalırdı. Ordunun uyduğu katı kurallar, ordunun her bir neferini düşman karşısında acımasız nökerlere dönüştürüyordu. Cengiz Han, savaş sırasında askerlerini yarı aç bırakırdı. Çünkü tok karınla savaşma azmi kırılırken; aç karınla askerler son gücüne kadar çarpışırlar.

Üst rütbeli askerler arasında bugün bile kabul edilen gerçeği Cengiz Han, yüzyıllar önce anlamış ve bu doğrultuda "Bana para ve subay verin, başka bir şey istemem!" diyerek ordunun ana yapısının para ve subaylar olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Cengiz Han'ın 150.000 kişilik ordusunun 70.000'i Türk'tür.  


Cengiz Han 18  Ağustos 1227 yılında Çin Seferine giderken uçmağa vardı. Cansız bedenini binlerce asker gelenekler gereğince gizli bir yere gömdü. Mezar belirsizleşsin diye üstünden saatlerce atlarla geçildi. Mezarın yerini bilen herkes birbirini öldürdü. Günümüzde Cengiz Han'ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor.

Cengiz Han'ın yönettiği imparatorluğun kusursuz bir düzen içinde yaşamasının nedeni Cengiz Yasalarıdır. Bu yasaların Cengiz Han'a Tanrı tarafından verilen kutsal bir buyruk olduğuna inanılır. İşte Tanrı'nın Cengiz'e emirleri:

1. Sadece Tek bir Tanrı'ya inanılacak. Göklerin ve yerin yaratıcısı mutlak kudret sahibi olan Ulu Tanrı'ya.

2. Zina ve livata yapanlar, kim olduğuna bakılmadan idam edilir.

3.   Bilerek yalan söyleyenler, büyücülük yapanlar ve başkalarının aleyhine muhbirlik yapanlar, ya da kavga edenler arasında taraf tutarak diğerine yardım edenler idam edilir.

4.   Suyu kirletenler ve suya idrarını yapanlar idam edilir.

5.   Mal alıp verirken iflas edenler, iflasları üç kez üst üste olursa o kişi idam edilir.

6.   Sahibinden izin almaksızın, onun kölesine yiyecek ve içecek verenler idam edilir.

7.   Bir köle veya esir kaçmışsa ve bir başkası onu bulur da geri vermezse, o kişi idam edilir.

8.   Bir hayvanın yenilmeden önce ayakları bağlanmalıdır. Karnı da yırtılarak açılmalıdır. Hayvanın kalbi ölene kadar sıkılmalıdır.

9.   Savaş sırasından veya ricat anında eğer bir kişi silahlarından birini yere düşürürse, arkasında bulunan adam atından inmeli ve düşen eşyayı yerden alıp, sahibine vermelidir. Bu şekilde atından inmeyen ve malı sahibine iade etmeyen idam edilmelidir.

10.   Cengiz Han karar vermiştir ki, Allah'ın Kur'an'ını okuyanlar, hukuk adamları, hekimler, âlimler, kendilerini ibadet ve riyazete verenler, müezzinler ve ölü yıkayanlar vergi ödemeyecek ve çalışma mecburiyetinde olmayacaklardır.

11.   Bütün dinlere sayı gösterilecek. Aralarından ayrım yapılmayacak. Cengiz Han, bütün bu emirlerini, tanrıya inanılması için verir.

12.   Cengiz Han insanlarına emir verdi ki; her kim birine yemek verirse, yemeği veren tadına bakmaktan, başkaları yemeği yemeyecek. Yemeği paylaşmaya davet etmelidir. Davet edilmeden bir diğerinin yanında yemek yenmeyecek. Kişi, diğerlerinden fazla yemek yemeyecektir. Cengiz Han, yemeklerin piştiği ateşe ve insanların yemek yediği kaba basmayı yasakladı.

13.   Eğer bir yolcu, yemek yiyenlerin yanından geçerse, diğerleri onu yemeğe çağırmalıdır. Yolcunun yemek yemesine engel onulmamalıdır.

14.   Cengiz Han insanlarının ellerini suya sokmalarını yasakladı. Su almak için kap kullanmalarını emretti.

15.   Cengiz Han, elbiselerin çok kirlenmeden yıkanmasını yasakladı.

16.   Cengiz Han, kötü ve ahlak dışı söz etmeyi yasakladı. Her şeyin ahlaklı olmasını emretti.

17.   Cengiz Han emretmiştir, herhangi bir mezhebe ayrıcalık gösterilmeyecektir. Sözler vurgulanarak söylenmeyecektir. Onur veren unvanların kullanılması yasak edilmiştir. Sultan veya her kim ile konuşulursa, sadece onun adı zikredilmelidir.

