Bir Lise Öğrencisinin Millî Mücadele Anıları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 04:51:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Lise Öğrencisinin Millî Mücadele Anıları  (Okunma Sayısı 1670 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« : 19 Ekim 2015, 23:35:32 »



   İlk mecliste zabıtlık görevi yapan 16 yaşındaki bir lise talebesinin millî mücadele anıları. Okumaya değer bir eser. Yazar, eseri tıpkı bir roman yazar gibi kaleme almış. Bu 70'lerdeki baskısı ve adı, yeni basımları farklı isimle basılıyor zannediyorum.

   Kitapta herkesin ilgisini çekecek yararlı bilgiler var. Önemli bulduğum yerleri bu başlık altında kandaşlarımın dikkatine sunacağım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2015, 16:20:29 »

İlk Meclis'in Vahdettine gönderdiği mektup. Hamdullah Suphi Bey yazmıştır.



Halife Hazretleri'nin yüce katına
Halife ve pek kutsal Hakanımız efendimiz:
İstanbul'un işgali ve bunu izleyen çok acıklı olaylar üzerine durumu inceledik ve yüce saltanatınızın haklarını ve ''ulusal bağımsızlığımızı'' savunmak ve sağlamak amacıyla bu kez Ankara'da Büyük Millet Meclisi halinde toplandık. Anadolu'nun düşman salgını altında olmayan her köşesiniden gelen ve ulusça olağanüstü yetki ile görevlendirilen milletvekilleri, oybirliğiyle aldıkları bir kararla yüksek katınıza bazı gerçekleri arz etmeyi kendileri için bir bağlılık ve kulluk borcu bildiler.

Padişahımız;
Yüce kişiliğinizce bilindiği gibi sultanlık soyunuzun kutsal ve saygıdeğer atası olan Sultan Osman, ulusal tarihimizin mutlu ve uğurlu bir gecesinde, anısı kuşaklardan kuşaklara geçen bir düş görmüştü. O düşün üç kıta üzerine gövdesini salan ve altında yüz milyonluk bir âlem barındıran kutsal ağacından artık bütün dallar kesilmiş ve ortada yalnız koca bir gövde kalmıştır. O gövde Anadolu'dur. Ve onun kökleri, çok derin gitmek üzere, bizim yüreklerimizin içindedir. Şerefli dedelerimiz Rumeli'de kendi başına bir cihan olan ülkeleri fethedip alırken, ordularını bu Andolu topraklarından çağırır ve uzak memleketlerin büyük ana hatlarını, askeri yollarını güven altında bulundurmak için yine Anadolu'dan halkı getirir ve en önemli noktalara yerleştirirlerdi. Bu halk yığınları Bosna-Hersek ve Mora içlerine kadar yayıldı. Basra Körfezi'ne kadar indirildi. Suriye, Filistin yollarında taraf taraf yerleştirildi.

Padişahımız;
Yüce saltanat tahtınızın şerefli ve olduğu gibi kalması için Anadolu halkı yüzyıllardan beri baba ocaklarından çok uzak savaş yerlerinde can vermeyi kendisine en kutsal bir borç bilmişti. Anadolu boşaldı, Anadolu yıkıldı. Fakat iklimlerden iklimlere uzayan hakanlığınızın yücelik ve güçlülüğü uğrunda her sıkıntıya, her felakete, seve seve katlandı. O bir topraktır ki Macaristan içlerinden Yemen çöllerine kadar, Kafkas eteklerinden Basra yalılarına kadar kuşak kuşak uzayıp giden sayısız şehitliklerle kaplıdır. Ve o şehitlikleri her yerden çok şimdi özgürlük ve bağımsızlık için yeni bir kutsal halk savaşı yapan bu eski Anadolu verdi.
Görkemli padişahımız;
İslamın her bir yanda bozguna uğrayan bayrakları gelip onun ufuklarında toplandı. Onun ufuklarında kendine en son sığınağı ve kurtuluş yolunu aradı. İzmir'in işgali üzerine, şahane ülkelerinin en bayındır ve en mutlu bir parçası nasıl ateşle, yağma ve boğazlanmalarla baştan başa harap oldu, bilirsiniz. Hiçbir hakka dayanmayan ve ulusumuzu son yurdunda köle yapmayı amaç edinen bu vahşi akın üzerine yüce kalbinizin duyduğu acı üzüntüleri dünya basınına doğrudan doğrurya kendiniz bildirmiştiniz. İzmir işgalini Adana faciaları ve bu faicaları, Maraş, Antep boğazlaşmaları ve onu da felaketlerimizin en büyüğü olmak üzere İstanbul işgali izledi. Soyundan yetiştiğiniz ulus, binlerce yıldan beri cihanın en görkemli tahtlarına sultanlar yetiştirmiş ve özgür yaşamış olan bir ulus niteliğiyle bu durum karşısında ne yapabilirdi? Padişahı çok üzücü bir savaş sonucunda ordularını kullanmaktan yasaklanmış ve yoksun gördüğü için kendi kendine silaha sarıldı ve anavatanı nerede saldırıya uğramışsa oraya, dinsel ve ulusal namusunu kurtarmak için koştu.

