"Libya, Libyalılarındır", Türkiye Kimindir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Ocak 2020, 17:08:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Libya, Libyalılarındır", Türkiye Kimindir?  (Okunma Sayısı 3592 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çakın Beğ
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 18



« : 24 Eylül 2011, 21:51:03 »

Geçen gün, gündemi az çok takip eden herkesin bildiği gibi, Başbakan Hazretlerimiz Birleşmiş Milletler'de akıllara zarar bir konuşma yaptı. Ben bir gazeteci değilim, uzman bir yazarda değilim. Aslına bakılırsa şu anda bunları yazmak da benim üstümdeki bir sorumluluk değil. Bu işin bize kalması, harp meydanında komutanlığın eratlara düşmesi gibi bir olaydır. Yani demem o ki, öyle büyük büyük kütüphaneler yaptırıp, yüzlerce(!) kitap okumuş aydınlarımız Seda Sayan'ın sabah programlarına konuk olurken, günümüzü ve geleceğimizi kurtarmak bizlere düştü. Öncelikle otağımızdaki ırkdaşlarımıza bu bilinçte oldukları için, Ulu Tanrı'dan onlara kolaylık diliyorum.

Bugünkü şenliğimizin kaynağı da bu "akıllara ziyan konuşma". Fazla zaman almadan, sadece bir kaç konuya değinelim istiyorum.

Konuşmada kulağıma takılan bir kaç konu vardı. Libya, Filistin, İsrail ve Kıbrıs meselesi.

"Libya, Libyalılarındır." böyle girdi, Başbakan Hazretleri konuşmaya. Koca koca devlet başkanlarına, temsilcilere aklı başında bir ders(!) verdi. Zaten onlar Mevlana Kürt Said Hoca Efendi Hazretleri'nin "İnsan nisyandan alındığı için nisyana mübtelâdır" tabiat-ı hakikesinin gereği olarak Libya'nın kimlere ait olduğunu unutmuşlardı. Hatta Sarkozy, Fransa'da Türk Okulları açmak için(!?) o kadar yorulmuştu ki, haritada Libyanın yeri neresidir, onu bile unutmuştu. Masal ya, Arap dünyasının bilge lideri Hz.Recep'i bekliyorlardı. Sonra konuşmasına başladı ve kasırgalar estirdi. Artık bu kasırgaların, hortumların etkisi yakın zamanda göreceğiz.Libyanın, kimin malı olduğunu küstahca hatırlattıkdan sonra, Libyalıların ekonomik haklarını Avrupalılardan çatır çatır istedi Hz.Recep. Onların "Cash, Trink parası var dedi, verin dedi".

Ardından Filistine ve İsraile geldi. Ey İsrail, Filistin Filistinlilerin diyip, Türkiye bağımsız Filistin için herşeyi yapmayı hazırdır, dedi. Ardından "Kıbrıs Meselesine" bir değinerek konuşmasını bitirdi. Konuşmanın genel çerçevesi buydu.

Gelelim bu vatanın herhangi bir evladı olarak Hz.Recep'in bu artistliğini nasıl değerlendirdiğime;

1. Sevgili Başbakanım(!); Libyanın kimin vatanı olduğunu oraya barış ve demokrasi götürenler gayet iyi biliyorlar. Zaten bilmeselerdi sırf Libyalıların iyiliği için ortaya kabak, patlıcan, havuç atan gemiler ve uçaklar gönderirmiydi, hatta sizde haydi bir "türlü(yemek)" olsunda gariban Libyalılar bir sıcak yemek yüzü görsün diye lahana atan gemiler yollamadınız mı?

2. Sevgili Başbakanım(!); Büyük bir devlet gibi gözüküp, dünya arenasında mazlumların haklarını savunmaya çalışmanızı anlamıyoruz. Sadece siz(!), yoldayken 7 ölü ve 36 yarılı vardı, terör yüzünden. Yani Libya petrollerini savunmak sizin derdiniz mi?

3. Sevgili Başbakanım(!); Türkler olarak savaş bizim için vazgeçilmez bir güzellik. Hayatın, alpliğin kaynağı velhasıl kelam savaşmaktan kaçmayız hiçbir zaman. Amma, oğlunuz iki ay bile askerlik yapmamışken, bu vatan evlatlarını sanki birer lahanaymışcasına savaşa yollayacak kadar pervasız oluşunuz gözlerimizi yaşartıyor.