18.   Savaşa gidilirken, askerlerin donanımları önceden denetlenmelidir. Askerlerin sefer için ihtiyacı olan her neyse, iğneden, ipliğe kadar her şey özden geçirilmelidir. Eğer askerlerden biri zorunlu ihtiyaçlarından birini beraberinde getirmemişse, o asker cezalandırılmalıdır.

19.   Cengiz Han, erkekler savaşa gittiğinde, onların işlerini yapmak için kadınların da askeri birliklerle beraber gitmesini emretti.

20.   Cengiz Han, savaştan döndüklerinde, askerlerine Han'ın hizmetinde bazı işleri görmelerini emretti.

21.   Cengiz Han, emretti ki, kendisi ve çocukları için eş seçmek için, her yılın başında bütün kızlar kendine takdim edilmelidir.

22.   Cengiz Han, emreder ki, Noyanlar askeri birliklerin başına geçer ve binler, yüzler ve onlar olarak birliklerin başına komutanlar atar.

23.   Cengiz Han emretmiştir; eğer yaşlı bir adam bir suç işlemişse onu cezalandırmak için bir haberci gönderilir. O yaşlı adam en değersiz bir haberci bile olsa kendini ona teslim edecektir. Verilen ceza uygulanmadan önce, yaşlı ve suçlu adam, cezası idam bile olsa, onun önünde yere kapanacaktır.

24.   Cengiz Han yasaklamıştır ki, hükümdar dışında kimse kendisine başka bir muhatap gösteremez. Her kim kendine başka bir muhatap gösterirse idam edilecektir. İzin almadan posta yerini değiştiren kişiler de idam edilir.

25.   Cengiz Han, iyi zamanlarda, ülkede olanları bilmek için posta haberleşme teşkilatı kurulmasını emretmiştir.

26.   Cengiz Han, yasaları uygulaması için oğlu Çağatay'a emir verdi.

27.   Cengiz Han, ihmalkarlık yapanların cezalandırılmasını emretmiştir. Sürek avı sırasında, avın kaçmasına neden olan kişiler, sopayla dövülerek cezalandırılmalı. Suç eğer ağır ise idam edilmeli.

28.   Adam öldürmenin cezası idamdır; ama fidye verilirse kendini kurtarabilir. Bu miktar Hz. Muhammed'e inananlar için 40 altın para (Balysh), bir Çinli için bir eşektir.

29.   Eğer bir kişinin mülkünde çalınmış bir at bulunursa, kişi aynı cinsten dokuz at ekleyerek sahibine iade edecektir. Kişi bu cezayı ödeyemezse, yerine çocukları alınır. Eğer kişinin çocuğu yoksa kişi koyun gibi boğazlanabilir.

30.   Cengiz Han yasaları, yalan söylemeyi, yalanı, hırsızlık yapmayı, zina etmeyi yasaklar. Ve kişinin komşusunu en az kendisi kadar sevmesini emreder. İnsanların birbirlerini yaralamamasını emreder. Saldırıları unutmalarını, intikam almamalarını emreder. Gönüllü olarak teslim olan ülke ve şehirlerin bağışlanmalarını, tanrıya adanmış tapınakların vergiden muaf tutulmalarını emreder. Her kim bu emirlere uymazsa idam edilir.

31.   Cengiz Han şunu emreder; yemek üzerinde boğulan kişi hemen obadan çıkarılmalı ve derhal öldürülmelidir. Ordu komutanının çadırının eşiğine ayağını koyan kimse idam edilmelidir.

32.   Yasa bu kuralları emreder; herkes birbirini sevecektir. Zina yapılmayacak. Çalınmayacak. Yalancı şahitlik yapılmayacak. Hainlik yapılmayacak. Yaşlı ve düşkün insanlara saygı gösterilecek. Bu emirlere karşı duranlar ise idam edilecektir.

33.   Kişi içmekten vazgeçemiyorsa, ayda üç defa sarhoş olabilir. Eğer üç kereden fazla sarhoş olursa kabahatlidir. Eğer ayda iki kez sarhoş oluyorsa bu iyidir. Eğer bir kez oluyorsa bu daha da iyidir. Eğer hiç içmiyorsa bundan daha iyi ne olacaktır? Fakat öyle bir kişi nerede vardır? Böyle bir kişi varsa, o en yüksek saygıya layıktır.

