ENVER PAŞA (1880-1922)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2017, 13:10:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 20
  Yazdır  
Gönderen Konu: ENVER PAŞA (1880-1922)  (Okunma Sayısı 106489 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« : 24 Kasım 2008, 21:52:23 »

1880’de İstanbul’da sıradan bir memurun oğlu olarak dünyaya gelen İsmail Enver için, yaşadığı dönemden bugüne kadar pek çok yorum yapılmış, her yönüyle inceden inceye işlenmiştir. “Enver Paşa” adlı eseriyle bu konuda inceleme yapan Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa’yı 1908-1914 arası döneme bakarak “1908’in Hürriyet Kahramanı Binbaşı Enver Bey, işte bu kısa devrede Enver Paşa, daha doğrusu imparatorluğun tek söz sahibi olan, genç, inançlı, muhteris, daha doğrusu hem kaderci hem de kaderini yaratan adam olarak sahnededir.” tanımlar.

1908’de Genç Türkler İhtilali ile yıldızı parlayan Enver’in hızlı yükselişi 1913’te Yarbayken yine aynı senenin sonlarında Albaylığa, 19 gün sonra 1 Ocak 1914’te Paşalığa yükselmesi ile başlar. Kabineye Harbiye Nazırı olarak girer; Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir süre sonra da Başkumandan Vekilliği yetkilerini de elinde toplar. Naciye Sultanla evlenip, saraya, Padişaha damat oluşu da bu safhaya rastlar. Enver Paşa kendini zirveye ulaştıran basamakları yine kendi elleriyle döşemişti.

Enver Paşa’nın vatanseverliği ve bu topraklara olan bağlılığı gerçektir. Bunun yanısıra hayal gücünün genişliği ve gerçeklerle bu hayallerin zaman zaman birbirine karıştığı da inkar edilemez. Hayallerini süsleyen İran, Hindistan, Turan ve Kafkasya’ya hakim olmak düşünceleri o günün şartlarında gerçek temeller oturmaz. Örneğin Cemal Paşa anılarında “Hakikati söylemek gerekirse, bu birinci Kanal Seferi yaptığımız zaman hiç kimse bu Kanalın nasıl geçileceğini bilmiyordu...” der.

Halbuki Enver Paşa bu görevi, IV. Ordu Kumandanlığı’nı, Cemal Paşa’ya teklif ettiğinde, Suriye’deki asayiş sağlama ve Kanal Seferini her ikisi de inanarak imzalamışlardı. Bu sefer gerçekleştiğinde ise Kanal Türk cesaretiyle dolmuştu.

Kanal’dan önce Sarıkamış’ta yaşananlar ise tam bir felaketti. 90.000 askerden10.000’in sağ kalabildiği, özellikle de donmaktan ve açlıktan kurtulabildiği bu sefer, sonuçları açısından korkunçtu. Hayatında Alay kumandanlığı dahi yapmamış olan Enver Paşa tecrübeden ziyade gençliğinin getirdiği coşkuyla kumanda edecekti ordusunu. Amaç 1878 Berlin Antlaşması’nda kaybedilen toprakları geri almaktı ve başarılı olacağına inanıyordu.

Enver Paşa Ordu Kumandanı Hasan İzzet Paşa’nın hava şartları, soğuk, karın şiddeti gibi uyarılarına kulak asmaz ve taarruz emri verir. III. Ordunun ölüm emridir bu.

Enver Paşa Sarıkamış’ta “Hükümete” başlıklı bir vasiyet bırakır.

Hükümete

“Planım, Ruslara, hemen iki misli faik iki Kolordu ile arkalarına düşerek ricata mecbur etmek ve bu suretle XI. Kolordu ve Süvari Fırkasıyla takibolunan düşmanı karşılayıp, tamamıyla mahvetmekti. IX. Ve X. Kolordu ve Süvari Fırkasını bekliyorum. Gelir de yetişirse, düşmanı bozacağım. Fakat gelmeden düşman zayıflamış kıtaatımıza taarruz eder ve taarruzda muvaffak olursa o vakit Ordu mahvolmuş demektir.

