Alp Selçuk (Öykü)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 28 Ekim 2020, 16:50:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Alp Selçuk (Öykü)  (Okunma Sayısı 1764 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Darıtay
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 792


Demir gibi sert, Atsız gibi mert!


« : 13 Eylül 2012, 18:42:54 »

1. BÖLÜM


 
GökTürk




      Saat epey geç olmuştu. Henüz yedi yaşında olan Ataman'ı uyku tutmamış, o da dedesinin yanına gelmişti. Ataman'ın dedesi Selçuk adında, yaşlı ve bilge bir kişi idi. Yetmişini geçmiş olmasına karşı saçlarına bir tel ak düşmemişti. Bıyıkları ise otuzluk gibi olan bu dede, torununa öykü anlatmaktan çok hoşlanır, Ataman'da bu öyküleri severek dinlerdi. Selçuk dede, bu öyküleri kendi dedesinden öğrenmişti ve torununa anlatıyordu.


      Ataman, kapıyı aralayarak eşikten dedesini süzdü. Uyuduğunu düşünüp üzüldü. Çıt çıkarmadan odaya girivererek dedesine yaklaştı. Gözleri kapalı biçimde yatağına uzanmış olan dedesinin odasında bulduğu bir kilimi yere serdi ve bağdaş kurarak oturdu. Beklemekten bunalmış olan Ataman, dedesine doğru yaklaşmaya çalıştığı sırada işittiğin ses ile ilkilerek yere kapaklandı.


- Oğul...

- Dedeeee! Deyip, boynuna sarıldı Ataman.

- Uyumadın mı sen? Deli kan'ın mı tuttu yine oğul?

- Deli kan mı? Ben deli değilim ki. Hem deli olsam bu saat'te evde değil dışarıda olurdum. Koşardım sabaha kadar kırlarda. Ahıra gider küçük at'ım ile konuşurdum. Hem o at çok güzel. Bembeyaz tüyleri var. Beni de çok seviyor. Ne zaman görse üstüme koşuyor ve küçük olduğu için kollarımla sarabiliyorum. Deli olsam ona binerdim!


      Selçuk dede gülümsüyordu. Ataman bu işe şaşmıştı. Dedesi ona deli demiş, şimdi de gülmüştü. Ataman, içerleyerek;

- Dede, bana öykü anlatırmısın?

Dedesi;

- O'nun da çağı gelecek, o küçük at büyüyecek. Sen de büyü ki o küçük at'a binebilesin.


      Ataman, sorusunun yanıtı almamış, o soru yerine, önceki sözüne yanıt almıştı. Büyüğe saygısı olduğu için sustu ve bekledi.

      Dedesi anlamış olacak ki, yattığı yerden doğrularak gülümsedi ve yanına gelmesini söyledi.




      Bin yıl önce Oğuz ilinde, Kayılar obasında bir oğlancık varmış. Aşağı, yukarı sen kadar yaşlarda olan bu oğlan'ın ad'ı Selçuk imiş. Atası ünlü bir subaşı imiş. O kadar çok eri varmış ki bu erler toplandığında bir köy kadar alan kaplar, çığırışları ormanda bile yankı yaparmış. Nerede konakladıkları bilinmez, Nasıl ve ne zaman bir araya gelecekleri anlaşılmazmış. Bu oğlancık, kısrak sütü ile ceylan ve tavşan etleri ile büyümüş ve delikanlı çağına ermiş.


      Selçuk, her zamanki gibi kılıç eğitimini tamamlayıp ata otağına dönüyordu. Aklını kurcalayan anasının ''Gelin getir'' sözü idi. Ama o kısa sürede düşünmekten vaz geçti ve atını sulamak için göle sürdü. Göl'de oba'nın dombay delikanlısı olan Arslan'ı gördü. Arslan, göl'ün yanında ki ormanda ağaç dalları ile kılıç çalışıyor, yorulduğunda gölden su içip dinleniyordu. Selçuk, Arslan'ın yanına gizlice yaklaşarak sırtından kavrayıp yere çaldı.



