Atsız'ın "Türk Edebiyatı Tarihi"
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Ağustos 2020, 21:00:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atsız'ın "Türk Edebiyatı Tarihi"  (Okunma Sayısı 3337 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 27 Ağustos 2011, 20:26:03 »

ATSIZ’IN TÜRK EDEBİYATI TARİHİ

Atsız’ın “Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseri, edebi açıdan incelendiğinde döneminin en iyi eserleri arasında sayılabilir. Atsız bu eserinde, edebiyat kavramının geniş bir tanımını yapmış, daha sonra İslamiyet öncesi Türk medeniyeti ve tarihi üzerine yaptığı incelemeleri paylaşmış, destanları oluşum dili ve günümüz diliyle okuyucularına aktarmıştır. Karahanlılar ve Selçüklüler dönemi Türk edebiyatı incelemeleriyle eserini tamamlamıştır. 1940 yılında, yani 35 yaşındayken böyle bir eser vermesi Atsız’ın edebiyata olan bağlılığını ve bilgisinin yeterliliğini göstermektedir.
Eser ilk olarak “Edebiyat ve Edebiyat Tarihi” konu başlığıyla güzel sanatlar, edebiyat tanımı, edebiyat tarihi tanımlarıyla başlar.
İkinci bölüm olan “İslamiyet Öncesi Türk Tarihi” konu başlığında da anayurt tanımı yer almaktadır. Burada Türklerin anayurdunun kısa bir tarihini inceleyen Atsız, Türk ırkının da tarifini yapmıştır:

“Türk ırkı tarihten önceki zamanlarda teşekkül ettiği için onu meydana getiren unsurları iyice bilmiyoruz. Yalnız bu ırk esas itibariyle brakisefaldir. Bir kısmı sarışın – açık renk gözlü, bir kısmı da kara saçlı – koyu renk gözlü olmakla beraber yüzün biçimi bakımından birbirlerine çok benzerler. Elmacık kemikleri biraz çıkık, gözler biraz çekiktir. Türk ırkı uzun veya orta boylu insanlardan mürekkeptir. (…)”

Bu tariften sonra sırayla Türklerin hanedanlarını sırayla tanımlamağa başlar. Atsız bu hanedanlara hiçbir zaman devlet gözüyle bakmamıştır. On altı büyük Türk devleti anlatımının bir yalan olduğunu, bu hanedanların birbirinden bağımsız düşünülmeyeceğini ifade eder.
Sırasıyla Sakalar, Kunlar, Aparlar, Gök Türkler ve  Dokuz Oğuz – On Uyguları anlatır.

Üçüncü bölüm olan “İslamiyetten Önce Türk Medeniyeti”nde Atsız, ilk olarak Türklerin İslam öncesi dini yaşamını, devlet yönetimini, aile düzenini, yaşayış ahlak ve adetlerini incelemektedir.
Dördüncü bölüm “İslamiyetten Önce Türk Destanı”nda, Türk destanlarını günümüz Türkçesinde kâğıda döker. İncelediği destanlar; Yaradılış Destanı, Saka Destanı (Alp Er Tunga ve Şu Destanları), Kun – Oğuz Destanı, Siyenpi Destanı, Gök Türk Destanı ve Uygur Destanıdır.
Beşinci bölüm “İslamiyetten Önce Türk Edebiyatı”nda Atsız, evvela bu edebiyata dair bilgilere hangi kaynaktan eriştiğini açıklar. Bunlar:

1-   Kunlar çağına ait siyasi mektup tercümeleri ve bir Kun türküsünün tercümesi;
2-   Gök Türkler çağına ait mezar taşları ve büyükler adına dikilmiş yazıtlar;
3-   Dokuz Oğuz – Uygurlar çağına ait kitabeler ve kitaplar

Atsız bu kaynakları açıkladıktan sonra Kunlar Çağında Türk Edebiyatı’nı incelemeğe başlar. Burada Kun türkülerini, Kun yabgularının mektuplarını yayınlar.
İkinci kısımda “Gök Türkler Çağında Türk Edebiyatı” konusu işlenir. Atsız’ın Türk dillerine ne kadar hâkim olduğu bu yazılar ile daha fazla anlaşılmaktadır. Zira Atsız, “Gök Türkçenin Hususiyetleri” adlı bölümde teferruatıyla Göktürkçe yazısını anlatmaktadır. Tonyukuk ve Kül Tigin yazılarını da günümüz diline çevirerek okuyucularına bilgisini sunar.
Üçüncü kısımda “Uygular Çağında Türk Edebiyatı” inceleme konusudur. Atsız bu kısımda da Uygur yazıtlarından örnekler sunar.
Altıncı bölüm “Karahanlılar Çağında Türk Edebiyatı”nda da Türklerin İslam’ı kabulü ve Karahanlı edebiyatını ele alır. Daha sonra destanî, halk, klasik ve dini edebiyat türlerinden dönemin örneklerini inceler.
Atsız yedinci ve son bölüm olan”Selçüklüler Çağında Türk Edebiyatı”nda Selçük medeniyeti ve edebiyatını şairlerden örneklerle incelemektedir.
Bu eser incelendiğinde Atsız’ın fikir adamı ve ideolog yanı dışında alanında çok iyi bir tarihçi ve edebiyatçı olduğu görülmektedir. Ne yazık ki Türkçü düşüncesi nedeniyle eserleri kimileri tarafından göz ardı edilmekte ve hiçbir edebi yönü olmayan kişiler büyük edebiyatçı olarak yansıtılmaktadır.


KAĞAN BAHADIR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.24 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.