Nejdet Sançar'ın İiftiraflara Cevapları [RÖPORTAJ]
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2019, 19:28:38


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nejdet Sançar'ın İiftiraflara Cevapları [RÖPORTAJ]  (Okunma Sayısı 2163 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 05 Kasım 2015, 23:51:30 »

Nejdet Sançar'ın iftiraflara cevapları


(Sosyalizm maskesi altında Türk milletini malûm ağu ile zehirlemeye çalışan dergilerden birisinde milliyetçiliğe ve milliyetçilere yapılan saldırmalar devam edip duruyor. Bu dergilerden birisinde arkadaşımız Nejdet Sançar aleyhinde, birtakım iftira ve yalanlarla dolu bir yazının çıktığı da dergiyi takip edenlerin malûmudur. Kremlin'in «İftira et, tutmasa da iz bırakır» prensibine uygun olarak yapılan bu kasıtlı neşriyattan üzüntü duyan genç Türkçülerden bâzıları: «Nejdet Bey bu namussuzlukları neden cevaplandırmıyor?» diye bize sormakta idiler. Bayram tatilinden istifade ile Ankaraya gitmiş olan değerli arkadaşımız Fahri Ersavaş, Nejdet Sançar'ı da ziyaret etmiş ve kendisiyle bu konuda konuşmuştur. Bu röportajı aynen veriyoruz.)


Nejdet Sançar'ı evinde ziyaret ettim. Uzun konuşmamız sırasında, söz, sosyalizm perdesi altında komünizm propagandası yapan bir derginin iftira ve yalanlarına gelince, Nejdet Beye aleyhinde o dergide bir yazının çıktığını haber verdim. Cevap olarak dedi ki: Bu derginin ilk sayısı çıktığı zaman Zeki Sofuoğullarında idik. O gün komünizm propagandası yapan bir dergiyi
satın alarak ona para yardımı yapar bir duruma düşmemek için, almama kararını verdik. Ben o gündenberi
bu karara uyuyorum. Bu sebeple o paçavrayı bugüne kadar elime almış değilim.


Bu dergiyi ben de almıyordum, dedim, ancak Ankara'ya gelirken genç arkadaşlar son iki sayısını verdiler. Oradan aleyhinizdeki iddiaları madde madde tesbit ettim. Onları birer birer size söyliyeyim de cevaplarınızı umumî
efkâra intikal ettirmiş olayım.

— Hayhay, buyurun.

— Birincisi şu : Atatürk öldüğü zaman siz bu ölümü «geberdi!» sözü ile ifade etmişsiniz ve bunun üzerine okulun müdürü size bir tokat atmış filân, falan...

Nejdet Sançar, gülümsiyerek şunları söyledi:

— Bu yalanı ilk olarak Hasan Ali söylemişti. Kenan Öner dâvası sırasında, bizler, merhum Kenan Öner'in şahitleri olarak mahkemede ifade verip de gerçekleri ortaya koyunca, Hasan Ali, şaşkına dönmüş ve meşhur «Müdafaa
» sında hepimize iftiralar atmaya çalışmıştı. Benim payıma düşen de işte bu Atatürk düşmanlığı martavalı olmuştu.
Bugün artık aklı başında ve düşünce sahibi herkes biliyor ki, komünizme karşı olan kimselere yapılan en beylik isnad Atatürk düşmanlığıdır. Dün olduğu gibi bugün de bütün Kremlin uşakları bu mide bulandırıcı yalanı kızıl bir sakız gibi ağızlarından hiç eksik
etmiyorlar.
«Hasan Âli ile Hesaplaşma» adlı broşürümle hakuttiği cevabı ve gerekli dersi vermiştim. İddiasının nasıl kuyruklu bir yalan olduğunu da, o zaman Sivas Öğretmen Okulunda talebelerim bulunan gençlerin bir kısmının bana gönderdikleri mektupları broşürde yayınlamak suretiyle isbat etmiştim. Broşürü getireyim de o mektupları birlikte okuyalım.


Nejdet Bey kütüphanesinden getirdiği broşürden, mektupların yer aldığı rayfaları açtı ve okudu. Bunlar İnebolu Ortaokulu matematik öğretmeni Mehmet Saygı, Pamukpınar Köy Enstitüsü öğretmeni Süleyman Bumin, Tokat Gazipaşa Okulu öğretmeni İhsan Tuncay ve Zile İlkokulu öğretmeni Rifat Başdoğan'dan gelmişti ve hepsi de Hasan Âli'nin iddiasını yalanlıyorlardı.