4. Sevgili Başbakanım(!); Filistin adına savaşacaksak en azından hala kullandıkları Şerif Hüseyin isyan bayrağını(paçavrasını, bu paçavra Osmanlı Devletine karşı çekilmişti) değiştirmelerini isteyemezmiyiz.

Sonuç ;

Sevgili Başbakanım(!); sizi o kadar çok seviyoruz ki bilemezsiniz yalnız sizide bu kadar çok sevdiğini bedevilerden ayırmak haddimize düşmez. Bunu kabul edemeyiz. Eğer isterseniz ve amirlerinizde rey verirse, hazır Filistinde, Libyada başı boş. Siz çalıp, çırpma yedi sülelenizi zengin etme çalışmalarınıza orada devam etseniz olmaz mı? Hani arası uzak ama, iki eyaletli Libya-Filistin Ilımlı İslam ve İleri Demokrasi Devleti kursak diyorum? Oranın başına da sizi geçirsek, ne güzel olur değil mi? Kimse de karşı çıkmaz buna, yüz bin koyununuda yanına alır, her gün birini keser gününü gün edersin. Haydı Esen Kalın.

24 Dokuzunçay 2011
Çakın Beğ

NOT: Yazdıktan sonra okumadım, imla ve yazım yanlışı olabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Urungu yko
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 24 Eylül 2011, 22:07:22 »

Başbakanı bende çok seviyorum, o kadar çok seviyorum ki, yakaladığım yerde kucağıma alıp onu cevirerek sevmek geliyor içimden!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Orda Han
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 283



« Yanıtla #2 : 24 Eylül 2011, 22:47:41 »

Ümmet b.ku yemişlerin,paraya secde yatanların,yolsuzluk yapıp yetim hakkını yiyenlerin,potomya'nın fırlattığı en yavşak varlık olan rumlarındır heralde.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır. Türklük güçlenir.
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 25 Eylül 2011, 12:25:17 »

Bazı Kandaşlarımız bu söylemin içindeki ince nüansı kaçırıyorlar bence.  Başbakana göre, hepimiz biliyoruz ki Türkiye Türklerin değil, Türkiyelilerindir. İşte bu amaç doğrultusunda bu söylemi tekrarlıyor Başbakan. Görev yaptığı, BOP tertibinde de bu söyleme sarılıyor. Çünki görevi bu. Amerikanın önderliğinde Orta doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asyada ulus devletleri yoketme görevi üstlendi biliyorsunuz sevgili başbakanımız. Bu bağlamda bu zihniyete göre, Libya Libyalılarındır Arapların değil. Mısır Mısırlılarındır Arapların değil. Ve tabiki Türkiyede Türkiyelilerindir, Türklerin değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çakın Beğ
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 18



« Yanıtla #4 : 25 Eylül 2011, 19:13:18 »

Açine Tayeçe, gerçekten anlatmak istediğimi güzel özetlemiş. Dediği gibi bunlar, ulus devlet/üniter devlet anlayışını yok etmek üzere düşman fabrikalarında programlanmış birer robot, baş belaları. Beni bunlandıran ise, bu adamların "milliyetçi politika" güttüğüne "milliyetçi(!) kesim"den insanların da inanması. Bir açıdan bakılırsa gerçektende "milliyetçiler". Ama kürt milliyetçisi mi? Arap milliyetçisi mi? Ermeni mi? Yahudi mi? Rum mu? Açık uç burada zaten. Onlar milliyetçi ama Türk milliyetçisi değiller. Mitingde açık açık "ben ne Türkçüyüm ne Kürtçüyüm" diyen bir zevat nasıl olur da Türk milliyetçisi olabilir, zaten değiller.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TANRIDAĞLI
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 155



« Yanıtla #5 : 26 Eylül 2011, 02:28:32 »

Çakın Beğ kandaşım Yılmaz Özdil formatında çok güzel bir yazı olmuş. Gönlünüze sağlık. Amma velakin bunları okuyacak millet nerde okusa anlayacak millet nerde. Ama biz hız kesmeden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Karınca misali hiç olmassa bu yolda ölürüz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.