Şimdiye kadar asker ve zabitler hiç kusursuz harbettiler. Her manevrayı yaptılar. Eğer Allah da yardım ederse, muvaffakiyet katidir. Eğer muvaffak olmazsam, son neferimle beraber öleceğim. Bu halde vasiyetim: Ben vazifemi yaptığımı sanıyorum ve öyle ölüyorum. Yaşasın dinim, vatanım, Padişahım.

Eğer geride kalanlarıma yardım etmek isterseniz, refikam Sultan Efendi hazretlerinin muhassısatı kafi değildir. Kendisinin müreffehen yaşaması için hiç olmazsa, Başkumandanlık muhassısatımın kendi muhassısatına zammı ve ebeveynimin temini refahı ile, rahmeti ilahiyeye mazhariyetim için birkaç hayır yapılmasını rica eder ve tealisine çalışmaktan başka bir maksat beslemediğim din ve milletimin tealisine dua eder, tanıyanlara selam ederim. Yaşasın Müslümanlık ve Osmanlılık ve Osmanlıların Padişahı Sultan Mehmet Han!”

Enver

“Servet namına bir şeyim yoktur. Mamafih ne varsa, Refikam Sultan Efendi hazretlerine bırakıyorum.”

Enver

Sarıkamış felaketinden sonra orduya katılıp görev almak için Sofya’dan gelen M. Kemal ile Enver arasında şu konuşma geçer :

“Biraz sonra Enver Paşa ile karşı karşıya bulunuyorduk. Enver Paşa, zayıf düşmüş, rengi solmuş bir haldeydi. Söze ben başladım :

Biraz yoruldunuz.
Yok, o kadar değil.
Ne oldu?
Çarpıştık. O kadar...
Şimdi vaziyet nedir?
Çok iyidir!..
Enver’i daha fazla üzmek istemedim. Kendi işime sözü getirdim :

Teşekkür ederim. Numarası 19 olan bir tümene beni kumandan tayin buyurmuşsunuz. Bu tümen nerdedir. Hangi kolordu ve ordunun emrinde bulunuyor?
Ha, bunun için belki Genelkurmayla görüşürseniz daha kati malumat alabilirsiniz.
Pekiyi, o halde siz daha fazla rahatsız etmeyeyim. Genelkurmayla görüşürüm...”
Enver Paşa için söylenebileceklerin başında onun duygusal ve aceleci kişiliği bulunur. Ama şu gerçeği de belirtmek gerekir: Enver Paşa yetkili olduğu andan itibaren kimilerini de küstürerek bir çok subayı emekliye ayırmış ve orduya genç ve dinamik bir ruh getirmiştir. Gerek siyasi hesaplaşmalar nedeniyle, gerekse yeniden teşkilatlanma çalışmaları amacıyla yapılan bu işlemde yaklaşık 2000 asker ordudan ayrılmıştı. Balkan harbinden yenik çıkmış olan Ordu, tüm yetersizliklere karşın başarı ve inançla mücadele etmiştir. Osmanlı Ordusu bütün bu şartlara rağmen tam 4 yıl 10 ayrı cephede aynı güçle savaşı sürdürmüştür. Zaten bunun içindir ki yorumcular Enver Paşa’yı Büyük Kumandan olarak değil, güçlü bir Ordu teşkilatçısı olarak değerlendirirler.

1.Dünya Savaşı ardından, Almanya’nın yenilgisi ve Osmanlı’yı Sevr Antlaşması’na sürükleyen çöküşün ardından Kasım 1918’de Enver Paşa ülkeyi terk ediyordu. 1911 yılının 4 Ağustosu’na kadar yurt dışında çalışmalarını sürdürdü. Ve son gün Orta Asya’nın Pamir eteklerinde Çegan tepesinde vurularak öldürüldüğünde 42 yaşında yenik ve yalnız bir adamdı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Almila
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 93



« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2008, 23:22:10 »

Teşekkürler babrak kandaş,paylaşımın için.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCI
Bozkurt Ayzıt
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 57



« Yanıtla #2 : 05 Ocak 2009, 10:27:19 »

Enver paşaya dil uzatan köpekler ver,ümmetçi hainlerin sitelerinde,Türk ve TÜRKÇÜ düşmanı ırksız köpekler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #3 : 05 Ocak 2009, 23:48:47 »

Aynen biz bile bir dönem hain gördük paşayı!İlkokulda öyle öğrettilerde tabîki.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
TOROSKURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 38



« Yanıtla #4 : 12 Ocak 2009, 23:37:02 »

Feryadım boğsun dünyanın bütün varlığını;
Ümidim son ipini de koparıp atsın!
Gazaptan titreyen genç yiğidin
Dolmuş mermiler sinesine taş gibi,
Dağlarda özgürlük diye gezen bir geyiğin
Matemler inmiş kara gözlerine,
Deryalar, dalgalar titreten bir yiğit,
Yediği darbelerin kahrından yıkılıp kalmış,
Kurtuluş yıldızı sanki hiçliğe karışmış
Senin son canını da düşmanlar almış.
Marmara boyları, Edirne yolu...