Padişahımız;
Kafkasya'nın İslam kahramanları babalarının ocaklarını kendilerinden yüz kat güçlü bir düşmana karşı otuz yıl kadın erkek savundular. Zavallı Fas on yıldır ki Fransız işgalini tanımıyor ve silahını teslim etmiyor. Trablus bir avuç kahramanıyla aynı cenk içindedir. Bugün İslam âleminin her köşesi silahtan büsbütün yoksun bir durumda iken, zulüm ve hıyanetin boyunduruğunu atmak için ayağa kalkar ve isyan ederken Abbasi ve Fatımi halifeliklerinden, Selçuk Türklerinden beri hemen bin yüz yılı aşan bir zamandır bağımsızlık, özgürlük ve din uğruna savaşan büyük ulusunuz, Asya'nın ve İslamın bayrak taşıyıcısı önderi olarak evrensel bir ünü olan ulusunuz, kurtuluşunu canına susamış düşmanlarının merhametinden bekler mi?

Yücelerin yücesi efendimiz;
Ulusal savunmamızı kutsal padişahlık makamınıza karşı bir isyan gibi göstermek ve halkı aldatmak için durmadan çalışan hainler var. Onlar halkı birbirine kırdırmak ve düşmanın yurdu ele geçirmesi için yolu açık bırakmak istiyorlar. Oysa vuran da vurulan da hepsi sizindir. Hepsi size aynı derecede bağlı evladınızdır. Ulusal savunmamızı, düşmanların bayrakları babalarımızın ocakların üstünden çekilinceye değin bırakamayız. Her yeri büyük hakanımızın dinsel ve Tanrısal aşkına görkemli ve heybetli bir kanıt olan İstanbul mabetleri etrafında düşman askerleri gezdikçe, öz vatanın toprakları üstünden yad adamların ayakları çekilmedikçe biz kutsal savaşımızı sürdürmek zorundayız.
Yüce Tanrı atalarınızın yurdunu koruyan, halife ve hakanın şerefi ve bağımsızlığı için uğraşan evlatlarınızla beraberdir. Kendi hükümetimizin yönetimi altında mutsuz ve yoksul yaşamak, yabancı tutsaklığı pahasına elde edeceğimiz huzur ve mutluluktan bin kat yeğdir.


Padişahımız;
Yüreğimiz bağlılık ve kulluk duygusuyla dolu olarak tahtınızın çevresinde her zamandan daha sıkı bir bağlantı ile toplanmış bulunuyoruz. Toplantısının ilk sözü Halife ve Padişahına bağlılık olan Büyük Millet Meclisi, son sözünün yine böyle olacağını yüce katınıza en büyük saygı ve gönül eğilmesi ile sunar.
Padişaha yollanan özgün Osmanlıca metin şöyledir:

Halife ve Hakanı Akdesimiz Efendimiz:
İstanbul'un işgali ve bunu takip eden fecayi üzerine vaziyeti tetkik ve hukuk-ı saltanatı seniyyelerini ve istiklali millimizi müdafaa ve temin etmek maksadıyla bu defa Ankara'da Büyük Millet Meclisi halinde içtima ettik. Anadolu'nun düşman istilası altında olmayan her köşesinden gelen ve millet tarafından selahiyeti fevkalade ile terhis edilen mebuslar müttefikan ittihaz ettikleri bir karar ile süddei seniyyelerine bazı hakayıkı arz etmeyi kendilerine bir vecibe-i sadakat ve ubudiyet bildiler. Padişahımız; Malumu seniyyeleridir ki, Hanedan-ı saltanatı hümayunlarının ceddi mübarek ve mübecceli olan Sultan Osman, tarihi millimizin mesut ve müteyammen bir gecesinde, hatırası nesillerden nesillere intikal eden bir rüya görmüştü. O rüyanın üç kıta üzerine gölgesini salan ve altında yüz milyonluk bir âlem barındıran kudsi ağacından artık bütün dallar kesilmiş ve ortada yalnız muazzam bir gövde kalmıştır. O gövde Anadoludur ve onun kökleri çok derin gitmek üzere bizim kalplerimizin içindedir. Ecdadı kiramınız Rumeli'de kendi başına bir cihan olan kıtaları fetih ve istila ederken ordularını Anadolu topraklarından davet eder ve uzak memleketlerin büyük ana hatlarını, askeri yollarını muhafaza ettirmek üzere yine Anadolu'dan ahali celp ve en mühim noktalarda iskân ederlerdi. Bu halk kitleleri Bosna Hersek ve Mora içlerine kadar yayıldı. Basra körfezine kadar indirildi. Suriye ve Filistin yollarında taraf taraf yerleştirildi.

