-ASLANLARI SEVMİYORUM!- (Yıkın O Heykelleri!...)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 21:39:13


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: -ASLANLARI SEVMİYORUM!- (Yıkın O Heykelleri!...)  (Okunma Sayısı 11057 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
YABGU
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 860


Mustafa Kemalin Askeri , Atsız Atanın Kalemi.


« Yanıtla #10 : 07 Eylül 2014, 16:00:38 »

Türk inanışında koruyucu olarak grifon kullanılır bir çok Kagan ve Tigin kurganında bir çok hayvanın birleşiminden oluşan grifonların heykelleri çıkmıştır kurganların koruyucuları olarak kurganlara yerleştirilmişlerdir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.955



« Yanıtla #11 : 07 Eylül 2014, 18:10:27 »

 Saka kurganlarında da Pars biçiminde takılar var. Aslanları pek bilmiyorum ancak Tonga adı verilen Kaplanlar da Türklerce önemli sayılır. Ancak bu aslanlı yol olduğu gibi Avrupa özentisi ile yapılmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
abçar_karamanlı
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 9



« Yanıtla #12 : 08 Eylül 2014, 01:00:04 »

Eski Türklerde kutsal sayıldığı kabul edilen 10 tane hayvan vardır. Bunlar sırasıyla 1-Ejderha 2-Yılan 3-Kurt 4-Tuğrul-Turul 5-Kartal (çift başlı kartal) 6-At 7-Geyik 8-Dağ keçisi-Oğlak 9-Boğa 10-Pars-bars olarak sayılabilir.
Ejderha, Hunlar ve Sakalarda kutsal sayılan bir hayvandı. Gücü simgeliyordu.
Yılan da Hunlar ve Sakalar için kutsal bir hayvandı; ama tam olarak neyi simgelediği günümüzde öğrenilebilmiş değildir.
Kurt ilk kez GökTürkler döneminde kullanılmaya başlanmış, Türklerin yaşamını ordudan aileye kadar etkilemiş olan ve günümüzde bile kullanılmakta olan en önemli simgedir.
Tuğrul veya turul kuşu ise Atilla Han’ın tacında bulunan ve kendisine Tanrı’nın kılıcını –kimine göre kırbacını- getirdiğine inanılan kuştur. Macar Türkleri tarafından halen kutsal kabul edilmektedir.
Kartal (çift başlı kartal), Büyük Selçuklu Devleti zamanında öne çıkmış simgelerden biridir. Kadın-erkek eşitliğini simgelediği gibi bu dünya ve ahret inancını da simgelemektedir. Bu anlamlarının dışında bir sürü anlamı daha bulunmaktadır. Ayrıca tarihte ilk kez Sümerlerde görülmüştür.
At, Türkler tarafından özellikle dini motiflerde Göktanrı’ya bir teşekkür etme biçimi olarak kullanılmıştır.
Geyik ise Türklerde Maral olarak kabul edilmiş, bazı efsanelerimizde Kurt ile Maral’ın çiftleşmesi sonucu Türklerin dünya sahnesine çıktığı anlatılmaktadır.
Dağ keçisi veya oğlak ise Türklerde Göktanrı’yı işaret ettiğine inanıldığı için kutsal sayılıyordu. ( İçin içinde ve dışın dışında yani her yerde olan yüce Tanrı inancını simgeliyordu.)
Boğa, Türklerde gücü simgeliyordu. Özellikle halı, kilim ve otağ işlemelerinde kullanılıyordu. Boğaç Han buna örnek verilebilir.
Pars veya bars ise Kaşgarlı Mahmut’un belirtmesine göre fili devirebilecek güçte olan bir kaplandır. Türkler için de her zaman gücün ve kuvvetin sembolü olmuştur.

Yukarıdaki ek bilgiyi verdikten sonra şunu belirtmek istiyorum ki; Anıtkabir’e her gittiğimde Aslanlı Yoldan yürürken üzülerek yürümüşümdür. Biz Türkler için bu kadar kutsal sayılabilecek hayvan varken tarihimizde ve mitolojimizde hiç yeri olmayan aslanın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e çıkan yolda kullanılmış olması gerçekten çok acıdır.