Çatalca ovası, Boğaz geçidi,
Karpat dağları, Trablus çölleri
Güzel Selanik’in şirin bahçeleri.
Şehitlerin yüzüne damlayan nurlar,
Bizi kan ağlattı bu kara haber.

Berlin sokakları yiğidin birini
Dopdolu koynuna alıp sardı,
Tiflis’in havaları da bir kurtarıcı yiğidi
Kara kanlara boyayıp toprağa saldı.
Tarihin rengini kanlarla karartıp dolduran
En son ümidinizi de kana boyadı o Belçivan
Ah nasıl uğursuz zamanlar gelmiş,
Feryadım dünyanın varlığını boğup öldürsün,
Kapkara bahtına şeytanlar gülsün!

Özbek Şairi Çolpan'ın Enver Paşa'nın ölümü üzerine yazdığı şiirdir.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #5 : 27 Mayıs 2009, 15:08:08 »




























Başkomutan Vekili Enver Paşa komutanlarla Çanakkale'de denetlemede


Enver Paşa, Babası Ahmet Bey, Kardeşi Nuri


Enver Paşa ve Naciye Sultan


Avustralyalı subaylar ile Polonya'da görüşürken


Arıburnu'nda düşürülen düşman uçağı önünde
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Hülagû Han
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 77


=)==Türk ırkçısı====-


« Yanıtla #6 : 27 Mayıs 2009, 15:52:47 »

***
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

''Atatürk'ün ''Türk Milleti, başına geçireceği insanların damarlarındaki cevher-i asliye dikat etmelidir sözü açık anlamı ile ''Türk ırkından olmayanları başına geçrime'' demektir... Nihal Atsız
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #7 : 27 Mayıs 2009, 17:02:22 »

   Olur mu hiç öyle şey Tolga anda?Tarih ilkokulda öğretildiği gibi değildir biliyorsun!Bu lafını duymamış olayım, istersen iyice araştır o konuyu!Başkası deseydi bu lafı ânında atılırdı emin ol.Mustafa Kemal ATATÜRK ne ise Enver Paşa'da odur bizim için!TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Hülagû Han
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 77


=)==Türk ırkçısı====-


« Yanıtla #8 : 27 Mayıs 2009, 17:26:26 »

  Olur mu hiç öyle şey Tolga anda?Tarih ilkokulda öğretildiği gibi değildir biliyorsun!Bu lafını duymamış olayım, istersen iyice araştır o konuyu!Başkası deseydi bu lafı ânında atılırdı emin ol.Mustafa Kemal ATATÜRK ne ise Enver Paşa'da odur bizim için!TTK

kaynak göster bana anda o zaman lafla peynir gemisi yürümez güvenilir bir kaynak bekliyorum senden
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

''Atatürk'ün ''Türk Milleti, başına geçireceği insanların damarlarındaki cevher-i asliye dikat etmelidir sözü açık anlamı ile ''Türk ırkından olmayanları başına geçrime'' demektir... Nihal Atsız
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #9 : 27 Mayıs 2009, 17:43:49 »

   Tolga! Sarıkamış hareketi başarısızlıktır doğru, ama Türk dediğin savaşta başarısızlıktan üzülmez.Bu harekâttan 50 yıl sonra çıkardılar bu 90 bin şehit yalanını!Benim ıspatlayacak bir şeyim yoktur, sen bana göster 90 bin mezarı!Diyelim ki 90 bin şehit verdik önemli değil hepsi Turan yolunda ölmüş olur, sebebi ise Enver Paşa Turancı bir komutandır bütün operasyonları Turan yolunadır.Esen kal, TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Sayfa: [1] 2 3 ... 20
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.