Nejdet Sançar:
— İşte, dedi, bugünkülerin o günkü ağababası Hasan Âli'nin iddiasının nasıl bir kuyruklu yalan olduğu, Sivas Öğretmen Okulunda o yıl talebelerim olan gençlerin bu mektuplarıyla meydana çıkmıştı. Sonra şunu da ilâve edeyim : Ben yaratılış bakımından hayli metin bir insanım. Bu sebeple gözümden kolay kolay gözyaşı akmaz. Kendimi bildiğimden 1938 yılına kadar sadece iki defa gözyaşı akıttığımı hatırlıyorum. Bunlardan biri lisede öğrenci iken annemi kaybettiğim sırada ve sadece mezar dönüşü, diğeri de Atatürk'ün ölümünü radyodan haber aldığım gün. Artık insaf sahipleri buna göre hüküm versinler. Ben «geberdi!» sözünü ancak
Türkiyeyi Kremlin'e köle etmek için çalışan vatan hainleri, yâni kızılların canı cehenneme gittiği zaman kullanabilirim.
Meselenin aslı yalan olunca tabiî tokat filân gibi teferruatının da masal olması zarurîdir. Sonra, bir de zamanı düşünmek lâzım. 1938, benim delikanlılık yıllarımdı. Evvelki hafta Türkocağında gençlerle yaptığım kısa hasbihalde de söylediğim gibi, o sıralarda bana tokat atmaya yeltenecek adamın alnını karışlardım. Özetlemek gerekirse ne ben Atatürk düşmanıyım, ne o ölüm karşısında o kaba sözü kullanmış bulunuyorum, ne de bana el kaldırma cesaretini gösterecek bir müdür çıkmıştır. Bunların hepsi yalandır. Kızıl köpeklerin uşaklığını ettikleri dâva gibi kocaman bir yalan...


— İkinci isnad, öğrencilerinize ırkçılık - Turancılık telkinatında bulunduğunuz hakkında...

— Biliyorsunuz, Moskofçııların «ırkçılık Turancılık» dedikleri şey Türkçülükten başka bir şey değildir. Talebelerime Türkçülük, yâni Türklük sevgisi aşılamryacağım da Moskofçuluk ve kızıllık mı aşılıyacaktım? Bütün öğretmenliğim boyunca bu büyük vazifemi yapmaya çalıştım. Tabiî Moskofçuluk telkinine çalışanların iftiralarına uğrayarak ve onlarla pençe pençe mücadele ederek. Bu arada devletlilerin hışmına uğrayıp çok çifte yediğim de oldu ama, gönlü Türklük ateşiyle dolu hangi Türk kahbelikler karşısında yolundan dönmüş ki ben döneyim?

— Bir de «Yedi göbek ceddini saymayanın Türklüğünden şüphe ederim!» diyormuşsunuz?

— Bu da 1944 kızıllarının meşhur yalanı ki şimdikiler de bu Kremlin yalanı üzerinde kızıl yapılan çıkmaya çalışıyorlar.
Türk milliyetçileri içinde böyle bir düşünce sahibi kimse yoktur. Ben bu yalana inananlara karşı her zaman Yıldırım Bayezid ve Mehmed Akif misâllerini veriyorum. Anası Bizans Prensesi olan Yıldırım'ı Irkımızın Kahramanları adlı kitabımda Türk soyunun muhteşem evlâdı olarak tâ 1943'de gösteren benim. Babası Arnavut olan Akif'i de, din müessesesinin kudretli ve yıkılmaz şahsiyeti olduğu için saldıran yerli kızıllara karşı yıllardanberi savunanlar Türkçüler, yâni onların kelimesiyle ırkçılardır.
Eğer yedi göbek hikâyesi bir kızıl masalı değil de bir gerçek olsaydı bu iki büyük insan Türkçüler tarafından tutulur
muydu? Ama bunlar, Türkiye'de Türkten ayrı ırkî dâva güden kimselere karşı hiçbir zaman eshab-ı kehf uykusuna yatmayı
kabul mânasına gelemez. O iblislere karşı elbette uyanık olacağız. Hele, vatanımızı Moskova'ya satmak isteyen alçakların büyük çoğunluğunun kanı bozuklar arasından çıktığı gerçeğini de unutacak değiliz.