Padişahımız;
Tahtıgâh-ı saltanatı seniyyelerinin şeref ve bekası için Anadolu halkı asırlardan beri baba ocaklarından çok uzak harp yerlerinde ifnayı hayat etmeyi kendine en kudsi bir borç bilmiştir. Anadolu boşaldı. Anadolu viran oldu, fakat iklimlerden iklimlere uzayan hakanlığınızın şevket ve kudreti için her mihneti, her felaketi cana minnet bildi. O bir topraktır ki, Macaristan içlerinden Yemen çöllerine kadar, Kafkas eteklerinden Basra yalılarına kadar kuşak kuşak uzayıp giden namütenahi meşhedlerle muhattır ve o meşhedleri her yerden fazla şimdi hürriyet ve istiklali için yeni bir halk mücadelesi yapan bu eski Anadolu verdi.

Şevketlü Padişahımız;
İslamın her tarafta duçarı hezimet olan bayrakları gelip onun ufuklarında toplandı. Onun ufuklarında kendine en son penahı ve necatı aradı. İzmir istilası üzerine memaliki şahanelerinin en mamur ve en mesut bir kısmı nasıl ateşle, yağma ve kıtal ile baştan başa harap oldu bilirsiniz. Hiçbir hakka istinad etmeyen ve milletimizi son yurdunda düçarı esaret etmeyi emel edinen bu vahşi akın üzerine kalbi hümayunlarının duyduğu acı teessürleri cihan-ı matbuata bizzat tevdi buyurmuştunuz. İzmir işgalini, Adana fecayii ve bu fecayii Maraş, Antep kıtalleri ve onu da felaketlerimizin en büyüğü olmak üzere İstanbul işgali takip etti. Soyundan yetiştiğiniz millet, binlerce seneden beri cihanın en muhteşem tahtlarına sultanlar yetiştirmiş ve hür yaşamış olan bir millet sıfatıyla, bu hal karşısında ne yapabilirdi? Padişahını elim bir harp neticesinde ordularını kullanmaktan memnu ve mahrum gördüğü için kendi kendine silaha sarıldı ve nerede anavatanı tecavüze uğramış ise oraya dinini ve milli namusunu kurtarmak için koştu.

Padişahımız;
Kafkasya'nın İslam kahramanları, babalarının ocaklarını kendilerinden yüz kere kavi bir düşmana karşı otuz sene, kadın ve erkek müdafaa ettiler. Zavallı Fas on senedir ki Fransız işgalini tanımıyor ve silahını teslim etmiyor. Trablus bir avuç kahramanıyla aynı cidal içindedir. Bugün İslam âleminin her köşesi silahtan tamamıyla mahrum bir halde iken, zulüm ve hıyanetin boyunduruğunu atmak için kıyam ve isyan ederken, Abbasi ve Fatımi hilafetlerinden, Selçuk Türklerinden beri hemen bin yüz seneyi mütecaviz bir zamandır istiklal ve hürriyet ve din için gaza eden büyük milletiniz, Asya'nın ve İslamın alemdarı diye cihanşümul bir şöhreti olan milletiniz halâsını canına susamış düşmanlarının merhametinden bekler mi?

Şevketpenah Efendimiz;
Milli müdafaamızın mübarek makamı hümayunlarına karşı bir isyan suretinde göstermek ve iğfal etmek için mütemadi çalışan hainler var. Onlar milleti birbirine kırdırmak ve düşman fütuhatına yolu açık bırakmak istiyorlar. Halbuki vuran da vurulan da hepsi sizindir. Hepsi aynı derecede sadık evladınızdır. Milli müdafaamızı, düşmanların bayrakları, babalarımızın ocakları üstünden çekilinceye kadar terk edemeyiz. Her yeri, büyük Hakanımızın aşkı dini ve ilahisine mutantan ve mehib bir delil olan İstanbul mabetleri etrafında düşman askerleri gezdikçe, öz vatanın toprakları üstünden yad adamların ayakları çekilmedikçe biz mücadelemizde devam etmeye mecburuz. Cenabı Hak, ataların yurdunu koruyan Halife ve Hakanının şeref ve istiklali için uğraşan evladınızla beraberdir. Kendi hükümetimizin idaresi altında bedbaht ve fakir yaşamak ecnebi esareti pahasına nail olacağımız huzur ve saadete bin kere müreccahtır.

Padişahımız; kalbimiz hissi sadakatı ubudiyetle dolu olarak tahtınızın etrafında her zamandan daha sıkı bir rabıta ile toplanmış bulunuyoruz. İçtimaının ilk sözü halife ve padişahına sadakat olan Büyük Millet Meclisi son sözünün yine bundan ibaret olacağını süddei seniyyelerine en büyük tazim ve huşu il arz eder.

27 Nisan 1336 (1920)

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.