34.   Bir cariyeden doğmuş çocuklar meşru kabul edilecek ve babaları tarafından yapılan paylaştırılmaya uygun bir şekilde mirastan paylarını alacaktır. Mülkün dağıtımı, yaşça büyük çocuk, yaşça küçük olandan daha fazla pay alır. Genç oğlana babanın ev halkı miras kalır. Çocukların yaşça büyükleri annelerinin sıralanışına bağlı olur. Eşlerden biri her zaman yaşça büyük olmalıdır. Bu öncelikle onun evlenme tarihine göre belirlenir.

35.   Babasının ölümünün ardından, kendi annesi hariç, oğul babasının karılarının hepsini elden çıkarabilir. Onlarla evlenebilir veya evlendirerek başkalarına verebilir.

36.   Yasal mirasçıları hariç, başka hiçbir kişi vefat edenin malını kullanamaz.


-
Günümüzde Cengiz Han adına oldukça kötü söylemlerde bulunan, kendini Osmanlı varisi zanneden püsküllü deliler de mevcuttur. Bunlar, Osmanlı'nın ve Türk milletinin Cengiz Han için yaptıklarından habersiz Türk düşmanlarıdırlar.

Merhamet, acıma nedir bilmeyen Ulu Atamız Cengiz Han'ın yaptıkları tüm Türk soyuna rehber olsun! Bugün Cengiz Han'ın yüzyıllar önce yaptıklarını lanetle ananlar boşuna sevinmesin! Türkçülüğün ön saflarında yeni Timuçinler yetişmektedir.


6 Ağustos 2018,
Tegin-Baturgan
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #2 : 07 Ağustos 2018, 19:58:59 »

Çingiz Han'ın yasalarının kaynağı kutlu soy Börüçigin ıduk tormularıdır. Bu da Türk Töresinin hayata uygulanmasından başka bir şey değildir.

Yazan ellerine dert gelmesin Baturgan, kalemin de kılıcın da keskin olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Kurtçebe Noyan
Türkçü Turancı Militan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 653


Dr.Rızâ Nûr'un çizdiği, Atsız'ın yazdığı yoldan!


« Yanıtla #3 : 28 Şubat 2019, 20:07:37 »

Dedesinin yolundan giden: Ulu Barbar Hulagû Han


Tarihin gördüğü en büyük Acun imparatorluğunun kurucusu Çingiz Han'ın torunu Hulagû Han 46 yıllık kısa ömrüne büyük zaferler sığdırmış büyük bir Kağan ve askerdir.

Hulagû Han'ın İslam yada arap düşmanlığı anasının veya karısının hristiyan olmasından değil, bundan 4 asır evvel emevi köpeklerinin Türkistan cografyasında yaptığı zulum ve soykırımdır.
Moğol devletinde kimsenin dinine karışılmadığı gibi, dininde imparatorlukta öyle çok önemli bir etkisi yoktu.

Cahil yobazların iddia ettiği gibi Moğollar okuma yazma bilmeyen Kağanlarî yoktu. Moğol Noyanları okukmanlardan Uygur yazısı, Oğuzname, ve Türk destanlarını öğreniyorlardı.

Buna göre Asya tarihinde arapların istila hareketlerini elbette biliyorlardı. Eğer sağlam bir öge(temel) olmasaydı Çingiz Han Yasası olmaz ve bu kadar katı kurallar uygulanmazdı.

Rivayette geçen bir söz vardır " Bir kadın Gobiden Karakuruma tek başına gitse ona dokynmaya kimse cesaret edemezdi".

Kendi aralarında bu kadar disipli halinde olmalarına rağmen Hulagû Han  erleri düşman ve düşman katunlarına yapmadıklarını bırakmadılar. Düşmana acınmazdı.  Bu 7.asrın intikamıydı. Barbarlık bir bakıma intikamla etrafı cehenneme çevirmekti.

Kendisini ve ordusunu Tanrı Er'i gören ve yoldan çıkanları terbiye eden  Hülagü Han atına, okuna, kılıcına, erlerine güvenen korkusuz bir Kağandır. Oda yüce atası AlperTonga gibi vahşi hayvanlarla kavga yapardı.

Dağlıları, Haşhaşçıların, Arapların korkulu rüyası Hulagû Hanı saygı ve özlemle anıyorum.
Çok güzel bir yazı olmuş ağabey ellerinize sağlık, Hülagü Han Atamızı daha iyi anlıyorum, onun izinden gitmek ve diğer tüm Türk Atalarımızı izinden gitmek her Türk'ün ilk görevidir. Yüce Başbuğlarımızı unutturmayacağız, Tinleri şad olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Türk Budun, Ökün!?… Kendine gel. Aklını başına topla. Her söze, herkese inanma. Beynini işlet. Geçmişini hatırla." Hüseyin Nihâl ATSIZ
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.