— Bir de sizin Çerkes Ethem'in akrabası olduğunuzu yazıyorlar...

Nejdet Sançar acı acı güldü:

— Kızılların tilki gibi kurnaz yaratıklar oldukları hakkındaki düşüncem artık sarsılmaya başladı. Çünkü attıkları yalanlarda bu derece tezatlar buhıiması bu yaratıkların, kurnazlık bir tarafa, ahmak kişiler olduklarını gösteriyor. Bir insan hem Çerkes Ethem'in akrabası, hem de Irkçı - Turancı, yâni Türk milliyetçisi olabilir mi?

— Sonra Atsız Bey ile annelerinizin ayrı, babalarınızın bir olduğunu yazıyorlar...

— Bu mühim bir mesele değil ama, diğerleri gibi bu da yalan. Atsız ile annemiz de, babamız da birdir. Ve Tanrıya yüz binlerce şükür olsun ki her iki taraftan da su katılmamış bir Türk ailesinin çocuklarıyız.

— Bir de Tevfik İleri'nin vekilliği zamanında İngiltere'ye gönderildiğiniz ve bu sırada İleri'nin velinimetiniz olduğu yazılıyor.

— «Kişiyi nasıl bilirsin, kendim gibi...» diye bir söz vardır ya... Bu da öyle... Kendileri, kör gırtlaklarını doyuran malûm velinimetlere malik oldukları için başkalarının da mutlaka bir velinimeti olmasını tabiî sayıyorlar. Merhum Tevfik İleri benim üniversite yıllarından arkadaşımdır. Vekillik yaptığı sıralarda da yine ve sadece bir eski arkadaşım olarak kaldı. Eğer böyle bir durum olsaydı, Bakanlığın büyük (!) iskemlelerinden birisini de benim altıma çekerdi. Size küçük bir hâdise anlatayım : Zonguldakta bulunduğum sıralarda oradaki Komünizmle Mücadele Derneğinde kızıllar aleyhinde bayii faaliyet göstermiştim.
Bu faaliyetimi kösteklemek için Zonguldaktaki kızıllar aleyhimde büyük bir kampanya açtılar. Kızılların
gayretine Vekâletteki Hasan Âli artıklarınınca himmeti eklenince 1951 sonunda Zonguldak'tan Edirne'ye nakledildim.
Bu sırada merhum İleri Vekildi. Bu dalavereden haberi bile olmadı. Ve ben Edirne'ye nakledildikten hayli zaman sonra aleyhimdeki dalaverelerden dolayı beraet (!) ettiğimi bildiren bir resmî yazı aldım. İngiltere'ye gitmeye gelince; o meşhur kanunla her yıl dış ülkelere yüzlerce insan gitmiştir ve gitmektedir. Otların yoldaşlarından da giden az mı? Bu heriflerin ne kadar sersem olduklarını göstermek için sadece bu bile kâfi...


— Kabahatlarımzdan birisi de İmam- Hatip Okulunda öğretmenlik yapmış olmanız...

— İşte bir kuyruklu yalan daha. Akıllarınca bu suretle beni küçültüyorlar! Onlara göre, komünizme karşı müesseseler olan bu din okulları kötü ya, ben de orada hocalık etmekle kötü oluyorum, imam - Hatip okullarında okuyan temiz memleket çocuklarına öğretmenlik yapmayı çok isterdim. Fakat olmadı. Ankara'da sadece Gazi Lisesinde ve Polis Kolejinde edebiyat öğretmenliği yaptım. Bu hastalık, birbuçuk yıldanberi bu şerefli Türklük vazifesini yapmaktan beni alakoyuyor.


Nejdet Sançar'ın son sözü bu oldu.

Millî Yol Dergisi, 18. Sayı, 1962

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #1 : 06 Kasım 2015, 01:46:46 »

Nejdet Sançar, Türkçülük sarayının altın sutunudur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 09 Eylül 2017, 23:40:11 »

Sançar'ın, kendisine kancıkça atılan iftiralara cevapları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.