Mankurtlaşma (edebi eser)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 17:27:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mankurtlaşma (edebi eser)  (Okunma Sayısı 2851 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mavi-Kurt
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 58



« : 04 Temmuz 2010, 15:41:53 »

Mankurt”, Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un Türkiye Türkçesine, “Gün Olur Asra Bedel” adıyla çevrilen romanındaki “Nayman Ana” söylencesinde geçer.


Milattan sonra 200’lü yıllarda Orta Asya’dan Kuzey’e doğru göç eden Juan Juanlar, Kırgızların hem komşusu ve hem de can düşmanıdırlar. Son derece gaddar ve acımasız olan Juan Juanlar, her fırsatta Kırgız kabile ve oymaklara saldırır, yakıp yıkarlarmış.

Ancak Juan Juanların esir aldıkları genç Kırgız savaşçılarını köle yapmak için mankurtlaştırma yöntemi vardır ki, Cengiz Aytmatov inanılmaz bir akıcılıkla anlatır.

Juan Juanlar, esirin başını kazır, saç tellerini tek tek kökünden çıkarırlarmış. Bunu yaparken bir kasap da oracıkta bir hayvanı öldürüp derisini yüzermiş.

Sonra taze hayvan derisini, esirin kan içinde olan kazınmış başına sımsıkı sararlarmış.
Daha sonra, tutsakların boynuna, başlarını yere sürtmesin diye bir kütük ya da tahta kalıp bağlar, yürek parçalayan çığlıkları duyulmasın diye uzak ıssız bir yere götürürler, elleri ayakları bağlı kızgın güneşin altında bırakırlarmış.

Deri kuruyup büzüldükçe, başı saran hayvan derisi mengene gibi olurmuş.

Acılar içinde kıvranan Kırgız esirlerin her beşinden ancak bir veya ikisi sağ kalırmış.

Sağ kalanlar ise hafızalarını, kimliklerini kaybederlermiş.

Juan Juanlar, belleğini yitiren tutsağı alır, yiyecek içecek verirlermiş.

Bir süre sonra gücünü toparlayan tutsak, artık bir mankurt haline gelmiştir.

Bir mankurt, kim olduğunu, hangi soydan, hangi kabileden geldiğini, anasını, babasını, çocukluğunu artık bilmezmiş. İnsan olduğunun bile farkında değilmiş.

Bilinci, benliği olmadığı için, efendisine büyük avantaj sağlarmış. Ağzı var dili yok, itaatli bir hayvandan farksız, kaçmayı düşünmeyen, bu yüzden de hiç tehlike arzetmeyen bir köle imiş.

Köle sahibi için en büyük tehlike, kölenin başkaldırması, kaçmasıymış. Ama mankurt isyanı ve itaatsizliği düşünemeyen tek varlıkmış.

Efendisine köpek gibi sadık, onun sözünden asla çıkmayan, başkalarını dinlemeyen, karnını doyurmaktan başka birşey düşünmeyen bir yaratık…

En pis, en güç işleri, büyük sabır isteyen çekilmez işleri gık demeden yaparlarmış.

Açlıktan ölmemesi için yiyecek, donmaması için eski-püskü giyecek verdiniz mi, başka bir şey istemezmiş.

Ve efendisinin emriyle, kendisinden aslına dönmelerini isteyen öz annelerini bile öldürecek kadar, kimliğinden ve kişiliğinden uzaklaşır hale gelirlermiş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

İmzasız Kahraman Peynir
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.155 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.