Arapçılar ile mücadele;
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Mart 2020, 22:48:09


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Arapçılar ile mücadele;  (Okunma Sayısı 1858 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kara Tegin
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 19


« : 09 Aralık 2011, 00:32:32 »

Arapçılar ile mücadele;

   Öncelikle, Var ve bir olan Ulu Tanrı, yardımcımız olsun. Bu yazıda da beni yalan, yanlış ve eksik söz söylemekten uzaklaştırsın. Gerçekleri açığa çıkarmaya yaklaştırsın. Kut ve esenliğini esirgemesin.

   Kandaşlar, Türkçüler her daim Türkelinin en kararlı, en azimli ve en tehlikeli vatandaşları olmuşlardır. Türkçüler tehlikelidir. Çünkü Türkçüler, Türkelinin savunma mekanizması hatta refleksidir. Düşman biliyor ki Türkeli, Türkçüler yaşadıkça ve eylem üzere oldukça, bölünmeyecektir. Bu sebeple dış ve iç yağılar fikirleri ile sürekli Türkçüleri yıpratmaya çalışmıştır.

   Türk'e yağı olanların bir ortak özellikleri vardır ki mertçe yapmazlar düşmanlığı. Çünkü Türklük korunu elleriyle tutabilecek ne cesarete ne kaabiliyete sahiptirler. Bu eksikliği yağılarda biliyor ama Türklüğü parçalamak arzusundan da vazgeçmiyorlar. Bu sebeple her korkak, namert düşmanın yapacağı gibi sürekli maşalar ve yapay çatışmalar ile aramıza fitne sokmaya çalışıyorlar. Çağımızın ise en büyük yapay çatışması “arapçılık”, maşaları ise “arapçılar”dır.

   Husisiyetle belirtmek istiyorum. Bu yazıyı, Türk gibi yaşayan müslümanlara yönelik yazmıyorum. Hedef aldığım kişiler “arapçılar”dır. Bunlar normal selamlaşmak, esenleşmek yerine araplar gibi birbirlerine üç kere sarılmayı tercih ederler. Bunlar ayet/hadis manasını anlamadan kalıplara taparlar. Ağızlarından düşürmedikleri şey “Kemal, otuzbin sarıklıyı öldürdü” hezeyanıdır. Devleti dinsiz, askeri şerefsiz, şehitleri aptal ilan ederler. Öyle ki Çanakkaledeki askerlere insaniyetlerinden ötürü keriz diyenler bile var. Şınav ve mekik çekmekten acizlerdir ama cihattan bahsederler. Laik(onlarca =dinsiz) devleti yıkmak isterler. Yine Osmanlı Devletinin yıkılış sebebini şeriatın uygulanmaması görürler. Tabi bu sebebe göre Türkiye Cumhuriyetinin yıkılış sebebide şeriatın uygulanmaması olacaktır. Zira Türkiye Cumhuriyeti temeli bozuk bir yapıdır çünkü saltanat yerine cumhuriyetle yönetilir. Bu son dediğim bile bu arapçıların dış yağıların maşası olduğunun bir kanıtıdır. Bir saltanat, devlet başında bir sultan istiyorlar; güdülmek için. Bu kimin işine yarar. Gel gelelim bu saltanat meselesi zaten İslam dini ile uyuşmayan bir durumdur ve bize itham ettikleri asabiyyenin ta kendisidir. Azıcık İslam Tarihi bilen bir kişi saltanatın hiçbir şekilde İslam'da yeri olmadığını bilir. Demek ki bu adamların davası din davasıda değildir. Gözleri açıp görmek lazım. Din kavramına dayalı birliklerin kurulduğu ve savaşların romantik nedenlerinin dinlerin çarpışması olduğu tarihlerde bile bir İslam birliği kurulamamıştır. Bunun sebebini dinin kendisinde aramak bizi bir sonuca götürmez aksine zaman kaybettirir. Birliğin sağlanamamasının asıl sebebi İslam milletlerinin kültürleri ve karakterleri arasındaki uçurumlardır. Bir Türk ile, arapları-farsları-peştoları kimse aynı kefeye koyamaz.

   Okuyanların aklında bir şablon oluştuğunu düşünüyorum. Bu şu şekilde bir kavram haritası olacaktır. Türk = Karakteri sağlam bir millettir, gevşek değildir, hafif değil ariftir. Türklüğünün bilincinde olan bir Türk ise evrendeki erdemlerin hepsini cevherinde muhafaza eder. O halde Türkleri yenmek kolay değildir. Bu sebepten düşmanlar bizleri olmadığımız bir kavme çevirerek, asimile ederek daha kolay parçalamaya çalışıyorlar. Gördük bir cihan harbinde arapların beş kuruş paraya nelerini sattıklarını. Görüyoruz Amerikanın köpekliğini yapan peştoları, uyuşturucu taciri sözde mücahitleri.

   Halkının büyük kısmının müslüman olduğu bir ülkede “arapçılık” diğer bütün fikirlerden daha tehlikelidir. Bilgisiz halkımız İslam dini ile “arapçılığı” birbirine çok kolay karıştabilir ve karıştırıyorda. Türkçülerin vazifesi bu fesat yuvalarını ve fesat müncahitlerinin oyunlarını başına yıkmak için can ile baş ile mücadele etmektir. Arapçılar temelsiz bir fikir üzere didiniyorlar, halbuki biz kaç bin yılları aşmış, çağları delmiş bir ülkü yolunun çerileriyiz. Eğer disiplinle, ciddiyetle çalışırsak hiçbir kimse bizi yolumuzdan alıkoyamaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 09 Aralık 2011, 16:11:30 »

Kalemine ve yüreğine sağlık Kara Tegin. Mükemmel bir makale olmuş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.206 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.