Son olarak Tengiz kandaşıma bu konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gültürk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 17


« Yanıtla #13 : 08 Eylül 2014, 10:03:31 »

Bütün günü yatarak geciren dişisinin getirdiği yiyeceklerle yaşamını sürdüren tembel ve çok eşli olan aslanın Türkün savaşçı karakterine ahlaki özelliklerine hiç bir benzerliği ve bağlılığı olmamasına rağmen Türke karşı iyi niyet beslemeyenlerin kasten koydukları apaçık ortada.                                                                                                 "Türk sayısını çoğaltmak ulusal büyük amacı, tabii gelişmeye bırakılmamalıdır. Alınacak ve hayata geçirilecek olağanüstü önlemlerle bir ulusal politika izlenmeli ve Türk sayısı çoğaltılmalıdır.” M.KEMAL ATATÜRK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gök Türk Beyi
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 7.560


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #14 : 08 Eylül 2014, 10:55:46 »

GülTürk,
 belki inanmayacaksın ama o erkek aslan olmasa o dişisi asla bir yıl ayakta kalamaz ki neslini sürdürsün, özellikle aslanlarda nesil çok önemlidir, aslanlar tam ırkçı hayvanlardır, kendi yavrusu olmayan kılanda ki bütün aslan yavruları tek tek öldürülür, bunuda erkek aslan yapar, biliyor ki o geninde olan bu hareketi yapmasa nesil piçleşecek. Biz insanlarda da bu böyle değilmidir, böyledir lakin biz biraz hayvanlaştığımız için o hayvan dediklerimizin yaptığını yapamıyoruz, İnsanlık yapıyoruz bilmiyoruz ki insaniyetperverlik köpekliktir.
Aslan klanlarında genetik olarak görev bölümü vardır, dişiler avcıdır, onlar çevik ve akıllıdır erkekler ise klanlarının devamını sağlamak amaçlı güçlü yaratıldığından iri ve hantaldırlar avcılık yapamazlar onların görevi sürüyü koruyup kollama ve üreme görevini üstlenmektir, dişiler işte bunun için erkeklerini seve seve besliyorlar biliyorlar ki erkek olmasa kendileride olmayacak!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 311


« Yanıtla #15 : 09 Ekim 2017, 11:06:40 »

Eski Türk mezar taşlarında koç ve at gibi semboller bulunuyordu. Günümüzde de Tunceli'de koç ve at sembollü mezar taşları bulunuyor. Bunlar Akkoyun ve Karakoyun gibi Türk devletlerine ait . Belki Akkoyun ve Karakoyun denmesinin nedeni koçun kutsallığından geliyordur. Atalarımızın kullandığı hayvan takviminde de koyun vardı. Koç sembolü de bu şekilde yer alıyordu demek ki. Bazı ortaasya tamgalarında da kurt-at-kartal birleşiminden oluşan griforları görüyordum. Bazıları onları grifor olarak değil soyu tükenmiş olarak görüyor , kafası bir hayvandan, gövdesi bir hayvandan, ayağı bir hayvandan birleşimi kabul etmiyordu.

Nette görsellerden bakayım dedim ama aslana benzer bir tamga, kargın, sembol göremedim. Pars, kaplan, fil ise kullanıldığı söylenen hayvanlar. Ama file benzer de bir heykel, işleme göremedim. Timurun filleri diye bir kalıp var, savaşta kullandığı filler varmış büyük Türk kağanı Timurun. Ama fille ilgili herhangi bir şey göremedim.

Bazı resimlerde iran işletmelerine rastgeldim, onda fil vardı ama perse mi ait , Türk'e mi ait bilemedim.

Aslanlara baktığımda ise, Mısır uygarsızlığına ait taşlarda işlemelerini ve heykellerini gördüm. Bir de hint desenlerinde. İngiliz armalarında, banka simgesi olarak kullanılıyor. Bir de görsellerde bir tapınakta aslan heykeli vardı gördüğüm , nette bulabildiklerim bunlar.

Benim kafama takılan başka bir şey, ejderha figürü. Bayrak olarak da , çadır tamgası , kyrganı olarak da yer alıyor. Ejderha var mıydı somut olarak veya soyut, hayal olarak mı yer etti Türk tarihinde orasını bilmiyorum.


Anıtkabir'e yakışan da aslanlı değil, bozkurtlu yoldu. Para üstüne bozkurtu koyan bir Başbuğun anıtına bozkurtu koyacaklardı, aslan bizim değil. Bizle ilgili değil. Bu aslanlar bilinçli olarak koyuldu ve koyanlar Türk mü değil mi bilemem. Anıtkabir yapılırken Türk mimarlara ilk başta görev verilmemesi bazı kötü niyetleri ifşa etse de bu konunun günümüze kadar tartışmadan uzak durması düşündürücü.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #16 : 04 Kasım 2017, 23:35:53 »


“Aslan; kedigillerden, Afrika’da ve Asya’da yaşayan, erkekleri yeleli olan, çok koyu sarı renkli güçlü ve yırtıcı bir memeli türüdür” (TDK, Türkçe Sözlük, 2005). “Türkmen ve Uygur Türkçelerinde ‘arslan’, Kırgız Türkçesinde ‘artsan’, Kazak Türkçesinde ‘arıtsan’, Başkurt Türkçesinde ‘arıslan’ olarak geçmektedir” (Türktaş, 2013).