- Bütün obayı yedin ama arkanı kollamayı öğrenemedin Arslan!


      Deyip gülümsedi ve sözlerine devam etti.

- Ben sana dostça yaklaştım, eğlence olsun deye yere attım. Düşman'ın eğlencesi böyle olmaz. Arkandan vururlar seni. Zaten dombay gibisin kolay görünüyorsun!


      Dombay Arslan söz etmiyordu ama yüzünden kızgın olduğu ve bu kızgınlığın gitgide arttığı görünüyordu. Selçuğun amacı da buydu. Arslan, bir anda Selçuğun üzerine sıçradı. Selçuk, çevik bedeni ile yana çekilerek bu hamleden kurtuldu. Arslanın kollarını kavradıktan sonra onu bir kez daha yere serdi. Dombay olan Arslan altta kalmış, çevik olan Selçuk ise dizleri ile Arslan'ın beline bastırıyor olsa da fazla sürmeden Arslan onu üstünden attı. Şimdi, iki er karşı karşıya idiler. Selçuk;



- Ulan! Dombay Arslan, Otuz öküz ile denksin! Ayı'nın elinden bal alırsın...



       Dombay Arslan'ın yüzü kızgınlıktan alma olmuştu. Bir yandan sövüyor diğer yandan aralarındaki güç farkını anlıyordu. Daha çok çalışması gerektiğini düşünüp derin iç çekti. Tam Selçuğun üzerine atlayacaktı ki yorgunluktan olduğu yere çöküverdi.


- Sen kazandın Selçuk.


- İyi güreştin Arslan, ancak çabuk kızıyorsun. Bu da senin düşünmene engel oluyor. İyi bir er olacağından eminim. Ertesi gün, güneş şu karşı tepenin üzerine geldiğinde buluşup birlikte kılıç tokuşturalım.



        Kucaklaşıp ayrıldılar. Selçuğun karıncığı iyice acıkmıştı. Obasına da epey vardı. Atına atlayıp ağır ağır giderken, geçen gün dinlediği ozan'ın sözlerini söylemeğe başladı;



At binerim, kılıç çalarım,
Türk'tür adım, Türk benim adım.
Kırlar yerim, gök giysim.

At binerim, kılıç çalarım,
Kırlar yerim, gök giysim.

At binerim, kılıç çalarım,
Güzel görünce severim.



        Sözler yarıda kesilmişti. Birden duraksadı ve anasının sözleri aklına geldi. Anası o'na, ''Gelin getir'' demişti. Selçuk; ''Amaaaaan'' deyip, atını hızlıca sürmeğe başladı. Çünkü obası görünmüştü.


        Selçuk, ''Kaydaaa'' diye çığırışlar ile atını sürdü ve otağına ulaştı. Eşiği aralayıp içeri girdi ve anasının kızarttığı kuzudan kendisine düşeni yedi. Ayran içti. Atası, Selçuklu ordusuna yetişmek üzere erleri eğitmekle meşgul olduğu için bir hafta içinde dönmeyecekti. Anası ile konuşurken, sözün dönüp dolaşıp gelin konusuna varacağı için yorulduğunu söyleyip, uzandı ve kısa süre içinde uyudu.



 
GökTürk



Darıtay

Ejder yılı, dokuzuncu ay, onüçüncü gün.












Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Tarihin olağanüstü ve şahane işi,
Kür Şad'ın, Kül Tegin'in, Çağrı Beğ'in ok çekişi..."

Hüseyin Nihâl Atsız
Tarhun Hatun
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 675


Bin cihana değişmem şu öksüz TÜRKLÜĞÜMÜ!


Site
« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2012, 03:15:42 »

Kandaşımız örütbağı şu an olmadığı için aramızda değildir. Olduğu zaman öyküsüne devam edeceğinizden şüpheniz olmasın. Tüm Darıtay öyküleri gibi bu da güzel ve heyecanlı. Devamını bekliyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.317 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.