Güç, kuvvet ve liderlik vasıflarından ötürü diğer hayvanlardan farklılık gösteren, hatta en güçlü hayvanlardan olduğu kabul edilen aslan, birçok topluluk için geçmişte ve günümüzde çeşitli simgelerle karşımıza çıkmaktadır.

Türk kültüründe aslan, güç ve kuvvetin sembolü olarak önemli bir yer tutar. Bu özellikleri ile yiğit, cesur ve kahraman kişiler için kullanılan en önemli benzetme unsurlarındandır. Bununla birlikte avcı yaşam tarzını benimseyen Türkler için aslan özellikle av esnasında avcıların en çok çekindiği hayvandır.

Altaylarda Pazırık kurganlarından çıkarılan eserler üzerinde aslan tasvirlerine rastlanması bu hayvanın Türklerde daha erken devirlerden itibaren tanındığını gösterir. Aslan; savaş, zafer, iyinin kötüyü yenmesi, kuvvet ve kudret simgesi olmuştur. Aslanın postu ve yelesi de yiğitlik simgesi olarak kullanılmıştır. Bu nedenle Türklerde uzun saçın yaygın olmasıyla aslan yelesi arasında simgesel ilişki kurulmuştur. Çin kaynaklarında bazı Türk hükümdarlarının aslanlı tahtta oturduğundan söz edilir. Türk sanatında kanatlı aslanların da önemli bir yer tutması göğe ait unsur olarak dikkati çekmektedir (Çoruhlu, 2000: 136-137).

İslam tarihçilerine göre aslan Türk ikliminin hayvanıdır. 576’da İstemi Yabgu’yu ziyaret eden Bizans elçisi Zemerkhos, İstemi’nin altın tahtının dört aslan kaidenin üzerine yerleştirildiğinden bahsediyordu. Türgiş paralarında da aslan ongunu görüldüğü gibi, Türk hükümdarı Baybars’ın arması da aslandı. Sultan inşa ettirdiği köprünün üzerine tastan yontulmuş aslan heykelleri koydurmuştu. Bundan dolayı köprünün adı da “Arslan Köprüsü” idi. Türkistan, Hazar’ın batısı ve Avrupa’daki Türklere ait arkeolojik malzemelerle, İslam kaynaklarını da incelediğimizde, özellikle Batı Türklerinin sembolünün “aslan” olduğu görülecektir (İbn Bibi, 1996: 154).

Malûm olduğu gibi, Nuh Tufanı ve Nuh’un çocuklarından dünyaya yayılma hikâyeleri hemen hemen her toplumun inançlarında yer edinmiştir. Tufan’dan sonra, Nuh’un oğlu Yafes’e de Turan denilen Türk toprakları düşer ki, efsanelerde Türkler bu Yafes’e bağlanır. Oğuz Kağan Destanı’nın bir değişik varyantı da, 17. yüzyılda eserini yazmış olan (1662-1663) İmamî’nin Han-nâme adlı kitabında anlatılmaktadır. İşte bu Han-nâme’de, Turan ülkesinde Yafes’in çocuklarının çoğaldığı, onun bir şehir kurarak, adına da Tohmas (belki Tokmak?) dediği zikrediliyor. Yafes’in payitahtı bu şehirdir. Yafes’in bir de oğlu var, adı Maruh ve lâkabı Türk; çünkü Türkçeyi ilk ortaya çıkaran bu kişidir ve bundan dolayı kendisine Türk diyorlar. Yafes’in çocuklarının hepsi aslan ve kurt gibidir.” (Gömeç, 2002).

Oğuznamelerde ise aslan, adına sık rastladığımız hayvanlardan biridir. Metinlerin çeşitli yerlerinde kimi zaman gücün, kuvvetin ve liderliğin timsali olarak, kimi zaman yiğitlerin ve beylerin ne kadar cesur ve kahraman olduklarını ifade etmek için benzetme unsuru olarak, kimi zaman da çeşitli atasözlerinde mecazî anlamlar içererek farklı şekillerde geçmektedir.

Oğuznamelerde at, kurt, geyik, aslan, koyun, deve gibi hayvanların adından sıkça bahsedilmiştir. İster yabanî olsun ister evcil olsun, Oğuznamelerde bahsi geçen hayvanların büyük bölümü Türk destanlarında, masallarında ve mitolojilerinde sıkça karşılaştığımız hayvanlardır.

Oğuznamelerde aslan, kaplan gibi hayvanlar ise genellikle, hikâyelerde geçen kahramanların yiğitliklerini, güçlü oluşlarını vurgulamak için benzetme unsuru olarak kullanılmıştır.

Oğuz boyları, hayvancılıkla birlikte avcılıkla da meşgul olmuşlardır. Oğuzları avcılığa yönelten en önemli sebep, hayvanın etine ve derisine olan ihtiyaçtır. Bunun yanında avcılığın bir eğlence olarak görüldüğünü de söylemek mümkündür.

“Hayatlarını avcılık ve hayvancılıkla kazanan insanlar doğada bulunan tüm canlı ve cansız varlıkların, zor doğa şartlarına en iyi şekilde uyum sağlayabilen hayvanların yaşamını yakından izlemiş ve onlara hayranlık duymuşlardır. Hayvanların doğadaki davranışlarını, yaşam tarzlarını ve karakterlerini öğrenen insan, bu canlı varlıklara sembolik manalar yüklemeye başlamıştır. Aslan gücü ve kudreti, kartal göklerin hâkimiyetini, kurt vahşiliği, korkusuzluğu, yol göstericiliği, önderliği, liderliği göstermiştir” (Özkartal, 2012:).

Dede Korkut’ta bazı kahramanların aslanla özdeşleştirildiği görülmektedir. Bunlardan biri Salur Kazan’dır. Büre Oğlu Bamsı Beyrek boyunda Beyrek, Kazan Han’ı överken onun için aslan ve kaplan benzetmelerinde bulunur.

.....................................

Tan Hu
04.11.2017
turkcuturanci.com


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 311


« Yanıtla #17 : 05 Kasım 2017, 19:34:05 »


“Aslan; kedigillerden, Afrika’da ve Asya’da yaşayan, erkekleri yeleli olan, çok koyu sarı renkli güçlü ve yırtıcı bir memeli türüdür” (TDK, Türkçe Sözlük, 2005). “Türkmen ve Uygur Türkçelerinde ‘arslan’, Kırgız Türkçesinde ‘artsan’, Kazak Türkçesinde ‘arıtsan’, Başkurt Türkçesinde ‘arıslan’ olarak geçmektedir” (Türktaş, 2013).

Güç, kuvvet ve liderlik vasıflarından ötürü diğer hayvanlardan farklılık gösteren, hatta en güçlü hayvanlardan olduğu kabul edilen aslan, birçok topluluk için geçmişte ve günümüzde çeşitli simgelerle karşımıza çıkmaktadır.

Türk kültüründe aslan, güç ve kuvvetin sembolü olarak önemli bir yer tutar. Bu özellikleri ile yiğit, cesur ve kahraman kişiler için kullanılan en önemli benzetme unsurlarındandır. Bununla birlikte avcı yaşam tarzını benimseyen Türkler için aslan özellikle av esnasında avcıların en çok çekindiği hayvandır.

Altaylarda Pazırık kurganlarından çıkarılan eserler üzerinde aslan tasvirlerine rastlanması bu hayvanın Türklerde daha erken devirlerden itibaren tanındığını gösterir. Aslan; savaş, zafer, iyinin kötüyü yenmesi, kuvvet ve kudret simgesi olmuştur. Aslanın postu ve yelesi de yiğitlik simgesi olarak kullanılmıştır. Bu nedenle Türklerde uzun saçın yaygın olmasıyla aslan yelesi arasında simgesel ilişki kurulmuştur. Çin kaynaklarında bazı Türk hükümdarlarının aslanlı tahtta oturduğundan söz edilir. Türk sanatında kanatlı aslanların da önemli bir yer tutması göğe ait unsur olarak dikkati çekmektedir (Çoruhlu, 2000: 136-137).

İslam tarihçilerine göre aslan Türk ikliminin hayvanıdır. 576’da İstemi Yabgu’yu ziyaret eden Bizans elçisi Zemerkhos, İstemi’nin altın tahtının dört aslan kaidenin üzerine yerleştirildiğinden bahsediyordu. Türgiş paralarında da aslan ongunu görüldüğü gibi, Türk hükümdarı Baybars’ın arması da aslandı. Sultan inşa ettirdiği köprünün üzerine tastan yontulmuş aslan heykelleri koydurmuştu. Bundan dolayı köprünün adı da “Arslan Köprüsü” idi. Türkistan, Hazar’ın batısı ve Avrupa’daki Türklere ait arkeolojik malzemelerle, İslam kaynaklarını da incelediğimizde, özellikle Batı Türklerinin sembolünün “aslan” olduğu görülecektir (İbn Bibi, 1996: 154).

Malûm olduğu gibi, Nuh Tufanı ve Nuh’un çocuklarından dünyaya yayılma hikâyeleri hemen hemen her toplumun inançlarında yer edinmiştir. Tufan’dan sonra, Nuh’un oğlu Yafes’e de Turan denilen Türk toprakları düşer ki, efsanelerde Türkler bu Yafes’e bağlanır. Oğuz Kağan Destanı’nın bir değişik varyantı da, 17. yüzyılda eserini yazmış olan (1662-1663) İmamî’nin Han-nâme adlı kitabında anlatılmaktadır. İşte bu Han-nâme’de, Turan ülkesinde Yafes’in çocuklarının çoğaldığı, onun bir şehir kurarak, adına da Tohmas (belki Tokmak?) dediği zikrediliyor. Yafes’in payitahtı bu şehirdir. Yafes’in bir de oğlu var, adı Maruh ve lâkabı Türk; çünkü Türkçeyi ilk ortaya çıkaran bu kişidir ve bundan dolayı kendisine Türk diyorlar. Yafes’in çocuklarının hepsi aslan ve kurt gibidir.” (Gömeç, 2002).

Oğuznamelerde ise aslan, adına sık rastladığımız hayvanlardan biridir. Metinlerin çeşitli yerlerinde kimi zaman gücün, kuvvetin ve liderliğin timsali olarak, kimi zaman yiğitlerin ve beylerin ne kadar cesur ve kahraman olduklarını ifade etmek için benzetme unsuru olarak, kimi zaman da çeşitli atasözlerinde mecazî anlamlar içererek farklı şekillerde geçmektedir.

Oğuznamelerde at, kurt, geyik, aslan, koyun, deve gibi hayvanların adından sıkça bahsedilmiştir. İster yabanî olsun ister evcil olsun, Oğuznamelerde bahsi geçen hayvanların büyük bölümü Türk destanlarında, masallarında ve mitolojilerinde sıkça karşılaştığımız hayvanlardır.

Oğuznamelerde aslan, kaplan gibi hayvanlar ise genellikle, hikâyelerde geçen kahramanların yiğitliklerini, güçlü oluşlarını vurgulamak için benzetme unsuru olarak kullanılmıştır.

Oğuz boyları, hayvancılıkla birlikte avcılıkla da meşgul olmuşlardır. Oğuzları avcılığa yönelten en önemli sebep, hayvanın etine ve derisine olan ihtiyaçtır. Bunun yanında avcılığın bir eğlence olarak görüldüğünü de söylemek mümkündür.

“Hayatlarını avcılık ve hayvancılıkla kazanan insanlar doğada bulunan tüm canlı ve cansız varlıkların, zor doğa şartlarına en iyi şekilde uyum sağlayabilen hayvanların yaşamını yakından izlemiş ve onlara hayranlık duymuşlardır. Hayvanların doğadaki davranışlarını, yaşam tarzlarını ve karakterlerini öğrenen insan, bu canlı varlıklara sembolik manalar yüklemeye başlamıştır. Aslan gücü ve kudreti, kartal göklerin hâkimiyetini, kurt vahşiliği, korkusuzluğu, yol göstericiliği, önderliği, liderliği göstermiştir” (Özkartal, 2012:).

Dede Korkut’ta bazı kahramanların aslanla özdeşleştirildiği görülmektedir. Bunlardan biri Salur Kazan’dır. Büre Oğlu Bamsı Beyrek boyunda Beyrek, Kazan Han’ı överken onun için aslan ve kaplan benzetmelerinde bulunur.

.....................................

Tan Hu
04.11.2017
turkcuturanci.com





Aslanın Türklerde bu kadar kullanıldığını bilmiyordum. Aslında 'AlpArslan' ismindeki arslan-aslan benim dikkatimi çekiyor, aslan ne alaka diyordum. Meğer baya kullanılmış bu aslan.

Bilgilendirme için sağ ol kandaşım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #18 : 05 Kasım 2017, 23:27:27 »

Attilahunturk kandaşım varol..

"Aslan" ile ilgili Türk Tamgaları da mevcuttur.
Türk Mitolojisinde, Oğuznamelerde ve Dede Korkut anlatımlarında da sayfalarca "Aslan" betimlemesi yer almaktadır.
İncelemenizi rica ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.068 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.